Allah ile cinler arasında da nesep bağı kurdular. Oysa cinler de kendilerinin Allah'ın huzuruna getirileceklerini bilirler.

وَجَعَلُوا بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْجِنَّةِ نَسَبًا وَلَقَدْ عَلِمَتِ الْجِنَّةُ اِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ

ve ceǎlū beynehu ve beyne l-cinneti neseben ve leḳad ǎlimeti l-cinnetu innehum le muHDerūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَجَعَلُواve ceǎlūج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakve uydurdular
2بَيْنَهُbeynehuب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinO'nunla
3وَبَيْنَve beyneب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinarasında
4الْجِنَّةِl-cinnetiج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkcinler
5نَسَبًاnesebenن س بBir kişinin soyağacını vermek veya sormak, soy sopunu öğrenmek, akrabalık, ilişki.bir nesep
6وَلَقَدْve leḳadoysa
7عَلِمَتِǎlimetiع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilmişlerdir
8الْجِنَّةُl-cinnetuج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkcinler
9اِنَّهُمْinnehumkendilerinin
10لَمُحْضَرُونَle muHDerūneح ض رHazır bulunmak, var olmak, huzurunda durmak, zarar vermek, el altında olmak. Gelmek veya varmak, hazır veya hazırlanmış olmak, birinin yanında olmak veya birinin huzuruna gelmek, kendini bir şeye veya kişiye takdim etmek, bir kişiyi ziyaret etmek, bir yerin yakınında olmak, bir yerde yaşamak veya ikamet etmek, bir şeye tanık olmak veya görmek, bir şeyi gözle görmek, cevap vermek veya yanıtlamak, tartışmak veya münazara etmek, biriyle mücadele etmek ve üstesinden gelmek, rahatsız etmek.(yüce divana) getirileceklerini

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onunla cinler arasında bir akrabalık uydurmadalar ve andolsun ki cinler de onun tapısına götürüleceklerini, orada hazır bulunacaklarını bilmişlerdir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve onunla cinler arasında bir akrabalık uydurmadalar ve andolsun ki cinler de onun tapısına götürüleceklerini, orada hazır bulunacaklarını bilmişlerdir.

Adem Uğur

Allah ile cinler arasında da bir soy birliği uydurdular. Andolsun, cinler de kendilerinin hesap yerine götürüleceklerini bilirler.

Ahmed Hulusi

O'nunla (Allah ile) cinler (normal insan duyularının algılayamadığı bilinçli varlıklar) arasında bir bağ oluşturdular! (Onlara Allah dununda tanrısallık atfettiler). . . Andolsun cinler de bilir ki, muhakkak onlar muhdarindir (zorunlu olarak huzurda hazır tutulacaklardır)!

Ahmet Tekin

Allah ile görünmeyen varlıklar, melekler ve cinler arasında da bir hısımlık, bir akrabalık uydurdular. Andolsun melekler ile cinler de, onların hesap yerine ihzarlı getirileceklerini bilirler.

Ahmet Varol

Onlar O'nunla cinler arasında bir soy bağı kurdular. Oysa andolsun ki, cinler de onların (azaba) getirileceklerini bilmişlerdir.

Ali Bulaç

Onlar, kendisiyle (Allah ile) cinler arasında bir soy bağı kurdular. Oysa andolsun, cinler de onların gerçekten (azab için getirilip) hazır bulundurulacaklarını bilmişlerdir.

Ali Fikri Yavuz

Bir de Mekke kâfirleri, Allah ile cinler (melekler) arasında tuttular bir hısımlık uydurdular. Gerçekten cinler bilirler ki, onlar yakalanıb cehenneme götürüleceklerdir.

Ali Rıza Safa

O'nunla, cinler arasında, bir soy ilişkisi uydurdular. Oysa gerçek şu ki, cinler de yargılanacaklarını kesin olarak bilirler.

Bayraktar Bayraklı

Allah ile, görünmeyen varlıklar arasında bir soy bağı kurdular. Oysa görünmeyen varlıklar, müşriklerin cehenneme hazır edilecekler olduğunu bilmektedirler.

Bekir Sadak

Allah'la cinler arasinda da bir soy bagi icadettiler. And olsun ki, cinler de, kendilerinin hesap yerine goturuleceklerini bilirler.

Celal Yıldırım

Bunlar, Allah ile cinler arasında bir de hısımlık uydurdular. Halbuki cinler de onların mutlaka azaba hazır duruma getirileceklerini bilmektedirler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlar Allah ile görülmez varlık türleri arasında da bir soy birliği yakıştırdılar. Oysa bu varlıklar iyi biliyorlar ki kendileri de mutlaka hesap yerine götürüleceklerdir.

Diyanet İşleri

Allah ile cinler arasında da nesep bağı kurdular. Oysa cinler de kendilerinin Allah'ın huzuruna getirileceklerini bilirler.

Diyanet İşleri (eski)

Allah'la cinler (melekler) arasında da bir soy bağı icadettiler. And olsun ki, cinler de, kendilerinin (bunu söyleyenlerin) hesap yerine götürüleceklerini bilirler.

Diyanet Vakfi

Allah ile cinler arasında da bir soy birliği uydurdular. Andolsun, cinler de kendilerinin hesap yerine götürüleceklerini bilirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar, Allah ile cinler arasında bir neseb (hısımlık bağı) uydurdular. Oysa andolsun cinler bilirler ki, o yalancılar mutlaka cehenneme götürüleceklerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de Allah ile cinler arasında bir soy bağı uydurdular. Andolsun cinler bilirler ki onlar huzura celbedileceklerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de onunla Cinler beyninde bir neseb uydururlar. Celalim hakkı için Cinler bilirler ki onlar ihzar olunacaklardır

Erhan Aktaş

Allah ile cinnler arasında soy bağı uydurdular. Ant olsun ki cinnler de kesinlikle onların hazır bulundurulacaklarını bilmektedirler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah ile cinler arasında soy bağı uydurdular. Ant olsun ki cinler de kesinlikle onların hazır bulundurulacaklarını bilmektedirler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah ile cinler arasında soy bağı uydurdular. Ant olsun ki cinler de kesinlikle onların hazır bulundurulacaklarını bilmektedirler.

Fizilal-il Kuran

Allah'la cinler arasında soy bağı uydurdular. Andolsun cinler de, kendilerinin hesap yerine götürüleceklerini bilirler.

Gültekin Onan

Onlar, kendisiyle (Tanrı ile) cinler arasında bir soy bağı kurdular. Oysa andolsun, cinler de onların gerçekten (azab için getirilip) hazır bulundurulacaklarını bilmişlerdir.

Hamdi Döndüren

Müşrikler bir de Allah ile cinler arasında da bir soy bağı uydurmuşlardı. Oysa cinler de kendilerinin (Yüce Divana) getirileceklerini bilmektedirler.

Hasan Basri Çantay

Bir de Onunla cinler arasında bir hısımlık uydurdular. Andolsun ki bizzat cinler dahi onların behemehal (cehenneme) ihzaaren getirileceklerini (pek iyi) bilmiş (ler) dir.

Hasib Asutay

O'nunla (Allah ile) cinler arasında bir hısımlık uydurdular. Andolsun cinler de kendilerinin (hesap için) hazır bulundurulacaklarını bilmişlerdir.

Hayrat Neşriyat

Bir de (Allah’ın) kendisi ile cinler arasında bir neseb (bağı) uydurdular. And olsun cinler de bilirler ki, gerçekten onlar (bu sözü uyduranlar) elbette (o gün Cehennemde) hazır bulundurulacak olan kimselerdir.

İbni Kesir

O'nunla cinnler arasında bir neseb bağı uydurdular. Andolsun ki; cinnler de, onların götürüleceklerini bilmektedirler.

Mehmet Okuyan

O’nunla (Allah ile) cinler arasında da bir soy bağı uydurdular. Yemin olsun ki cinler de (Allah’ın huzurunda) hazır kılınacaklarını bilirler.

Muhammed Esed

Bazıları da Allah ile bütün görünmez varlık türleri arasında bir yakınlık uydurdular; oysa bu görünmez varlıklar (da) pekala bilir ki, onlar, (bu şekilde Allah'a isnadda bulunanlar,) mutlaka (Hesap Günü O'nun huzurunda) yargılanacaklardır:

Mustafa İslamoğlu

Bir de O'nunla görünmez ve ruhani varlıklar arasında bir soy bağı vehmettiler, oysa bu görünmez ve ruhani varlıklar da bilirler ki, onlar kesinlikle yargılanacaklar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve bir de O'nunla cinler arasında bir neseb (iddiasında) bulundular. Andolsun ki, cinler bilmişlerdir ki, elbette onlar (cehenneme) ihzar edilmiş kimselerdir.

Ömer Öngüt

Bir de O'nunla cinler arasında bir nesep bağı uydurdular. Andolsun ki cinler de bilirler ki, onlar götürüleceklerdir.

Suat Yıldırım

Bir de tutup Allah ile melekler arasında bir soy bağı uydurdular! Ama o melekler, bunu iddia eden müşriklerin yargılanıp cehenneme tıkılacaklarını pek iyi bilirler.

Süleyman Ateş

Allah ile cinler arasında bir nesep, (bir soy bağlantısı) uydurdular. Oysa cinler de kendilerinin (yüce divana) getirileceklerini bilmişlerdir.

Süleymaniye Vakfı

Onlar, Allah ile cinler arasında bir soy bağı kurdular. Halbuki cinler de (Allah'ın kulu olduklarını ve hesap için) huzura çıkarılacaklarını çok iyi bilirler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ama onlar, Allah ile o cinler arasında bir soy bağı kurdular. Halbuki onlar, kendilerinin de yargı önüne çıkarılacaklarını iyi bilirler.

Şaban Piriş

Allah ile cinler arasında bir soy bağı icat ettiler. Cinler de elbette hesaba çekilebileceklerini biliyorlar.

Tefhim-ul Kuran

Onlar, kendisiyle (Allah ile) cinler arasında da bir soy bağı kurdular. Oysa andolsun, cinler de onların gerçekten (azab için getirilip) hazır bulundurulacaklarını bilmişlerdir.

Ümit Şimşek

Bir de Allah ile cinler arasında nesep bağı uydurdular. Oysa cinler de biliyor ki, onlar toplanıp Allah'ın huzuruna sevk edileceklerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'la cinler arasında bir nesep oluşturdular. Yemin olsun, cinler de bilmiştir kendilerinin Allah huzuruna mutlaka getirileceklerini/cinler de bilmiştir, bunların Allah'ın huzuruna mutlaka çıkarılacaklarını.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar Allahla cinlər arasında qohumluq olduğunu uydurdular. Həqiqətən, cinlər onların Cəhənnəmə gətiriləcəyini bilirlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Müşriklərə həm də özlərindən) Onunla (Allahla) cinlər (pərilər, yaxud mələklər) arasında bir qohumluq əlaqəsi icad etdilər. Həqiqətən, cinlər onların (bu sözü deyənlərin qiyamət günü Cəhənnəmə) gətiriləcəyini bilirlər.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Sie stellen sogar zwischen Ihm und den Dschinn verwandtschaftliche Beziehungen her. Die Dschinn wissen genau, daß diese Lügner am Jüngsten Tag Gott vorgeführt werden.

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie unterstellten Ihm eine Blutsverwandschaft mit den Ginn; während die Ginn doch recht wohl wissen, daß sie (vor Ihn zum Gericht) gebracht werden sollen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie machten zwischen Ihm und den Dschinn Abstammungsverwandtschaft. Gewiß, bereits wissen die Dschinn, daß sie zweifelsohne ausgeliefert werden -

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And they -the infidels- go further and fare worse; they ascribe to Him affinity to the Jinn when the Jinn themselves do know that they shall be thronged before Him for Judgement.

Abdul Haleem

They claim that He has kinship with the jinn, yet the jinn themselves know that they will be brought before Him.

Abdullah Yusuf Ali

And they have invented a blood-relationship between Him and the Jinns: but the Jinns know (quite well) that they have indeed to appear (before his Judgment-Seat)!

Abul A'la Maududi

They have established a kinship between Allah and the angels; and the angels know well that these people will be arraigned (as culprits).

Aisha Bewley

They claim there is a blood-tie between Him and the jinn but the jinn know very well that they will be arraigned.

Al-Hilali & Khan

And they have invented a kinship between Him and the jinn, but the jinn know well that they have indeed to appear (before Him) (i.e. they will be called to account).

Ali Quli Qarai

And they have set up a kinship between Him and the jinn, while the jinn certainly know that they will indeed be presented [before Him].

Amatul Rahman Omar

And they have set up a kinship between Him and the jinn (- strong and mighty men), whereas the jinn know fully well that they themselves shall be called to account for their deeds.

Arthur John Arberry

They have set up a kinship between Him and the jinn; and the jinn know that they shall be arraigned.

Bijan Moeinian

They even [fantasize and] say that there is a blood relationship between God and the Extra-Terrestrials (Jinns); though Jinns know very well that they are the creatures of the Lord.

E. Henry Palmer

And they made him to be related to the ginns, while the ginns know that they shall be arraigned;

Edip-Layth

They invented a kinship between Him and the Jinn. But the Jinn know that they will be gathered.

George Sale

And they make Him to be of kin unto the genii; whereas the genii know that they who affirm such things, shall be delivered up to eternal punishment;

Hamid S. Aziz

And they assert a relationship between Him and the Jinn; and certainly the Jinn do know that they shall surely be brought forth;

Mahmoud Ghali

And they have made up a consanguity between Him and the jinn; and indeed the jinn already know that surely they will indeed be presented forward.

Marmaduke Pickthall

And they imagine kinship between him and the jinn, whereas the jinn know well that they will be brought before (Him).

Mohamed Ahmed - Samira

They link Him with jinns by lineage, yet the jinns know they will be brought before Him.

Muhammad Asad

And some people have invented a kinship between Him and all manner of invisible forces although [even] these invisible forces know well that, verily, they [who thus blaspheme against God] shall indeed be arraigned [before Him on Judgment Day: for]

Mustafa Khattab

They have also established a ˹marital˺ relationship between Him and the jinn. Yet the jinn ˹themselves˺ know well that such people will certainly be brought ˹for punishment˺.[1]

Progressive Muslims

And they invented a kinship between Him and the Jinn. But the Jinn know that they will be gathered.

Sahih International

And they have claimed between Him and the jinn a lineage, but the jinn have already known that they [who made such claims] will be brought to [punishment].

Sam Gerrans

And they have made between Him and the jinnaa kinship — when the jinna know they will be summoned —

Shabbir Ahmed

And they imagine relationship between the unseen forces and their Lord. But the unseen forces know their assignments and constantly remain in His servitude.

Syed Vickar Ahamed

And they have invented a blood-relationship between Him and the jinns', but the jinns' know (very well) that they (also) have to appear (for Judgment)!

Taqi Usmani

And they have made up between Him (Allah) and the Jinns some kinship, while the Jinns already know that they are bound to be seized.-

The Monotheist Group

And they invented a kinship between Him and the Jinn. But the Jinn know that they will be gathered.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ils ont établi entre Lui et les djinns une parenté, alors que les djinns savent bien quʹils (les mécréants) vont être emmenés (pour le châtiment).

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Wan di neqeba Xwedê û cinan de xizimtî danîne. Sond be, cin jî dizanin ku ew ên bêne berhevkirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij hebben verwantschap tussen Hem en de djinn gefabriceerd, maar de djinn weten dat zij zullen worden voorgeleid --

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zij maken hem tot een verwante der geniussen, terwijl de geniussen weten, dat hij, die zulke dingen verklaart, aan de eeuwige straf zal worden overgeleverd.

Hollandaca — Siregar

En zij verzinnen verwantschap tussen Hem en de Djinnʹs. En voorzeker, de Djinnʹs weten dat zij de voorgeleiden zullen zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И устроили [измыслили] они [многобожники] родство между Ним [Аллахом] и джиннами [[На утверждение многобожников о том, что ангелы являются якобы дочерями Аллаха, Абу Бакр спросил их: «А тогда кто же их матери?» Многобожники ответили: «Знатные джиннихи.»]]. А ведь знают джинны, что они [те, кто сказал это] будут приведены (к наказанию).

Rusça — Osmanov

Они устанавливают родство между Ним и джиннами. А ведь джинны знают, что они предстанут перед Аллахом.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De anser att det råder släktskap mellan Honom och osynliga väsen; och ändå vet dessa väsen att de skall föras fram (inför Gud för rannsakan och dom)!