(Elçiler ise) şöyle dediler: "Bizim gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu Rabbimiz biliyor."

قَالُوا رَبُّنَا يَعْلَمُ اِنَّٓا اِلَيْكُمْ لَمُرْسَلُونَ

ḳālū rabbunā yeǎ'lemu innā ileykum le murselūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler ki
2رَبُّنَاrabbunāر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbimiz
3يَعْلَمُyeǎ'lemuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilir ki
4اِنَّٓاinnābiz elbette
5اِلَيْكُمْileykumsize
6لَمُرْسَلُونَle murselūneر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalegönderilmiş elçileriz

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Rabbimiz bilir ki demişlerdi, şüphe yok, biz size gönderildik elbet.

Abdulkadir Gölpınarlı

Rabbimiz bilir ki demişlerdi, şüphe yok, biz size gönderildik elbet.

Adem Uğur

(Elçiler) dediler ki: Rabbimiz biliyor; biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.

Ahmed Hulusi

(Rasuller) dediler ki: "Rabbimiz biliyor ki, gerçekten biz size irsal olunanlarız. "

Ahmet Tekin

Peygamberler: 'Rabbimiz biliyor. Biz gerçekten size tebliğ görevi ile özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere Rasul olarak gönderilenleriz.' dediler.

Ahmet Varol

(Elçiler) dediler ki: 'Rabbimiz biliyor ki biz muhakkak size gönderilmiş elçileriz.

Ali Bulaç

Dediler ki: "Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir."

Ali Fikri Yavuz

(Elçiler onlara şöyle) dediler: “- Rabbimiz biliyor ki, biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.

Ali Rıza Safa

Şöyle dediler: "Gönderilenler olduğumuzu, Efendimiz, kesinlikle bilir!"

Bayraktar Bayraklı

Peygamberler dediler ki: "Rabbimiz biliyor ki, biz size gönderilmiş peygamberleriz."

Bekir Sadak

(16-17) Elciler: Dogrusu Rabbimiz bizim size gonderildigimizi bilir; bize dusen ancak apacik tebligdir» demislerdi.

Celal Yıldırım

Elçiler de, «Rabbimiz bilir ki biz gerçekten size gönderilen elçileriz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

“Rabbimiz biliyor ki” dediler, “Biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.

Diyanet İşleri

(Elçiler ise) şöyle dediler: "Bizim gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu Rabbimiz biliyor."

Diyanet İşleri (eski)

(16-17) Elçiler: 'Doğrusu Rabbimiz bizim size gönderildiğimizi bilir; bize düşen ancak apaçık tebliğdir' demişlerdi.

Diyanet Vakfi

(Elçiler) dediler ki: Rabbimiz biliyor; biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Peygamberler dediler ki: «Rabbimiz biliyor ki biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Elçiler: "Rabbimiz biliyor ki, biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Dediler: rabbımız bilir, inanın biz gerçek size gönderilmiş, Resulleriz,

Erhan Aktaş

"Rabb'imiz biliyor ki, biz gerçekten size gönderilmiş Resulleriz." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Rabb'imiz biliyor ki, biz gerçekten size gönderilmiş resulleriz." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Rabb'imiz biliyor ki, biz gerçekten size gönderilmiş rasulleriz." dediler.

Fizilal-il Kuran

Elçiler dediler ki; «Rabb'imiz bilir ki, biz size gönderilmiş elçileriz.»

Gültekin Onan

Dediler ki: "Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir."

Hamdi Döndüren

Elçiler, “Rabbimiz bilir ki dediler, biz size gönderilmiş elçileriz.”

Hasan Basri Çantay

(Elçiler şöyle) dediler: "Rabbimiz biliyor ki biz hakıykaten size gönderilmiş elçileriz".

Hasib Asutay

(Elçiler) dediler ki: 'Rabbimiz biliyor ki, biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.

Hayrat Neşriyat

(Elçiler) dediler ki: 'Rabbimiz biliyor ki, şübhesiz biz, gerçekten size gönderilmiş elçileriz.'

İbni Kesir

Dediler ki: Rabbımız bilir ki biz, muhakkak size gönderilmiş elçileriz.

Mehmet Okuyan

(Elçiler) “Rabbimiz biliyor ki doğrusu elbette biz size gönderilmiş elçileriz.

Muhammed Esed

(Elçiler,) "Rabbimiz bilir ki" dediler, "biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz;

Mustafa İslamoğlu

(Elçiler) dediler ki: "Rabbimiz biliyor ki biz size gönderilmiş elçileriz.

Ömer Nasuhi Bilmen

(O elçiler de) Dediler ki: «Rabbimiz bilir ki, muhakkak bizler sizin için elbette gönderilmiş elçileriz.»

Ömer Öngüt

Elçiler de: "Rabbimiz biliyor ki gerçekten biz size gönderilmiş elçileriz. " dediler.

Suat Yıldırım

Resuller dediler: "Elbette biliyor Rabbimiz. Size gönderilen elçileriz biz."

Süleyman Ateş

(Elçiler) Dediler ki: "Rabbimiz bilir ki biz size gönderilmiş elçileriz."

Süleymaniye Vakfı

Elçiler şöyle dediler: "Rabbimiz biliyor ki biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dediler ki; "Rabbimiz biliyor; biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.

Şaban Piriş

Elçiler ise: -Rabbi'miz biliyor ki biz size gönderilen elçileriz, diye karşılık verdiler.

Tefhim-ul Kuran

Dediler ki: «Rabbimiz, gerçekten sizin için gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilmektedir.»

Ümit Şimşek

Elçiler 'Rabbimiz biliyor ki,' dediler. 'biz size gönderilmiş elçileriz.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler: "Rabbimiz biliyor ki, biz size gönderilmiş elçileriz."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Elçilər dedilər: “Rəbbimiz bilir ki, biz, həqiqətən də, sizə göndərilmiş elçilərik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Elçilər) dedilər: ″Rəbbimiz bizim, doğrudan da, sizə göndərilmiş elçilər olduğumuzu bilir.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie sprachen: ʺGott weiß, daß wir wirklich zu euch entsandt worden sind.

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagten: ʺUnser Herr weiß (es), wir sind wirklich zu euch gesandt.

Almanca — M. A. Rassoul

Sie sagten: ʺUnser Herr weiß, daß wir wahrlich Abgesandte zu euch sind.

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sagten: ʺUnser HERR weiß: Gewiß, wir wurden doch zu euch entsandt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And there, the messengers said: " Indeed, does Allah, our Creator, know that we have been entrusted with His divine message to relate it to you".

Abdul Haleem

They said, ‘Our Lord knows that we have been sent to you.

Abdullah Yusuf Ali

They said: "Our Lord doth know that we have been sent on a mission to you:

Abul A'la Maududi

The Messengers said: "Our Lord knows that we have indeed been sent to you

Aisha Bewley

They said, ‘Our Lord knows we have been sent as Messengers to you.

Al-Hilali & Khan

The Messengers said: "Our Lord knows that we have been sent as Messengers to you,

Ali Quli Qarai

They said, ‘Our Lord knows that we have indeed been sent to you,

Amatul Rahman Omar

They said, `Our Lord knows that we have been, of course, sent to you,

Arthur John Arberry

They said, 'Our Lord knows we are Envoys unto you;

Bijan Moeinian

They replied: "By God, He knows that we are His Messengers. "

E. Henry Palmer

They said, 'Our Lord knows that we are sent to you,

Edip-Layth

They said, "Our Lord knows that we have been sent to you."

George Sale

The apostles replied, our Lord knoweth that we are really sent unto you:

Hamid S. Aziz

They said, "You are naught but mortals like ourselves, nor has the Beneficent Allah revealed anything; you only lie. "

Mahmoud Ghali

They said, "Our Lord knows that surely we are indeed Emissaries to you.

Marmaduke Pickthall

They answered: Our Lord knoweth that we are indeed sent unto you,

Mohamed Ahmed - Samira

(The messengers) said: "Our Lord knows that we have been sent to you.

Muhammad Asad

Said [the apostles]: "Our Sustainer knows that we have indeed been sent unto you;

Mustafa Khattab

The messengers responded, "Our Lord knows that we have truly been sent to you.

Progressive Muslims

They said: "Our Lord knows that we have been sent to you. "

Sahih International

They said, "Our Lord knows that we are messengers to you,

Sam Gerrans

They said: “Our Lord knows that we are emissaries to you,

Shabbir Ahmed

Said the Messengers, "Our Lord knows that we have been indeed sent to you.

Syed Vickar Ahamed

They (the three messengers) said: "Our Lord does know that we have been sent on a mission to you:

Taqi Usmani

They (the messengers) said, "Our Lord knows that we are undoubtedly sent to you.

The Monotheist Group

They said: "Our Lord knows that we have been sent to you."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils (les messagers) dirent: ʺNotre Seigneur sait quʹen vérité nous sommes envoyés à vous,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Pêxamberan) got: Xwedayê me dizane ku birastî em ji bo we bi pêxemberî hatine şandin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeiden: ʺOnze Heer weet dat wij echt tot jullie zijn gezonden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

De apostelen hernamen: Onze heer weet, dat wij werkelijk tot u zijn gezonden.

Hollandaca — Siregar

Zij zeiden: ʺVoorwaar, onze Heer weet dat wij zeker gezanten voor jullie zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Посланцы) сказали: «Господь наш (Который послал нас) знает, что мы к вам однозначно посланы.

Rusça — Osmanov

Они сказали: ʺНаш Господь знает, что мы -посланцы к вам.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Sändebuden) sade: ʺVi har helt visst sänts till er med vår Herres vetskap;