İnkar edenlere mutlaka şiddetli bir azabı tattıracağız ve onları yaptıklarının en kötüsü ile cezalandıracağız.

فَلَنُذِيقَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا عَذَابًا شَدِيدًا وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ اَسْوَاَ الَّذِي كَانُوا يَعْمَلُونَ

fe le nuƶīḳanne (e)lleƶīne keferū ǎƶāben şedīden ve le necziyennehum esvee elleƶī kānū yeǎ'melūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَلَنُذِيقَنَّfe le nuƶīḳanneذ و قTadmak, tatmak, tat, zevk, hoşa giden şey, beğeni, damak tadı, keyif, hoşlanmak, zevk almak, haz duymak, estetik duygufakat taddıracağız
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselere
3كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar eden(lere)
4عَذَابًاǎƶābenع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12bir azab
5شَدِيدًاşedīdenش د دsıkıca bağlamak, sıkıştırmak, sağlamca güçlendirmek, koşmak, kurmak, sağlamlaştırmak, sert yapmak, güçlü yapmak, (gün) ilerlemiş olmak, yoğun olmak. ushdud - sertleştirmek, güçlendirmek. shadiid (çoğul: shidaad & ashidda'u) - büyük, sağlam, katı, şiddetli, güçlü, zorlu, sert, kudretli, korkunç, ciddi, üzücü, cimri, pintilik. (fa'iil ve fiaal formlarındaki sıfatlar hem eril hem dişil için aynı şekilde kullanılır): ashuddun: tam güç yaşı, olgunluk. ishtadda (fiil 8) - şiddetle davranmak, sertleşmek.şiddetli
6وَلَنَجْزِيَنَّهُمْve le necziyennehumج ز يTatmin etmek/vermek, yeterli kılmak, borç ödemek, mücadele etmek, karşılığını ödemek/telafi etmek, ödüllendirmekve onları cezalandıracağız
7اَسْوَاَesveeس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmeken kötüsüyle
8الَّذِيelleƶī
9كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolduklarının
10يَعْمَلُونَyeǎ'melūneع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyapıyor(lar)

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Biz de mutlaka kâfir olanlara çetin bir azâbı tattıracağız ve yaptıkları şeyin en kötü karşılığıyla cezâlandıracağız onları.

Abdulkadir Gölpınarlı

Biz de mutlaka kâfir olanlara çetin bir azâbı tattıracağız ve yaptıkları şeyin en kötü karşılığıyla cezâlandıracağız onları.

Adem Uğur

O inkâr edenlere şiddetli bir azabı tattıracağız ve onları yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki o hakikat bilgisini inkar edenlere şiddetli bir azabı tattıracağız ve elbette onlara yaptıklarının en kötü sonuçlarını yaşatacağız!

Ahmet Tekin

Bu sebeple kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek ört-bas edip inkârda ısrar eden güç ve iktidar sahiplerine elbette dehşetli bir azap tattıracağız. Onlara, işlemeye devam ettikleri amellerin en kötüsünü ölçü alarak en ağır cezayı vereceğiz.

Ahmet Varol

İnkar edenlere muhakkak şiddetli bir azap tattıracağız ve onları yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.

Ali Bulaç

Artık gerçekten o inkar edenlere şiddetli bir azap taddıracağız ve yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.

Ali Fikri Yavuz

İşte bunun içindir ki, biz de o kâfirlere şiddetli bir azab taddıracağız; ve kendilerini yaptıkları amellerin en kötüsü ile cezalandıracağız.

Ali Rıza Safa

Nankörlük edenlere, yaman bir cezayı, artık kesinlikle tattıracağız. Üstelik yaptıklarının en kötüsüyle onları cezalandıracağız.

Bayraktar Bayraklı

O inkar edenlere şiddetli bir azap tattıracağız ve onları, yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.

Bekir Sadak

Inkar edenlere cetin bir azap tattiracagiz. Isledikleri en kotu islere karsilik onlarin cezasini verecegiz.

Celal Yıldırım

And olsun ki, o küfredenlere şiddetli bir azâb tattıracağız ve elbette yapageldiklerinin en kötüsüyle kendilerini cezalandıracağız.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O inkâra sapanlara mutlaka şiddetli bir azap tattıracağız, onları yaptıklarının en kötüsüne denk bir şekilde cezalandıracağız.

Diyanet İşleri

İnkar edenlere mutlaka şiddetli bir azabı tattıracağız ve onları yaptıklarının en kötüsü ile cezalandıracağız.

Diyanet İşleri (eski)

İnkar edenlere çetin bir azap tattıracağız. İşledikleri en kötü işlere karşılık onların cezasını vereceğiz.

Diyanet Vakfi

O inkâr edenlere şiddetli bir azabı tattıracağız ve onları yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Biz mutlaka inkâr edenlere şiddetli bir azab tattıracağız. Ve onlara yaptıkları amellerin en kötüsünün cezasını vereceğiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

işte Biz de onun için o küfredenlere şiddetli bir azap tattıracağız ve kendilerine yaptıkları amellerin en kötüsünün cezasını vereceğiz.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte biz de onun için o küfredenlere şiddetli bir azab tattıracağız ve kendilerine yaptıkları amellerin en kötüsünün cezasını vereceğiz

Erhan Aktaş

Böylesi Kafirlere şiddetli bir azap tattıracağız. Ve onları yaptıklarının en kötüsü ile kesinlikle cezalandıracağız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Böylesi Kafirlere şiddetli bir azap tattıracağız. Ve onları yaptıklarının en kötüsü ile kesinlikle cezalandıracağız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Böylesi gerçeği yalanlayan nankörlere, şiddetli bir azap tattıracağız. Ve onları yaptıklarının en kötüsü ile kesinlikle cezalandıracağız.

Fizilal-il Kuran

İnkar edenlere şiddetli bir azab taddıracağız ve onları, yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.

Gültekin Onan

Artık gerçekten o küfredenlere şiddetli bir azap tattıracağız ve yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.

Hamdi Döndüren

Biz o inkâr edenlere şiddetli bir azap tattıracağız ve onları yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.

Hasan Basri Çantay

İşte biz o kafirlere muhakkak ki en çetin bir azabı tatdıracağız. Onları yapageldiklerinin en kötüsüyle cezalandıracağız.

Hasib Asutay

O inkâr edenlere elbette şiddetli bir azap tattırırız ve onları yaptıklarının en kötüsü ile cezalandıracağız.

Hayrat Neşriyat

Sonunda o inkâr edenlere mutlaka şiddetli bir azab tattıracağız ve mutlaka onları, yapmakta olduklarının en kötüsü ile cezâlandıracağız.

İbni Kesir

O küfredenlere şiddetli bir azabı tattıracağız ve onları yapmakta olduklarının en kötüsü ile cezalandıracağız.

Mehmet Okuyan

Kâfir olanlara elbette şiddetli bir azabı tattırmaktayız ve elbette onları yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.

Muhammed Esed

Fakat hakikati (böylece) inkar edenlere kesinlikle şiddetli bir azabı tattıracak ve onları yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız!

Mustafa İslamoğlu

Ve elbet inkarda direnen bu kimselere şiddetli bir terkedilmişlik acısı tattıracağız, ve onları kesinlikle yapa geldiklerinin en kötüsüyle cezalandıracağız!

Ömer Nasuhi Bilmen

İşte kâfir olanlara elbette bir şiddetli azap tattıracağız ve onları işler oldukları şeyin en kötüsüyle cezalandıracağız.

Ömer Öngüt

Andolsun ki kâfirlere çetin bir azap tattıracağız ve yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.

Suat Yıldırım

İşte Biz de onun için o kâfirlere dünyada şiddetli bir azap tattıracağız ve âhirette de yaptıkları o pek kötü işlere göre hak ettikleri karşılığı vereceğiz.

Süleyman Ateş

İnkar edenlere şiddetli bir azab taddıracağız ve onları, yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.

Süleymaniye Vakfı

Kafirlik edenlere kesinlikle çetin bir azap tattıracağız ve kesinlikle onlara yaptıklarının en kötüsüyle karşılık vereceğiz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetleri görmezlikten gelen o kimselere ağır bir azap tattıracak ve onlara, yapmakta oldukları en kötü şeyin cezasını çektireceğiz.

Şaban Piriş

İnkarcılara elbette şiddetli bir azap tattıracağız. Onları yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.

Tefhim-ul Kuran

Artık gerçekten o inkâr edenlere şiddetli bir azap taddıracağız ve onları yapmakta olduklarının en kötüsüyle cezalandıracağız.

Ümit Şimşek

Biz o kâfirlere şiddetli bir azap tattıracak ve yaptıklarının en kötüsüyle onları cezalandıracağız.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, o inkarcılara şiddetli bir azabı tattıracağız ve elbette ki onları, yapıp-ettiklerinin en kötüsüyle cezalandıracağız.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz kafirlərə mütləq şiddətli bir əzab daddıracaq və onları etdikləri əməllərin ən pisi ilə cəzalandıracağıq.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz kafir olanlara mütləq şiddətli bir əzab daddıracaq, etdikləri əməllərin ən şiddətli cəzasını verəcəyik!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir werden die Ungläubigen schwere Strafen erleiden lassen, und Wir werden ihnen ihre Untaten aufs Schlimmste vergelten.

Almanca — Der Edle Quran

Ganz gewiß werden Wir diejenigen, die ungläubig sind, eine strenge Strafe kosten lassen, und ganz gewiß werden Wir ihnen das Schlechteste von dem vergelten, was sie zu tun pflegten.

Almanca — M. A. Rassoul

Aber gewiß werden Wir den Ungläubigen eine strenge Strafe zu kosten geben, und gewiß werden Wir ihnen ihre schlimmsten Taten vergelten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, WIR werden diejenigen, die Kufr betrieben haben, eine harte Peinigung erfahren lassen, und gewiß, WIR werden ihnen das Schlimmere von dem vergelten, das sie zu tun pflegten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Wait for the course of events O Muhammad We will make them taste the fatal consequence, and We will requite them for every deed at the gauge of the worst of their iniquities with which they conducted themselves in life.

Abdul Haleem

We shall certainly give the disbelievers a taste of severe punishment. We shall repay them according to their worst deeds-

Abdullah Yusuf Ali

But We will certainly give the Unbelievers a taste of a severe Penalty, and We will requite them for the worst of their deeds.

Abul A'la Maududi

We shall certainly make these unbelievers taste a terrible chastisement and shall fully requite them according to the worst deeds that they committed.

Aisha Bewley

We will make those who are kafir suffer a severe punishment and repay them for the worst of what they did.

Al-Hilali & Khan

But surely, We shall cause those who disbelieve to taste a severe torment, and certainly, We shall requite them the worst of what they used to do.

Ali Quli Qarai

We will surely make the faithless taste a severe punishment, and We will surely requite them by the worst of what they used to do.

Amatul Rahman Omar

We shall most surely make those who disbelieve meet with severe punishment and we shall certainly recompense them for the worst what they did.

Arthur John Arberry

So We shall let the unbelievers taste a terrible chastisement, and shall recompense them with the worst of what they were working.

Bijan Moeinian

I (God) will certainly punish them and they will pay for their wrong deeds.

E. Henry Palmer

But we will make those who misbelieve taste keen torment; and we will recompense them with the worst of that which they have done.

Edip-Layth

We will let those who have rejected taste a severe retribution. We will recompense them for the evil that they used to do.

George Sale

Wherefore We will surely cause the unbelievers to taste a grievous punishment, and We will certainly reward them for the evils which they shall have wrought.

Hamid S. Aziz

Therefore, We will certainly make those who disbelieve taste a severe punishment, and We will certainly requite them for the evil deeds they used to do.

Mahmoud Ghali

So indeed We will definitely cause the ones who have disbelieved to taste strict torment, and indeed We will definitely recompense them (for) the most odious of whatever they were doing.

Marmaduke Pickthall

But verily We shall cause those who disbelieve to taste an awful doom, and verily We shall requite them the worst of what they used to do.

Mohamed Ahmed - Samira

We shall make the disbelievers taste the severest punishment, and retribute them for the worst that they had done.

Muhammad Asad

But We shall most certainly give those who are [thus] bent on denying the truth a taste of suffering severe, and We shall most certainly requite them according to the worst of their deeds!

Mustafa Khattab

So We will certainly make the disbelievers taste a severe punishment, and We will surely repay them according to the worst of their deeds.

Progressive Muslims

We will let those who have rejected taste a severe retribution. And We will recompense them for the evil that they used to do.

Sahih International

But We will surely cause those who disbelieve to taste a severe punishment, and We will surely recompense them for the worst of what they had been doing.

Sam Gerrans

But We will let those who ignore warning taste a severe punishment; and We will reward them for the worst of what they did.

Shabbir Ahmed

But We shall certainly make these deniers taste an awful suffering, and verily, We shall requite them for the worst of their deeds.

Syed Vickar Ahamed

But surely, We will certainly give the unbelievers a taste of a severe penalty, and certainly, We will punish them for the worst of their deeds.

Taqi Usmani

So, We will certainly make them taste a severe punishment, and will certainly recompense them for the worst of what they used to do.

The Monotheist Group

We will let those who have rejected taste a severe retribution. And We will recompense them for the evil that they used to do.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous ferons certes, goûter à ceux qui ne croient pas un dur châtiment, et les rétribuerons certes (dʹune punition) pire que ce (que méritent) leurs méfaits.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sond be, ew ên ku kafir bûne teqez em ê ezabekî dijwar bi wan bidin çêjandin û em ê bi pîstirîn karê ku wan dikir, wan ceza bikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar hun die ongelovig zijn zullen Wij een strenge bestraffing laten proeven en Wij zullen aan hen het slechtste dat zij gedaan hebben vergelden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Daarom zullen wij de ongeloovigen zekerlijk eene gestrenge straf doen ondergaan. En wij zullen zekerlijk het booze vergelden, dat zij bedreven zullen hebben.

Hollandaca — Siregar

En Wij zullen degenen die niet geloven zeker een harde bestraffing doen proeven. En Wij zullen hen zeker vergelden naar het slechtste wat zij plachten te doen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И Мы, непременно и однозначно, дадим вкусить тем, которые стали неверующими, тяжкое [неописуемое] наказание (и в этом мире и в Вечной жизни)! И Мы непременно воздадим им [неверующим] за наихудшее из того, что они совершали! [[В День Суда у неверующих не окажется никаких благих дел, так как их неверие перекрывает все их благодеяния.]]

Rusça — Osmanov

А Мы заставили неверных вкусить суровое наказание и воздадим им за мерзости, что они творили.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Vi skall sannerligen låta förnekarna utstå ett strängt straff och Vi skall löna dem efter deras värsta handlingar!