Onlar şöyle dediler: "Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahman, hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz."

قَالُوا مَا اَنْتُمْ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَا وَمَا اَنْزَلَ الرَّحْمٰنُ مِنْ شَيْءٍ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا تَكْذِبُونَ

ḳālū mā entum illā beşerun miṧlunā ve mā enzele r-raHmānu min şey'in in entum illā tekƶibūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler ki
2مَاdeğilsiniz
3اَنْتُمْentumsiz
4اِلَّاillābaşka bir şey
5بَشَرٌbeşerunب ش رmüjde vermek, sevinçli haber vermek, güleryüz göstermek, sevindirmek, tebliğ etmek, insan, insanoğlu, deri yüzmek, cilt, ten rengi, dış görünüşinsandan
6مِثْلُنَاmiṧlunāم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.bizim gibi
7وَمَاve māve
8اَنْزَلَenzeleن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirmemiştir
9الرَّحْمٰنُr-raHmānuر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.Rahman
10مِنْminhiçbir
11شَيْءٍşey'inش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişşey
12اِنْinhayır!
13اَنْتُمْentumsiz
14اِلَّاillāsadece
15تَكْذِبُونَtekƶibūneك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalan söylüyorsunuz

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar, siz demişlerdi, ancak bizim gibi insansınız ve rahman da hiçbir şey indirmemiştir, siz, ancak yalan söylemektesiniz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlar, siz demişlerdi, ancak bizim gibi insansınız ve rahman da hiçbir şey indirmemiştir, siz, ancak yalan söylemektesiniz.

Adem Uğur

Elçilere dediler ki: Siz de ancak bizim gibi birer insansınız. Rahmân, herhangi bir şey indirmedi. Siz ancak yalan söylüyorsunuz.

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Siz bizim gibi bir beşerden başka bir şey değilsiniz. . . Rahman da hiçbir şey inzal etmedi. . . Siz ancak yalan söylüyorsunuz. "

Ahmet Tekin

Onlar da: 'Siz de ancak bizim gibi birer insansınız. Rahman olan Allah bir şey indirmedi. Siz sırf yalan söylüyorsunuz.' dediler.

Ahmet Varol

Dediler ki: 'Siz de bizim gibi birer insandan başka bir şey değilsiniz. Rahman da bir şey indirmemiştir. Siz ancak yalan söylüyorsunuz.'

Ali Bulaç

Dediler ki: "Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz."

Ali Fikri Yavuz

Onlar dediler ki: “- Siz, ancak bizim gibi bir insansınız (bize bir üstünlüğünüz yok), hem Rahmân= Allah bir şey (kitap) indirmemiştir. Siz, sırf yalan söylüyorsunuz.”

Ali Rıza Safa

"Bizler gibi bir insanoğlundan başkası değilsiniz!" dediler; "Bağışlayan, hiçbir şey indirmemiştir; yalan söylüyorsunuz!"

Bayraktar Bayraklı

Ülke halkı dedi ki: "Siz, bizim gibi birer insandan başka şey değilsiniz. Rahman hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz!"

Bekir Sadak

Kasabalilar: «Siz de ancak bizim gibi birer insansiniz. Rahman da bir sey indirmemistir. Sadece yalan soyluyorsunuz» demislerdi.

Celal Yıldırım

Onlar ise, hayır, dediler, siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahman bir şey indirmemiştir. Siz ancak yalan söylüyorsunuz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Diğerleri ise şöyle karşılık verdiler: “Siz de ancak bizler gibi insanlarsınız. Hem rahmân herhangi bir şey indirmiş değil; siz sadece yalan söylüyorsunuz!”

Diyanet İşleri

Onlar şöyle dediler: "Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahman, hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz."

Diyanet İşleri (eski)

'Siz de ancak bizim gibi birer insansınız. Rahman da bir şey indirmemiştir. Sadece yalan söylüyorsunuz' dediler.

Diyanet Vakfi

Elçilere dediler ki: Siz de ancak bizim gibi birer insansınız. Rahmân, herhangi bir şey indirmedi. Siz ancak yalan söylüyorsunuz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar da: «Siz bizim gibi insandan başka birşey değilsiniz, hem Rahman olan Allah, hiçbir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.» dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

"Siz bizim gibi insandan başka birşey değilsiniz, hem Rahman hiç birşey indirmedi; siz sırf yalan söylüyorsunuz!" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Siz, dediler: bizim gibi bir beşerden başka bir şey değilsiniz, hem Rahman hiç bir şey indirmedi, siz sırf yalan söylüyorsunuz

Erhan Aktaş

Onlar: "Siz de bizim gibi birer beşersiniz. Rahman herhangi bir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar: "Siz de bizim gibi birer beşersiniz. Rahman herhangi bir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar: "Siz de bizim gibi birer insansınız. Rahman herhangi bir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz." dediler.

Fizilal-il Kuran

Kentliler dediler ki; «siz de bizim gibi insansınız. Rahman'da bir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.»

Gültekin Onan

Dediler ki: "Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz."

Hamdi Döndüren

Bunun üzerine, (kent halkı), “Siz de bizim gibi birer insansınız. Rahmân hiçbir şey indirmemiştir. Siz ancak yalan söylüyorsunuz.” dediler.

Hasan Basri Çantay

Onlar: "Siz, dediler, bizim gibi insandan başka (kimseler) değilsiniz. Hem Rahman hiçbir şey indirmemişdir?. Siz yalan söyler (kimse) lerden başkası değilsiniz.

Hasib Asutay

(Kentliler,) 'Siz bizim gibi insanlardan başka bir şey değilsiniz. Rahman, hiçbir şey indirmemiştir. Siz ancak yalan söylüyorsunuz' dediler.

Hayrat Neşriyat

(Şehir halkı:) 'Siz de ancak bizim gibi bir(er) insansınız; hem Rahmân hiçbir şey indirmemiştir; siz ancak yalan söylüyorsunuz' dediler.

İbni Kesir

Onlar da; siz, ancak bizim gibi birer insansınız. Rahman, size hiç bir şey indirmemiştir. Siz, sadece yalan söylüyorsunuz, demişlerdi.

Mehmet Okuyan

(Şehir halkı elçilere) “Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahmân (size) herhangi bir şey indirmemiştir; siz sadece yalan söylüyorsunuz!” demişti.

Muhammed Esed

(Berikiler): "Siz de bizim gibi ölümlü insanlarsınız!" diye cevap verdiler, "Ayrıca Rahman, herhangi bir (vahiy) de göndermiş değil. Siz sadece yalan söylüyorsunuz!"

Mustafa İslamoğlu

(Şehir halkı) dediler ki: "Siz sadece bizim gibi beşer türüne mensupsunuz. O rahmet kaynağı da hiçbir şey indirmemiştir: siz sadece yalan söylüyorsunuz!"

Ömer Nasuhi Bilmen

(O münkirler de) Dediler ki: «Siz bizim gibi bir insandan başka değilsiniz. Ve Rahmân hiçbir şey indirmedi. Siz, ancak yalan söyleyenlersiniz.»

Ömer Öngüt

Onlar dediler ki: "Siz de bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsiniz. Rahman herhangi bir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz!"

Suat Yıldırım

Ahali dedi ki: "Doğrusu Rahman’ın indirdiği bir şey yok! Siz de bizim gibi bir beşersiniz, evet evet... siz sadece yalancısınız!"

Süleyman Ateş

(Kentliler) Dediler ki: "Siz de bizim gibi insandan başka bir şey değilsiniz. Rahman bir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz."

Süleymaniye Vakfı

Kentin ahalisi şöyle dedi: "Siz sadece bizim gibi bir beşersiniz! Rahman da bir şey indirmiş değildir; siz sadece yalan söylüyorsunuz!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Halk dedi ki; "Siz de tıpkı bizim gibi insansınız. Rahman, bir şey indirmiş değildir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz."

Şaban Piriş

-Siz de bizim gibi insandan başka bir şey değilsiniz, Rahman, hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz, diye cevap vermişlerdi.

Tefhim-ul Kuran

Dediler ki: «Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylemektesiniz.»

Ümit Şimşek

Onlar 'Siz de bizim gibi birer beşersiniz,' dediler. 'Rahmân'ın birşey indirdiği yok; siz yalan söylüyorsunuz.'

Yaşar Nuri Öztürk

Kent halkı dedi ki: "Siz, bizim gibi birer insandan başka şey değilsiniz. Rahman hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar dedilər: “Siz də bizim kimi sadəcə bir insansınız. Mərhəmətli Allah sizə heç bir şey nazil etməmişdir. Siz ancaq yalan danışırsınız”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Antakiyalılar:) ″Siz də bizim kimi ancaq adi bir insansınız. (Heç bir şeydə bizdən üstün deyilsiniz. Əgər peyğəmbər olsaydınız, mələk qiyafəsində gələrdiniz). Rəhman (sizə) heç bir şey (kitab, möʼcüzə) nazil etməmişdir. Siz sadəcə olaraq yalan danışırsınız!″ – dedilər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie sagten ihnen: ʺIhr seid lediglich Menschen wie wir. Der Barmherzige hat nichts herabgesandt. Ihr lügt ganz bestimmt.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagten: ʺIhr seid nur menschliche Wesen wie wir. Nichts (als Offenbarung) hat der Allerbarmer herabgesandt. Ihr lügt nur.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Jene sagten: ʺlhr seid nur Menschen wie wir; und der Allerbarmer hat nichts herabgesandt. Ihr sprecht nichts als Lügen.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sagten: ʺIhr seid doch nichts anderes als Menschen wie wir, und Der Allgnade Erweisende hat nichts hinabgesandt. Ihr lügt ja nur!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But the inhabitants said: "But you are simply mortals like us and never did Allah, AL-Rahman, disclose divine knowledge or anything else to a mortal: "You are indeed liars. "

Abdul Haleem

but they answered, ‘You are only men like ourselves. The Lord of Mercy has sent nothing; you are just lying.'

Abdullah Yusuf Ali

The (people) said: "Ye are only men like ourselves; and (Allah) Most Gracious sends no sort of revelation: ye do nothing but lie."

Abul A'la Maududi

They said: "We have been sent to you as Messengers." The people of the town said: “You are only human beings like ourselves, and the Merciful Lord has revealed nothing. You are simply lying.”

Aisha Bewley

They said, ‘You are nothing but human beings like ourselves. The All-Merciful has not sent down anything. You are simply lying.’

Al-Hilali & Khan

They (people of the town) said: "You are only human beings like ourselves, and the Most Gracious (Allâh) has revealed nothing. You are only telling lies."

Ali Quli Qarai

They said, ‘You are nothing but humans like us, and the All-beneficent has not sent down anything, and you are only lying. ’

Amatul Rahman Omar

They (- the contemporaries of the Messengers) gave (a general) reply, `You are only human beings like ourselves. The Most Gracious (God) has revealed nothing (to you). You are simply telling lies.'

Arthur John Arberry

They said, 'You are naught but mortals like us; the All-merciful has not sent down anything. You are speaking only lies.'

Bijan Moeinian

They said: "You are nothing but human beings like us and God, the most Gracious has not sent anything through you and you are surely liars. "

E. Henry Palmer

They said, 'Ye are only mortals like ourselves, nor has the Merciful sent down aught; ye are naught but liars. '

Edip-Layth

They replied: "You are but human beings like us, and the Gracious did not send down anything, you are only telling lies."

George Sale

The inhabitants answered, ye are no other than men, as we are; neither hath the Merciful revealed any thing unto you: Ye only publish a lie.

Hamid S. Aziz

When We sent to them two, they rejected both of them, then We strengthened (them) with a third, and they said, "Surely we are messengers to you. "

Mahmoud Ghali

They said, "In no way are you anything except mortals like us; and in no way has The All-Merciful sent down anything; decidedly you do nothing except lie. "

Marmaduke Pickthall

They said: Ye are but mortals like unto us. The Beneficent hath naught revealed. Ye do but lie!

Mohamed Ahmed - Samira

"You are only men like us, " they replied; "Ar-Rahman has not sent down any thing. You are speaking only lies."

Muhammad Asad

[The others] answered: "You are nothing but mortal men like ourselves; moreover, the Most Gracious has never bestowed aught [of revelation] from on high. You do nothing but lie!"

Mustafa Khattab

The people replied, "You are only humans like us, and the Most Compassionate has not revealed anything. You are simply lying!"

Progressive Muslims

They replied: "You are but human beings like us, and the Almighty did not send down anything, you are only telling lies. "

Sahih International

They said, "You are not but human beings like us, and the Most Merciful has not revealed a thing. You are only telling lies."

Sam Gerrans

Said they: “You are only mortals like us; and the Almighty has not sent down anything. You only lie.”

Shabbir Ahmed

But the people said, "You are nothing but human beings like us. The Beneficent has never revealed anything. You are but lying." (6:91), (34:31).

Syed Vickar Ahamed

The (people) said: "You are only beings like ourselves; And (Allah) the Most Gracious (Ar-Rahmán) sends nothing to be made known (or disclosed): You do nothing but lie. "

Taqi Usmani

They (the people of the Town) said, "You are no more than human beings like us, and the RaHmān (the All-Merciful Allah) has not sent down any thing. You are but telling a lie."

The Monotheist Group

They said: "You are but human beings like us, and the Almighty did not send down anything, you are only telling lies."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Mais ils (les gens) dirent: ʺVous nʹêtes que des hommes comme nous. Le Tout Miséricordieux nʹa rien fait descendre et vous ne faites que mentirʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gotin: Hûn bes mirovên mîna me ne. Xweda yê Rehman ji bo me tiştek neşandiye. Bes hûn her derewan dikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeiden: ʺJullie zijn slechts mensen zoals wij. De Erbarmer heeft niets neergezonden; jullie liegen alleen maar.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

De inwoners antwoordden: Gij zijt niet anders dan menschen, zooals wij zijn; nimmer heeft de Barmhartige u iets geopenbaard: gij maakt slechts een leugen bekend.

Hollandaca — Siregar

Zij zeiden: ʺJullie zijn slechts mensen zoals wij en de Erbarmer heeft niets neergezonden, jullie doen niets anders dan liegen.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Обитатели селения) сказали: «Вы всего лишь люди, подобные нам. И ничего не ниспосылал Милостивый (Аллах). Вы только лжете!»

Rusça — Osmanov

[Им] ответили: ʺВы - такие же люди, как и мы. Милостивый [Аллах] не ниспосылал никакого [откровения], а вы лишь говорите ложьʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Invånarna) svarade: ʺNi är ingenting annat än vanliga människor som vi; den Nåderike har aldrig uppenbarat något. Vad ni säger är ren lögn.ʺ