(71-72) O zaman onlar, boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde kaynar suda sürüklenecekler, sonra da ateşte yakılacaklardır.

اِذِ الْاَغْلَالُ فِي اَعْنَاقِهِمْ وَالسَّلَاسِلُ يُسْحَبُونَ فِي الْحَمِيمِ ثُمَّ فِي النَّارِ يُسْجَرُونَ

iƶi l-eğlālu fī eǎ'nāḳihim ve s-selāsilu yusHabūne / fī l-Hamīmi ṧumme fī n-nāri yuscerūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِذِiƶio zaman
2الْاَغْلَالُl-eğlāluغ ل لGizlemek, bir şeyi başka bir şeyin içine yerleştirmek, dolandırıcılık, aldatmak, giydirmek, üzerine koymak, susuzluktan yanmak, sadakatsiz olmak, yaka, kelepçe, zincirlemek/bağlamak, kişinin kendini gizlediği şey, dürüst olmama, samimiyetsizlik, gizli nefret, araziden elde edilen gelirdemir halkalar
3فِي
4اَعْنَاقِهِمْeǎ'nāḳihimع ن قUzun boyunlu olmak, boyunda incelme olmak. Kucaklaşmak. Boyun, insan topluluğu, ağaç gövdesi, yaprak veya meyve sapı, insanların başları veya şefleri, büyük kişiler anlamlarına gelir. 17:29'da mecazi bir ifade olarak 'yapma' anlamında kullanılmıştır.boyunlarında
5وَالسَّلَاسِلُve s-selāsiluس ل س لSaf olmak, arınmak, süzülmek, akıcı olmak, su gibi akmak, zincirlemek, silsilemek, seri halinde dizmek, zincirleme yapmak, peş peşe sıralamakve zincirler
6يُسْحَبُونَyusHabūneس ح بÇekmek, sürüklemek, geri çekmek, iptal etmek, geri almak, banka hesabından para çekmeksürüklenceklerdir
1فِيiçinde
2الْحَمِيمِl-Hamīmiح م مIsınmak, sıcak veya çok sıcak olmak, erimek, ateşlenmek, kaynamak (örn. su). Bir arkadaşa/dostuna/sevgi ya da tutku nesnesine sadık kalmak ve sevgi göstermek, birine endişeyle sevgi beslemek veya şefkat göstermek, sadık/yakın arkadaş/akraba. Yahmowm - siyah dağ, yoğun siyah duman, Cehennemin üzerini gölgeleyen örtünün adı.kaynar su
3ثُمَّṧummesonra, ayrıca
4فِي
5النَّارِn-nāriن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakateşte
6يُسْجَرُونَyuscerūneس ج رAteşi tutuşturmak, Yakmak, Kızdırmak, Doldurmak, Denizi kaynatmak, Suyu ısıtmak, Tandırı yakmak, Ocağa odun atmak, Öfkelendirmekyakılacaklardır

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Boyunlarına demirden lâleler ve zincirler takılıp sürüklendikleri zaman.

Abdulkadir Gölpınarlı

Boyunlarına demirden lâleler ve zincirler takılıp sürüklendikleri zaman.

Adem Uğur

O zaman boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde, sürüklenecekler,

Ahmed Hulusi

O vakit onların boyunlarında (beşeriyetlerinden kalma) bağlar (şartlanmaları ve değer yargıları) ve zincirler (zincirleme bağlılıklarla), sürüklenirler!

Ahmet Tekin

O zaman, boyunlarında halkalar ve zincirler olduğu halde sürüklenecekler.

Ahmet Varol

Boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde sürülürler.

Ali Bulaç

Boyunlarında demir halkalar ve (ayaklarında) zincirler olduğu halde sürüklenecekler;

Ali Fikri Yavuz

O vakit, boyunlarında (demirden) lâleler ve zincirler olduğu halde sürüklenecekler,

Ali Rıza Safa

O zaman, boyunlarında zincirler ve halkalarla sürüklenecekler.

Bayraktar Bayraklı

- Boyunlarında halkalar ve zincirlerle,kaynar suyun içine sürükleneceklerdir; sonra da ateşte yakılacaklardır.

Bekir Sadak

(71-72) Boyunlarinda halkalar ve zincirler olarak kaynar suya surulur, sonra ateste yakilirlar.

Celal Yıldırım

(71-72) Hani boyunlarında demir halkalar, (ayaklarında) zincirler olduğu halde kaynar suya sürükleneceklerdir, sonra ateşte cayır cayır yakılacaklardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(71-72) O zaman boyunlarında halkalar ve zincirlerle şiddetli ateşe sürüklenirler; ardından da ateşte yakılırlar.

Diyanet İşleri

(71-72) O zaman onlar, boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde kaynar suda sürüklenecekler, sonra da ateşte yakılacaklardır.

Diyanet İşleri (eski)

(71-72) Boyunlarında halkalar ve zincirler olarak kaynar suya sürülür, sonra ateşte yakılırlar.

Diyanet Vakfi

(71-72) Boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde, sıcak suya sürüklenecekler, sonra da ateşte yakılacaklardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O zaman boyunlarında halkalar ve zincirler olduğu halde sürükleneceklerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O zaman, boyunlarında tomruklar ve zincirler olduğu halde sürükleneceklerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

O vakıt ki tomruklar boyunlarında ve zincirler sürüklenecekler

Erhan Aktaş

O vakit boyunlarında halkalar ve zincirler olduğu halde sürüklenecekler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O vakit boyunlarında halkalar ve zincirler olduğu halde sürüklenecekler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O vakit boyunlarında halkalar ve zincirler olduğu halde sürüklenecekler.

Fizilal-il Kuran

Boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde sürükleneceklerdir.

Gültekin Onan

Boyunlarında demir halkalar ve (ayaklarında) zincirler olduğu halde sürüklenecekler.

Hamdi Döndüren

Onlar o zaman, boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde sürükleneceklerdir.

Hasan Basri Çantay

(71-72) Boyunlarında laleler, zincirler bulunduğu zaman ki onlar (bu vaz'iyyetde evvela) sıcak suyun içinde sürüklenecekler, sonra ateşde yakılacaklar.

Hasib Asutay

Boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde sürükleneceklerdir.

Hayrat Neşriyat

(71-72) O zaman ki, boyunlarında halkalar ve zincirler bulunur. (Onlar) kaynar suda sürüklenecekler; sonra da ateşte yakılacaklardır.

İbni Kesir

Hani boyunlarında demir halkalar ve zincirler ile sürüklenirler, Yakında bilecekler. olarak dünyaya çıkaran O'dur. Kiminiz daha önce öldürülürsünüz. Kiminiz de adı konulmuş bir ecele erişirsiniz. Olur ki böylece aklınızı kullanırsınız.

Mehmet Okuyan

O zaman boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu hâlde kaynar suya sürüklenecekler; sonra da ateşte yakılacaklardır.

Muhammed Esed

ki o Gün boyunlarında (kendi elleriyle yaptıkları) zincirleri ve halkaları taşımak zorunda kalacaklar ve sürüklenecekler

Mustafa İslamoğlu

İşte o zaman, kendi boyunlarına (geçirdikleri) tasmalar ve (ellerindeki) kelepçelerle sürüklenecekler;

Ömer Nasuhi Bilmen

O zaman ki, boyunlarında lâleler ve zincirler olarak şiddetle sürükleneceklerdir.

Ömer Öngüt

Boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde sürükleneceklerdir.

Suat Yıldırım

(71-72) Boyunlarında demir halkalar, ayaklarında zincirler olarak önce kaynar suya sürüklenecek, sonra da ateşte cayır cayır yakılacaklardır.

Süleyman Ateş

Boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde sürüklenceklerdir.

Süleymaniye Vakfı

boyunlarındaki halkalarla ve zincirlerle sürüklenirlerken,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hem de boyunlarında halkalar varken zincirlerle sürükleneceklerdir.

Şaban Piriş

O zaman, boyunlarında boyunduruk ve zincirlerle sürülecekler...

Tefhim-ul Kuran

Boyunlarında demir halkalar ve (ayaklarında) zincirler olduğu halde sürüklenecekler;

Ümit Şimşek

O zaman boyunlarında bukağılar ve zincirlerle sürüklenirler:

Yaşar Nuri Öztürk

O zaman, boyunlarında bukağılar, zincirler, sürüklenecekler,

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

o zaman ki, boyunlarında dəmir halqalar və zəncirlər olduğu halda sürüklənəcəklər –

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O zaman ki, boyunlarında halqalar və zəncirlər olduğu halda sürüklənəcəklər

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

ihnen werden Fesseln und Ketten angelegt und sie werden gezerrt

Almanca — Der Edle Quran

wenn die Fesseln und die Ketten um ihre Hälse (angebracht) sind und sie gezerrt werden

Almanca — M. A. Rassoul

wenn die Eisenfesseln und Ketten um ihren Nacken (gelegt) sein werden. Sie werden gezerrt werden

Almanca — Muhammad Zaidan

wenn die Fesseln um ihre Hälse sind, sowie die Ketten. Sie werden gezogen

English (26)

Abdel Khalek Himmat

When in time they shall bear the yoke and be dragged in chains,

Abdul Haleem

when, with iron collars and chains around their necks, they are dragged

Abdullah Yusuf Ali

When the yokes (shall be) round their necks, and the chains; they shall be dragged along-

Abul A'la Maududi

when fetters and chains shall be on their necks, and they shall be dragged into

Aisha Bewley

when they have shackles and chains around their necks and are dragged along the ground

Al-Hilali & Khan

When iron collars will be rounded over their necks, and the chains, they shall be dragged along,[1]

Ali Quli Qarai

when, [with] iron collars around their necks and chains, they are dragged

Amatul Rahman Omar

When the shackles and the chains are (put) round their necks (and) they shall be dragged.

Arthur John Arberry

When the fetters and chains are on their necks, and they dragged

Bijan Moeinian

Shackles around their necks and chains to drag them toward the Hell.

E. Henry Palmer

when the fetters are on their necks and the chains, as they are dragged

Edip-Layth

When the collars will be around their necks and in chains they will be dragged off.

George Sale

When the collars shall be on their necks, and the chains by which

Hamid S. Aziz

When the fetters and the chains shall be on their necks; they shall be dragged

Mahmoud Ghali

As the shackles are on their necks, and (also) the chains; they are pulled.

Marmaduke Pickthall

When carcans are about their necks and chains. They are dragged

Mohamed Ahmed - Samira

When, with (iron) collars and chains around their necks, they will be dragged

Muhammad Asad

when they shall have to carry the shackles and chains [of their own making] around their necks,

Mustafa Khattab

when shackles will be around their necks and chains ˹on their legs˺. They will be dragged

Progressive Muslims

When the collars will be around their necks and in chains they will be dragged off.

Sahih International

When the shackles are around their necks and the chains; they will be dragged

Sam Gerrans

When there are yokes and chains on their necks, they will be dragged

Shabbir Ahmed

When they shall have shackles of their own making around their necks, and are dragged in chains of their restricted thinking.

Syed Vickar Ahamed

When the clamps of iron (shall be) round their necks, and the chains: They shall be dragged along—

Taqi Usmani

when shackles will be round their necks, and chains. They will be dragged

The Monotheist Group

When the shackles will be around their necks and in chains they will be dragged off.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

quand, des carcans à leurs cous et avec des chaînes ils seront traînés

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema ku qeydên hesinî û zincîr bikevin stûyên wan û bêne xijkirin…

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wanneer zij de halsketenen om hun nekken hebben en de kettingen, worden zij gesleurd

Hollandaca — Salomo Keyzer

Als de kragen zich om hunne nekken zullen bevinden,

Hollandaca — Siregar

Wanneer de ketenen en de kettingen om hun nekken hangen worden zij gesleept.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

когда (в День Суда) (будут одеты) (огненные) оковы на их шеи и цепями (будут скованы их ноги), (когда) их будут влачить (ангелы)

Rusça — Osmanov

когда их с оковами на шеях и в цепях поволокут