Eğer Allah'tan size bir lütuf (zafer) erişse, bu sefer de; sizinle kendisi arasında hiç tanışıklık yokmuş gibi şöyle der: "Keşke ben de onlarla beraber olsaydım da büyük bir başarıya (ganimete) ulaşsaydım."

وَلَئِنْ اَصَابَكُمْ فَضْلٌ مِنَ اللّٰهِ لَيَقُولَنَّ كَاَنْ لَمْ تَكُنْ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُ مَوَدَّةٌ يَالَيْتَنِي كُنْتُ مَعَهُمْ فَاَفُوزَ فَوْزًا عَظِيمًا

ve le in eSābekum feDlun mine (a)llahi le yeḳūlenne ke en lem tekun beynekum ve beynehu meveddetun yā leytenī kuntu meǎhum fe efūze fevzen ǎZīmen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَئِنْve le inve eğer
2اَصَابَكُمْeSābekumص و بdökmek, isabet etmek, inmek. asaaba - yetişmek, başına gelmek, üzerine düşmek, irade etmek, etkilemek, felakete uğratmak, maksatlamak, dilemek. sawaabun - doğru şey, doğru yol. musiibun - başına gelen şey. musiibatun - felaket.size erişirse
3فَضْلٌfeDlunف ض لüstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmekbir ni'met
4مِنَmine-tan
5اللّٰهِ(a)llahiAllah-
6لَيَقُولَنَّle yeḳūlenneق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleder
7كَاَنْke ensanki
8لَمْlem
9تَكُنْtekunك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinyokmuş gibi
10بَيْنَكُمْbeynekumب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinsizinle
11وَبَيْنَهُve beynehuب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinkendisi arasında
12مَوَدَّةٌmeveddetunو د دSevmek, istemek, arzulamak, hoşlanmak, dilemek, özlemekhiç sevgi
13يَالَيْتَنِيyā leytenīEY/HEY/AH keşke ben
14كُنْتُkuntuك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolsaydım
15مَعَهُمْmeǎhumonlarla beraber
16فَاَفُوزَfe efūzeف و زBaşarmak, zafer kazanmak, hedefe ulaşmak, galip gelmek, sahip olmak, arzularını elde etmek, kaçmak, kurtuluş, güvenlik, edinmek, kazanmak. Güvenlik/sığınma/mutluluk/huzur yeri/zamanı, kaçış yeri.kazansaydım
17فَوْزًاfevzenف و زBaşarmak, zafer kazanmak, hedefe ulaşmak, galip gelmek, sahip olmak, arzularını elde etmek, kaçmak, kurtuluş, güvenlik, edinmek, kazanmak. Güvenlik/sığınma/mutluluk/huzur yeri/zamanı, kaçış yeri.bir başarı
18عَظِيمًاǎZīmenع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekbüyük

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Size Allah'tan bir lütuf ve ihsân gelince de onunla sizin aranızda hiçbir dostluk yokmuş gibi keşke diyecek, ben de onlarla berâber olsaydım da ben de o büyük lütfa nail olsaydım, ben de muradıma erseydim.

Abdulkadir Gölpınarlı

Size Allahʼtan bir lütuf ve ihsân gelince de onunla sizin aranızda hiçbir dostluk yokmuş gibi keşke diyecek, ben de onlarla berâber olsaydım da ben de o büyük lütfa nail olsaydım, ben de muradıma erseydim.

Adem Uğur

Eğer Allah'tan size bir lütuf erişirse -sanki sizinle onun arasında (zahirî) bir dostluk yokmuş gibi- "Keşke onlarla beraber olsaydım da ben de büyük bir başarı kazansaydım!" der.

Ahmed Hulusi

Eğer size Allah'tan bir lütuf (ile başarı) erişir ise, sanki sizinle arasında beraberliği getirecek yakınlık yokmuşçasına, "Keşke onlarla beraber olsaydım da o büyük başarıdan hisse alsaydım" der.

Ahmet Tekin

Eğer Allah’tan size bir lütuf ve zafer ihsan edilirse, sanki onunla sizin aranızdaki sevgi, yalancıktan değilmiş gibi, 'Keşke onlarla beraber olsaydım da, mutlu olup, büyük bir ganimete kavuşsaydım' der.

Ahmet Varol

Size Allah tarafından bir lütuf eriştiğinde de sanki sizinle onun arasında bir sevgi bağı yokmuş gibi: 'Keşke ben de onlarla birlikte olsaydım da büyük bir kazanç sağlasaydım' der.

Ali Bulaç

Eğer size Allah'tan bir fazl (zafer) isabet ederse, o zaman da, sanki onunla aranızda hiç bir yakınlık yokmuş gibi kuşkusuz şöyle der; "Keşke onlarla birlikte olsaydım, böylece ben de büyük 'kurtuluş ve mutluluğa' erseydim."

Ali Fikri Yavuz

Ve eğer size, Allah’dan fetih ve ganimet gibi bir lütuf gelirse, sanki kendisi ile aranızda hiç bir tanışıklık olmamış gibi muhakkak şöyle diyecektir: “- Ah, keşki ben de onlarla beraber olaydım da büyük bir nimet ve ganimete ereydim!”

Ali Rıza Safa

Allah tarafından size bir lütuf erişirse, aranızda bir görüşme olmamış gibi, şöyle der: "Keşke onlarla birlikte olsaydım da büyük bir başarı kazansaydım!"

Bayraktar Bayraklı

Ama Allah'tan size bir zafer ihsan edildiğinde, bu kimseler şüphesiz sizinle kendileri arasında bir sevgi, yani bağlılık sorunu olmamış gibi, "Keşke onlarla birlikte olsaydık da o büyük başarıdan kapsaydık" diyecekler.

Bekir Sadak

Allah'tan size bir nimet erisse, and olsun ki, sizinle kendi arasinda bir dostluk yokmus gibi: «Keski onlarla beraber olsaydim da ben de buyuk bir basari kazansaydim» der.

Celal Yıldırım

Ve Allah'tan size bol nîmet, çok ihsan erişirse, —aranızda hiçbir dostluk ve sevgi yokmuş gibi davranarak— «Keşke onlarla beraber bulunsaydım da, ben de büyük bir başarı elde etseydim» diye (hayıflanır).

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Eğer Allah’tan size bir lütuf erişirse, sanki sizinle onun arasında bir yakınlık olmamış gibi, “Keşke onlarla beraber olup ben de büyük bir kazanç elde etseydim” der.

Diyanet İşleri

Eğer Allah'tan size bir lütuf (zafer) erişse, bu sefer de; sizinle kendisi arasında hiç tanışıklık yokmuş gibi şöyle der: "Keşke ben de onlarla beraber olsaydım da büyük bir başarıya (ganimete) ulaşsaydım."

Diyanet İşleri (eski)

Allah'tan size bir nimet erişse, and olsun ki, sizinle kendi arasında bir dostluk yokmuş gibi: 'Keşki onlarla beraber olsaydım da ben de büyük bir başarı kazansaydım' der.

Diyanet Vakfi

Eğer Allah'tan size bir lütuf erişirse -sanki sizinle onun arasında (zahirî) bir dostluk yokmuş gibi- «Keşke onlarla beraber olsaydım da ben de büyük bir başarı kazansaydım!» der.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve eğer Allah'tan size bir lütuf ve zafer erişecek olsa, sizinle kendisi arasında hiç sevgi yokmuş gibi, bu sefer de hiç şüphesiz şöyle diyecek: «Ah ne olurdu, onlarla beraber olaydım da büyük murada ereydim.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve eğer size Allah'tan bir lütuf erişirse -sanki kendisiyle aranızda hiç bir dostluk yokmuş gibi- mutlaka: "Ah! Keşke onlarla beraber olsaydım da büyük bir murada ereydim!" diyecekti.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve eğer size Allahdan bir fazl nasib olursa sanki kendisiyle aranızda hiç bir ülfet olmamış gibi mutlak diyecektir ki "ah, nolaydım onlarla beraber olaydım da büyük bir murada ireydim!"

Erhan Aktaş

Eğer size Allah'tan bir lütuf erişse, bu sefer de sanki sizinle onun arasında bir bağlılık/yakınlık yokmuş gibi: "Keşke ben de onlarla beraber olsaydım da büyük bir başarı elde etseydim." der.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer size Allah'tan bir lütuf erişse, bu sefer de sanki sizinle onun arasında bir bağlılık/yakınlık yokmuş gibi: "Keşke ben de onlarla beraber olsaydım da büyük bir başarı elde etseydim." der.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer size Allah'tan bir lütuf erişse, bu sefer de sanki sizinle onun arasında bir bağlılık/yakınlık yokmuş gibi: "Keşke ben de onlarla beraber olsaydım da büyük bir başarı elde etseydim." der.

Fizilal-il Kuran

Buna karşılık Allah size bir zafer kazandıracak olursa sanki daha önce aranızda hiçbir tanışıklık, hiçbir dostluk yokmuş gibi 'keşki ben de onlarla birlikte olsaydım da ben de büyük başarıya erseydim' der.

Gültekin Onan

Eğer size Tanrı'dan bir fazl (zafer) isabet ederse, o zaman da, sanki onunla aranızda hiç bir yakınlık yokmuş gibi kuşkusuz şöyle der; "Keşke onlarla birlikte olsaydım, böylece ben de büyük 'kurtuluş ve mutluluğa' erseydim."

Hamdi Döndüren

Ama, Allah’tan size bir lütuf ulaşsa, (bu sefer de) o, sanki onunla aranızda sevgi (sorunu) yokmuş gibi, “Keşke ben de onlarla birlikte olsaydım da, onlar gibi büyük bir kazanç elde etseydim!” der.

Hasan Basri Çantay

Eğer size Allahdan bir lutf-ü inayet gelirse (o vakit da), sanki sizinle kendisi arasında hiç bir tanışıklık olmamış gibi, muhakkak şöyle diyecekdir: "Keşki ben de onlarla beraber olaydım da büyük bir muraada (ganimete) ereydim"!

Hasib Asutay

Eğer Allah'tan size bir nimet erişirse, sizinle kendisi arasında hiçbir (zahiri) tanışıklık yokmuş gibi 'Keşke ben de onlarla beraber olsaydım da büyük bir başarı kazansaydım ' der.

Hayrat Neşriyat

Ve eğer size Allah’dan bir lütuf gelirse, sanki sizinle kendisi arasında hiçbir tanışıklık olmamış gibi, (sırf elde edemediği menfaatten dolayı) şübhesiz ki: 'Keşke ben de onlarla berâber olsaydım da büyük bir kazanca erseydim!' diyecektir.

İbni Kesir

Şayet Allah'ın büyük bir nimetine mazhar olursanız; andolsun ki, sizinle bir dostluk ve tanışıklığı yokmuş gibi: Keşki onlarla beraber olsaydım da ben de büyük bir başarıya erişseydim, der.

Mehmet Okuyan

Allah’tan size herhangi bir lütuf gelirse, sanki sizinle onun arasında (gerçekte) bir sevgi (problemi) yokmuş gibi “Ah, keşke onlarla birlikte olsaydım da büyük bir başarı elde etseydim.” der.

Muhammed Esed

Ama Allahtan size bir zafer ihsan edildiğinde, bu kimseler, -kuşkusuz sizinle kendileri arasında bir sevgi/bağlılık sorunu olmamış gibi- "Keşke onlarla birlikte olsaydık da o büyük başarıdan (bir pay) kapsaydık!" diyeceklerdir.

Mustafa İslamoğlu

Fakat Allah'tan size bir zafer ihsan edildiğinde, bu kez de o kimseler sanki sizinle kendi aralarında hiçbir sevgi problemi yokmuş gibi "Keşke onlarla birlikte olsaydım da o muhteşem başarıya konsaydım!" diyecek.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve yemin olsun ki, eğer size taraf-ı ilâhi'den bir fazl nâsib olursa, sanki sizinle onun arasında hiçbir tanışıklık yok imiş gibi, «Ne olurdu ben de onlar ile beraber olsaydım da büyük bir ganîmete nâil olsa idim,» diyecektir.

Ömer Öngüt

Eğer size Allah'tan bir lütuf isabet ederse, sanki sizinle onun arasında hiç sevgi yokmuş gibi: “Keşke ben de onlarla beraber olsaydım da, ben de büyük bir başarı elde etseydim!” der.

Suat Yıldırım

Ama Allah’tan size nimet ve inayet erişirse -sanki daha önce kendisiyle sizin aranızda hiç tanışıklık yokmuş gibi-"Ah! n’olurdu, der, ben de onlarla beraber olaydım da büyük ganimete konaydım!"

Süleyman Ateş

Eğer Allah'tan size bir ni'met erişirse, sizinle kendisi arasında hiç sevgi yokmuş gibi: "Keşke ben de onlarla beraber olsaydım da büyük bir başarı kazansaydım!" der.

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın size bir lütfu olsa bu defa sanki aranızda sevgi bağı yokmuş gibi kesinlikle şöyle diyecektir: "Ah keşke ben de onlarla beraber olsaydım da büyük bir başarı gösterseydim!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın size bir ikramı olsa, bu defa sanki aranızda bir teklif olmamış gibi "Ah keşke ben de onlarla beraber olsaydım da büyük bir başarı gösterseydim."diyeceklerdir.

Şaban Piriş

Eğer size Allah'tan bir zafer gelirse, o zaman da, sanki onunla sizin aranızda hiç bir yakınlık yokmuş gibi şöyle der. - Keşke, onlarla birlikte olsaydım da bu büyük mutluluğa erişseydim.

Tefhim-ul Kuran

Eğer size Allah'tan bir fazl (zafer) isabet ederse, o zaman da, sanki onunla aranızda hiç bir yakınlık yokmuş gibi kuşkusuz şöyle der: «Keşke onlarla birlikte olsaydım, böylece ben de büyük 'kurtuluş ve mutluluğa' erseydim.»

Ümit Şimşek

Allah'tan size bir lütuf eriştiğinde ise, sanki daha önceden sizinle onun arasında bir tanışıklık yokmuş gibi, 'Ne olurdu, ben de onlarla beraber olsaydım da büyük bir nimete erişseydim' der.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer size Allah'tan bir lütuf erişirse o -sizinle kendisi arasında hiçbir sevgi yokmuş gibi- şöyle diyecektir: "Keşke ben de onlarla olsaydım da büyük bir başarı kazansaydım!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər Allahdan sizə bir lütf yetişərsə, onda guya sizinlə onun arasında heç vaxt bağlılıq olmamış kimi: “Kaş mən də onlarla birlikdə olub böyük bir uğur qazanaydım!”– deyər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər Allah tərəfindən sizə bir neʼmət (qabiliyyət) yetişərsə, o zaman guya aranızda heç bir dosluq yoxmuş kimi: ″Kaş ki, mən də onlarla birlikdə olub böyük bir qənimət əldə edəydim!″ (söyləyərlər).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn Gott euch aber Huld erweist und euch den Sieg beschert, dann würde er so sprechen, als hätte er keine enge Bindung zu euch gehabt und sagen: ʺSchade, daß ich nicht mit dabei war! Ich hätte gesiegt und eine große Beute gemacht!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Wenn euch aber Huld von Allah zuteil wird, sagt er ganz gewiß, als ob zwischen euch und ihm keine Freundschaft bestanden hätte: ʺO wäre ich doch mit ihnen zugegen gewesen! Dann hätte ich einen großartigen Erfolg erzielt.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Wenn euch aber eine Huld von Allah beschieden ist, dann sagt er, als sei keine Freundschaft zwischen euch und ihm: ʺWäre ich doch bei ihnen gewesen, dann hätte ich einen großen Erfolg errungen!ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Doch wenn euch Gunst von ALLAH zukommt, wird er gewiß sagen, als ob zwischen euch und ihm keine Verbindung bestanden hätte: ʺWäre ich doch mit ihnen gewesen, damit ich ebenso einen übergroßen Erfolg hätte.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But should victory sit on your helm, he interprets his thoughts in words, as if he is not bound by ties of affection, blood, interests or circumstances or with some fact or series of facts or attributes into which you both enter; he says "I wish I were a part of them, I would have achieved a great victory".

Abdul Haleem

yet he is sure to say, if you are favoured by God, ‘If only I had been with them, I could have made great gains,’ as if there had been no ties of affection between you and him.

Abdullah Yusuf Ali

But if good fortune comes to you from Allah, they would be sure to say - as if there had never been Ties of affection between you and them - "Oh! I wish I had been with them; a fine thing should I then have made of it!"

Abul A'la Maududi

And if a bounty from Allah is given you, he says - and says as if there never was any affection between you and him - 'Oh, would that I had been with them, I would have come by a great gain.

Aisha Bewley

But if you meet with favour from Allah they say – as if there were no friendship between you and them – ‘Oh! If only I had been with them so that I too might have won a great victory. ’

Al-Hilali & Khan

But if a bounty (victory and booty) comes to you from Allâh, he would surely say - as if there had never been ties of affection between you and him - "Oh! I wish I had been with them; then I would have achieved a great success (a good share of booty)."

Ali Quli Qarai

But should a grace from Allah come to you, he will surely say, as if there were no affection between you and him, ‘I wish I were with them so that I had achieved a great success!’

Amatul Rahman Omar

And if some good fortune comes to you from Allâh he would cry, as if there were no friendship between you and him, `Would that I had been with them, had it been so I should have indeed achieved a great success. '

Arthur John Arberry

But if a bounty from God visits you, he will surely say, as if there had never been any affection between you and him, 'Would that I had been with them, to attain a mighty triumph!'

Bijan Moeinian

If, on the contrary, you gain something in your campaigns, they will [become jealous and] say (in a hostile manner): "What a pity that we did not join them to take advantage of their victory!"

E. Henry Palmer

But if there befalls you grace from God, he would say - as though there were no friendship between you and him - 'O would that I had been with thee to attain this mighty happiness!'

Edip-Layth

If favor from God benefits you, he will speak as if there had been affection between you and him, "Oh, I wish I had been with them so I would win a great prize."

George Sale

But if success attend you from God, he will say, -- as if there was no friendship between you and him, -- would to God I had been with them, for I should have acquired great merit.

Hamid S. Aziz

But if a fortune from Allah befalls you, they would surely say - as though there were no friendship between you and them - "O would that I had been with you, then I would have achieved a great success!"

Mahmoud Ghali

And indeed, in case a Grace from Allah alights (Literally: afflicts) upon you, indeed he would definitely say, as if there had not been any amity between you and him, "Oh, would that I had been with them, then should I have achieved (Literally: triumphed) a magnificent triumph. "

Marmaduke Pickthall

And if a bounty from Allah befell you, he would surely cry, as if there had been no love between you and him: Oh, would that I had been with them, then should I have achieved a great success!

Mohamed Ahmed - Samira

But if success comes to you from God he will say, as though no love existed between you and him: "I wish I were with them, for I would have certainly met with great success. "

Muhammad Asad

But if good fortune comes to you from God, such a person is sure to say - just as if there had never been any question of love between you and him -: "Oh, would that I had been with them, and thus had a [share in their] mighty triumph!"

Mustafa Khattab

But if you return with Allah’s bounties, they will say—as if there had been no bond between you—"We wish we had been there with them to share the great gain!"

Progressive Muslims

And if favour from God benefits you, he will speak as if there had been affection between you and him: "Oh, I wish I had been with them so I would win a great prize. "

Sahih International

But if bounty comes to you from Allah, he will surely say, as if there had never been between you and him any affection. "Oh, I wish I had been with them so I could have attained a great attainment."

Sam Gerrans

But if there reaches you bounty from God, he will say as if there had never been any affection between you and him: “Would that I had been with them, so I could have achieved a great achievement!”

Shabbir Ahmed

But if you attain the blessing of victory from Allah, he says, as if the love between you and him was beyond question, "Oh! I wish I had been with them and could be a part of such a great victory. "

Syed Vickar Ahamed

But if good fortune comes to you from Allah, he would be sure to say— As if there were no affection between you and him— "Oh! I wish I had been with them; A fine thing should I then have made of it!"

Taqi Usmani

And if some bounty comes to you from Allah, he will certainly say,-as if there was no friendship between you and him- "Oh, would that I had been with them; then I would have secured a handsome gain."

The Monotheist Group

And if grace from God benefits you, he will speak as if there had not been affection between you and him: "Oh, I wish I had been with them so I would have triumphed a great triumph."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et si cʹest une grâce qui vous atteint de la part dʹAllah, il se mettra, certes, à dire, comme sʹil nʹy avait aucune affection entre vous et lui: ʺQuel dommage! Si jʹavais été avec eux, jʹaurais alors acquis un gain énormeʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sond be, eger ji Xwedê qenciyek li we bibe, wekî ku di nav we û wî de qet dostanî tune be, ew dibêje: Xwezî ez jî bi wan re bûma da ku min jî serkeftineke mezin bi dest bixista.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar als jullie een gunst van God treft dan zegt hij, alsof er tussen jullie en hem geen vriendschap was: ʺAch was ik maar met hen erbij geweest, dan had ik een geweldige triomf behaald.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar indien God u voorspoed geeft, zal hij zeggen (als was er geene vriendschap tusschen u en en hem: God gave, dat ik met hen ware geweest; ik zou groote verdienste hebben verworven.

Hollandaca — Siregar

En als jullie een gunst van Allah ten deel valt, dan zegt hij, alsof er tussen jullie en hem geen vriendschap was: ʺO was ik maar met hen geweest, dan zou ik een geweldige overwinning behaald hebben.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А если вас (о, верующие) постигнет щедрость от Аллаха [когда вы захватите трофеи], то он обязательно скажет (с завистью и сожалением), как будто бы между вами и им (никогда) не было (никакой) дружбы: «О, если бы я был вместе с ними и добился бы великого успеха!»

Rusça — Osmanov

Если же вас осенит милость Аллаха, он непременно скажет, словно бы он и не водил с вами дружбы: ʺО, если бы я был вместе с ними, дабы удостоиться великого успеха!ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men om Gud skänker er framgång kommer han - som om det aldrig hade rått vänskap er emellan - säkert att säga: ʺOm jag ändå hade fått vara med dem! Då hade jag fått delta i en lysande seger!ʺ