Mü'min olarak, erkek veya kadın, her kim salih ameller işlerse, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.

وَمَنْ يَعْمَلْ مِنَ الصَّالِحَاتِ مِنْ ذَكَرٍ اَوْ اُنْثٰى وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَاُو۬لٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ نَقِيرًا

ve men yeǎ'mel mine S-SāliHāti min ƶekerin ev unṧā ve huve mu'minun fe ulāike yedḣulūne l-cennete ve lā yuZlemūne neḳīran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمَنْve menve her kim
2يَعْمَلْyeǎ'melع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyaparsa
3مِنَmine
4الصَّالِحَاتِS-SāliHātiص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.güzel işler
5مِنْmin
6ذَكَرٍƶekerinذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekerkekten
7اَوْevveya
8اُنْثٰىunṧāا ن ثKadın olmak, yumuşak olmak, dişi olmak, nazik olmak, kırılgan olmak, ince olmakkadından
9وَهُوَve huveve onlar
10مُؤْمِنٌmu'minunا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanarak
11فَاُو۬لٰٓئِكَfe ulāikeişte öyle kimseler
12يَدْخُلُونَyedḣulūneد خ لgirmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak, anlaşıldı/dahil edildi, karışmak/kaynaşmakgirerler
13الْجَنَّةَl-cenneteج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkcennete
14وَلَاve lā
15يُظْلَمُونَyuZlemūneظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakve haksızlığa uğratılmazlar
16نَقِيرًاneḳīranن ق رVurmak, aşağılamak, kazımak, çalmak (lavta), içini oymak, ses çıkarmak, çalmak (boru), delmek.zerre kadar

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Erkek olsun, kadın olsun, inanıp da iyi işlerde bulunanlar, cennete girerler ve kıl kadar bile zulüm görmezler, hakları zayi olmaz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Erkek olsun, kadın olsun, inanıp da iyi işlerde bulunanlar, cennete girerler ve kıl kadar bile zulüm görmezler, hakları zayi olmaz.

Adem Uğur

Erkek olsun, kadın olsun, her kim de mümin olarak iyi işler yaparsa, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.

Ahmed Hulusi

İman etmiş olarak erkek veya kadın, kimler hayırlı bir iş yaparlarsa, onlar cennete girerler, zerrece hakları kaybolmaz.

Ahmet Tekin

Erkek olsun, kadın olsun, kimler de mü’min olarak gevşekliği bırakıp, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarından, İslâmî düzenden sorumlu olduğu kısmını hayata geçirirler, iş barışı içinde, bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak, nimetin-ürünün kendisini ilgilendiren alanda bollaşmasını sağlarlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olurlar, cârî-kalıcı hayırlardan-sâlih amellerden imkânları dahilindekileri işlerlerse, işte onlar cennete girerler. Hurma çekirdeğinin üzerindeki minnacık oyuğu dolduracak kadar bile haksızlığa uğratılmazlar.

Ahmet Varol

Erkek veya kadınlardan kimler de imanlı olarak iyiliklerden bir şey işlerlerse bunlar da cennete girerler ve bir zerre kadar bile haksızlığa uğratılmazlar.

Ali Bulaç

Erkek olsun, kadın olsun inanmış olarak kim salih bir amelde bulunursa, onlar cennete girecek ve onlar, bir 'çekirdeğin sırtındaki tomurcuk kadar' bile haksızlığa uğramayacaklardır.

Ali Fikri Yavuz

Mü’min olduğu halde erkek ve kadından kim bir takım sâlih âmellerde bulunursa, işte bu gibiler, cennete girerler ve zerre kadar zulmedilmezler.

Ali Rıza Safa

Erkek veya kadın, kim inanmış olarak erdemli edimler yaparsa; işte onlar, cennete girecekler ve en küçük bir haksızlık yapılmayacaktır.

Bayraktar Bayraklı

Erkek olsun kadın olsun, her kim mümin olarak iyi işler yaparsa, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğramazlar.

Bekir Sadak

Erkek veya kadin, mumin olarak, kim yararli isler islerse, iste onlar cennete girerler, kendilerine zerre kadar zulmedilmez.

Celal Yıldırım

Erkek ve kadından kim mü'min olduğu halde iyi ve yararlı işlerde bulunursa, işte onlar Cennet'e girerler, hurma çekirdeğinin zarındaki küçücük oyuk kadar olsun haksızlığa uğramazlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Erkek olsun, kadın olsun her kim iman etmiş olarak dünya ve âhiret için yararlı iyi işler yaparsa işte onlar da cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.

Diyanet İşleri

Mü'min olarak, erkek veya kadın, her kim salih ameller işlerse, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.

Diyanet İşleri (eski)

Erkek veya kadın, mümin olarak, kim yararlı işler işlerse, işte onlar cennete girerler, kendilerine zerre kadar zulmedilmez.

Diyanet Vakfi

Erkek olsun, kadın olsun, her kim de mümin olarak iyi işler yaparsa, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Erkek veya kadın, kim mümin olur da güzel amellerden işlerse, işte onlar cennete girerler. Zerre kadar da haksızlığa uğratılmazlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Erkek olsun, kadın olsun her hangi bir kimse mümin olarak iyi bir iş yaparsa, işte böyleleri cennete girerler ve zerrece hakları yenmez.

Elmalılı Hamdi Yazır

Gerek erkeklerden gerek dişi her hangi bir gişi de mü'min olarak iyi işlerden bir iş tutarsa işte böyleler Cennete girerler ve zerrece hakları yenmez

Erhan Aktaş

Erkek ve kadın; her kim Mü'min olarak salihatı yaparsa, işte onlar Cennet'e gireceklerdir. Ve onlara zerre kadar haksızlık edilmeyecektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Erkek ve kadın; her kim Mü'min olarak salihatı yaparsa, işte onlar Cennet'e gireceklerdir. Ve onlara zerre kadar haksızlık edilmeyecektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Erkek ve kadın; her kim mü'min olarak salihatı yaparsa, işte onlar Cennet'e gireceklerdir. Ve onlara zerre kadar haksızlık edilmeyecektir.

Fizilal-il Kuran

Buna karşılık erkek yada kadın kim inanarak iyi bir amel işlerse, böyleleri de zerre kadar haksızlığa uğramaksızın cennete girerler.

Gültekin Onan

Erkek olsun, kadın olsun inançlı olarak kim salih bir amelde bulunursa, onlar cennete girecek ve bir 'çekirdeğin sırtındaki tomurcuk kadar' bile haksızlığa uğramayacaklardır.

Hamdi Döndüren

Erkek olsun, kadın olsun her kim mü’min olarak iyi işler yaparsa, işte onlar cennete girerler ve en küçük bir haksızlığa uğratılmazlar.

Hasan Basri Çantay

Erkekden veya kadından kim de mü'min olarak güzel güzel işlerden (bir şey) yaparsa işte onlar cennete girerler. Bir çekirdeğin çukurcuğu kadar bile haksızlığa uğratılmazlar.

Hasib Asutay

Erkek ve kadından her kim mü'min olarak salih amel işlerse, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar zulme uğratılmazlar. (50) (50. İnsanların değerlerine göre elde edecekleri neticeler Allah ve Resulü tarafından açıklanmıştır.)

Hayrat Neşriyat

Hem erkek veya kadın, kendisi mü’min olarak kim sâlih amellerden işlerse, işte onlar Cennete girerler ve bir çekirdeğin (arkasındaki küçücük) oyuğu kadar bile haksızlığa uğratılmazlar.

İbni Kesir

Erkek veya kadın her kim ki; mü'min olarak salih amel işlerse cennete girer. Ve kendilerine zerre kadar zulmedilmez.

Mehmet Okuyan

Erkek veya kadın kim mümin olarak iyi işlerden yaparsa, işte onlar cennete girecekler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmayacaklardır.

Muhammed Esed

Halbuki -ister erkek ister kadın olsun- iman edip (yapabileceği) doğru ve yararlı işler yapan kimse cennete girecek ve bir hurma çekirdeği(ni dolduracak) kadar bile haksızlığa uğramayacaktır.

Mustafa İslamoğlu

Ama erkek olsun kadın olsun, imanlı olarak salih amel işleyen herkes cennete girecek, zırnık kadar da haksızlığa uğratılmayacaktır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve erkekten ve kadından herhangi bir kimse, mü'min olduğu halde iyi işlerden bir şey işlerse işte onlar cennete gireceklerdir ve bir çekirdeğin arkasındaki bir çukurcuk kadar bile zulme uğramayacaklardır.

Ömer Öngüt

Erkek olsun kadın olsun, her kim mümin olarak sâlih amel işlerse, işte bunlar cennete girerler. Onlar zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.

Suat Yıldırım

Erkek olsun kadın olsun kim mümin olarak iyi ve yararlı işler yaparsa, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar bile hakları yenmez.

Süleyman Ateş

Erkek veya kadından her kim inanarak güzel işler yaparsa, işte öyle kimseler cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.

Süleymaniye Vakfı

İster erkek ister kadın olsun, kim mümin olarak iyi işler yaparsa cennete işte onlar gireceklerdir. Onlara zerre kadar haksızlık yapılmayacaktır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İster erkek, ister kadın olsun, kim inanıp güvenir ve iyi işler yaparsa onlar da cennete gireceklerdir. Onlara kıl kadar haksızlık yapılmayacaktır.

Şaban Piriş

Mümin olarak kim bir doğru iş yaparsa erkek olsun, kadın olsun işte bunlar cennete girecekler ve zerre kadar haksızlık görmeyeceklerdir.

Tefhim-ul Kuran

Erkek olsun, kadın olsun inanmış olarak kim salih bir amelde bulunursa, onlar, cennete girecek ve onlar, bir 'çekirdeğin sırtındaki tomurcuk kadar' bile haksızlığa uğramayacaklardır.

Ümit Şimşek

Kim de mü'min olarak iyi işler yaparsa, erkek olsun, kadın olsun, onlar da zerre kadar haksızlığa uğratılmadan Cennete girerler.

Yaşar Nuri Öztürk

Erkek veya kadın, inanmış olarak hayra ve barışa yönelik işler yapanlar cennete gireceklerdir. Ve zerre kadar zulme uğratılmayacaklardır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Həm kişilərdən, həm də qadınlardan mömin olaraq yaxşı işlər görənlər Cənnətə girərlər və onlara xurma çərdəyinin qırıntısı qədər haqsızlıq edilməz.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Möʼmin olmaqla bərabər, yaxşı işlər görən kişilər və qadınlar Cənnətə daxil olarlar. Onlara xurma çərdəyi qədər haqsızlıq edilməz!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Diejenigen, seien es Männer oder Frauen, die gute Werke tun und auf dem Glauben bestehen, kommen ins Paradies, und ihnen widerfährt nicht die geringste Ungerechtigkeit.

Almanca — Der Edle Quran

Wer aber, sei es Mann oder Frau, etwas an rechtschaffenen Werken tut, und dabei gläubig ist, jene werden in den (Paradies)garten eingehen, und es wird ihnen nicht ein Dattelkerngrübchen Unrecht zugefügt.

Almanca — M. A. Rassoul

Diejenigen aber, die handeln, wie es recht ist sei es Mann oder Frau und dabei gläubig sind, werden ins Paradies eingehen und nicht im geringsten Unrecht erleiden.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wer vom gottgefällig Guten tut, ob Mann oder Frau, und Mumin ist, diese werden in die Dschanna eintreten und nicht das Geringste an Unrecht erleiden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And whoever, a male or a female with a faithful heart, in all manner of wisdom and piety does something involving effort to gain one's livelihood. or to perform a function, or acting upon the feelings of others or for any purpose so as to gain an end. shall be a recipient of Allah's mercy and blessings. Such persons shall be heartily welcomed into Paradise and never shall they be wronged not even as little as the speck in a date stone.

Abdul Haleem

anyone, male or female, who does good deeds and is a believer, will enter Paradise and will not be wronged by as much as the dip in a date stone.

Abdullah Yusuf Ali

If any do deeds of righteousness,- be they male or female - and have faith, they will enter Heaven, and not the least injustice will be done to them.

Abul A'la Maududi

Whoever does good and believes -whether he is male or female - such shall enter the Garden, and they shall not be wronged in the slightest.

Aisha Bewley

Anyone, male or female, who does right actions and is a mumin, will enter the Garden. They will not be wronged by so much as the tiniest speck.

Al-Hilali & Khan

And whoever does righteous good deeds, male or female, and is a (true) believer [in the Oneness of Allâh (Muslim)], such will enter Paradise and not the least injustice, even to the size of a speck on the back of a date-stone, will be done to them.

Ali Quli Qarai

And whoever does righteous deeds, whether male or female, should he be faithful —such shall enter paradise and they will not be wronged [so much as] the speck on a date-stone.

Amatul Rahman Omar

But whosoever does deeds of righteousness be it male or female, provided he (or she) is a believer, it is these, then who shall enter Paradise and shall not be treated unjustly even (so much as) the groove in a date-stone.

Arthur John Arberry

And whosoever does deeds of righteousness, be it male or female, believing - they shall enter Paradise, and not be wronged a single date-spot.

Bijan Moeinian

Any man or woman who chooses to believe and do good deeds will go to the Paradise without any discrimination.

E. Henry Palmer

But he who doeth good works, - be it male or female,- and believes, they shall enter into Paradise, and they shall not be wronged a jot.

Edip-Layth

Whoever works good whether male or female, and is an acknowledger, then these will be admitted to paradise, and they will not be wronged in the least.

George Sale

but whoso doth good works, whether he be male or female, and is a true believer; they shall be admitted into paradise, and shall not in the least be unjustly dealt with.

Hamid S. Aziz

But he who does good works, be it male or female, and believes, they shall enter into Paradise, and they shall not be wronged a jot.

Mahmoud Ghali

And whoever does (enough) deeds of righteousness, be it male or female, and he is a believer, then those will enter the Garden and will not be done an injustice even as a groove in a datestone (i. e., not even a small amount).

Marmaduke Pickthall

And whoso doeth good works, whether of male or female, and he (or she) is a believer, such will enter paradise and they will not be wronged the dint in a date-stone.

Mohamed Ahmed - Samira

But he who performs good deeds, whether man or a woman, and is a believer, will surely enter Paradise, and none shall be deprived even of an iota of his reward.

Muhammad Asad

whereas anyone - be it man or woman - who does [whatever he can] of good deeds and is a believer withal, shall enter paradise, and shall not be wronged by as much as [would fill] the groove of a date-stone.

Mustafa Khattab

But those who do good—whether male or female—and have faith will enter Paradise and will never be wronged ˹even as much as˺ the speck on a date stone.

Progressive Muslims

And whoever works good be he male or female, and he is a believer, then these will be admitted to Paradise, and they will not be wronged in the least.

Sahih International

And whoever does righteous deeds, whether male or female, while being a believer - those will enter Paradise and will not be wronged, [even as much as] the speck on a date seed.

Sam Gerrans

And whoso does any righteous deeds, whether male or female, and is a believer: those enter the Garden, and they are not wronged a speck on a date-stone.

Shabbir Ahmed

And whoever fulfills the needs of the people whether male or female, and is a believer, will enter Paradise. And not the least injustice will be done to them (not amounting to the 'speck on a date-stone' (4:53), (35:13))

Syed Vickar Ahamed

If anyone (or a group) acts righteously— Be they male or female— And (they) have faith, they will enter Paradise and not the least injustice, even to the size of (small) spot on the seed, will be done to them.

Taqi Usmani

Whoever, male or female, does good deeds and is a believer, then such people shall enter Paradise, and they shall not be wronged in the least.

The Monotheist Group

And whoever works good, whether male or female, and is a believer, then these will be admitted to the Paradise, and they will not be wronged in the least.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et quiconque, homme ou femme, fait de bonnes œuvres, tout en étant croyant... les voilà ceux qui entreront au Paradis; et on ne leur fera aucune injustice, fût-ce dʹun creux de noyau de datte.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Çi mêr be çi jin, kî karekî qenc bike û ew bawermend be, vêca ha ew dê here bihiştê û bi qasî derzika sîsikê jî dê neheqî lê nebe.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar wie -- hetzij man of vrouw -- deugdelijke daden doet als gelovige, zij zullen de tuin binnengaan en jullie wordt nog niet zoveel als de holte in een dadelpit onrecht aangedaan.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar hij, die goede werken doet, hetzij een man of vrouw, en een waar geloovige is, zal in het paradijs worden toegelaten, en zal niet het minst worden benadeeld.

Hollandaca — Siregar

En wie goed deel, man of vrouw en hij (zij) is gelovig: zij zijn degenen die het Paradijs binnengaan en zij zullen in het geheel niet onrechtvaardig behandeld worden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А кто будет совершать праведные деяния – будь то мужчина или женщина, и он [совершающий] при этом (будет) верующим, – то такие войдут в Рай и не будут обижены (даже) на (вес) выемки на финиковой косточке.

Rusça — Osmanov

А те, кто совершает добро, будь то мужчина или женщина, если они к тому же верующие, войдут в рай, и не будут они обижены ни на бороздку финиковой косточки.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men den som gör gott och har tron - man eller kvinna - skall stiga in i paradiset och de skall inte lida ens så mycken orätt som (kunde fylla) skåran i en dadelkärna.