(82-83) İblis, "Senin şerefine andolsun ki, içlerinden ihlaslı kulların hariç, elbette onların hepsini azdıracağım" dedi.

قَالَ فَبِعِزَّتِكَ لَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَعِينَ اِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَصِينَ

ḳāle fe bi ǐzzetike le uğviyennehum ecmeǐyne / illā ǐbādeke minhumu l-muḣleSīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
2فَبِعِزَّتِكَfe bi ǐzzetikeع ز زgüçlü/kudretli/kuvvetli, soylu/onurlu/şanlı, direndi/dayandı, yenilmez, alt etmek (örn. tartışmada), yüceltmek, galip gelmek, çok saygı duyulan, değerli, ihtişam, kibir, mükemmel, gururlu ve sert tavır, katı/sertsenin izzetine and olsun ki
3لَاُغْوِيَنَّهُمْle uğviyennehumغ و يHata yapmak, sapmak veya yolunu kaybetmek, dikkatsiz, ihmalkar, dalgın, kasıtsız, düşüncesiz, umursamaz, unutkan; yanıltılmak/baştan çıkarılmak, hayal kırıklığına uğramak, karanlıkta yolculuk etmek, orada uzağa gitmek; karanlık, yoğun siyah, en koyu siyah; gençliğin ilk dönemi veya hali; karınonları azdıracağım
4اَجْمَعِينَecmeǐyneج م عToplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi], düzenlemek/tertip etmek/çözümlemek, cemaatle namaz kılmak, bir şeye karar vermek/karara bağlamak, görüş birliğine varmak veya birleşmek, bir şeyi hazırlamak veya hazır hale getirmek, bir şeyi kurutmak, başkasıyla gizli anlaşma yapmak veya birlik olmak, biriyle bir arada var olmak, sıkı/sıkıştırılmış/daraltılmış olmak, enerji harcamak, uzlaşmak veya kapsamak veya içermek, girmek veya içeri gitmek, başkasıyla buluşmak veya birlikte olmak.tümünü
1اِلَّاillādışında
2عِبَادَكَǐbādekeع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekkulların
3مِنْهُمُminhumuonlardan
4الْمُخْلَصِينَl-muḣleSīneخ ل صSaf/hakiki/karışımsız/berrak olmak, güvende/emniyette/utanç veya zorluk ya da yıkımdan uzak olmak, insanların yanından çekilmek/ayrılmak, gelmek/yaklaşmak/ulaşmak, bir şeyi berrak veya saf yapmak, açıklamak/izah etmek/yorumlamak, birisiyle karşılıklı saflıkla davranmak, saf ve samimi olmak, bir şeyi veya kişiyi tamamen kendine mal etmek, saf ve samimi şekilde inanmak (ikiyüzlülükten uzak).ihlaslı

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ancak içlerinden, ihlâsa eren kulların müstesnâ.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ancak içlerinden, ihlâsa eren kulların müstesnâ.

Adem Uğur

Ancak onlardan ihlâslı kulların hariç dedi.

Ahmed Hulusi

"Ancak onlardan ihlasa erdirilmiş (hakikatlerini yaşattığın) kulların müstesna. "

Ahmet Tekin

'İçlerinden samimi kullarını saptıramam' dedi.

Ahmet Varol

Ancak onlardan ihlasa erdirilmiş kulların müstesna'.

Ali Bulaç

"Ancak onlardan, muhlis olan kulların hariç."

Ali Fikri Yavuz

Ancak içlerinden ihlâs sahibi kulların müstesna...”

Ali Rıza Safa

"Senin içten kulların başkadır!"

Bayraktar Bayraklı

- İblis, "Senin şanına andolsun ki ihlaslı kulların hariç,onların hepsini azdıracağım"dedi.

Bekir Sadak

(82-83) Iblis: «Senin kudretine and olsun ki, onlardan, sana icten bagli olan kullarin bir yana, hepsini azdiracagim» dedi.

Celal Yıldırım

(82-83) İblîs : Senin izzetin hakkı için onların hepsini saptıracağım; ancak iyi niyetli, samimî, gösterişten uzak (mü'min) kulların müstesna, dedi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(82-83) İblîs, “Senin kudretine andolsun ki rabbim, içlerinden samimi kulların hariç, insanların topunu kesinlikle yoldan çıkaracağım” dedi.

Diyanet İşleri

(82-83) İblis, "Senin şerefine andolsun ki, içlerinden ihlaslı kulların hariç, elbette onların hepsini azdıracağım" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

(82-83) İblis: 'Senin kudretine and olsun ki, onlardan, sana içten bağlı olan kulların bir yana, hepsini azdıracağım' dedi.

Diyanet Vakfi

(82-83) İblis: Senin mutlak kudretine andolsun ki, onlardan ihlâsa erdirilmiş kulların bir yana, hepsini mutlaka azdıracağım, dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Ancak içlerinden ihlas ile seçilmiş has kulların müstesna» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ancak içlerinden ihlas ile seçilmiş has kulların müstesna." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ancak içlerinden ıhlas ile seçilmiş has kulların müstesna

Erhan Aktaş

"Ancak içlerinden muhles kulların hariç."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ancak içlerinden muhles kulların hariç."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ancak içlerinden muhles kulların hariç."

Fizilal-il Kuran

«Yalnız onlardan ihlas sahibi kullar hariç.»

Gültekin Onan

"Ancak onlardan, muhlis olan kulların hariç."

Hamdi Döndüren

“Yalnız senin samimi kulların bunun dışındadır.”

Hasan Basri Çantay

"İçlerinden ihlasa erdirilmiş (mü'min) kulların müstesna".

Hasib Asutay

'Yalnız onlardan ihlâsa erdirilmiş kulların hariç.'

Hayrat Neşriyat

'Ancak onlardan ihlâsa erdirilmiş kulların müstesnâ.'

İbni Kesir

Ancak içlerinden ihlasa erdirilmiş kulların müstesna.

Mehmet Okuyan

(İblis) “kudretine yemin olsun ki içlerinden samimi kulların hariç hepsini azdıracağım!” demişti.

Muhammed Esed

"Senin ihlaslı kulların dışında (tümünü)"

Mustafa İslamoğlu

Bunun tek istisnası, onlar arasındaki, imanını saf ve temiz tutma çabasını desteklediğin samimi kulların olacak!"

Ömer Nasuhi Bilmen

(81-83) «O malum vakit gününe kadar.» (İblis de) Dedi ki: «Senin izzetine yemin ederim ki, elbette onların hepsini azdıracağım. Ancak onlardan ihlasa erdirilmiş olan kulların müstesna».

Ömer Öngüt

"Yalnız içlerinden ihlâsa erdirilmiş kulların hariç. "

Suat Yıldırım

(82-83) İblis: "Öyle ise, senin izzetine yemin ederim ki ben de onların hepsini şaşırtacağım. Ancak Senin ihlâsa erdirdiğin kullar bundan müstesnadır." dedi.

Süleyman Ateş

"Yalnız onlardan ihlaslı kulların(a dokunmayacağım)."

Süleymaniye Vakfı

Ancak onlardan samimiyeti onaylanmış kulların hariç."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sana kul olanlara, onlardan samimi olanlara bir şey yapamam" dedi.

Şaban Piriş

Ancak onlardan arınmış kulların hariç.

Tefhim-ul Kuran

«Ancak onlardan, muhlis olan kulların hariç.»

Ümit Şimşek

'Ancak içlerinden Senin ihlâsa erdirdiğin kulların müstesna.'

Yaşar Nuri Öztürk

"İçlerinden sadece samimi, seçkin kullar dışta kalacaktır."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Təkcə Sənin seçilmiş ixlaslı qullarından başqa!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Yalnız Sənin sadiq bəndələrindən başqa!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Ausgenommen Deine aufrichtigen Diener.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

außer Deinen Dienern, den auserlesenen unter ihnen.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Ausgenommen (davon sind) Deine erwählten Diener unter ihnen.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"except those of Your worshippers who are sincere and do not consent to temptation".

Abdul Haleem

but Your true servants.’

Abdullah Yusuf Ali

"Except Thy Servants amongst them, sincere and purified (by Thy Grace)."

Abul A'la Maududi

except those of Your servants, the chosen ones from amongst them."

Aisha Bewley

except for Your chosen slaves among them. ’

Al-Hilali & Khan

"Except Your chosen slaves amongst them (i.e. faithful, obedient, true believers of Islâmic Monotheism)."

Ali Quli Qarai

except Your exclusive servants among them. ’

Amatul Rahman Omar

`Except Your servants from among them, the true and purified ones (who are out of my powers). '

Arthur John Arberry

excepting those Thy servants among them that are sincere. '

Bijan Moeinian

"Only your devote worshipper will escape me. "

E. Henry Palmer

except Thy servants amongst them who are sincere!'

Edip-Layth

"Except for Your servants who are loyal."

George Sale

except thy servants who shall be peculiarly chosen from among them.

Hamid S. Aziz

"Except Thy single-minded servants from among them, the purified ones. "

Mahmoud Ghali

Excepting Your bondmen among them that are most faithful (to You). "

Marmaduke Pickthall

Save Thy single-minded slaves among them.

Mohamed Ahmed - Samira

Other than the chosen ones among Your creatures. "

Muhammad Asad

[all] save such of them as are truly Thy servants!"

Mustafa Khattab

except Your chosen servants among them."

Progressive Muslims

"Except for Your servants who are loyal. "

Sahih International

Except, among them, Your chosen servants. "

Sam Gerrans

“Save Thy servants among them that are sincere.”

Shabbir Ahmed

But such of them as are Your sincere servants. "

Syed Vickar Ahamed

"Except (those of) Your Servants amongst them (the men who are) sincere and purified (by Your Grace). "

Taqi Usmani

except Your chosen servants among them."

The Monotheist Group

"Except for Your servants who are loyal."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

sauf Tes serviteurs élus parmi euxʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Lê belê, evdên te yên bawermend ên dilpak ew cuda ne (ez nikarim wan ji rê derînim).

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

behalve Uw toegewijde dienaren onder hen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Behalve uwe dienaren, die bijzonder onder hen gekozen zullen worden.

Hollandaca — Siregar

Behalve Uw dienaren onder hen die zuiver zijn in hun aanbidding.ʺ

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

кроме только рабов Твоих из них избранных!»