(150-151) Şüphesiz, Allah'ı ve peygamberlerini inkar edenler, Allah'a inanıp peygamberlerine inanmayarak ayrım yapmak isteyenler, "(Peygamberlerin) kimine inanırız, kimini inkar ederiz" diyenler ve böylece bu ikisinin (imanla küfrün) arasında bir yol tutmak isteyenler var ya; işte onlar gerçekten kafirlerdir. Biz de kafirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.

اِنَّ الَّذِينَ يَكْفُرُونَ بِاللّٰهِ وَرُسُلِهِ وَيُرِيدُونَ اَنْ يُفَرِّقُوا بَيْنَ اللّٰهِ وَرُسُلِهِ وَيَقُولُونَ نُؤْمِنُ بِبَعْضٍ وَنَكْفُرُ بِبَعْضٍ وَيُرِيدُونَ اَنْ يَتَّخِذُوا بَيْنَ ذٰلِكَ سَبِيلًا اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ حَقًّا وَاَعْتَدْنَا لِلْكَافِرِينَ عَذَابًا مُهِينًا

inne (e)lleƶīne yekfurūne bi(a)llahi ve rusulihi ve yurīdūne en yuferriḳū beyne (a)llahi ve rusulihi ve yeḳūlūne nu'minu bi beǎ'Din ve nekfuru bi beǎ'Din ve yurīdūne en yetteḣiƶū beyne ƶālike sebīlen / ulāike humu l-kāfirūne Haḳḳan ve eǎ'tednā li l-kāfirīne ǎƶāben muhīnen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّinneşüphesiz
2الَّذِينَ(e)lleƶīneokimseler ki
3يَكْفُرُونَyekfurūneك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar ederler
4بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'ı
5وَرُسُلِهِve rusulihiر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleve onun resulleri
6وَيُرِيدُونَve yurīdūneر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).ve isterler
7اَنْen
8يُفَرِّقُواyuferriḳūف ر قAyırmak/ayırt etmek/bölmek/ikiye ayırmak/karar vermek. Farqun - ayırt etme veya ayırma eylemi. Fariq - ayıran, ayrım yapan. Firqun - ayrı parça, yığın. Firqatun - insan topluluğu. Fariqun - parça/bölüm, bazı taraf veya insan topluluğu. Furqan - doğru veya yanlışın ölçütü, taslak, kanıt veya gösterim, Kuran'ın bir adı, yardım, zafer, tartışma, delil, şafak, ayrım.ayırmak
9بَيْنَbeyneب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinarasını
10اللّٰهِ(a)llahiAllah
11وَرُسُلِهِve rusulihiر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleve onun resulleri
12وَيَقُولُونَve yeḳūlūneق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve derler
13نُؤْمِنُnu'minuا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanırız
14بِبَعْضٍbi beǎ'Dinب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, birazkimine
15وَنَكْفُرُve nekfuruك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretve inkar ederiz
16بِبَعْضٍbi beǎ'Dinب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, birazkimini
17وَيُرِيدُونَve yurīdūneر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).ve isterler
18اَنْen
19يَتَّخِذُواyetteḣiƶūا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmektutmak
20بَيْنَbeyneب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinarasında
21ذٰلِكَƶālikebunun (ikisinin)
22سَبِيلًاsebīlenس ب لyol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebepbir yol
1اُو۬لٰٓئِكَulāikeişte
2هُمُhumuonlar
3الْكَافِرُونَl-kāfirūneك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretkafirlerdir
4حَقًّاHaḳḳanح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekgerçek
5وَاَعْتَدْنَاve eǎ'tednāع ت دHazır olmak, hazırlanmak, el altında bulunmak, gelecek için bir şey tedarik etmek.biz de hazırlamışızdır
6لِلْكَافِرِينَli l-kāfirīneك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretkafirlere
7عَذَابًاǎƶābenع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12bir azab
8مُهِينًاmuhīnenه و نHafif olmak, değersiz olmak, borçlu olmak, aşağılık, sessiz, zayıflamak, nazik, hor görülen, bayağı. Kolaylaştırmak, hor görmek, kınamak. Hor görmek, küçümsemek.alçaltıcı

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar, öyle kişilerdir ki Allah'ı ve peygamberlerini inkâr ederler, Allah'la peygamberlerinin arasını ayırmak isterler ve bâzısına inandık, bâzısına inanmadık derler ve imanla küfür arasında bir yol tutmak isterler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlar, öyle kişilerdir ki Allahʼı ve peygamberlerini inkâr ederler, Allahʼla peygamberlerinin arasını ayırmak isterler ve bâzısına inandık, bâzısına inanmadık derler ve imanla küfür arasında bir yol tutmak isterler.

Adem Uğur

Allah'ı ve peygamberlerini inkâr edenler ve (inanma hususunda) Allah ile peygamberlerini birbirinden ayırmak isteyip "Bir kısmına iman ederiz ama bir kısmına inanmayız" diyenler ve bunlar (iman ile küfür) arasında bir yol tutmak isteyenler yok mu;

Ahmed Hulusi

Allah ve Rasullerini inkar edenler, Allah ile Rasullerinin arasını ayırmak isterler. "Bazısına iman edip bazısını inkar ederiz" derler. Arada bir yol edinmek isterler. (Ayrıca şöyle de değerlendirilebilir: Allah Esma'sının açığa çıkması anlamındaki 'İrsaliyet' hakikat ve kavramından uzaklaşıp; gökteki tanrı ile yerden seçtiği peygamber anlayışını yaymak isterler. )

Ahmet Tekin

Allah’ı ve Rasullerini inkâr edenler, Allah ve rasulleri arasına ayırımcılık sokmaya çalışanlar, 'Bir kısmına iman ediyoruz, bir kısmını inkâr ediyoruz' diyenler, iman ile küfür arasında bir yol tutmak isteyenler kâfirdir.

Ahmet Varol

Allah'ı ve peygamberlerini inkar eden, Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak isteyen, 'bazılarına inanıyor, bazılarını inkar ediyoruz' diyen ve bunun arasında bir yol tutturmak isteyenler var ki;

Ali Bulaç

Allah'ı ve elçilerini (tanımayıp) inkar eden, Allah ile elçilerinin arasını ayırmak isteyen, "Bazısına inanırız, bazısını tanımayız" diyen ve bu ikisi arasında bir yol tutturmak isteyenler.

Ali Fikri Yavuz

O kimseler ki, Allah’ı ve peygamberlerini inkâr ederek kâfir olurlar. Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak isterler ve: “- Peygamberlerin bir kısmına inanırız, bir kısmını inkâr ederiz.” derler ve böylece imanla küfür arasında orta bir yol tutmak isterler.

Ali Rıza Safa

Aslında, Allah'ı ve O'nun elçilerini inkar ederler. Allah ile O'nun elçilerinin arasını ayırmak isterler. "Bir bölümüne inanırız; bir bölümünü inkar ederiz!" derler. İkisi arasında, işte böyle bir yol tutturmak isterler.

Bayraktar Bayraklı

- Allah'ı ve peygamberlerini inkar edenler, Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak isteyenler, "Kimine inanırız, kimini inkar ederiz" diyenler, inanmakla inkarın arasında bir yol tutmak isteyenler var ya; işte onlar gerçek kafirlerdir. Biz de kafirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.

Bekir Sadak

(150-15) 1 Allah'i ve peygamberlerini inkar eden, Allah'la peygamberleri arasini ayirmak isteyen «Bir kismina inanir bir kismini inkar ederiz» diyerek ikisi arasinda bir yol tutmak isteyenler, iste onlar gercekten kafir olanlardir. Kafirlere agir bir azap hazirlamisizdir.

Celal Yıldırım

(150-151) Doğrusu o kimseler ki Allah ve Peygamberini inkâr ederler ve bir de Allah ile Peygamberini birbirinden ayırmak isterler: Bunlardan kimine inanırız, kimini inkâr ederiz, derler de bu ikisi (imân ile küfür) arasında bir yol tutmayı arzularlar; işte onlar gerçek kâfirlerdir. Biz de kâfirler için horlayıcı, aşağılayıcı bir azâb hazırlamışızdır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(150-151) Allah’ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah ile peygamberlerini birbirinden ayırmak isteyenler, “Bir kısmına inanırız ama bir kısmına inanmayız” diyenler ve bunlar arasında bir yol tutmak isteyenler yok mu, işte gerçek kâfirler bunlardır ve biz kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.

Diyanet İşleri

(150-151) Şüphesiz, Allah'ı ve peygamberlerini inkar edenler, Allah'a inanıp peygamberlerine inanmayarak ayrım yapmak isteyenler, "(Peygamberlerin) kimine inanırız, kimini inkar ederiz" diyenler ve böylece bu ikisinin (imanla küfrün) arasında bir yol tutmak isteyenler var ya; işte onlar gerçekten kafirlerdir. Biz de kafirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.

Diyanet İşleri (eski)

(150-151) Allah'ı ve peygamberlerini inkar eden, Allah'la peygamberleri arasını ayırmak isteyen, 'Bir kısmına inanır bir kısmını inkar ederiz' diyerek ikisi arasında bir yol tutmak isteyenler, işte onlar gerçekten kafir olanlardır. Kafirlere ağır bir azab hazırlamışızdır.

Diyanet Vakfi

Allah'ı ve peygamberlerini inkâr edenler ve (inanma hususunda) Allah ile peygamberlerini birbirinden ayırmak isteyip «Bir kısmına iman ederiz ama bir kısmına inanmayız» diyenler ve bunlar (iman ile küfür) arasında bir yol tutmak isteyenler yok mu;

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar, Allah'ı ve peygamberlerini inkâr ederler, Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak isterler. «Kimine inanırız, kimini inkâr ederiz» derler. Bu ikisinin (imanla küfrün) arasında bir yol tutmak isterler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'a ve peygamberlerine inanmayanlar, Allah'ı tanıyıp peygamberleri tanımayarak aralarında ayırım yapmak isteyenler, "Peygamberlerin kimine inanırız, kimine inanmayız." diyerek küfür ile iman arasında bir yol tutmak isteyenler,

Elmalılı Hamdi Yazır

O kimseler ki ne Allahı tanırlar ne Peygamberlerini ve o kimseler ki Allahı tanımak lakin Peygamberlerini tanımayıb ayırmak isterler, ve o kimseler ki Peygamberlerin ba'zısına inanırız ba'zısını tanımayız derler ve böyle küfr ile iyman arasında bir yol tutmak isterler

Erhan Aktaş

Allah'ı ve Resullerini küfredenler, Allah ile Resullerinin arasını ayırmak isterler: "Bir kısmına iman eder bir kısmına iman etmeyiz." derler. Böylece, arada bir yol tutmak isterler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ı ve resullerini küfredenler, Allah ile resullerinin arasını ayırmak isterler: "Bir kısmına inanır bir kısmına inanmayız." derler. Böylece, arada bir yol tutmak isterler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ı ve rasullerini inkar edenler, Allah ile rasullerinin arasını ayırmak isterler: "Bir kısmına inanır bir kısmına inanmayız." derler. Böylece, arada bir yol tutmak isterler.

Fizilal-il Kuran

Allah'ı ve peygamberlerini inkar edenler, Allah ile peygamberleri arasında ayırım yaparak; 'Buna inanır, fakat şuna inanmayız' diyenler böylece, iman ile küfür arası bir yol tutturmak isteyenler var ya,

Gültekin Onan

Tanrı'ya ve elçilerine küfreden, Tanrı ile elçilerinin arasını ayırmak isteyen, "Bazısına inanırız, bazısına küfrederiz" diyen ve bu ikisi arasında bir yol tutturmak isteyenler.

Hamdi Döndüren

Allah’ı ve peygamberlerini inkâr eden, Allah ile peygamberlerini birbirinden ayırmak isteyen, “Bunlardan bir kısmına inanırız, bir kısmına inanmayız.” diyen, böylece imanla küfür arasında bir yol tutmak isteyen kimseler yok mu,

Hasan Basri Çantay

(150-151) Allahı ve peygamberlerini inkar ederek kafir olan, bir de Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak istiyen (Allaha inanıb peygamberlerine inanmayan), "(Bunlardan) kimine inanırız, kimini inkar ederiz" diyen ve böylece (küfr ile iman) arasında bir yol tutmıya yeltenen kimseler (yok mu?) işte onlar gerçek kafirlerin ta kendileridir. Biz o kafirlere hor ve hakir edici bir azab hazırlamışızdır.

Hasib Asutay

Allah'ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak isteyenler ve 'Bir kısmına inanır bir kısmını inkâr ederiz' diyerek bu ikisi arasında bir yol tutmak isteyenler var ya,

Hayrat Neşriyat

(150-151) Şübhesiz ki Allah’ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak (Allah’a inanıp, peygamberlerini inkâr etmek)isteyenler ve: '(Biz, peygamberlerden) bir kısmına îmân eder, bir kısmını inkâr ederiz' diyenler ve bunun (îmân ile küfrün) arasında bir yol tutmak isteyenler yok mu, işte bunlar gerçek kâfirlerin ta kendileridir. Kâfirler için ise (pek) aşağılayıcı bir azab hazırladık!

İbni Kesir

Doğrusu Allah'ı ve peygamberlerini inkar edenler, Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak isteyenler, bir kısmına inanır, bir kısmını da inkar ederiz, diyerek bu ikisinin arasında yol tutmak isteyenler;

Mehmet Okuyan

Allah’ı ve elçilerini inkâr edenler ve Allah ile elçilerini birbirinden ayırmak isteyerek “Bir kısmına iman ederiz; bir kısmını inkâr ederiz!” deyip (iman ile küfür) arasında bir yol tutmak isteyenler var ya,

Muhammed Esed

Allah(a inanmak) ile elçileri(ne inanmak) arasında ayrım yaparak Allahı ve elçilerini inkar edenler ile "Birisine inanır, ama diğerini inkar ederiz!" diyenler ve arada bir yol tutanlar;

Mustafa İslamoğlu

Allah ile elçilerinin arasında ayrım yaparak Allah'ı ve elçilerini inkar edenlerle, "bazılarına inanır bazılarını inkar ederiz" diyerek iman ile inkar arasında bir yol tutturmak isteyenler var ya:

Ömer Nasuhi Bilmen

Muhakkak o kimseler ki, Allah Teâlâ'yı ve O'nun peygamberlerini inkar ederler ve Allah Teâlâ ile peygamberlerinin arasını ayırmak isterler ve, «Bazısına imân eder ve bazısını inkâr eyleriz,» derler ve bunun arasında bir yol tutmak isterler.

Ömer Öngüt

Allah'ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak isterler. “Kimine inanırız kimine inanmayız. ” derler. Bu ikisinin (imanla küfrün) arasında bir yol tutmak isterler.

Suat Yıldırım

(150-151) O kimseler ki ne Allah’ı tanırlar ne resullerini ve o kimseler ki Allah’ı tanıdığını iddia edip resullerini tanımayarak, Allah ile resullerini birbirinden ayırmak isterler. Ve o kimseler ki "resullerin bazısına iman ederiz, bazısını reddederiz" derler ve böylece iman ile küfür arasında bir yol tutmak isterler. İşte bunlar gerçek kâfirlerin ta kendileridir. Biz de kâfirler için zelil ve perişan eden bir ceza hazırladık.

Süleyman Ateş

Onlar ki Allah'ı ve elçilerini inkar ederler, Allah ile elçilerinin arasını ayırmak isterler, "Kimine inanırız, kimini inkar ederiz!" derler; bu ikisinin (inanmakla inkarın) arasında bir yol tutmak isterler.

Süleymaniye Vakfı

Allah ile resullerini /onların getirdikleri kitapları görmezlikten gelen ve Allah ile resullerini /kitaplarını ayırmak isteyen, "onların bir kısmına inanır bir kısmına inanmayız" diyen ve ikisi arasında bir yol tutmak isteyenler var ya...

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah ile elçilerinin arasını ayırma isteği ile Allah'ı ve elçilerini görmezlik eden; birine inanır diğerini tanımayız diyen ve ikisi arasında bir yol tutmak isteyenler,

Şaban Piriş

Allah'ı ve resullerini tanımayan, Allah ile Resullerinin arasını ayırmak isteyen "Bir kısmına inanır; bir kısmını inkar ederiz" diyerek (iman ile küfür) arasında bir yol tutmak isteyenler...

Tefhim-ul Kuran

Allah'ı ve peygamberlerini (tanımayıp) küfre sapan, Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak isteyen, ve «Bazısına inanırız, bazısını tanımayız» diyen ve bu ikisi arasında bir yol tutturmak isteyenler;

Ümit Şimşek

Allah'ı ve peygamberlerini inkâr eden, 'Kimine inanır, kimini reddederiz' diyerek Allah ile peygamberlerinin arasını ayıran ve böyle bir orta yol bulmak isteyenlere gelince:

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar ki Allah'ı ve O'nun resullerini inkar ederler, Allah'la O'nun resulleri arasını açmak isterler de "bir kısmına inanırız, bir kısmını inkar ederiz" derler; böylece imanla inkar arasında bir yol tutmak isterler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allahı və Onun elçilərini inkar edənlər, Allahı Onun elçilərindən ayırmaq istəyib: “Biz o elçilərin bəzisinə inanır, bəzilərinə isə inanmırıq!”– deyənlər və bunun arasında bir yol tutmaq istəyənlər –

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allahı və peyğəmbərlərini inkar edənlər, Allahı peyğəmbərlərindən ayırmaq istəyənlər. ″Biz peyğəmbərlərdən bəʼzisinə inanır, bəʼzilərinə isə inanmırıq″,- deyənlər və bunun (iman ilə küfr) arasında bir yol (məzhəb) tapmaq istəyənlər -

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Diejenigen, die Gott und seine Gesandten verleugnen, einen Unterschied machen zwischen Gott und Seinen Gesandten und sagen, daß sie an einige Gesandte glauben und an andere nicht und meinen, sie könnten einen Weg dazwischen einschlagen,

Almanca — Der Edle Quran

Diejenigen, die Allah und Seine Gesandten verleugnen und zwischen Allah und Seinen Gesandten einen Unterschied machen wollen und sagen: ʺWir glauben an die einen und verleugnen die anderenʺ, und einen Weg dazwischen einschlagen wollen,

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, diejenigen, die ALLAH und Seinen Gesandten gegenüber Kufr betreiben, zwischen ALLAH und Seinen Gesandten trennen wollen und sagen: ʺWir verinnerlichen den Iman an einen Teil, und betreiben Kufr einem anderen Teil gegenüberʺ, und streben dazwischen, einen Weg zu finden,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Indeed, those who deny Allah and refuse to acknowledge His Messengers and wish to dissociate them from Allah asunder in thought and in reverence and interpret their thoughts in words that they recognize some and decline to accept others, and wish to take a middle course, are they who were born to be losers.

Abdul Haleem

As for those who ignore God and His messengers and want to make a distinction between them, saying, ‘We believe in some but not in others,’ seeking a middle way,

Abdullah Yusuf Ali

Those who deny Allah and His messengers, and (those who) wish to separate Allah from His messengers, saying: "We believe in some but reject others": And (those who) wish to take a course midway,-

Abul A'la Maududi

There are those who disbelieve in Allah and His Messengers and seek to differentiate between Allah and His Messengers, and say: 'We believe in some and deny others, and seek to strike a way between the two.'

Aisha Bewley

Those who reject Allah and His Messengers and desire to cause division between Allah and His Messengers, saying, ‘We have iman in some and reject the others,’ wanting to take a pathway in between,

Al-Hilali & Khan

Verily, those who disbelieve in Allâh and His Messengers and wish to make distinction between Allâh and His Messengers (by believing in Allâh and disbelieving in His Messengers) saying, "We believe in some but reject others," and wish to adopt a way in between.

Ali Quli Qarai

Those who disbelieve in Allah and His apostles and seek to separate Allah from His apostles, and say, ‘We believe in some and disbelieve in some’ and seek to take a way in between

Amatul Rahman Omar

Verily, those who disbelieve in Allâh and His Messengers, (or while believing) choose to make a distinction between Allâh and His Messengers, and say, `We believe in some and disbelieve in others,' intending to strike a course in between,

Arthur John Arberry

Those who disbelieve in God and His Messengers and desire to make division between God and His Messengers, and say, 'We believe in part, and disbelieve in part,' desiring to take between this and that a way --

Bijan Moeinian

Those who deny God and His Prophet, try to establish the separation of God and His Prophet and believe in some part of the God’s commandments and disregard the rest and try to be smart by staying in between,. ..

E. Henry Palmer

Verily, those who disbelieve in God and His apostles desire to make a distinction between God and His apostles, and say, 'We believe in part and disbelieve in part, and desire to take a midway course between the two:'

Edip-Layth

Those who rejected God and His messengers, and they want to make a distinction between God and His messengers, and they say, "We acknowledge some and reject some!", and they desire to take a path in-between.

George Sale

They who believe not in God, and his apostles, and would make a distinction between God and his apostles, and say, we believe in some of the prophets and reject others of them, and seek to take a middle way in this matter;

Hamid S. Aziz

Verily, those who disbelieve in Allah and His Messengers and desire to make a distinction between Allah and His messengers, and say, "We believe in some and disbelieve in others," and desire to take a midway course between the two,

Mahmoud Ghali

Surely the ones who disbelieve in Allah and His Messengers and would make a distinction between Allah and His Messengers, and say, "We believe in some, and disbelieve in some (others), " and would take to themselves a way in-between, (Literally: a way between that; i. e. away between this and that).

Marmaduke Pickthall

Lo! those who disbelieve in Allah and His messengers, and seek to make distinction between Allah and His messengers, and say: We believe in some and disbelieve in others, and seek to choose a way in between;

Mohamed Ahmed - Samira

Those who believe not in God and His apostles, and desire to differentiate between God and His messengers, and say: "We believe in some and not in the others," and wish to find a way (between affirmation and denial),

Muhammad Asad

VERILY, those who deny God and His apostles by endeavouring to make a distinction between [belief in] God and [belief in] His apostles, and who say, "We believe in the one but we deny the other," and want to pursue a path in-between -

Mustafa Khattab

Surely those who deny Allah and His messengers and wish to make a distinction between Allah and His messengers,[1] saying, "We believe in some and disbelieve in others," desiring to forge a compromise,

Progressive Muslims

Those who rejected God and His messengers, and they want to make a distinction between God and His messengers, and they Say: "We believe in some and reject some!", and they desire to take a path in-between.

Sahih International

Indeed, those who disbelieve in Allah and His messengers and wish to discriminate between Allah and His messengers and say, "We believe in some and disbelieve in others," and wish to adopt a way in between -

Sam Gerrans

Those who deny God and His messengers and wish to make a distinction between God and His messengers, and say: “We believe in some and deny some,” and wish to choose a path in-between:

Shabbir Ahmed

Those who deny Allah and His Messengers, or seek to make distinction between Allah and His Messengers, and say, "We believe in some and reject some. " (The first part of the verse refers to those who believe in God as the Creator, but not as the Law-Giver (29:61-63)).

Syed Vickar Ahamed

Verily, those who deny Allah and His messengers, and (those who) wish to separate out Allah from His messengers by saying: "We believe in some but reject others:" And (those who) wish to take a course in between—

Taqi Usmani

Surely those who disbelieve in Allah and His Messengers, and wish to make division between Allah and His Messengers, and say, "We believe in some (messengers) and disbelieve in some others" and wish to take a way in between that,-

The Monotheist Group

Those who rejected God and His messengers, and they want to make a separation between God and His messengers, and they say: "We believe in some and reject some!" And they desire to take a path in-between.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman ew ên ku Xwedê û pêxemberên Wî mandel dikin û dixwazin ku cudahiyê bixin navbera Wî û pêxemberên Wî û dibêjin: Em baweriyê bi hinek (ji pêxemberan) tînin û em hinekan jî mandel dikin û ew dixwazin ku di nava îslam û kufrê de riyeke din bigirin…

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij die geen geloof hechten aan God en Zijn gezanten en die tussen God en Zijn gezanten onderscheid willen maken en zeggen: ʺWij geloven in sommigen maar in anderen nietʺ en die een tussenweg willen nemen,

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij, die niet in God gelooven en zijne gezanten, en een onderscheid maken tusschen God en zijne gezanten, en zeggen: Wij gelooven in sommigen der profeten en verwerpen anderen van hen, en willen zoo doende een middenweg zoeken.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, degenen die niet in Allah geloven en Zijn Boodschapper: zij willen onderscheid maken (in het geloven) tussen Allah en Zijn Boodschappers, en zeggen: ʺWij geloven in sommigen on verwerpen anderen,ʺ En zij willen daartussen (tussen geloof en ongeloof) een weg vinden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, те [иудеи, христиане и другие], которые проявляют неверие в Аллаха и Его посланников и желают сделать разделение между Аллахом и Его посланниками [веровать в Аллаха и отвергать Его посланников], и говорят: «Мы веруем в одних (пророков) и не веруем в других». И хотят они найти между этим (некий) (средний) путь, –

Rusça — Osmanov

Воистину, те, которые не веруют в Аллаха и Его посланников, хотят различать [веру] Аллаха от [веры в] Его посланников, говоря при этом: ʺМы веруем в одних [посланников] и не веруем в другихʺ П - и хотят избрать [средний] путь между [верой и неверием], -

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

DE SOM förnekar Gud och Hans sändebud och vill skilja mellan (tron på) Gud och (tron på) Hans sändebud och säger: ʺVi tror på några men vi avvisar andraʺ och försöker gå en medelväg (mellan tro och otro) -