(161-163) (Ey müşrikler!) Ne siz ve ne de taptıklarınız, cehenneme gireceklerden başkasını kandırıp Allah'ın yolundan saptırabilirsiniz.
فَاِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ مَا اَنْتُمْ عَلَيْهِ بِفَاتِنِينَ اِلَّا مَنْ هُوَ صَالِ الْجَحِيمِ
fe innekum ve mā teǎ'budūne / mā entum ǎleyhi bi fātinīne / illā men huve Sāli l-ceHīmi
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (78 / 78 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Gerçekten de ne siz, ne de kulluk ettikleriniz.
Adem Uğur
Sizler ve taptığınız şeyler!
Ahmed Hulusi
Muhakkak ki siz ve tapındıklarınız,
Ahmet Tekin
Siz ve taptıklarınız, hâlis kulları inançlarından ve düşüncelerinden ayıramazsınız.
Ahmet Varol
Artık ne siz ne de taptıklarınız;
Ali Bulaç
Artık siz de, tapmakta olduklarınız da.
Ali Fikri Yavuz
(Ey Mekke’liler), siz ve Allah’dan başka taptıklarınız,
Ali Rıza Safa
Artık, siz ve hizmet ettikleriniz.
Bayraktar Bayraklı
- Sizler ve taptıklarınız, cehenneme girecek olandan başkasını kandırıp Allah'ın yolundan çıkaramazsınız.
Bekir Sadak
(161-16) 3 Sizler ve taptiginiz seyler, cehenneme girecek kimseden baskasini Allah'a karsi azdirici degilsiniz.
Celal Yıldırım
(161-162-163) Çünkü siz ve taptıklarınız, Cehennem'e girecek olanlar dışında, Allah'a karşı kimseyi azdıracak, baştan çıkartacak değilsiniz.
Diyanet İşleri
(161-163) (Ey müşrikler!) Ne siz ve ne de taptıklarınız, cehenneme gireceklerden başkasını kandırıp Allah'ın yolundan saptırabilirsiniz.
Diyanet İşleri (eski)
(161-163) Sizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.
Diyanet Vakfi
(161-163) Sizler ve taptığınız şeyler! Hiçbiriniz, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıp saptıramazsınız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
(161-163) Çünkü siz ve taptıklarınız, kendiliğinden cehenneme saldıran kimseden başkasını, Allah'a karşı kandırıp, saptıramazsınız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Çünkü siz ve taptıklarınız,
Elmalılı Hamdi Yazır
Çünkü siz ve taptıklarınız
Erhan Aktaş
Artık siz ve kulluk yaptıklarınız,
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Artık siz ve kulluk yaptıklarınız,
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Artık siz ve kulluk yaptıklarınız,
Fizilal-il Kuran
Ey inkârcılar! Ne siz ne de taptıklarınız.
Gültekin Onan
Artık siz de, tapmakta olduklarınız da.
Hamdi Döndüren
Çünkü ne siz ne de taptıklarınız,
Hasan Basri Çantay
Ne siz, ne de tapmakda olduklarınız,
Hasib Asutay
(Ey inkârcılar) gerçekten ne siz ne de taptığınız şeyler,
Hayrat Neşriyat
(161-162) Artık gerçekten siz ve tapmakta olduklarınız, siz (hiç kimseyi) O’na (Allah’a)karşı fitneye düşürecek kimseler değilsiniz!
İbni Kesir
Muhakkak ki sizler ve taptıklarınız,
Mehmet Okuyan
Siz ve taptığınız şeyler (hiçbiriniz), cehenneme girecek olan kimseden başkasını asla O’na karşı azdırıp saptıramazsınız.
Muhammed Esed
çünkü ne siz (Allah'a iftirada bulunan)lar, ne de sizin taptıklarınız,
Mustafa İslamoğlu
çünkü ne siz, ne de taptıklarınız;
Ömer Nasuhi Bilmen
(161-162) Artık şüphe yok ki, siz ve ibadet ettiğiniz şeyler O'na karşı (kimseyi) fitneye düşürücüler değilsinizdir.
Ömer Öngüt
Şüphesiz ki siz de taptıklarınız da,
Suat Yıldırım
(161-163) "Ey müşrikler! Ne siz, ne de sizin Allah’tan başka ibadet ettikleriniz, -ille de cehenneme girmek isteyen kimseler hariç- Allah’a yönelmek isteyen herhangi bir kulu yoldan çıkaracak bir kuvvete sahip değilsiniz."
Süleyman Ateş
(Ey inkarcılar) Ne siz, ne de taptıklarınız,
Süleymaniye Vakfı
(Ey kafirler!) Siz ve kulluk ettikleriniz,
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
(Ey müşrikler!) Ne siz, ne de kulluk ettiğiniz varlıklar;
Şaban Piriş
Siz ve kulluk ettikleriniz.
Tefhim-ul Kuran
Artık siz de, tapmakta olduklarınız da,
Ümit Şimşek
Siz de, taptıklarınız da,
Yaşar Nuri Öztürk
Siz ve kulluk ettiğiniz şeyler,
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Ey müşriklər! Nə siz, nə də sizin tapındıqlarınız
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Ey Müşriklər!) Nə siz, nə də ibadət etdikləriniz
Almanca (2)
Almanca — Al-Azhar
Ihr und die Götzen, die ihr anbetet,
Almanca — M. A. Rassoul
Wahrlich, ihr und das, was ihr verehrt
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And you -infidels- together with those you revere and adore besides Allah.
Abdul Haleem
and neither you nor what you worship
Abdullah Yusuf Ali
For, verily, neither ye nor those ye worship-
Abul A'la Maududi
So you and your deities
Aisha Bewley
You and those you worship:
Al-Hilali & Khan
So, verily you (pagans) and those whom you worship (idols)
Ali Quli Qarai
Indeed you and what you worship
Amatul Rahman Omar
(Disbelievers!) neither you of course, nor the things you worship;
Arthur John Arberry
But as for you, and that you serve,
Bijan Moeinian
Indeed the disbelievers (and whatever they worship) …
E. Henry Palmer
'Verily, ye and what ye worship
Edip-Layth
As for you and what you serve.
George Sale
Moreover ye and that which ye worship
Hamid S. Aziz
So surely you and what you worship,
Mahmoud Ghali
Yet surely you and whatever you worship,
Marmaduke Pickthall
Lo! verily, ye and that which ye worship,
Mohamed Ahmed - Samira
So neither you nor those you worship
Muhammad Asad
for, verily, neither you [blasphemers] nor the objects of your worship
Mustafa Khattab
Surely you ˹pagans˺ and whatever ˹idols˺ you worship
Progressive Muslims
As for you and what you worship.
Sahih International
So indeed, you [disbelievers] and whatever you worship,
Sam Gerrans
And you, and what you serve,
Shabbir Ahmed
Verily, neither you nor what you worship,
Syed Vickar Ahamed
So surely, neither you nor those you worship—
Taqi Usmani
So, you and those whom you worship,
The Monotheist Group
"As for you and what you worship."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
En vérité, vous et tout ce que vous adorez,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bi rastî hûn û ew ên ku hûn perestina wan dikin…
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En jullie dan, en wat jullie dienen?
Hollandaca — Salomo Keyzer
Maar gij en de goden, welke gij aanbidt,
Hollandaca — Siregar
Voorwaar jullie en wat jullie aanbidden.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
«Ведь вы (о, многобожники) и то, чему вы поклоняетесь [ваши ложные божества], –
Rusça — Osmanov
Ведь вы и то, чему вы поклоняетесь,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och ni kan inte - och inte heller de (väsen eller krafter) som ni tillber -