Birbirlerine yönelip sorarlar (çekişirler).
وَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَسَاءَلُونَ
ve eḳbele beǎ'Duhum ǎlā beǎ'Din yetesā'elūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve bir kısmı, bir kısmına yönelir de, birbirlerini sorumlu sayarlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve bir kısmı, bir kısmına yönelir de, birbirlerini sorumlu sayarlar.
Adem Uğur
(İşte bu duruma düştükleri vakit) onlardan bir kısmı, diğerlerine yönelir, birbirlerini sorumlu tutmaya çalışırlar.
Ahmed Hulusi
Birbirlerini sorgulayıp suçlarlar!
Ahmet Tekin
Onlar birbirine dönmüş, birbirlerine suç atıyorlar, birbirlerini sigaya çekiyorlar.
Ahmet Varol
Birbirlerine dönüp sorarlar.
Ali Bulaç
Kimi kimine yönelmiş olarak birbirlerine soruyorlar:
Ali Fikri Yavuz
Onlar birbirlerini suçlayıb çekişirler.
Ali Rıza Safa
Birbirlerine dönerek, soracaklar.
Bayraktar Bayraklı
Dönüp birbirlerine soracaklar.
Bekir Sadak
Birbirlerine donup sorusurlar.
Celal Yıldırım
Birbirlerine yönelip soruşturmaya başlarlar:
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Biri diğerine yönelir, karşılıklı birbirini sorumlu tutup suçlarlar.
Diyanet İşleri
Birbirlerine yönelip sorarlar (çekişirler).
Diyanet İşleri (eski)
Birbirlerine dönüp soruşurlar.
Diyanet Vakfi
(İşte bu duruma düştükleri vakit) onlardan bir kısmı, diğerlerine yönelir, birbirlerini sorumlu tutmaya çalışırlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onlar, birbirine dönmüş soruşuyorlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Birbirlerine dönmüş soruşuyorlar:
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve ba'zısına dönmüş soruyorlardır:
Erhan Aktaş
Karşılıklı olarak birbirlerini suçluyorlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Karşılıklı olarak birbirlerini suçluyorlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Karşılıklı olarak birbirlerini suçluyorlar.
Fizilal-il Kuran
Onlardan kimi kimine yönelip birbirini mesul tutmaya kalkışırlar.
Gültekin Onan
Kimi kimine yönelmiş olarak birbirlerine soruyorlar:
Hamdi Döndüren
Onlar birbirlerine dönüp sorarlar.
Hasan Basri Çantay
Onlardan kimi kimine yönelib birbirini mes'ul tutmıya kalkışırlar.
Hasib Asutay
Onlar (6) birbirine yönelip sorarlar (çekişirler). (6. Önderlerle onlara uyanlar.)
Hayrat Neşriyat
Ve onlar birbirlerine yönelmiş, karşılıklı (olarak birbirlerini) mes’ûl tutarlar(çekişirler).
İbni Kesir
Bir kısmı bir kısmına dönerek soruştururlar.
Mehmet Okuyan
Onların bir kısmı bir kısmına dönüp (hesap) soracaklar.
Muhammed Esed
fakat (çok geç kaldıklarından) birbirlerine dönüp bakacaklar ve birbirlerinden (geçmiş günahlarının yükünü hafifletmelerini) isteyecekler.
Mustafa İslamoğlu
Ve birbirlerine yönelerek başlayacaklar hesap sormaya...
Ömer Nasuhi Bilmen
(26-27) Hayır. Bugün onlar (zelilâne bir halde) teslimiyette bulunmuş kimselerdir. Ve onların bazıları bazılarına yönelerek muhasemede bulunurlar.
Ömer Öngüt
Onlar birbirlerini suçlayıp çekişirler.
Suat Yıldırım
Birbirlerine dönüp itham ederek karşılıklı soru yöneltirler.
Süleyman Ateş
Birbirlerine döndüler, soruyorlar.
Süleymaniye Vakfı
Birbirlerine dönüp sorarlar:
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Kimisi kimisine dönüp birbirlerini sorguya çekerler.
Şaban Piriş
Birbirlerine dönüp sitem ederler, sorarlar.
Tefhim-ul Kuran
Kimi kimine yönelmiş olarak birbirlerine soruyorlar:
Ümit Şimşek
Döner, birbirlerini suçlarlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Birbirlerine dönerek birşeyler sorup duruyorlar.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar bir-birinə üz tutub soruşacaqlar.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onların bir qismi (tabe olanlar) digəri (öz başçıları) ilə çənə-boğaz olmağa başlayacaq.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sie gehen aufeinander zu, und der eine wird den anderen fragen.
Almanca — Der Edle Quran
Und sie wenden sich einander zu und fragen sich gegenseitig.
Almanca — M. A. Rassoul
Und sie wenden sich aneinander und fragen sich gegenseitig.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und die einen von ihnen wandten sich zu den anderen hin und fragten,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
They will convey their thoughts reciprocally in talk, holding discourse of the why and the wherefore and of the how and when of life and past events relative to their actions, their responses, their reactions and their fate.
Abdul Haleem
and they will turn on one another accusingly.
Abdullah Yusuf Ali
And they will turn to one another, and question one another.
Abul A'la Maududi
They will then turn towards each other (and start wrangling).
Aisha Bewley
They will confront each other, questioning one another.
Al-Hilali & Khan
And they will turn to one another and question one another.
Ali Quli Qarai
Some of them will turn to others, questioning each other.
Amatul Rahman Omar
Some of them will turn to the others, questioning to one another (reproachingly).
Arthur John Arberry
and advance one upon another, asking each other questions.
Bijan Moeinian
That will be an opportunity for mutual blaming.
E. Henry Palmer
and some shall draw near to others, to question each other,
Edip-Layth
Some of them came to each other, questioning.
George Sale
And they shall draw nigh unto one another, and shall dispute among themselves.
Hamid S. Aziz
And some of them shall advance towards others, questioning each other.
Mahmoud Ghali
And some of them come forward to others, (Literally: some (others) asking one another (questions).
Marmaduke Pickthall
And some of them draw near unto others, mutually questioning.
Mohamed Ahmed - Samira
And some of them will confront the others,
Muhammad Asad
but [since it will be too late, ] they will turn upon one another, demanding of each other [to relieve them of the burden of their past sins].
Mustafa Khattab
They will turn on each other, throwing blame.
Progressive Muslims
And some of them came to each other, questioning.
Sahih International
And they will approach one another blaming each other.
Sam Gerrans
And they will draw near to one another, asking one of another,
Shabbir Ahmed
And they will turn to one another asking, demanding.
Syed Vickar Ahamed
And they will turn to one another, and question one another.
Taqi Usmani
And some of them (the followers of their chiefs) will turn to others (the chiefs), asking questions from one another.
The Monotheist Group
And some of them came to each other, questioning.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et les uns se tourneront vers les autres sʹinterrogeant mutuellement;
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Hin ji wan berê xwe didin hinekan û hev sûcdar dikin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij komen op elkaar toe om elkaar te ondervragen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En zij zullen elkander naderen en onder elkander twisten.
Hollandaca — Siregar
En zij zullen zich tot elkaar wenden en elkaar ondervragen.
Rusça (1)
Rusça — Osmanov
и одни из них подходят к другим с упреками.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Men de närmar sig varandra och var och en försöker lägga över ansvaret (för sin synd) på en annan.