Andolsun, biz onlara da uyarıcılar göndermiştik.
وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا فِيهِمْ مُنْذِرِينَ
ve leḳad erselnā fīhim munƶirīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve andolsun ki biz, onların içinden, korkutucular göndermiştik onlara.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve andolsun ki biz, onların içinden, korkutucular göndermiştik onlara.
Adem Uğur
Kuşkusuz, biz onlara uyarıcılar göndermiştik.
Ahmed Hulusi
Andolsun ki onların da içinde uyarıcılar irsal ettik.
Ahmet Tekin
Biz de onlara, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcılar, peygamberler göndermiştik.
Ahmet Varol
Andolsun ki biz onların içlerinde uyarıcılar göndermiştik.
Ali Bulaç
Andolsun, biz onlara uyarıcılar göndermiştik.
Ali Fikri Yavuz
Gerçekten biz onlara, azabla korkutucu peygamberler de gönderdik.
Ali Rıza Safa
Üstelik gerçek şu ki, onlara uyarıcılar göndermiştik.
Bayraktar Bayraklı
Şüphesiz, biz onlara uyarıcılar göndermiştik.
Bekir Sadak
And olsun ki, iclerine uyaricilar gondermistik.
Celal Yıldırım
And olsun ki, biz onlara uyarıcı peygamberler göndermiştik.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Oysa içlerinden uyarıcı elçiler de göndermiştik.
Diyanet İşleri
Andolsun, biz onlara da uyarıcılar göndermiştik.
Diyanet İşleri (eski)
And olsun ki, içlerine uyarıcılar göndermiştik.
Diyanet Vakfi
Kuşkusuz, biz onlara uyarıcılar göndermiştik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Gerçekten biz onlara içlerinden uyarıcı peygamberler de gönderdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun ki, içlerinden uyarıcı peygamberler de gönderdik,
Elmalılı Hamdi Yazır
Celalim hakkı için içlerinde inzar edici Peygamberler de gönderdik
Erhan Aktaş
Ant olsun ki onlara içlerinden uyarıcılar gönderdik.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ant olsun ki onlara içlerinden uyarıcılar gönderdik.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ant olsun ki onlara da uyarıcılar gönderdik.
Fizilal-il Kuran
Biz onların içine de uyarıcılar göndermiştik.
Gültekin Onan
Andolsun, biz onlara uyarıcılar göndermiştik.
Hamdi Döndüren
Andolsun biz onların içlerine de uyarıcılar göndermiştik.
Hasan Basri Çantay
Yemin ederim ki biz içlerinde (kötü hareketlerinin encamından) korkutucu (peygamberler) de göndermişizdir.
Hasib Asutay
Andolsun, biz içlerinden uyarıcılar göndermiştik.
Hayrat Neşriyat
(Ve yine) and olsun ki, onların içlerinde de (Allah’ın azâbından haber veren)korkutucu (peygamber)ler göndermiştik.
İbni Kesir
Ve andolsun ki; onlara, uyarıcılar göndermiştik.
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki biz onlara uyarıcılar göndermiştik.
Muhammed Esed
halbuki kendilerine uyarıcılar göndermiştik.
Mustafa İslamoğlu
Ve elbette onların arasına da uyarıcılar göndermiştik:
Ömer Nasuhi Bilmen
(72-74) Yemin olsun ki, onların içinde korkutucular göndermiş idik. Artık bak, o korkutulmuş olanların akibetleri nasıl oluverdi? Allah'ın ihlâsa erdirilmiş olan kulları müstesna.
Ömer Öngüt
Ululuğum hakkı için biz onlara, uyarıcılar göndermiştik.
Suat Yıldırım
(71-72) Daha önce yaşayan insanların ekserisi de yoldan sapmışlardı. Biz de onları uyarıp gerçeği gösteren peygamberler göndermiştik.
Süleyman Ateş
Biz onların içine de uyarıcılar göndermiştik.
Süleymaniye Vakfı
Üstelik onlara uyarıcı kişiler göndermiştik.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Üstelik aralarından onları uyaran elçiler çıkarmıştık.
Şaban Piriş
İçlerinden uyarıcılar gönderdik.
Tefhim-ul Kuran
Andolsun, biz onlara uyarıcı-korkutucular göndermiştik.
Ümit Şimşek
Biz ise onların içinden de uyarıcılar göndermiştik.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, onların içlerinde uyarıcılar görevlendirmiştik.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz onlara xəbərdar edən peyğəmbərlər göndərmişdik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
And olsun ki, Biz onlara (Allahın əzabı ilə) qorxudan peyğəmbərlər göndərmişdik.
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
obgleich Wir ihnen warnende Gesandte geschickt hatten.
Almanca — Der Edle Quran
und Wir sandten ja zu ihnen Überbringer von Warnungen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und gewiß, bereits entsandten WIR unter ihnen Warner.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Notwithstanding that We did send to them Messengers as spectacles and warnings.
Abdul Haleem
even though We sent messengers to warn them.
Abdullah Yusuf Ali
But We sent aforetime, among them, (messengers) to admonish them;-
Abul A'la Maududi
and We had sent among them Messengers to warn them.
Aisha Bewley
though We sent warners to them.
Al-Hilali & Khan
And indeed We sent among them warners (Messengers);
Ali Quli Qarai
and certainly We had sent warners among them.
Amatul Rahman Omar
Though We had already sent Warners among them.
Arthur John Arberry
and We sent among them warners;
Bijan Moeinian
warnings through His Prophets.
E. Henry Palmer
and we had sent warners amongst them.
Edip-Layth
We had sent to them warners.
George Sale
And We sent warners unto them heretofore:
Hamid S. Aziz
And certainly We sent among them Warners.
Mahmoud Ghali
And indeed We already sent among them warners.
Marmaduke Pickthall
And verily We sent among them warners.
Mohamed Ahmed - Samira
And We had sent admonishers to them.
Muhammad Asad
although, verily, We had sent warners unto them:
Mustafa Khattab
although We had certainly sent warners among them.
Progressive Muslims
And We had sent to them warners.
Sahih International
And We had already sent among them warners.
Sam Gerrans
And We had sent among them warners.
Shabbir Ahmed
And verily, We had sent Warners among them.
Syed Vickar Ahamed
And indeed, We sent (messengers) among them, to warn them—
Taqi Usmani
We did send warners among them.
The Monotheist Group
And We had sent to them warners.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et Nous avions certes envoyé parmi eux des avertisseurs.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bi sond, Me ji nav wan, ji wan re pêxember şandin da ku wan hişyar bikin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
hoewel Wij in hun midden waarschuwers hadden gezonden.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Wij zonden vroeger waarschuwers tot hen;
Hollandaca — Siregar
En voorzeker hebben Wij uit hun midden waarschuwers gezonden,
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
А ведь Мы посылали к ним [к тем общинам] (предостерегающих) увещевателей (которые предупреждали их о наказании) (но они отвергли их).
Rusça — Osmanov
и Мы посылали к ним увещевателей.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
trots att Vi hade sänt varnare till dem -