Zümer Suresi 18. Ayet — Elfaz
Sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlar var ya, işte onlar Allah'ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir.
1اَلَّذِينَ(e)lleƶīneonlar kiİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
2يَسْتَمِعُونَyestemiǔnedinlerlerMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · İfti'âl Bâbıس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamak
3الْقَوْلَl-ḳavlesözüMarife (Belirlilik Takısı)+İsimق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
4فَيَتَّبِعُونَfe yettebiǔneve uyarlarİsti'nafiye Edatı+Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · İfti'âl Bâbıت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmek
5اَحْسَنَهُeHsenehuonun en güzelineİsim+Zamirح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.
6اُو۬لٰٓئِكَulāikeişte onlarİşaret Zamiri
7الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerdirİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
8هَدٰيهُمُhedāhumudoğru yola ilettikleriMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.
9اللّٰهُ(a)llahuAllah'ınLafza-i Celal
10وَاُو۬لٰٓئِكَve ulāikeve işteBağlaç+İşaret Zamiri
11هُمْhumonlarZamir
13الْاَلْبَابِl-elbābisağduyuMarife (Belirlilik Takısı)+İsimل ب بKeskin bir zekaya sahip olmak, iyi kalpli olmak, şefkatli/sevecen/merhametli olmak, sadık kalmak ve bunu sürdürmek, uzman/becerikli olmak, kavrayışlı olmak, anlayış/zeka sahibi olmak, akıl.