Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden, yanınızda bulunanı (Tevrat'ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur'an'a) iman edin. Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.
يَاأَيُّهَا الَّذِينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ اٰمِنُوا بِمَا نَزَّلْنَا مُصَدِّقًا لِمَا مَعَكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَطْمِسَ وُجُوهًا فَنَرُدَّهَا عَلٰٓى اَدْبَارِهَٓا اَوْ نَلْعَنَهُمْ كَمَا لَعَنَّا اَصْحَابَ السَّبْتِ وَكَانَ اَمْرُ اللّٰهِ مَفْعُولًا
yā eyyuhā (e)lleƶīne ūtū l-kitābe āminū bimā nezzelnā muSaddiḳan li mā meǎkum min ḳabli en neTmise vucūhen fe neruddehā ǎlā edbārihā ev nel'ǎnehum ke mā leǎnnā eSHābe s-sebti ve kāne emru (a)llahi mef'ǔlen
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey kendilerine kitap verilenler, yüzlerinizi mahvedip eski haline getirmeden, yahut cumartesi gününü tanıyanlara lânet ettiğimiz gibi size de lânet etmeden, sizdeki kitabı da gerçeklemek üzere indirdiğimiz kitaba inanın ve Allah'ın emri, mutlaka yerine gelecek.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ey kendilerine kitap verilenler, yüzlerinizi mahvedip eski haline getirmeden, yahut cumartesi gününü tanıyanlara lânet ettiğimiz gibi size de lânet etmeden, sizdeki kitabı da gerçeklemek üzere indirdiğimiz kitaba inanın ve Allahʼın emri, mutlaka yerine gelecek.
Adem Uğur
Ey ehl-i kitap! Biz, birtakım yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevirmeden, yahut onları, cumartesi adamları gibi lânetlemeden önce (davranarak), size gelenleri doğrulamak üzere indirdiğimize (Kitab'a) iman edin; Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.
Ahmed Hulusi
Ey kendilerine hakikat bilgisi verilenler, yüzleri silerek enselere döndürmeden (ilminizi silip eski sapıklığa döndürmeden) veya Cumartesi hürmetini yerine getirmeyenleri lanetlediğimiz gibi sizleri lanetlemeden önce, gelin iman edin size inzal ettiğimiz, beraberinizdeki hakikat ilmini tasdik edene (Kuran'a). . . Allah hükmü yerine gelmiştir.
Ahmet Tekin
Ey kendilerine verilen kutsal kitapların hükmünce sorumlu tutulanlar! Biz, bir takım yüzleri silip, arkalarına çevirmeden, yahut onları, Cumartesi yasağını çiğneyenleri, yahudileri lânetlediğimiz gibi lânetlemeden önce, elinizdeki mevcut doğru bilgileri tasdik etmek üzere indirdiğimize, Kur’ân’a iman edin. Allah’ın planı mutlaka gerçekleşecektir.
Ahmet Varol
Ey kendilerine kitap verilenler! Bazı yüzleri düzleyip arkalarına döndürmemizden yahut Cumartesi gününe saygı göstermeyenleri lanetlediğimiz gibi şunları da lanetlemeden önce sizin yanınızda olanı doğrulayıcı olarak gönderdiğimize iman edin. Allah'ın emri her zaman yerine getirilir.
Ali Bulaç
Ey kendilerine kitap verilenler birtakım yüzleri silip de arkalarına çevirmeden ya da cumartesi adamlarını (o gün yasağı çiğneyenleri) lanetlediğimiz gibi onları da lanetlemeden evvel, yanınızdakini (Tevrat ve İncil'i) doğrulayıcı olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Allah'ın emri yapılagelmiştir.
Ali Fikri Yavuz
Ey kendilerine kitap verilenler! İndirdiğimiz Kur’âna iman edin ki, o, beraberinizde olan Tevrat’ı (Tevhîd hususunda) tasdik edicidir; hem biz bir takım yüzleri silipte enselerine çevirmezden veya SEBT ASHABI’na (cumartesi gününe saygı göstermiyen Yahudilere) yaptığımız lânet gibi, onları lânetlemezden önce iman edin. Allah’ın (azâb) emri olagelmiştir.
Ali Rıza Safa
Ey kitap verilenler! Yüzleri silip ters çevirmeden veya Cumartesi yoldaşlarını lanetlediğimiz gibi onları da lanetlemeden önce, yanınızda olanı doğrulayan, indirdiğimize inanın. Çünkü Allah'ın buyruğu yerine gelecektir.
Bayraktar Bayraklı
Ey kitap ehli! Biz, birtakım yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevirmeden, yahut onları Cumartesi adamları gibi lanetlemeden önce, size gelenleri doğrulamak üzere indirdiğimize iman ediniz; Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.
Bekir Sadak
Ey Kitab verilenler! Yuzleri silip arkaya cevirerek enseler gibi dumduz yapmadan, yahut cumartesi gunculeri lanetledigimiz gibi lanetlemeden once, elinizdeki Kitab'i tasdik ederek indirdigimiz Kuran'a inanin; Allah'in emri daima yapilagelmistir.
Celal Yıldırım
Ey kendilerine kitap verilenler ! Beraberinizdeki kitabı tasdîk ettiği halde indirdiğimiz bu Kitab (Kur'ân)a, biz henüz bir takım yüzleri belirsiz hale getirip enselerine çevirmeden veya Cumartesi (hürmetini çiğneyen) kimseleri lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden önce imân edin. Allah'ın emri mutlaka yerine gelir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Ey Ehl-i kitap! Biz birtakım yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevirmeden yahut cumartesi yasaklarını çiğneyen kimseleri lânetlediğimiz gibi onları da lânetlemeden önce, sizdekini doğrulamak üzere indirdiğimiz kitaba iman edin. Allah’ın emri mutlaka yerine gelecektir.
Diyanet İşleri
Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden, yanınızda bulunanı (Tevrat'ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur'an'a) iman edin. Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.
Diyanet İşleri (eski)
Ey Kitap verilenler! Yüzleri silip arkaya çevirerek enseler gibi dümdüz yapmadan, yahut cumartesi güncüleri lanetlediğimiz gibi lanetlemeden önce, yanınızdakini tasdik ederek indirdiğimiz Kuran'a inanın; Allah'ın emri daima yapılagelmiştir.
Diyanet Vakfi
Ey ehl-i kitap! Biz, birtakım yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevirmeden, yahut onları, cumartesi adamları gibi lânetlemeden önce (davranarak), size gelenleri doğrulamak üzere indirdiğimize (Kitab'a) iman edin; Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Ey kendilerine kitap verilenler! Gelin yanınızda bulunan (Tevrat)ı tasdik etmek üzere indirdiğimiz bu kitaba iman edin. Biz birtakım yüzleri silip de enselerine çevirmeden yahut cumartesi halkını (yahudileri) lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden önce iman edin. Yoksa Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ey kendilerine kitap verilenler, gelin o beraberinizdekini doğrulamak üzere indirdiğimiz bu kitaba, biz bir takım yüzleri silip de enselerine çevirmeden veya onları cumartesi yasağını çiğneyenleri lanetlediğimiz gibi, lanetlemeden önce iman edin! Yoksa Allah'ın emri daima yerine gelmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey o kendilerine kitab verilenler! Gelin o beraberinizdekini tasdıklamak üzere indirdiğimiz bu kitaba iyman edin biz bir takım yüzleri silib de enselerine çevirmezden veya onlar, eshab-ı Sebti la'netlediğimiz gibi la'netlemezden evvel, yoksa Allahın emri fi'le çıkarılagelmiştir.
Erhan Aktaş
Ey kendilerine Kitap verilenler! Bazı yüzlerin azalarını silip, arkaları gibi dümdüz yapmadan veya Cumartesi yasağını çiğneyenleri lanetlediğimiz gibi sizi de lanetlemeden önce yanınızda bulunanı, doğrulayıcı olarak indirdiğimize iman edin. Zira Allah'ın hükmü mutlaka gerçekleşir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ey kendilerine kitap verilenler! Bazı yüzlerin azalarını silip, arkaları gibi dümdüz yapmadan veya Cumartesi yasağını çiğneyenleri lanetlediğimiz gibi sizi de lanetlemeden önce yanınızda bulunanı, doğrulayıcı olarak indirdiğimize iman edin. Zira Allah'ın hükmü mutlaka gerçekleşir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ey kendilerine kitap verilenler! Bazı yüzlerin azalarını silip, arkaları gibi dümdüz yapmadan veya cumartesi yasağını çiğneyenleri lanetlediğimiz gibi sizi de lanetlemeden önce yanınızda bulunanı, doğrulayıcı olarak indirdiğimize iman edin. Zira Allah'ın hükmü mutlaka gerçekleşir.
Fizilal-il Kuran
Ey kendilerine kitap verilenler, biz bazı yüzleri çarpıtıp ense taraflarına döndürmeden ya da Cumartesi yasağını çiğneyenleri lânetlediğimiz gibi lânetlemeden elinizdeki kitabı onaylayıcı olarak indirdiğimiz Kur'an'a iman ediniz. Yoksa Allah'ın emri her zaman kesinlikle yerine gelir.
Gültekin Onan
Ey kendilerine kitap verilenler birtakım yüzleri silip de arkalarına çevirmeden ya da cumartesi adamlarını [o gün yasağı çiğneyenleri] lanetlediğimiz gibi onları da lanetlemeden evvel yanınızdakini [Tevrat ve İncil'i] doğrulayıcı olarak indirdiğimize (Kuran'a) inanın. Tanrı'nın buyruğu yapılagelmiştir.
Hamdi Döndüren
Ey kendilerine kitap verilenler! Biz, birtakım yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevirmeden yahut onları cumartesi adamları gibi lânetlemeden önce, size gelenleri doğrulamak üzere indirdiğimize (Kitab’a) iman edin. Çünkü Allah’ın buyruğu mutlaka yerine gelir.
Hasan Basri Çantay
Ey kendilerine kitab verilenler, nezdinizdeki (kitab) ları tasdıyk edici (doğrultucu) olmak üzere indirdiğimiz (Kur'an-ı kerim) e — biz bir takım yüzleri silib ve belirsiz edip de enselerine çevirmezden, yahud cumartesi yaranına etdiğimiz la'net gibi kendilerini de la'netlemezden evvel — iman edin. Allahın emri yerine gelecekdir.
Hasib Asutay
Ey kendilerine kitap verilenler! Biz, bazı yüzleri silip arkalarına döndürmeden ya da cumartesi yasağını çiğneyenleri (Yahudileri) lânetlediğimiz gibi, onları da lânetlemeden önce yanınızdakini (Tevrat'ı), tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) inanın. Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.
Hayrat Neşriyat
Ey kendilerine kitab verilenler! Birtakım yüzleri (tanınmayacak hâle getirerek) silip, enselerine (benzer bir hâle) döndürmemizden veya onları, Cumartesi ehlini lâ'netlediğimiz gibi lâ'netlemeden önce, berâberinizde olanı (Tevrât’ı) tasdîk edici olarak indirdiğimize(Kur’ân’a) îmân edin! Allah’ın emri ise (mutlaka) yerine gelecektir.
İbni Kesir
Ey kitab verilenler; Biz bir takım yüzleri silip de enselerine çevirmezden veya onları Ashab-ı Sebit'i la'netlediğimiz gib la'netlemezden önce, gelin de elinizdekini doğrulayıcı olarak indirdiğimize iman edin. Allahın emri daima yapılagelmiştir.
Mehmet Okuyan
Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silerek arkalarına çevirmeden veya onları Cumartesi (yasağını çiğneyen) halk gibi lanetlemeden önce, elinizdekini (Tevrat’ın aslını) doğrulayıcı olarak indirdiğimize (Kur’an’a) iman edin! (Çünkü) Allah’ın emri yerine getirilmiştir.
Muhammed Esed
Siz ey (geçmişte) kendilerine vahiy bahşedilmiş olanlar! (Şimdi), sahip olduğunuz (hakikati) tasdik edici olarak indirdiğimiz vahye inanın ki ümitlerinizi boşa çıkarmayalım ve onları sona erdirmeyelim, tıpkı Sebti ihlal eden o toplumu lanetlediğimiz gibi; zira Allahın irade ettiği şey mutlaka icra edilir.
Mustafa İslamoğlu
Siz ey önceki vahiylerin müntesipleri! Sizdekini tasdik edici olarak indirdiğimiz vahye inanın ki, (geleceğe yönelik) umutlarınızı söndürüp yüzlerinizi geçmişe döndürmeyelim; ya da Cumartesi yasağını çiğneyen topluluğu lanetlediğimiz gibi lanetlemeyelim; zira Allah'ın iradesi mutlaka gerçekleşir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ey kendilerine kitap verilmiş olanlar! Sizin beraberinizde bulunanı musaddık olarak indirmiş olduğumuza imân ediniz, Biz birtakım yüzleri silip de enselerine çevirmemizden veya Ashâb-ı Sebt'e lânet ettiğimiz gibi onlara lânet etmemizden evvel. Ve Allah Teâlâ'nın emri, vaki bulunmaktadır.
Ömer Öngüt
Ey ehl-i kitap! Biz bir takım yüzleri silip dümdüz ederek enselerine çevirmezden veya onları Ashab-ı sebt'i (Cumartesi gününe saygı göstermeyen yahudileri) lânetlediğimiz gibi lânetlemezden önce, gelin o elinizdekini doğrulayıcı olarak indirdiğimize iman edin. Allah'ın emri mutlaka yerine gelir.
Suat Yıldırım
Ey kendilerine daha önce kitap verilen Ehl-i kitap! Yanınızdaki kitapları tasdik etmek üzere indirdiğimiz bu kitaba da iman edin. İman edin: enseleriniz nasıl dümdüz ise bazılarınızın yüzlerini bir darbe ile gözden, ağızdan, azalardan ederek dümdüz hale getirmeden, veya Ashab-ı sebte yaptığımız gibi lânet etmeden! Allah’ın emri mutlaka yerine gelir.
Süleyman Ateş
Ey Kitap verilenler, biz bazı yüzleri, silip arkalarına döndürmeden, ya da Cumartesi adamlarını la'netlediğimiz gibi onları da la'netlemeden önce, yanınızdakini doğrulayıcı olarak indirdiğimiz(Kur'an)a inanın. Allah'ın buyruğu yapılır.
Süleymaniye Vakfı
Ey kendilerine kitap verilenler! Yanınızda olanı tasdik edici özellikte indirdiğimize (Kur'an'a) inanıp güvenin. Bunu, itibarınızı yok edip sizi, yüzünüze bakılmaz hale getirmeden veya iş bırakma /şabat emrini çiğneyen ahaliyi lanetlediğimiz /dışladığımız gibi sizi de lanetlemeden önce yapın. Allah'ın kuralı daima uygulanır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Ey kendilerine Kitap verilenler! Sizin yanınızda olan Kitabı tasdik eden bu Kitaba inanıp güvenin. Yoksa itibarınızı yok eder, sizi yüzsüz hale getiririz. Yahut cumartesi yasağını çiğneyen ahaliyi dışladığımız (lanetlediğimiz) gibi siz de dışlarız. Allah'ın emri yerine gelir.
Şaban Piriş
Ey kitap verilenler! Bazı yüzleri silip, arkalarına çevirmeden ya da onları da cumartesi yasağını ihlal edenleri lanetlediğimiz gibi, sizi de lanetlemeden önce yanınızdaki (kitabı) tasdik ederek indirdiğimize iman edin. Allah'ın emri yapılagelmiştir.
Tefhim-ul Kuran
Ey kitap verilenler, yanınızdakini doğrulayıcı olarak indirdiğimiz Kitab'a inanın. Bazı yüzleri silip arkalarına döndürmeden ya da cumartesi adamlarını lanetlediğimiz gibi onları da lânetlemeden önce buna inanın. Hatırlayın ki Allah'ın emri daima yapılagelmiştir.
Ümit Şimşek
Ey Kitap Ehli! Biz bir kısım yüzleri dümdüz edip de tersine çevirmeden ve Cumartesi yasağını ihlâl edenleri lânetlediğimiz gibi onları da lânetlemeden önce, sizin yanınızdaki kitabı doğrulamak üzere indirdiğimiz kitaba da iman edin. Yoksa, Allah'ın emrettiği şey mutlaka yerine gelir.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey kendilerine kitap verilenler! Biz bir takım yüzleri silip arkalarına çevirmeden, yahut Cumartesi Ashabı'nı lanetlediğimiz gibi onları da lanetlemeden önce, yanınızda bulunanı tasdikleyici olarak indirdiğimize inanın. Allah'ın emri yerine getirilmiş olacaktır.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Ey Kitab verilmişlər! Üzləri sıyırıb dümdüz edərək arxalarına çevirməmişdən, yaxud şənbə əhlini lənətlədiyimiz kimi onları da lənətləməmişdən öncə yanınızda olanı təsdiqləyici kimi nazil etdiyimizə (Qurana) iman gətirin! Allahın əmri mütləq yerinə yetəcəkdir.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Ey kitab verilmiş kimsələr! Bəʼzi üzləri tanınmaz hala salıb ənsələrinə (arxalarına) çevirməmişdən və şənbə gününün hörmətinini saxlamayanlara (əshabus-səbtə) etdiyimiz kimi, onlara da ləʼnət etməmişdən əvvəl əlinizdə olanı (Tövratı) təsdiqləyən olaraq nazil etdiyimizə (Qurʼana) iman gətirin! Allahın əmri mütləq yerinə yetəcəkdir!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Ihr Schriftbesitzer! Glaubt an die von Uns herabgesandte Offenbarung, die bestätigt, was ihr bereits bekommen habt, bevor euch eine Strafe trifft, die manch einem das Gesicht verwischt und es nach hinten kehrt! Oder Wir verdammen die Trotzigen, wie Wir einst die verdammt haben, die den Sabbat nicht einhielten. Gottes Wille geschieht ganz gewiß.
Almanca — Der Edle Quran
O ihr, denen die Schrift gegeben wurde, glaubt an das, was Wir offenbart haben, das zu bestätigen, was euch (bereits) vorliegt, bevor Wir Gesichter auslöschen und nach hinten versetzen oder sie verfluchen, wie Wir die Sabbatleute verfluchten. Allahs Anordnung wird (stets) ausgeführt.
Almanca — M. A. Rassoul
O ihr, denen die Schrift gegeben wurde, glaubt an das, was Wir herabgesandt haben und welches das bestätigt, was euch schon vorliegt, bevor Wir manche Gesichter vernichten und sie auf ihre Rücken werfen oder sie verfluchen, wie Wir die Sabbatleute verfluchten. Und Allahs Befehl wird mit Sicherheit ausgeführt.
Almanca — Muhammad Zaidan
Ihr, denen die Schrift zuteil wurde! Verinnerlicht den Iman an das, was WIR hinabgesandt haben als Bestätigung dessen, was ihr habt, bevor WIR (Konturen) von Gesichtern verwischen und diese ihren Hinterköpfen gleich machen oder sie verfluchen, wie WIR diejenigen vom Sabbat verflucht haben. Und ALLAHs Entscheidung wird immer umgesetzt.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
O you to whom the Book had been given -Ahl al-Kitab-: Give credence to the Book -the Quran- We have revealed to Our Messenger Muhammad, corroborating and authoritatively validating the authentic Book AL-Tawrah you hold in possession, before We expunge faces, and wipe out their features beyond recognition and eclipse their splendour, or afflict you with such evils as indicate divine wrath and a malignant fate just as We had cursed those who broke the Sabbath Allah's. command has always come to pass.
Abdul Haleem
People of the Book, believe in what We have sent down to confirm what you already have before We wipe out [your sense of ] direction, turning you back, or reject you, as We rejected those who broke the Sabbath: God’s will is always done.
Abdullah Yusuf Ali
O ye People of the Book! believe in what We have (now) revealed, confirming what was (already) with you, before We change the face and fame of some (of you) beyond all recognition, and turn them hindwards, or curse them as We cursed the Sabbath-breakers, for the decision of Allah Must be carried out.
Abul A'la Maududi
O you who have been granted the Book! Do believe in what We have (now) revealed, which confirms the revelation which you already possess. Do this before We alter countenances, turning them backwards, or lay a curse upon them as We cursed the Sabbath-men. Bear in mind that Allah's command is done.
Aisha Bewley
You who have been given the Book! have iman in what We have sent down confirming what is with you, before We obliterate faces, turning them inside out, or We curse you as We cursed the Companions of the Sabbath. Allah’s command is always carried out.
Al-Hilali & Khan
O you who have been given the Scripture (Jews and Christians)! Believe in what We have revealed (to Muhammad صلى الله عليه وسلم) confirming what is (already) with you, before We efface faces (by making them like the back of necks; without nose, mouth) and turn them hindwards, or curse them as We cursed the Sabbath-breakers[1]. And the Commandment of Allâh is always executed.[2]
Ali Quli Qarai
O you who were given the Book! Believe in what We have sent down confirming what is with you, before We blot out the faces and turn them backwards, or curse them as We cursed the People of the Sabbath, and Allah’s command is bound to be fulfilled.
Amatul Rahman Omar
O you who have been given the Scripture! believe in (the Qur'ân) which We have now revealed fulfilling such (prophecies) as you have, before We make extinct and destroy some of your leaders and deprive them of their glory or We condemn them as We condemned the people of the Sabbath (breakers); and (remember) the decree of Allâh is bound to be executed.
Arthur John Arberry
You who have been given the Book, believe in what We have sent down, confirming what is with you, before We obliterate faces, and turn them upon their backs, or curse them as We cursed the Sabbath-men, and God's command is done.
Bijan Moeinian
God, hereby, is calling upon the people of the Scriptures to believe in this Book, sent down now, which confirms [the divine source of the existing] Scriptures. They better do so, before God changes the faces and the fames of some of them beyond all recognition or lay a curse on them the same way that He dealt with those who did not obey His Law of the Sabbath. Know that the decision of God must be carried out.
E. Henry Palmer
O ye who have been given the Book! believe in what we have revealed, confirming what ye had before; ere we deface your faces and turn them into hinder parts, or curse you as we cursed the fellows of the Sabbath when God's command was done.
Edip-Layth
O you who have received the book, acknowledge what We have sent down authenticating what is with you, before We cast down faces and turn them on their backs or curse them as the people of the Sabbath were cursed. God's will is always done.
George Sale
O ye to whom the scriptures have been given, believe in the revelation which we have sent down, confirming that which is with you; before we deface your countenances, and render them as the back parts thereof; or curse them, as we cursed those who transgressed on the sabbath day; and the command of God was fulfilled.
Hamid S. Aziz
O you who have been given the Book! Believe in what We have revealed, confirming what you had before; ere we deface your faces and turn them into hinder parts, or curse you as we cursed the Sabbath-breakers. The command of Allah's is always done.
Mahmoud Ghali
O you who were brought the Book, believe in what We have been sending down sincerely (verifying) what is with you, before We obliterate faces, (and) so turn them upon their backs, (Literally: hind parts) or curse them as We cursed the Sabbathmen; (i. e. the Sabbath-breakers) and the Command of Allah has (to be) performed.
Marmaduke Pickthall
O ye unto whom the Scripture hath been given! Believe in what We have revealed confirming that which ye possess, before We destroy countenances so as to confound them, or curse them as We cursed the Sabbath-breakers (of old time). The commandment of Allah is always executed.
Mohamed Ahmed - Samira
O people of the Book, believe in what We have revealed, which confirms what is already with you before We disfigure your visages and turn your faces about and curse you, as We did with those who had broken the Sabbath; and what God decrees comes to pass.
Muhammad Asad
O you who have been granted revelation [aforetime]! Believe in what We have [now] bestowed from on high in confirmation of whatever [of the truth] you already possess, lest We efface your hopes and bring them to an end - just as We rejected those people who broke the Sabbath: for God's will is always done.
Mustafa Khattab
O you who were given the Book! Believe in what We have revealed—confirming your own Scriptures—before We wipe out ˹your˺ faces, turning them backwards, or We condemn the defiant as We did to the Sabbath-breakers.[1] And Allah’s command is always executed!
Progressive Muslims
O you who have received the Scripture, believe in what We have sent down authenticating what is with you, before We cast down faces and turn them on their backs or curse them as the people of the Sabbath were cursed. And God's will is always done.
Sahih International
O you who were given the Scripture, believe in what We have sent down [to Muúammad], confirming that which is with you, before We obliterate faces and turn them toward their backs or curse them as We cursed the sabbath-breakers. And ever is the decree of Allah accomplished.
Sam Gerrans
O those given the Writ: believe in what We sent down confirming what is with you before We erase faces and turn them towards their backs, or curse them as We cursed the companions of the Sabbath; and the command of God is carried out.
Shabbir Ahmed
O You unto whom the Scripture was given! Reflect and believe in what We have revealed, that confirms the truth that you already possess, lest We efface your hopes and bring them to an end. Just as We rejected those people who broke the Sabbath. (You will lose your identity by getting scattered in the earth). Allah's Command is always done.
Syed Vickar Ahamed
O you People of the Book! Believe in what We have (now) revealed, reassuring what was (already) with you, before We change the faces and fame of some (of you) beyond all recognition, and turn them backwards, or curse them as We cursed the Sabbath-breakers, for the decision of Allah must be carried out.
Taqi Usmani
O you who have been given the Book, believe in what We have revealed confirming what is with you, before We rub off faces and turn them shaped like their backs, or lay a curse upon them, as We cursed the People of the Sabbath. Whatever Allah orders is destined to occur.
The Monotheist Group
O you who have received the Book, believe in what We have sent down authenticating what is with you, before We cast down faces and turn them on their backs or curse them as the people of the Sabbath were cursed. And the will of God is always done.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
O vous à qui on a donné le Livre, croyez à ce que Nous avons fait descendre, en confirmation de ce que vous aviez déjà, avant que Nous effacions des visages et les retournions sens devant derrière, ou que Nous les maudissions comme Nous avons maudit les gens du Sabbat. Car le commandement dʹAllah est toujours exécuté.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Hey gelî yên ku kitêb ji wan re hatiye dayîn! Berî ku em hinek rûyan misêwayî hev bikin, vêca em wan pêşpaşkî bizîvirînin, yan jî wekî ku me xwediyên (nêçîra) roja şemiyê (sebtê) mesix kirin, em wan jî mesix bikin, bi wehya ku me hinartiye bawerî bînin ku ew rastdêr e ji bo wehya (Tewrata) digel we, muheqeq fermana Xwedê her dê bête cih.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Jullie aan wie het boek gegeven is! Gelooft in wat Wij hebben neergezonden ter bevestiging van wat jullie al hebben, voordat Wij gezichten weghalen en aan hun achterkant weer aanbrengen of hen vervloeken, zoals Wij hen van de sabbat vervloekt hebben. Gods beschikking wordt uitgevoerd.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Gij, aan wie de schriften zijn gegeven, gelooft aan hetgeen God u heeft nedergezonden, om uwe geheiligde boeken te bevestigen, alvorens wij de trekken van uwe aangezichten uitwisschen, en die elders heen wenden, of u vervloeken, zoo als wij hen vervloekten, die den sabbathdag schonden, en het bevel van God was volvoerd.
Hollandaca — Siregar
O jullie die de Schrift is gegeven! Gelooft in wat Wij jullie hebben neergezonden, als een bevestiging van wat jullie reeds van vroeger hebben, voordat Wij gezichten verminken en op hun achterkant aanbrengen, of Wij hen vervloeken zoals Wij de (overtredende) deelnemers aan de Sabbath vervloekten. En de beschikking van Allah wordt uitgevoerd.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
О вы, которым даровано Писание! Уверуйте в то [в Коран], что Мы ниспослали для подтверждения истинности того, что есть у вас [Торы], прежде чем Мы сотрем лица и обратим [повернем] их назад или проклянем их [тех, кто сеет беспорядок] (превратив их в свиней и обезьян), как прокляли нарушителей субботы [иудеев, которые занимались ловлей рыбы в субботу, нарушая запрет Аллаха]. И (ведь) веление Аллаха исполняется (всегда)!
Rusça — Osmanov
О вы, кому [ранее] было даровано Писание! Уверуйте в то, что Мы ниспослали [теперь] в подтверждение того, что было у вас, пока Мы не искоренили ваши намерения и не положили им конец, пока Мы не прокляли вас, как прокляли тех, кто нарушил субботу. Веление Аллаха неотвратимо!
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Efterföljare av äldre tiders uppenbarelser! Tro på vad Vi (nu) har uppenbarat med bekräftelse av den (sanning) som (redan) är i er hand, innan Vi utplånar anletsdragen (hos de främsta) och förvisar dem bakerst (i ledet) eller fördömer dem som Vi fördömde sabbatsbrytarna. - Vad Gud vill måste ske.