İçlerinden biri der ki: "Benim bir arkadaşım vardı."

قَالَ قَائِلٌ مِنْهُمْ اِنِّي كَانَ لِي قَرِينٌ

ḳāle ḳāilun minhum innī kāne lī ḳarīnun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
2قَائِلٌḳāilunق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelebir sözcü
3مِنْهُمْminhumonlardan
4اِنِّيinnīşüphesiz
5كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinvardı
6لِيbenim
7قَرِينٌḳarīnunق ر نBir şeyi başka bir şeyle birleştirmek, eşleştirmek. Qarnin/qarnan - nesil, yüzyıl. Qarn (ikili qarnani, dolaylı qaraini, çoğul qurun) - boynuz, trampet. Genellikle güç/kudret/şan sembolü olarak kullanılır. Qarunun (çoğul qurana) - eş, yoldaş, yakın arkadaş. Muqarranin - birbirine bağlı. Muqrinina - boyun eğdirme yeteneği olan. Muqtarinin - sıra halinde dizilmiş olanlar, eşlik edenler.bir arkadaşım

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Birisi söze gelir de der ki: Bir arkadaşım vardı.

Abdulkadir Gölpınarlı

Birisi söze gelir de der ki: Bir arkadaşım vardı.

Adem Uğur

İçlerinden biri: "Benim, bir arkadaşım vardı" der.

Ahmed Hulusi

Onlardan biri dedi ki: "Gerçekten benim bir arkadaşım vardı. "

Ahmet Tekin

İçlerinden biri: 'Benim bir arkadaşım vardı' der.

Ahmet Varol

İçlerinden biri der ki: 'Benim bir yakınım vardı.

Ali Bulaç

Bir sözcü der ki: "Benim bir yakınım vardı."

Ali Fikri Yavuz

İçlerinden bir sözcü şöyle der: “- Gerçekten benim (dünyada) bir arkadaşım vardı.

Ali Rıza Safa

Aralarından biri sözü alarak, şöyle diyecek: "Bir arkadaşım vardı!"

Bayraktar Bayraklı

İçlerinden biri, "Benim, bir arkadaşım vardı" der.

Bekir Sadak

(51-53) Iclerinden biri soyle der: «Benim bir dostum vardi, bana: 'Sen de mi, olup toprak ve kemik oldugumuz zaman dirilerek ceza gorecegimizi tasdik edenlerdensin?' derdi.»

Celal Yıldırım

Onlardan bir sözcü şöyle der: Doğrusu bir yakınım vardı.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İçlerinden biri şöyle der: “Benim bir arkadaşım vardı;

Diyanet İşleri

İçlerinden biri der ki: "Benim bir arkadaşım vardı."

Diyanet İşleri (eski)

(51-53) İçlerinden biri şöyle der: 'Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi.'

Diyanet Vakfi

İçlerinden biri: «Benim, bir arkadaşım vardı» der.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İçlerinden bir sözcü der ki: «Gerçekten benim bir arkadaşım vardı.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İçlerinden bir sözcü: "Benim bir arkadaşım vardı."

Elmalılı Hamdi Yazır

İçlerinden bir söyliyen benim der: bir karinim vardı

Erhan Aktaş

İçlerinden biri dedi ki: "Benim yakın bir arkadaşım vardı."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İçlerinden biri dedi ki: "Benim yakın bir arkadaşım vardı."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İçlerinden biri dedi ki: "Benim yakın bir arkadaşım vardı."

Fizilal-il Kuran

Onlardan biri: «Benim de bir arkadaşım vardı.»

Gültekin Onan

Bir sözcü der ki: "Benim bir yakınım vardı."

Hamdi Döndüren

Onlardan bir sözcü, “Benim dedi, bir arkadaşım vardı.”

Hasan Basri Çantay

İçlerinden bir sözcü der ki "Hakıykat, benim (dünyada) bir arkadaşım vardı.

Hasib Asutay

İçlerinden bir sözcü, 'Benim (dünyada) bir arkadaşım vardı' (10) der. (10. Bu arkadaşın ona yeniden dirilme konusunda vesvese verenin, şeytan olduğu nakledilmiştir.)

Hayrat Neşriyat

İçlerinden konuşan biri şöyle der: 'Doğrusu benim (dünyada) bir yakınım vardı.'

İbni Kesir

İçlerinden bir sözcü der ki: Benim bir dostum vardı.

Mehmet Okuyan

İçlerinden bir (mümin) şöyle diyecektir: “Benim yakın (bir arkadaş)ım vardı.

Muhammed Esed

İçlerinden biri şöyle diyecek: "Bakın, benim (yeryüzünde) bir arkadaşım vardı,

Mustafa İslamoğlu

İçlerinden biri diyecek ki: "Bir zamanlar benim bir arkadaşım vardı;

Ömer Nasuhi Bilmen

(50-51) Onların (o ehl-i cennetin) bazıları bazılarına karşı teveccüh ederek soruşturmaya başlarlar. Onlardan birisi der ki: «Benim (dünyada iken) muhakkak bir arkadaşım var idi.»

Ömer Öngüt

İçlerinden bir sözcü der ki: "Benim bir arkadaşım vardı. "

Suat Yıldırım

(51-53) Derken biri der ki: "Sahi, benim de yakın bir arkadaşım vardı. Yanıma gelir, iğneli iğneli "Sen de mi, derdi, bu masala inananlar arasında yer alıyorsun? Yani biz ölüp çürümüş kemik, toz toprak haline geldikten sonra, biz mi dirilip hesap vereceğiz, buna da inanılır mı?"

Süleyman Ateş

Onlardan bir sözcü: "Benim, dedi, bir arkadaşım vardı."

Süleymaniye Vakfı

Onlardan biri şöyle der: "Benim bir arkadaşım vardı."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biri; "Benim bir yakın arkadaşım vardı," der;

Şaban Piriş

Onlardan biri: -Benim bir yakın arkadaşım vardı, der.

Tefhim-ul Kuran

Onlardan bir sözcü der ki: «Benim bir yakınım vardı.»

Ümit Şimşek

Sohbete katılanlardan biri der ki: 'Benim bir arkadaşım vardı.

Yaşar Nuri Öztürk

İçlerinden bir sözcü şöyle der: "Benim yakın bir arkadaşım vardı."

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Onlardan biri deyəcək: “Mənim bir yoldaşım var idi.

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Einer von ihnen sagt: ʺGewiß, ich hatte einen Gesellen,

Almanca — M. A. Rassoul

Einer ihrer Sprecher wird sagen: ʺlch hatte einen Gefährten

Almanca — Muhammad Zaidan

einer von ihnen sagte: ʺGewiß, ich hatte einen engen Freund,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

One of them (a representative) will say: "I had a companion in life below".

Abdul Haleem

one will say, ‘I had a close companion on earth

Abdullah Yusuf Ali

One of them will start the talk and say: "I had an intimate companion (on the earth),

Abul A'la Maududi

One of them will say: "I had a companion in the world

Aisha Bewley

One of them will say, ‘I used to have a friend

Al-Hilali & Khan

A speaker of them will say: "Verily, I had a companion (in the world),

Ali Quli Qarai

One of them will say, ‘Indeed I had a companion

Amatul Rahman Omar

One of them will say, `Surely I had an intimate companion (in the world),

Arthur John Arberry

One of them says, 'I had a comrade

Bijan Moeinian

One of them will say:…

E. Henry Palmer

and a speaker amongst them shall say, 'Verily, I had a mate,

Edip-Layth

One of them said, "I used to have a friend."

George Sale

And one of them shall say, verily I had an intimate friend while I lived in the world,

Hamid S. Aziz

A speaker from among them shall say, "Surely I had a comrade on earth,

Mahmoud Ghali

A speaker of them says, "Surely I used to have a comrade.

Marmaduke Pickthall

A speaker of them saith: Lo! I had a comrade

Mohamed Ahmed - Samira

Said one of the speakers: "I had a friend

Muhammad Asad

One of them speaks thus: "Behold, I had [on earth] a close companion

Mustafa Khattab

One of them will say, "I once had a companion ˹in the world˺

Progressive Muslims

One of them said: "I used to have a friend. "

Sahih International

A speaker among them will say, "Indeed, I had a companion [on earth]

Sam Gerrans

(A speaker among them will say: “I had a companion,

Shabbir Ahmed

One of them speaks thus, "Behold, I had a close companion. "

Syed Vickar Ahamed

One of them will start the speak and say: "Verily, I had a close companion (on the earth),

Taqi Usmani

A speaker from them will say, "I had a companion (in the worldly life)

The Monotheist Group

One of them said: "I used to have a friend."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Lʹun dʹeux dira: ʺJʹavais un compagnon

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji nav wan yek dibêje: Birastî hevalekî min (li dinyayê) hebû…

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Iemand uit hun midden zegt: ʺIk had een kameraad,

Hollandaca — Salomo Keyzer

En een van hen zal zeggen: Waarlijk, ik had een vertrouwden vriend, terwijl ik op de wereld leefde.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажет один из них [из обитателей Рая]: «Был у меня (в земной жизни) (один) товарищ.

Rusça — Osmanov

один из них скажет: ʺБыл у меня [на земле] приятель,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

En av dem säger: ʺJag hade en nära vän