(8-9) Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.

لَا يَسَّمَّعُونَ اِلَى الْمَلَاِ الْاَعْلٰى وَيُقْذَفُونَ مِنْ كُلِّ جَانِبٍ دُحُورًا وَلَهُمْ عَذَابٌ وَاصِبٌ

lā yessemmeǔne ilā l-melei l-eǎ'lā ve yuḳƶefūne min kulli cānibin / duHūran ve lehum ǎƶābun vāSibun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لَا
2يَسَّمَّعُونَyessemmeǔneس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakdinleyemezler
3اِلَىilā
4الْمَلَاِl-meleiم ل اDoldurmak, tatmin etmek, yardım etmek. Gençliğin özsuyu veya canlılığı bir kişide daha dolu bir şekilde ortaya çıktı. Tatmin etmek/doymak. Yardım etmek, desteklemek, bir şeyi yapmak için uyum sağlamak. Toplantı. En üst seviye [bir yayı mümkün olduğunca geriye çekmek gibi]. Gücünün son noktasımelekleri
5الْاَعْلٰىl-eǎ'lāع ل وYüksek olmak, yükseltilmiş olmak, yüce olmak, yüceltilmek, yükselmek, üstesinden gelmek, gururlu olmak, üstünde olmak, yukarı çıkmak, yükselmek, rütbe veya onurda yükselmek, kaldırmak, yukarı almak, binmek, üstüne çıkmakyüce
6وَيُقْذَفُونَve yuḳƶefūneق ذ فFırlatmak, atmak, ilham vermek, incitmek, ortadan kaldırmak, atmak, daldırmak, birisini (çirkin ve kötü eylemlerle) suçlamak, ateş etmek, (ok gibi) fırlatmakve taşlanırlar
7مِنْmin
8كُلِّkulliك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher
9جَانِبٍcānibinج ن بYan taraf, uzak durmak, kenara çekilmek, kaçınmak, sakınmak, yanında olmak, beraber olmak, yabancı olmak, cünüp olmak, uzaklaştırmakyandan
1دُحُورًاduHūranد ح رSürmek, itmek, uzaklaştırmak, çıkarmak, kapatmak, atmak, kovmak.kovulurlar
2وَلَهُمْve lehumve Onların
3عَذَابٌǎƶābunع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12bir azab
4وَاصِبٌvāSibunو ص بSürekli olmak, zorunlu olmak, sağlam olmak, sürmek, devam etmek.sürekli

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

En yüce melekler topluluğunun sözlerini duyamazlar ve her yandan sürülüp kovulurlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

En yüce melekler topluluğunun sözlerini duyamazlar ve her yandan sürülüp kovulurlar.

Adem Uğur

Onlar, artık mele-i a'lâ'ya (yüce topluluğa) kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar.

Ahmed Hulusi

(O şeytanlar) Mele-i Ala'yı dinleyemezler ve her taraftan şiddetle defedilirler!

Ahmet Tekin

Onlar yüce melekler meclisini dinleyemezler. Her taraftan kovulup atılırlar.

Ahmet Varol

Onlar yüce topluluğu (mele-i a'layı) dinleyemezler ve her yandan atılırlar.

Ali Bulaç

Ki onlar, Mele-i A'la'ya kulak verip dinleyemezler, her yandan kovulup atılırlar;

Ali Fikri Yavuz

O şeytanlar, melekler topluluğunun kelâmını dinleyemezler, her taraftan koğulup atılırlar.

Ali Rıza Safa

Yüce topluluğu dinleyemezler ve her taraftan kovulurlar.

Bayraktar Bayraklı

Onlar ne kadar çırpınsalar da o yüce konseyi dinleyemezler ve her taraftan atışa tutulurlar.

Bekir Sadak

(8-9) Onlar yuce alemi asla dinleyemezler. Her yonden kovularak atilirlar. Onlara surekli bir azap vardir.

Celal Yıldırım

Mele-i A'lâ'ya kulak verip dinleyemezler ve her yandan atılıp itilip kovulurlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(8-9) Onlar artık o yüce topluluğu dinleyemezler, (bölgeden) uzaklaştırmak için üzerlerine her yönden atış yapılır; ayrıca onlar (âhirette de) bitmez bir azaba çarptırılacaklardır.

Diyanet İşleri

(8-9) Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.

Diyanet İşleri (eski)

(8-9) Onlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır.

Diyanet Vakfi

Onlar, artık mele-i a'lâ'ya (yüce topluluğa) kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar yüksek (melekler) topluluğunu dinleyemezler. Her taraftan kovulup atılırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(8-9) Onlar yüce meclisi dinleyemezler. Kovulmak için her taraftan sıkıya (ateşe, mermiye) tutulurlar. Onlara ayrılmaz bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar mele-i a'layı dinleyemezler, tard için her taraftan sıkıya tutulurlar.

Erhan Aktaş

Mele-i A'la'ya kulak verip dinleyemezler; her taraftan kovulurlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Mele-i A'la'ya kulak verip dinleyemezler; her taraftan kovulurlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Mele-i A'la'ya kulak verip dinleyemezler; her taraftan kovulurlar.

Fizilal-il Kuran

O şeytanlar, yüce alemi (Mele-i A'la'yı) dinleyemezler; her yandan kendilerine mermi gibi yıldızlar atılır.

Gültekin Onan

Ki onlar, Mele-i A'la'ya kulak verip dinleyemezler, her yandan kovulup atılırlar;

Hamdi Döndüren

Şeytanlar yüce melekler topluluğunu dinleyemezler, her yandan (şihab) atışına tutulurlar.

Hasan Basri Çantay

(8-9) Ki onlar "Mele'-i a'la" ya kulak verib dinleyemezler, her yandan koğularak atılırlar. Onlar için (ahiretde de) ardı arası kesilmez bir azab vardır.

Hasib Asutay

Onlar, yüce topluluğa (2) kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar. (2. Yüksek ve yüce bir makamda bulunan meleklere.)

Hayrat Neşriyat

(8-9) (O şeytanlar, artık) mele-i a'lâyı (semâdaki melekleri) dinleyemezler ve her taraftan kovularak (alevli yıldızlarla) taşlanırlar ve onlar için devamlı bir azab vardır.

İbni Kesir

Onlar Mele-i Ala'yı dinleyemezler ve her yönden sürülerek atılırlar.

Mehmet Okuyan

Onlar yüce topluluğa kulak veremezler. Kovularak her taraftan atılırlar. Onlar için ebedî bir azap vardır.

Muhammed Esed

(ki) onlar, (o bilinmeyeni bilmek isteyenler,) yüce sakinler topluluğuna kulak veremesinler ve her taraftan kovulup sürülsünler,

Mustafa İslamoğlu

ki yüce katın sakinlerini dinleme (girişiminde) bulunamasınlar ve her yandan yüz geri edilsinler;

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlar en yüksek bir cemaati (sözlerine kulak vererek) dinleyemezler ve her taraftan kovulup atılırlar.

Ömer Öngüt

Onlar Mele-i âlâ'ya kulak verip, olup bitenleri aslâ dinleyemezler. (Dinlemeye kalkışsalar) her yönden sürülüp atılırlar.

Suat Yıldırım

Onlar Mele-i Âla’ya yükselip dinleyemezler ve her taraftan bombardımana tutulurlar.

Süleyman Ateş

O (şeyta)nlar mele-i A'layı (yüce melekler topluluğunu) dinleyemezler; her yandan kendilerine (ışınlar) atılır.

Süleymaniye Vakfı

Onlar Mele-i A'la'yı dinleyemezler; her taraftan onlara (ışınlar) atılır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar Mele-i A'la'yı (büyük meleklerin toplantısını) dinleyemez; her taraftan taşlanırlar.

Şaban Piriş

Onlar, yüce alemi işitemezler, her yandan kovulurlar.

Tefhim-ul Kuran

Ki onlar, Mele-i Alâ'ya kulak verip dinleyemezler ve onlar her yandan kovulur atılırlar;

Ümit Şimşek

Onlar yüce âlemleri dinleyemezler; çünkü taşlanırlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar ne kadar çırpınsalar da o yüce konseyi dinleyemezler. Ve her taraftan atışa tutulurlar;

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar artıq ali topluma (mələklərin söhbətlərinə) qulaq asa bilməzlər və hər tərəfdən üstlərinə yandırıb yaxan alovlar yağdırılar

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Satane können die höchsten der Engel nicht belauschen, und sie werden von allen Seiten vertrieben,

Almanca — Der Edle Quran

So können sie der höchsten führenden Schar (der Engel) nicht zuhören, und sie werden von allen Seiten beworfen,

Almanca — M. A. Rassoul

Sie können nichts bei den höheren Bewohnern erlauschen, und sie werden von allen Seiten beworfen

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie belauschen nicht die hohen Angesehenen. Und sie werden von jeder Seite beworfen,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Who peers inquisitively into the realm making an effort to hear what is discussed in the August Assembly, but they are debarred, being assailed with flames on every side,

Abdul Haleem

they cannot eavesdrop on the Higher Assembly––pelted from every side,

Abdullah Yusuf Ali

(So) they should not strain their ears in the direction of the Exalted Assembly but be cast away from every side,

Abul A'la Maududi

These satans cannot listen to what transpires in the High Council for they are pelted away from every side

Aisha Bewley

They cannot eavesdrop on the Highest Assembly and they are stoned from every side,

Al-Hilali & Khan

They cannot listen to the higher group (angels) for they are pelted from every side.

Ali Quli Qarai

They do not eavesdrop on the Supernal Elite but are shot at from every side,

Amatul Rahman Omar

They (having no access to the source of prophecy) cannot listen to (what goes on in) the exalted assembly (of the arch angels). They are reproached (for their false conjectures) from every side,

Arthur John Arberry

they listen not to the High Council, for they are pelted from every side,

Bijan Moeinian

These satans cannot break into the communication system of those who are close to God as they are on defensive.

E. Henry Palmer

that they may not listen to the exalted chiefs; for they are hurled at from every side,

Edip-Layth

They cannot listen to the command up high; and they are bombarded from every side.

George Sale

that they may not listen to the discourse of the exalted princes, -- for they are darted at from every side,

Hamid S. Aziz

They cannot listen to the exalted assembly and they are thrown at from every side,

Mahmoud Ghali

They do not overhear the most Exalted Chiefs, (i. e., angels) and they are pelted (with hurled meteors) from every side,

Marmaduke Pickthall

They cannot listen to the Highest Chiefs for they are pelted from every side,

Mohamed Ahmed - Samira

So that they are not able to listen to the angels of higher (echelons), and are pelted from all sides

Muhammad Asad

[so that] they [who seek to learn the unknowable] should not be able to overhear the host on high, but shall be repelled from all sides,

Mustafa Khattab

They cannot listen to the highest assembly ˹of angels˺ for they are pelted from every side,

Progressive Muslims

They cannot listen to the command up high; and they are bombarded from every side.

Sahih International

[So] they may not listen to the exalted assembly [of angels] and are pelted from every side,

Sam Gerrans

They listen not to the exalted assembly, and they are pelted from every side,

Shabbir Ahmed

Repelled faraway from the Truth, the 'occult sciences' despite their boisterous claims, can get not a hint of what Divine Revelation is.

Syed Vickar Ahamed

(So that) they (the Satans') should not try to hear from the direction of the Exalted Assembly (of men and angels in Allah’s service and worship) but (they) be thrown out from every side,

Taqi Usmani

They cannot listen to the Upper Realm and are hit from every side

The Monotheist Group

They cannot listen to the command up high; and they are bombarded from every side.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils ne pourront être à lʹécoute des dignitaires suprêmes (les Anges); car ils seront harcelés de tout côté,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew (şeytan) nikarin li civata bilind (a firîşteyan) guhdarî bikin û ji her aliyî ve (bi stêran) têne recimandin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

zodat zij niet naar de allerhoogste raad van voornaamsten kunnen luisteren. En er wordt van elke kant tegen hen aan gegooid

Hollandaca — Salomo Keyzer

Opdat zij niet luisteren naar het gesprek der verheven vorsten (want zij worden van alle zijden bestormd),

Hollandaca — Siregar

Zij kunnen niet luisteren bij de hoogste groep (de Engelen). Er wordt naar hen geworpen vanuit alle kanten.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Не могут они [дьяволы] слышать высшее общество [ангелов небесных] и поражаются они [дьяволы] (светочами) (которые бросаются на них) со всех сторон

Rusça — Osmanov

Они (т. е. шайтаны) не внемлют ангелам вышним, и на них обрушиваются [с осуждением] отовсюду.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

som inte skall lyssna till de högsta väsendenas (tal). Därför drivs de bort (av stjärnskott) från alla håll -