Mü'min Suresi 4. Ayet — Elfaz
Allah'ın ayetleri hakkında inkar edenlerden başkası tartışmaya girişmez. Onların şehirlerde gezip dolaşmaları seni aldatmasın.
1مَاmāHarf-i Nefi
2يُجَادِلُyucādilumücadele etmezMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaib · Mufâ'ale Bâbıج د لBir şeyi sıkıca bükmek, bir şeyi sağlam veya güçlü ya da kompakt yapmak, sert ve güçlü hale gelmek, bir anlaşmazlıkta/tartışmada şiddetli veya zorlu bir şekilde mücadele etmek veya dava açmak, birini yere atmak, sonraki kullanıma göre (avukatların) hangi kanıtların üstün olduğunun ortaya çıkması için [başka bir kişi veya kişilerle yapılan bir tartışmada] kanıtları karşılaştırmak, tartışma veya çekişmede ve [bununla] üstün gelme çabasında yarışmak, inşa etmek veya kurmak, bir şeyi çizgilerle düzenlemek [bir kitabın sayfa etrafına çizgi çekilmesi gibi].
3فِيfīhakkındaHarf-i Cer
4اٰيَاتِāyātiayetleriİsimا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.
5اللّٰهِ(a)llahiAllah'ınLafza-i Celal
6اِلَّاillābaşkasıHasr Edatı
7الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerdenİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
8كَفَرُواkeferūinkar eden(lerden)Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaret
9فَلَاfe lāo haldeİsti'nafiye Edatı+Harf-i Nefi
10يَغْرُرْكَyeğrurkeseni aldatmasınMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibغ ر رAldatılmış, kandırılmış, işlerde deneyimsiz veya cahil, çocuksu davranmak, bilmeden yok olmaya veya yıkıma maruz kalmak, tehlike, risk; eksiklik, kusurlu performans; boş şeyler, boş işler
11تَقَلُّبُهُمْteḳallubuhumonların dolaşmalarıİsim+Zamirق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulp
12فِيfīHarf-i Cer
13الْبِلَادِl-bilādişehirledeMarife (Belirlilik Takısı)+İsimب ل دŞehir, kent, ülke, memleket, yurt, toprak, bölge, diyar, yöre, kasaba, vilayet