Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

اِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُكُمْ اَنْ تُؤَدُّوا الْاَمَانَاتِ اِلٰٓى اَهْلِهَا وَاِذَا حَكَمْتُمْ بَيْنَ النَّاسِ اَنْ تَحْكُمُوا بِالْعَدْلِ اِنَّ اللّٰهَ نِعِمَّا يَعِظُكُمْ بِهِ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ سَمِيعًا بَصِيرًا

inne (a)llahe ye'murukum en tu'eddū l-emānāti ilā ehlihā ve iƶā Hakemtum beyne n-nāsi en teHkumū bi l-ǎdli inne (a)llahe niǐmmā yeǐZukum bihi inne (a)llahe kāne semīǎn beSīran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّinneşüphesiz
2اللّٰهَ(a)llaheAllah
3يَأْمُرُكُمْye'murukumا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmaksize emreder
4اَنْen
5تُؤَدُّواtu'eddūا د يO getirdi veya ulaşmasını/gelmesini/varmasını sağladı, o getirdi/iletti/teslim etti, yerine getirme/ödeme, ödedi/yerine getirdi/beraat ettirdi.vermenizi
6الْاَمَانَاتِl-emānātiا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanemanetleri
7اِلٰٓىilā
8اَهْلِهَاehlihāا ه لsahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlarehline
9وَاِذَاve iƶāve zaman
10حَكَمْتُمْHakemtumح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hükmettiğiniz
11بَيْنَbeyneب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinarasında
12النَّاسِn-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanlar
13اَنْen
14تَحْكُمُواteHkumūح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hükmetmenizi
15بِالْعَدْلِbi l-ǎdliع د لAdil ve hakkaniyetli davranmak, eşitlik ve orantıyla hareket etmek, uygun şekilde düzenlemek, göreli büyüklüğe göre ayarlamak, adaleti tesis etmek, eşit tutmak, eşdeğer ödemek, doğru şekilde düzenlemek, düzeltmek, doğru yoldan sapmak, yan çizmek, yoldan çıkmak. adlun - adalet, hakkaniyet, doğruluk, karşılık, fidye, eşdeğer, tazminat, onun yerine.adaletle
16اِنَّinneşüphesiz
17اللّٰهَ(a)llaheAllah
18نِعِمَّاniǐmmāن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.ne güzel
19يَعِظُكُمْyeǐZukumو ع ظÖğüt vermek, nasihat etmek, vaaz vermek, tavsiyede bulunmak, uyarmak, ödül veya ceza bahsederek kalbi yumuşatması gereken şeyleri hatırlatmak, iyi tavsiye veya öğüt vermek, işlerin sonucunu hatırlatmak, tövbe ve ıslaha yönlendiren öğütler vermek.size öğüt veriyor
20بِهِbihionunla
21اِنَّinnedoğrusu
22اللّٰهَ(a)llaheAllah
23كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
24سَمِيعًاsemīǎnس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakişitendir
25بَصِيرًاbeSīranب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısıgörendir

Tüm mealler

Meal seçin (98 / 98 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki Allah, emânetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adâletle hükmetmenizi emrediyor. Gerçekten de Allah, size ne de güzel öğüt vermede. Şüphe yok ki Allah, her şeyi duyar, görür.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki Allah, emânetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adâletle hükmetmenizi emrediyor. Gerçekten de Allah, size ne de güzel öğüt vermede. Şüphe yok ki Allah, her şeyi duyar, görür.

Abdullah Aydın

Allah, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hüküm verdiğiniz zaman adaleti yerine getirmenizi emreder. Bu Allah'ın güzel bir öğüdüdür. Şüphesiz Allah her şeyi işiten ve görendir.

Adem Uğur

Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi işitici, her şeyi görücüdür.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki Allah emanetleri ehillerine vermenizi ve insanlar arasında adil olarak (herkesin hakkını vererek) hükmetmenizi emreder. Muhakkak Allah bununla size ne güzel öğüt veriyor. Kesinlikle Allah Semi'dir, Basıyr'dir.

Ahmet Davudoğlu

Allah, size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hüküm vermenizi emreder. Gerçekten Allah bununla size ne güzel nasihat veriyor. Şüphesiz Allah, (söylenenleri) işiten, (yaptıklarınızı) görendir.

Ahmet Tekin

Allah size, emanetleri, kamu görevlerini, devlet işlerini, sorumluluk gerektiren meseleleri mutlaka ehline, kabiliyetli, liyâkatli, bilgili, dürüst ve güvenilir kimselere vermenizi, insanlar arasında hakem-hâkim, idareci olduğunuz zaman, adâletle icraat yapmanızı, hüküm vermenizi emrediyor. Allah size ne güzel öğütler veriyor, sorumluluklarınız konusunda sizi uyarıyor. Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir, görür; doğru olanı duyurur, doğruları gösterir.

Ahmet Varol

Allah emanetleri sahiplerine teslim etmenizi ve insanlar arasında hüküm verdiğiniz zaman adaletle hüküm vermenizi emretmektedir. Allah ne güzel öğüt veriyor! Allah duyandır, görendir.

Ali Arslan

Şüphesiz ki Allah, sizlere emanetleri sahiplerine teslim etmeyi emrediyor.

Ali Bulaç

Şüphesiz Allah, size emanetleri ehline (sahiplerine) teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor. Bununla Allah, size ne güzel öğüt veriyor!.. Doğrusu Allah, işitendir, görendir.

Ali Fikri Yavuz

Gerçekten Allah, size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman, adaletle hüküm vermenizi emreder. Hakikaten Allah bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphe yok ki Allah, hükümlerinizi hakkıyle işitici, emanete ait işlerinizi hakkıyle görücüdür.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, Allah, sorumlulukları yetkin olanlara vermenizi ve insanlar arasında yargı verdiğinizde, adaletle yargı vermenizi buyruk veriyor. Allah, bununla, size ne güzel öğüt veriyor. Kuşkusuz, Allah, Duyandır; Görendir.

Arif Pamuk

Gerçekten Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi işitici, her şeyi görücüdür.

Ayntabî Mehmet Efendi

Allahû Tealâ, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında adaletle hükmetmenizi emreder. Allah Teala, bununla size ne güzel nasihat ediyor. Allahü Azîmü'ş-şan (sözlerinizi ve hükümlerinizi) işitici ve (bütün yaptıklarınızı) görücüdür.

Bahaeddin Sağlam

Muhakkak Allah, emanetleri sahiplerine ödemenizi emreder.

Bayraktar Bayraklı

Allah size, mutlaka emanetleri ehil olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah, her şeyi işitendir; her şeyi görendir.

Bekir Sadak

Hic suphesiz Allah size, emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasinda hukmettiginiz zaman adaletle hukmetmenizi emreder. Allah size ne guzel ogut veriyor. suphesiz Allah isitir ve gorur.

Bir Heyet

Gerçekten Allah size, emanetleri ehil olanlara vermenizi emreder.

Celal Yıldırım

Şüphesiz ki Allah emânetleri ehline vermenizi, insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emreder. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt verir! Şüphesiz ki Allah her şeyi işiten ve görendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğütler veriyor. Şüphesiz Allah her şeyi işitmekte, her şeyi görmektedir.

Diyanet İşleri

Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri (eski)

Hiç şüphesiz Allah size, emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz Allah işitir ve görür.

Diyanet Vakfı (1993)

Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi emreder.

Diyanet Vakfi

Allah size, mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz Allah her şeyi işitici, her şeyi görücüdür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Haberiniz olsun ki, Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz vakit adaletle hükmetmenizi emrediyor. Gerçekten Allah size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz ki Allah işiten ve bilendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Haberiniz olsun ki Allah size şunları emrediyor: Emanetleri ehline veresiniz ve insanlar arasında hükmettiğiniz vakıt adaletle hükmedesiniz, hakikat Allah size ne güzel va'z veriyor, şüphesiz ki Allah semi', basir bulunuyor.

Erhan Aktaş

Allah, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi buyurmaktadır. Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi buyurmaktadır. Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, emaneti ehline vermenizi ve insanlar arasında adaletle hükmetmenizi buyurmaktadır. Allah, bununla, size en güzel öğüdü veriyor. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Gören'dir.

Fizilal-il Kuran

Allah size emanetleri, onları taşıyabilecek olanlara yüklemenizi ve insanlar arasında hüküm verirken adalete uygun hüküm vermenizi emreder. Allah size ne güzel öğüt veriyor! Hiç kuşkusuz Allah işiten ve görendir.

Gültekin Onan

Şüphesiz Tanrı, size emanetleri ehline (sahiplerine) teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi buyuruyor. Bununla Tanrı, size ne güzel öğüt veriyor... Doğrusu Tanrı, işitendir, görendir.

Hamdi Döndüren

Hiç kuşkusuz Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman, adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğüt vermektedir! Kuşkusuz Allah, çok iyi işiten, çok iyi görendir.

Hasan Basri Çantay

Şübhesiz ki Allah size emanetleri ehil (ve erbab) ına vermenizi, insanlar arasında hükmetdiğiniz zaman adaletle hükmeylemenizi emreder. Allah bununla size, gerçek, ne güzel öğüd veriyor! Şübhe yok ki Allah (sözlerinizi, hükümlerinizi) hakkıyle işidici, (bütün yapdıklarınızı) hakkıyle görücüdür.

Hasan Tahsin Feyizli

Muhakkak ki Allah size, emanet (ve görev)leri ehline vermenizi emreder.

Hasib Asutay

Şüphesiz Allah size, emanetleri (26) ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Allah, size bununla ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz, Allah hakkıyla işitendir, görendir. (26. Bundan maksat bazılarına göre kamu hizmetleridir.)

Hayrat Neşriyat

Şübhe yok ki Allah size, emânetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hüküm verdiğiniz zaman adâletle hükmetmenizi emreder! Doğrusu Allah, bununla size ne güzel nasîhat veriyor! Şübhesiz ki Allah, Semî' (herşeyi işiten)dir, Basîr (hakkıyla gören)dir.

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

Hiç şüphesiz Allah size, emanetleri ehline teslim etmenizi emreder.

Hüseyin Kaleli

“Şüphesiz ki Allâh size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Muhakkak ki Allâh bununla size ne güzel öğüt veriyor. Elbette Allâh, (hakkıyla) işiten ve görendir.”

İbni Kesir

Şüphesiz ki Allah; size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Gerçekten Allah; bununla size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz ki Allah; Semi', Basir olandır.

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

Muhakkak ki Allah, Kendisine ortak koşulmasını affetmez; bundan başka günahları dilediği kimse için bağıslar. Allah'a ortak koşan ise, pek büyük bir günah ile iftirada bulunmuştur.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emretmektedir. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor! Şüphesiz ki Allah duyandır, görendir.

Muhammed Esed

Allah, size emanet edilen (şey)leri ehil olanlara tevdi etmenizi ve her ne zaman insanlar arasında hüküm verecek olursanız adaletle hükmetmenizi emreder. Allahın size yapılmasını tavsiye ettiği (şey), mutlaka en güzel (şey)dir: Allah, kesinlikle her şeyi işitendir, her şeyi görendir.

Mustafa İslamoğlu

Allah, size emanet edilen şeyleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hüküm verecek olursanız adaletle hüküm vermenizi emrediyor. Allah size ne de güzel öğüt veriyor; zira Allah akıl sır ermez bir biçimde her şeyi işiten, her şeyi görendir.

Nedim Yılmaz

Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hüküm verdiğiniz zaman, adaletle hüküm vermenizi emrediyor. Allah’ın size verdiği bu öğüt ne güzeldir. Allah hakkıyla işitici ve görücüdür.

Ömer Nasuhi Bilmen

Muhakkak Allah Teâlâ size emrediyor ki, emanetleri ehline veriniz ve nâs arasında hükmedince adâletle hükmediniz. Şüphesiz Allah Teâlâ size bununla ne güzel öğüt veriyor. Şüphe yok Allah Teâlâ bihakkın işitici ve bihakkın görücüdür.

Ömer Öngüt

Allah size emanetleri ehil olanlara vermenizi, insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne kadar güzel öğütler veriyor. Şüphesiz ki Allah işitendir, görendir.

Ömer Rıza Doğrul

Allah size emanetleri ehline vermenizi, insanlar arasında hükmederken adaleti gözetleyip onunla hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğütler veriyor. Allah (her yaptığınızı) duyucu ve görücüdür.

Suat Yıldırım

Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adalete uygun tarzda hüküm vermenizi emreder. Allah bununla, size ne de güzel öğüt veriyor! Şüphe yok ki Allah semî ve basîrdir (sözlerinizi de, hükümlerinizi de hakkıyla işitir, bütün yaptıklarınızı hakkıyla görür).

Süleyman Ateş

Allah, size emanetleri ehline vermenizi, insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size böylece ne güzel öğüt veriyor. Doğrusu, Allah işiten, görendir.

Süleymaniye Vakfı

Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah bununla size ne güzel öğüt verir! Allah daima dinleyen ve görendir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğüt verir. Allah dinler ve görür.

Şaban Piriş

Allah, size emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman da adaletle hükmetmenizi emrediyor. Bununla Allah, size ne güzel öğüt veriyor. Doğrusu Allah, işitendir, görendir.

Talat Koçyiğit

Allah, size emanetleri ehline vermenizi emrediyor.

Tefhim-ul Kuran

Hiç şüphe yok Allah, size emanetleri ehline (sahiplerine) teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Bununla Allah, size ne güzel öğüt veriyor!.. Doğrusu Allah, işitendir, görendir.

Ümit Şimşek

Allah size emanetleri ehline vermenizi, insanlar arasında hüküm verdiğinizde de adaletle hükmetmenizi emrediyor. Gerçekten de Allah size ne güzel öğütler veriyor! Şüphesiz ki Allah herşeyi işitir, herşeyi görür.

Yaşar Nuri Öztürk

Şu bir gerçek ki, Allah size emanetleri, onlara ehil olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor. Allah size bu şekilde ne güzel öğüt veriyor. Allah Semi'dir, çok iyi duyar; Basir'dir, çok iyi görür.

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

Allah size emanetleri ehline vermenizi emreder.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Həqiqətən, Allah sizə əmanətləri sahiblərinə qaytarmanızı və insanlar arasında hökm verərkən ədalətlə hökm vermənizi əmr edir. Allahın sizə verdiyi bu öyüd-nəsihət necə də gözəldir! Şübhəsiz ki, Allah Eşidəndir, Görəndir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allah sizə əmanətləri öz sahiblərinə qaytarmanızı və insanlar arasında hökm etdiyiniz zaman ədalətlə hökm etmənizi əmr edir. Həqiqətən, Allahın bununla (belə bir tapşırıqla) sizə verdiyi öyüd necə də gözəldir! Əlbəttə, Allah (hər şeyi) eşidəndir, görəndir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gott befiehlt euch, euch anvertraute Güter ihren Eigentümern zurückzugeben, und wenn ihr unter den Menschen richtet, Gerechtigkeit walten zu lassen. Gott ermahnt zum Besten. Er hört und sieht alles.

Almanca — Der Edle Quran

Allah befiehlt euch, anvertraute Güter ihren Eigentümern (wieder) auszuhändigen und, wenn ihr zwischen den Menschen richtet, in Gerechtigkeit zu richten. Wie trefflich ist das, womit Allah euch ermahnt! Gewiß, Allah ist Allhörend und Allsehend.

Almanca — M. A. Rassoul

Allah befiehlt euch, die anvertrauten Güter ihren Eigentümern zurückzugeben; und wenn ihr zwischen Menschen richtet, nach Gerechtigkeit zu richten. Wahrlich, billig ist, wozu Allah euch ermahnt. Allah ist Allhörend, Allsehend.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, ALLAH gebietet euch, daß ihr die euch anvertrauten Dinge ihren Besitzern zurückgebt, und wenn ihr unter den Menschen richtet, daß ihr mit Gerechtigkeit richtet. Und sicherlich gut ist das, wozu ALLAH euch ermahnt. Gewiß, ALLAH bleibt immer allhörend, allsehend.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Allah commands you to characterize yourselves with habitual reverence, obedience and piety and to restore the property and whatever you hold in trust, be, it from Allah or from people, to those who have the rightful claim to it and or -to those who have invested you with the trust. And exercise justice when you sit in judgement upon people, and be consonant with the principles of moral right and in accordance with reason and fact. Allah enjoins only what is right and sound; how morally excellent is what He exhorts you to do; Allah has always been Sami’un with (unlimited audition), and Bassirun, (He sees all that you do).

Abdul Haleem

God commands you [people] to return things entrusted to you to their rightful owners, and, if you judge between people, to do so with justice: God’s instructions to you are excellent, for He hears and sees everything.

Abdullah Yusuf Ali

Allah doth command you to render back your Trusts to those to whom they are due; And when ye judge between man and man, that ye judge with justice: Verily how excellent is the teaching which He giveth you! For Allah is He Who heareth and seeth all things.

Abul A'la Maududi

Allah commands you to deliver trusts to those worthy of them; and when you judge between people, to judge with justice. Excellent is the admonition Allah gives you. Allah is All-Hearing, All-Seeing.

Aisha Bewley

Allah commands you to return to their owners the things you hold on trust and, when you judge between people, to judge with justice. How excellent is what Allah exhorts you to do! Allah is All-Hearing, All-Seeing.

Al-Hilali & Khan

Verily! Allâh commands that you should render back the trusts to those to whom they are due; and that when you judge between men, you judge with justice. Verily, how excellent is the teaching which He (Allâh) gives you! Truly, Allâh is Ever All-Hearer, All-Seer.

Ali Quli Qarai

Indeed Allah commands you to deliver the trusts to their [rightful] owners, and, when you judge between people, to judge with fairness. Excellent indeed is what Allah advises you. Indeed Allah is all-hearing, all-seeing.

Amatul Rahman Omar

Surely, Allâh commands you to make over the trusts (such as the affairs of the state) to those who are competent to it, and that when you judge between the people you should judge with justice. That which Allâh exhorts you to do is best indeed. Allâh is All-Hearing, All-Seeing.

Arthur John Arberry

God commands you to deliver trusts back to their owners; and when you judge between the people, that you judge with justice. Good is the admonition God gives you; God is All-hearing, All-seeing.

Bijan Moeinian

God hereby orders you to return what people have trusted you with back to them. If you have to judge in a case, do with the utmost justice. See how excellent the teachings of the Lord are. Never forget that God hears [whatever you say] and sees [whatever you do.]

E. Henry Palmer

Verily, God bids you pay your trusts to their owners, and when ye judge between men to judge with justice. Verily, God, excellent is what He admonishes you with; verily, God both hears and sees.

Edip-Layth

God orders you to delegate the responsibilities to those who are qualified. If you judge between the people, then you shall judge with justice. It is always the best that God prescribes for you. God is Hearer, Seer.

George Sale

Moreover God commandeth you to restore what ye are trusted with, to the owners; and when ye judge between men, that ye judge according to equity: And surely an excellent virtue it is to which God exhorteth you; for God both heareth and seeth.

Hamid S. Aziz

Verily, Allah bids you repay your trusts to their owners, and when you judge between men to judge with justice. Verily, excellent is what He admonishes you; verily, for Allah is both Hearer and Seer.

Mahmoud Ghali

Surely Allah commands you to pay deposits back to their qualified family (i. e. the owners) and, when you judge among mankind, that you judge with justice. How favorable is that to which Allah surely admonishes you; surely Allah has been Ever-Hearing, Ever-Beholding.

Marmaduke Pickthall

Lo! Allah commandeth you that ye restore deposits to their owners, and, if ye judge between mankind, that ye judge justly. Lo! comely is this which Allah admonisheth you. Lo! Allah is ever Hearer, Seer.

Mohamed Ahmed - Samira

God enjoins that you render to the owners what is held in trust with you, and that when you judge among the people do so equitably. Noble are the counsels of God, and God hears all and sees everything.

Muhammad Asad

BEHOLD, God bids you to deliver all that you have been entrusted with unto those who are entitled thereto, and whenever you judge between people, to judge with justice. Verily, most excellent is what God exhorts you to do: verily, God is all-hearing, all-seeing!

Mustafa Khattab

Indeed, Allah commands you to return trusts to their rightful owners;[1] and when you judge between people, judge with fairness. What a noble commandment from Allah to you! Surely Allah is All-Hearing, All-Seeing.

Progressive Muslims

God orders you to deliver anything you have been entrusted with to its owners. And if you judge between the people, then you shall judge with justice. It is always the best that God prescribes for you. God is Hearer, Seer.

Sahih International

Indeed, Allah commands you to render trusts to whom they are due and when you judge between people to judge with justice. Excellent is that which Allah instructs you. Indeed, Allah is ever Hearing and Seeing.

Sam Gerrans

God commands you that you deliver up trusts to their owners; and when you judge between men, that you judge with justice. Excellent is what God admonishes you to do; God is hearing and seeing.

Shabbir Ahmed

Allah Commands you to entrust your offices to those who are capable, competent and sincere. They shall rule and judge equitably. Give your trusts to whom they belong. The Enlightenment from Allah is a blessing for you. He is Hearer, Seer of all that transpires in the Universe and in your society.

Syed Vickar Ahamed

Allah commands you to fulfill your trusts to those to whom they (your trusts) are due; And when you judge between man and man, that you judge with justice. Surely how excellent is the teaching that He (Allah) gives you! Surely, Allah is All Hearing (Sami’), All Seeing (Baseer).

Taqi Usmani

Surely, Allah commands you to deliver trusts to those entitled to them, and that, when you judge between people, judge with justice. Surely, excellent is the exhortation Allah gives you. Surely, Allah is All-Hearing, All-Seeing.

The Monotheist Group

God orders you to deliver anything you have been entrusted with to its owners. And if you judge between the people, then you shall judge with justice. It is always the best that God prescribes for you. God is Hearer, Seer.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Certes, Allah vous commande de rendre les dépôts à leurs ayants-droit, et quand vous jugez entre des gens, de juger avec équité. Quelle bonne exhortation quʹAllah vous fait! Allah est, en vérité, Celui qui entend et qui voit tout.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman Xwedê emr li we dike ku hûn emanetan (spareyan) bidin xwediyên wan û dema we di navbera mirovan de hukim kir bi dadî (edaletî) hukim bikin. Bêguman ev çi xweş şîret e ku (Xwedê) li we dike! Bêguman Xwedê bihîzer e, bîner e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

God beveelt jullie in bewaring gegeven goederen aan de rechthebbenden te overhandigen en, wanneer jullie tussen de mensen oordelen, dat jullie rechtvaardig oordelen. Hoe goed is het toch, waarmee God jullie aanspoort. God is horend en doorziend.

Hollandaca — Salomo Keyzer

God beveelt u, den eigenaars terug te geven wat gij van hen onder uwe bewaring hebt, en als gij tusschen menschen richt, dat gij eerlijk zult richten. En waarlijk, het is eene schoone deugd die God u aanbeveelt; want God hoort en ziet alles.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, Allah gebiedt jullie de toevertrouwde (zaken) aan haar eigenaren te geven, en wanneer jullie tussen de mensen oordelen, oordeel dan met rechtvaardigheid. Voorwaar, Allah onderwijst jullie hiermee op de beste wijze. Voorwaar, Allah is Alhorend. Alziend.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, Аллах повелевает вам возвращать доверенное имущество владельцам его и, (также Он повелевает) когда вы судите среди людей, то судить по справедливости. Ведь Аллах – как прекрасно то, чем Он увещает вас! Поистине, Аллах – слышащий (и) видящий!

Rusça — Osmanov

Воистину, Аллах велит вам возвращать владельцам имущество, которое было отдано вам на хранение; [велит] судить по справедливости, когда вы судите [тяжущихся]. Как прекрасно то, чем увещевает вас Аллах! Воистину, Аллах - слышащий, видящий.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

GUD befaller er att till den rättmätige ägaren återlämna det som ni fått er anförtrott och att, när ni dömer mellan människor, döma rättvist. Gott, ja, förträffligt är det som Gud förmanar er till. Gud hör allt, ser allt.