Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.
فَاَقْبَلُٓوا اِلَيْهِ يَزِفُّونَ
fe eḳbelū ileyhi yeziffūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken koşa koşa yanına gelmişlerdi.
Abdulkadir Gölpınarlı
Derken koşa koşa yanına gelmişlerdi.
Adem Uğur
(Putperestler) koşarak İbrahim'e geldiler.
Ahmed Hulusi
Bunu görenler hızla dönüp Ona geri geldiler.
Ahmet Tekin
Bunun üzerine, telâş ile birbirlerine girerek İbrâhim’e geldiler.
Ahmet Varol
(Puta, tapanlar, döndüklerinde putlarını kırılmış görünce) Hemen koşarak ona gittiler.
Ali Bulaç
Çok geçmeden (halkı) birbirine girmiş durumda kendisine yönelip geldiler.
Ali Fikri Yavuz
Bunun üzerine kavmi koşarak kendisine geldi.
Ali Rıza Safa
Bir süre sonra, koşarak karşısına dikildiler.
Bayraktar Bayraklı
Kavmi, koşarak ona geldi.
Bekir Sadak
Bunun uzerine putperestler kosarak ona geldiler.
Celal Yıldırım
Az sonra milleti birbirine girerek İbrahim'e doğru geldiler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Diğerleri öfke içinde koşarak İbrâhim’in yanına geldiler.
Diyanet İşleri
Kavmi (telaş içinde) koşarak ona doğru geldi.
Diyanet İşleri (eski)
Bunun üzerine putperestler koşarak ona geldiler.
Diyanet Vakfi
(Putperestler) koşarak İbrahim'e geldiler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Bunun üzerine birbirlerine girerek ona yürüdüler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bunun üzerine birbirlerine girerek ona yöneldiler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine birbirlerine girerek ona yöneldiler
Erhan Aktaş
Bunun üzerine koşuşturarak ona yöneldiler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Bunun üzerine koşuşturarak ona yöneldiler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Bunun üzerine koşarak ona yöneldiler.
Fizilal-il Kuran
Bunun üzerine puta tapanlar koşarak İbrahim'in yanına geldiler.
Gültekin Onan
Çok geçmeden (halkı) birbirine girmiş durumda kendisine yönelip geldiler.
Hamdi Döndüren
Putperestler koşarak İbrahim’in yanına geldiler.
Hasan Basri Çantay
Derken (kavmi) koşarak onun önüne çıkdı (lar).
Hasib Asutay
(Putperestler) koşarak ona geldiler.
Hayrat Neşriyat
Bunun üzerine (kavmi) koşarak ona yöneldiler.
İbni Kesir
Bunun üzerine koşarak ona geldiler.
Mehmet Okuyan
(Putperestler) koşarak ona gelmişlerdi.
Muhammed Esed
Bunun üzerine diğerleri koşarak o'na doğru geldiler (ve yaptığından dolayı o'nu suçladılar).
Mustafa İslamoğlu
Derken etraftan koşarak başına üşüştüler.
Ömer Nasuhi Bilmen
(94-96) Bunun üzerine koşar oldukları halde ona yöneldiler. Dedi ki: «Kendi yontar olduğunuz şeye mi taparsınız?» «Halbuki Allah sizi ve yaptığınız şeyi yaratmıştır.»
Ömer Öngüt
Putperestler koşarak ona geldiler.
Suat Yıldırım
Bunu haber alan halk telaşla ve sür’atle onun yanına gittiler.
Süleyman Ateş
(Puta, tapanlar, döndüklerinde putlarını kırılmış görünce) Hemen koşarak ona gittiler.
Süleymaniye Vakfı
Halkı (putların kırıldığını gördüğünde) koşarak İbrahim'e yöneldi.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Hepsi hızla karşısına dikilmişlerdi.
Şaban Piriş
Bu sebeple hışımla onun yanına geldiler.
Tefhim-ul Kuran
Çok geçmeden (halkı) birbirine girmiş durumda kendisine yönelip geldiler.
Ümit Şimşek
Derken kavmi İbrahim'in başına üşüştü.
Yaşar Nuri Öztürk
Bir süre sonra, halkı koşarak İbrahim'e geldi.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Bütpərəstlər tələsik onun yanına gəldilər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Bundan xəbər tutan tayfası) yüyürə-yüyürə onun yanına gəldi.
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Da eilten sie zu ihm und und stellten ihn zur Rede.
Almanca — Der Edle Quran
Da kamen sie auf ihn zugeeilt.
Almanca — M. A. Rassoul
Da kamen sie zu ihm geeilt.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
But when the damage was noticed, his people came back rushing.
Abdul Haleem
His people hurried towards him,
Abdullah Yusuf Ali
Then came (the worshippers) with hurried steps, and faced (him).
Abul A'la Maududi
whereupon people came to him running.
Aisha Bewley
They came rushing back to him.
Al-Hilali & Khan
Then they (the worshippers of idols) came, towards him, hastening.
Ali Quli Qarai
They came running towards him.
Amatul Rahman Omar
(Hearing this news) the people came running to him.
Arthur John Arberry
Then came the others to him hastening.
Bijan Moeinian
[When people returned, they concluded that the only present one in the city, i. e., Abraham could have destroyed their gods so] they rushed toward Abraham [asking in rage why he has done it.]
E. Henry Palmer
And they rushed towards him.
Edip-Layth
Then they approached him outraged.
George Sale
And the people came hastily unto him:
Hamid S. Aziz
So they (people) advanced towards him, hastening.
Mahmoud Ghali
Then they (i. e., the disbelievers) came forward to him in a hurried procession.
Marmaduke Pickthall
And (his people) came toward him, hastening.
Mohamed Ahmed - Samira
So the people descended upon him.
Muhammad Asad
[But] then the others came towards him hurriedly [and accused him of his deed].
Mustafa Khattab
Later, his people came rushing towards him ˹furiously˺.
Progressive Muslims
Then they approached him outraged.
Sahih International
Then the people came toward him, hastening.
Sam Gerrans
Then came they towards him in haste.
Shabbir Ahmed
The people came running to him.
Syed Vickar Ahamed
Then (the worshippers) came with quick steps, and faced (him).
Taqi Usmani
Then, they (the idolaters) came to him rushing.
The Monotheist Group
Then they approached him outraged.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Alors (les gens) vinrent à lui en courant.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Gava dîtin ku pûtên wan hatine şikandin) Bi bez ber bi Îbrahim ve çûn.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Toen kwamen zij wel op hem toe rennen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En zijn volk kwam haastig tot hem.
Hollandaca — Siregar
Daarop liepen zij (de veelgodenaanbidders) snel naar hem toe.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И пришли они [его народ] к нему [к пророку Ибрахиму], второпях.
Rusça — Osmanov
Тогда [люди] прибежали к нему,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Då fick (människorna) bråttom tillbaka,