Zulme uğradıktan sonra, kendini savunup hakkını alan kimseye (ceza vermek için) bir yol yoktur.
وَلَمَنِ انْتَصَرَ بَعْدَ ظُلْمِهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ مَا عَلَيْهِمْ مِنْ سَبِيلٍ
ve le meni nteSara beǎ'de Zulmihi fe ulāike mā ǎleyhim min sebīlin
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | وَلَمَنِ | ve le meni | ve elbette kim | |
| 2 | انْتَصَرَ | nteSara | ن ص رyardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumak | kendini savunursa |
| 3 | بَعْدَ | beǎ'de | ب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikme | sonra |
| 4 | ظُلْمِهِ | Zulmihi | ظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak | zulme uğradıktan |
| 5 | فَاُو۬لٰٓئِكَ | fe ulāike | öylelerinin | |
| 6 | مَا | mā | yoktur | |
| 7 | عَلَيْهِمْ | ǎleyhim | aleyhine | |
| 8 | مِنْ | min | hiçbir | |
| 9 | سَبِيلٍ | sebīlin | س ب لyol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebep | yol |
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve kim, zulme karşı savunursa bu çeşit kişileri suçlu saymaya bir yol yoktur.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve kim, zulme karşı savunursa bu çeşit kişileri suçlu saymaya bir yol yoktur.
Adem Uğur
Kim zulme uğradıktan sonra hakkını alırsa, artık onlara yapılacak bir şey yoktur.
Ahmed Hulusi
Kim de zulme uğramasından sonra zalime karşılığını verirse, işte onların suçlanacak tarafı olmaz!
Ahmet Tekin
Zulme uğradıktan sonra, haklarını alanları, cezalandırmak için herhangi bir sebep yoktur.
Ahmet Varol
Kim zulme uğradıktan sonra hakkını alırsa artık onların aleyhlerine bir yol yoktur.
Ali Bulaç
Kim zulme uğradıktan sonra nusret bulur (hakkını alır)sa, artık onlar için aleyhlerinde bir yol yoktur.
Ali Fikri Yavuz
Kim, kendisine edilen zulümden sonra hakkını alırsa, artık böyleleri üzerine (ceza için) bir yol yoktur.
Ali Rıza Safa
Haksızlığa uğradıktan sonra kendilerini savunanlar; işte onlar suçlanmazlar.
Bayraktar Bayraklı
Kim zulme uğradıktan sonra hakkını alırsa, artık onlara yapılacak bir şey yoktur.
Bekir Sadak
Zulum gordukten sonra hakkini alan kimselere, iste onlarin aleyhine bir yol yoktur.
Celal Yıldırım
Kim de haksızlığa uğradıktan sonra sadece hakkını alırsa, işte onlar aleyhine bir yol yoktur.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Haksızlığa uğradığı için karşılık verenlere gelince, onlar aleyhine bir yol tutulamaz.
Diyanet İşleri
Zulme uğradıktan sonra, kendini savunup hakkını alan kimseye (ceza vermek için) bir yol yoktur.
Diyanet İşleri (eski)
Zulüm gördükten sonra hakkını alan kimselere, işte onların aleyhine bir yol yoktur.
Diyanet Vakfi
Kim zulme uğradıktan sonra hakkını alırsa, artık onlara yapılacak bir şey yoktur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Zulme uğradıktan sonra hakkını alan kimseye gelince, işte onların aleyhinde ceza vermek için herhangi bir yol yoktur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Her kim zulme uğradıktan sonra öcünü alırsa artık onlar üzerine (ceza vermek için herhangi bir) yol yoktur.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve elbette her kim zulm olunduktan sonra öcünü alırsa artık onlar üzerine (ceza için) yol yoktur
Erhan Aktaş
Kim de haksızlığa uğradıktan sonra hakkını alırsa, onun aleyhine bir yol tercih edilmez.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Kim de haksızlığa uğradıktan sonra hakkını alırsa, onun aleyhine bir yol tercih edilmez.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Kim de haksızlığa uğradıktan sonra hakkını alırsa, onun aleyhine bir yol tercih edilmez.
Fizilal-il Kuran
Zulüm gördükten sonra hakkını alan kimselerin aleyhine bir yol yoktur.
Gültekin Onan
Kim zulme uğradıktan sonra nusret bulur (hakkını alır)sa, artık onlar için aleyhlerinde bir yol yoktur.
Hamdi Döndüren
Kim zulme uğradıktan sonra kendini savunursa, öylelerinin aleyhine bir yol yoktur.
Hasan Basri Çantay
Kim kendisine (yapılan) zulmün ardından herhalde hakkını alırsa bunlar aleyhinde (mes'uliyyete) bir yol yokdur.
Hasib Asutay
Kim zulme uğradıktan sonra hakkını alırsa, işte öylelerinin aleyhine bir yol yoktur (onlar kınanmazlar).
Hayrat Neşriyat
Kim de gerçekten zulme uğradıktan sonra hakkını alırsa, işte onlar var ya, kendileri aleyhine (kendilerinin suçlanabileceği) hiçbir yol yoktur.
İbni Kesir
Kim, zulme uğradıktan sonra hakkını alırsa; aleyhine bir yol yoktur.
Mehmet Okuyan
Kim haksızlığa uğradıktan sonra hakkını savunur (yardımlaşır)sa, onlara herhangi bir yol (ceza) yoktur.
Muhammed Esed
Zulme uğradıklarında kendilerini savunanlara gelince; onlara hiçbir suç isnad edilemez:
Mustafa İslamoğlu
Haksız bir saldırıya karşı meşru müdafaa dayanışması sergileyenlere gelince: onlar hiçbir yolla sorumlu tutulamazlar
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve her kim zulmolunduktan sonra hakkını alırsa artık onların üzerine bir yol yoktur.
Ömer Öngüt
Kim kendisine yapılan zulümden sonra hakkını alırsa, böyle yapanların aleyhine bir yol (mesuliyet) yoktur.
Suat Yıldırım
Kim zulme uğradıktan sonra hakkını alırsa, bunlara hiçbir sorumluluk yoktur.
Süleyman Ateş
Kim zulme uğradıktan sonra kendini savunursa öylelerinin aleyhine bir yol yoktur (onlar kınanmaz ve cezalandırılmazlar).
Süleymaniye Vakfı
Her kim de haksızlığa uğradıktan sonra hakkını alacak olsa, işte böylelerine uygulanacak bir yaptırım yoktur.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Her kim de kendine yapılan yanlıştan sonra hakkını alacak olsa, ona engel olunamaz.
Şaban Piriş
Zulme uğradıktan sonra öcünü alan kimse için, artık onların aleyhine bir yol yoktur.
Tefhim-ul Kuran
Kim de zulme uğradıktan sonra nusret bulur (hakkını alır)sa, artık onlar için aleyhlerinde bir yol yoktur.
Ümit Şimşek
Zulme uğradıktan sonra hakkını alan kimseyi suçlamak için bir yol yoktur.
Yaşar Nuri Öztürk
Zulme uğratılışı ardından kendini savunana gelince, böyleleri aleyhine yol aranamaz.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Haqsızlığa uğradıqdan sonra qisas alanlara heç bir məzəmmət olunmaz.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Zülmə məʼruz qaldıqdan sonra (həddi aşmadan) əvəzini çıxanlara heç bir cəza verilməz (onların heç bir günahı yoxdur, uğradıqları haqsızlığın əvəzini çıxmışlar).
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Wer sich nach erlittener Ungerechtigkeit zur Wehr setzt und den Feind gleichermaßen bestraft, der ist nicht zu tadeln.
Almanca — M. A. Rassoul
Jedoch trifft kein Tadel jene, die sich wehren, nachdem ihnen Unrecht widerfahren ist.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und wer zurückschlägt, nachdem ihm Unrecht angetan wurde, gegen diese gibt es keinen Weg (zur Bestrafung).
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Yet he who avenges a wrong that has been inflicted upon him, incurs no consequence.
Abdul Haleem
There is no cause to act against anyone who defends himself after being wronged,
Abdullah Yusuf Ali
But indeed if any do help and defend themselves after a wrong (done) to them, against such there is no cause of blame.
Abul A'la Maududi
There is no blame against him who avenges himself after he has been wronged.
Aisha Bewley
But if people do defend themselves when they are wronged, nothing can be held against them for doing that.
Al-Hilali & Khan
And indeed whosoever takes revenge after he has suffered wrong, for such there is no way (of blame) against them.
Ali Quli Qarai
As for those who retaliate after being wronged, there is no blame upon them.
Amatul Rahman Omar
No blame shall lie on those who defend themselves after a wrong is done to them.
Arthur John Arberry
And whosoever helps himself after he has been wronged -- against them there is no way.
Bijan Moeinian
Certainly, those who defend themselves in face of injustice have not done anything wrong.
E. Henry Palmer
And he who helps himself after he has been wronged, for these - there is no way against them.
Edip-Layth
For any who demand action after being wronged, those are not committing any error.
George Sale
And whoso shall avenge himself, after he hath been injured; as to these, it is not lawful to punish them for it:
Hamid S. Aziz
And whoever defends himself after he has been wronged (or been oppressed), for such there is no blame against them.
Mahmoud Ghali
And indeed whoever vindicates himself after an injustice (has been done to him) against those, then in no way is there any way (for blaming) them (i. e., there is no blame on those who vindicate themselves).
Marmaduke Pickthall
And whoso defendeth himself after he hath suffered wrong - for such, there is no way (of blame) against them.
Mohamed Ahmed - Samira
If one avenges himself after he has been wronged, there is no way of blaming him.
Muhammad Asad
Yet indeed, as for any who defend themselves after having been wronged - no blame whatever attaches to them:
Mustafa Khattab
There is no blame on those who enforce justice after being wronged.
Progressive Muslims
And for any who demand action after being wronged, those are not committing any error.
Sahih International
And whoever avenges himself after having been wronged - those have not upon them any cause [for blame].
Sam Gerrans
And whoso helps himself after being wronged, those: there is no path against them.
Shabbir Ahmed
And whoever stands up for his rights and defends himself, when he has been wronged, for such, there is no blame against them.
Syed Vickar Ahamed
And indeed, if any do help and defend themselves after a wrong is (done) to them, against such (men) there is no cause of blame.
Taqi Usmani
The one who defends himself after having been wronged, there is no blame on such people.
The Monotheist Group
And for any who demand action after being wronged, those are not committing any error.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Quant à ceux qui ripostent après avoir été lésés, ...ceux-là pas de voie (recours légal) contre eux;
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Kî piştî ku neheqî lê hate kirin heqê xwe bistîne, vêca tu riyek (a cezakirin û şermezarkirinê) li ser wî tune ye.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Maar zij die weerstand bieden nadat hun onrecht is aangedaan, hun kan men niets verwijten.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En hij die zich zelven zal wreken, nadat hem nadeel zal zijn toegebracht; Opzichtens dezen is het niet geoorloofd, hen daarvoor te straffen;
Hollandaca — Siregar
En wie zich verdedigt nadat hem onrecht is aangedaan: zij zijn degenen tegen wie er geen weg (tot bestraffing) is.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И, действительно, тот, кто мстит [берет свое право] после (причиненной ему) обиды, то против таких нет пути [упрека].
Rusça — Osmanov
И, конечно, нет укора тем, которые защищаются против нападения.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Inget klander kan riktas mot dem som försvarar sig mot liden oförrätt.