Sen ancak Zikr'e (Kur'an'a) uyanı ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükafatla müjdele.
اِنَّمَا تُنْذِرُ مَنِ اتَّبَعَ الذِّكْرَ وَخَشِيَ الرَّحْمٰنَ بِالْغَيْبِ فَبَشِّرْهُ بِمَغْفِرَةٍ وَاَجْرٍ كَرِيمٍ
innemā tunƶiru meni ttebeǎ ƶ-ƶikra ve ḣaşiye r-raHmāne bi l-ğaybi fe beşşirhu bi meğfiratin ve ecrin kerīmin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Sen, ancak Kur'ân'a uyan ve rahmandan, halk görmese de korkan kişiyi korkutabilirsin; müjdele onu yarlıganmayla ve güzelim bir mükâfatla!
Abdulkadir Gölpınarlı
Sen, ancak Kurʼânʼa uyan ve rahmandan, halk görmese de korkan kişiyi korkutabilirsin; müjdele onu yarlıganmayla ve güzelim bir mükâfatla!
Adem Uğur
Sen ancak zikre (Kur'an'a) uyan ve görmeden Rahmân'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini, bir mağfiret ve güzel bir mükâfatla müjdele.
Ahmed Hulusi
Sen ancak Zikre (hatırlatılan hakikate) tabi olan ve gaybı olarak Rahman'dan haşyet duyanı uyarırsın. Onu bir mağfiret ve kerim bir bedel ile müjdele!
Ahmet Tekin
Sen ancak, okunması ibadet olan övünç kaynağı Kur’ân’a uyan, Kur’ân’ı uygulayan, saklı-gizli hallerinde, görmedikleri halde, gıyaben rahmet sahibi Rahman olan Allah’tan korkarak saygı duyanları uyarabilirsin. Onları, bir koruma kalkanı ve bağışlanma, cömertçe ve değerli bir mükâfatla müjdele.
Ahmet Varol
Sen ancak zikre uyan ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi ve namaz kılanları uyarırsın. İşte onu bir bağışlama ve kıymetli bir ecirle müjdele.
Ali Bulaç
Sen ancak, zikre (Kur'an'a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah')a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele.
Ali Fikri Yavuz
Sen ancak Kur’an’a tâbi olan, onunla amel eden ve görmediği Rahmân’a içten saygı besliyen kimseyi sakındırırsın. İşte onu hem bir mağfiretle (dünyadaki günahlarının bağışlanmasıyla), hem de iyi mükâfatla (cennetle) müjdele.
Ali Rıza Safa
Sen, ancak, öğretiye bağlı kalan ve görmemesine karşın, Bağışlayana derin saygı duyan kimseyi uyarabilirsin. Artık, bağışlanma ve büyük bir ödülü, sevinçli bir haber olarak ona ver.
Bayraktar Bayraklı
Sen ancak, Kur'an'a uyan ve görmeden Rahman'a saygı duyan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini bir af ve güzel bir ödülle müjdele.
Bekir Sadak
Sen ancak, Kuran'a uyan ve gormedigi halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. Artik o kimseyi, bagislanma ve comertce verilecek bir ecirle mujdele.
Celal Yıldırım
Sen ancak Zikr'e (Kur'ân'a) uyup Rahmân'dan, gıyabında saygı ile korkanları uyarabiiirsin. Öylesini mağfiret ve göz-gönül dolduran güzel bir mükâfatla müjdele.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Sen ancak o zikre uyanı ve görmediği halde rahmândan korkanı uyarabilirsin. İşte böylesini hem bir af hem de değerli bir ödülle müjdele.
Diyanet İşleri
Sen ancak Zikr'e (Kur'an'a) uyanı ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarırsın. İşte onu bir bağışlanma ve güzel bir mükafatla müjdele.
Diyanet İşleri (eski)
Sen ancak, Kuran'a uyan ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. Artık o kimseyi, bağışlanma ve cömertçe verilecek bir ecirle müjdele.
Diyanet Vakfi
Sen ancak zikre (Kur'an'a) uyan ve görmeden Rahmân'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini, bir mağfiret ve güzel bir mükâfatla müjdele.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Sen ancak Kur'ân'a tabi olan ve görünmediği halde Rahman olan Allah'tan korkan kimseyi sakındırırsın. İşte onu bir bağışlanma ve çok şerefli bir mükafatla müjdele.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sen ancak Kur'an'a uyan ve Rahman'dan gıyabında saygı besleyen kimseyi sakındırırsın; İşte onu, hem bir bağışlama hem de değerli bir mükafatla müjdele!
Elmalılı Hamdi Yazır
Ancak zikri ta'kıyb eden ve gaybde rahmana haşyet besliyen kimseyi sakındırırsın, işte onu hem bir mağfiretle hem bir ecri kerim ile müjdele
Erhan Aktaş
Sen ancak Zikir'e uyan ve görmediği halde Rahman'a haşyet duyan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesine bağışlanma ve çok şerefli bir ödülü haber ver.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Sen ancak Zikir'e uyan ve görmediği halde Rahman'a haşyet duyan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesine bağışlanma ve çok şerefli bir ödülü haber ver.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sen ancak Zikir'e uyan ve görmediği halde Rahman'a haşyet duyan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini bağışlanma ve çok şerefli bir ödül ile müjdele.
Fizilal-il Kuran
Sen ancak zikre (Kur'an'a) uyan ve görmeden Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte öylesini bir mağfiret ve güzel bir mükâfatla müjdele.
Gültekin Onan
Sen ancak, zikre (Kuran'a) uyan ve gayb ile Rahmana (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele.
Hamdi Döndüren
Sen ancak zikre (Kur’an’a) uyanı ve görmeden Rahmân’dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte öylesini bir mağfiret ve güzel bir mükâfatla müjdele!
Hasan Basri Çantay
Sen ancak o zikre uyan ve çok esirgeyici (Allah) a gaaibane büyük saygı gösteren kimseleri inzar edeceksin. İşte sen on (lar) ı hemen mağfiretle, hem çok şerefli mükafatla müjdele.
Hasib Asutay
Sen ancak zikre (Kur'an'a) uyan ve görmeden Rahmân'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini, bir bağışlanma ve güzel bir mükâfatla müjdele.
Hayrat Neşriyat
(Sen,) ancak Zikr’e (Kur’ân’a) tâbi' olan ve gıyâben (görmediği hâlde)Rahmân’dan korkan kimseyi korkutabilirsin! İşte onu bir mağfiret ve güzel bir mükâfâtla(Cennetle) müjdele!
İbni Kesir
Sen, ancak zikre ittiba eden ve görmeden Rahman'dan korkanı uyarırsın. Artık ona mağfiret ve yüce mükafatı müjdele.
Mehmet Okuyan
Sen ancak zikre (Kur’an’a) uyan ve gaybda bulunan Rahmân’a saygı duyanı uyarabilirsin. İşte böylesini bir bağışlama ve değerli bir ödülle müjdele!
Muhammed Esed
Sen ancak (ilahi) uyarıyı can kulağıyla dinleyen ve insan kavrayışının ötesinde bulunmasına rağmen Rahman'dan korkan kişiyi uyarabilirsin, işte böylelerine (Allah'ın) mağfiretini ve en güzel ödülü müjdele!
Mustafa İslamoğlu
Ne ki sen, sadece ilahi uyarıya tabi olan ve idraki aşan bir hakikat olmasına rağmen O rahmet kaynağına derin bir ürpertiyle saygı duyan kimseyi uyarabilirsin: o halde bu gibileri sınırsız bir mağfiret ve tarifsiz güzellikte bir ödülle müjdele!
Ömer Nasuhi Bilmen
Sen ancak zikre tâbi ve Rahmân'dan daha görmeksizin korkan kimseyi korkutursun. Artık onu bir yarlığanma ile ve pek şerefli bir mükâfaat ile müjdele.
Ömer Öngüt
Sen ancak Zikr'e uyan ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini bir mağfiret ve güzel bir mükâfat ile müjdele!
Suat Yıldırım
Sen ey Resulüm, şu kimseyi uyar: İrşâda can kulağıyla tâbi olur, görmediği Rahman’a saygı duyup O’ndan çekinir. Müjdele onu: Mağfiret onun, şerefli mükâfat onun...
Süleyman Ateş
Sen ancak zikre uyan ve görmeden Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte öylesini bir mağfiret ve güzel bir mükafatla müjdele.
Süleymaniye Vakfı
Sen ancak bu doğru bilgiye /zikre uyan ve içten içe Rahman'dan çekinen kimseyi uyarabilirsin. Sen onu, mağfiret /bağışlanma ve değerli bir ödül ile müjdele.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sen ancak içten içe Rahman'dan çekinerek bu zikre uyanı uyarabilirsin. Onlara, bağışlanacaklarını müjdele. Yaptıklarının karşılığının ikramiyeli olarak verileceğini de.
Şaban Piriş
Sen ancak, Kur'an'a uyan, görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. Onlara bağışlanmayı ve büyük bir mükafatı müjdele!
Tefhim-ul Kuran
Sen ancak, zikre (Kur'an'a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah')a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarıp korkutursun. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele!
Ümit Şimşek
Sen ancak Kur'ân'a uyan ve görmediği halde Rahmân'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte onu bağışlanma ile ve ardı arkası kesilmeyecek, pek değerli bir ödülle müjdele.
Yaşar Nuri Öztürk
Sen ancak o zikire/Kur'an'a uyan ve görmediği halde Rahman'dan korkan kimseyi uyarırsın. Böylesini, bir bağışlanma ve seçkin bir ödülle müjdele!
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Sən ancaq Zikrə tabe olub Mərhəmətli Allahı görmədən Ondan çəkinən şəxsi qorxuda bilərsən. Beləsini bağışlanma və çox gözəl bir mükafatla müjdələ.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Sən ancaq Qurʼana tabe olub, Rəhmandan (Onu) görmədən qorxan kimsəni qorxuda bilərsən. Beləsinə (axirətdə) bağışlanacağı və çox gözəl bir mükafata (Cənnətə) nail olacağı ilə müjdə ver!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Du vermagst nur den zu warnen, der dem ermahnenden Buch (dem Koran) folgt und den Barmherzigen, ohne Ihn zu sehen, fürchtet. Verkünde ihm die frohe Botschaft, daß ihm Vergebung und vortrefflicher Lohn gewährt werden!
Almanca — Der Edle Quran
Du kannst nur jemanden warnen, der der Ermahnung folgt und den Allerbarmer im Verborgenen fürchtet. So verkünde ihm Vergebung und trefflichen Lohn.
Almanca — M. A. Rassoul
Du vermagst nur den zu warnen, der die Ermahnung befolgt und den Allerbarmer im Verborgenen fürchtet. Gib ihm darum die frohe Botschaft von Vergebung und einem ehrenvollen Lohn.
Almanca — Muhammad Zaidan
Eigentlich warnst du nur denjenigen, welcher der Ermahnung folgt und Ehrfurcht vor Dem Allgnade Erweisenden im Verborgenen hat. So überbringe ihm die frohe Botschaft über Vergebung und edle Belohnung.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Your voice can be heard only by those who hear the voice of Allah expressing His will in the Quran and keep in awe of Him albeit not apprehending Him by sight. Announce to them joyful tidings of Allah’s forgiveness and an imposing reward.
Abdul Haleem
You can warn only those who will follow the Quran and hold the Merciful One in awe, though they cannot see Him: give such people the glad news of forgiveness and a noble reward.
Abdullah Yusuf Ali
Thou canst but admonish such a one as follows the Message and fears the (Lord) Most Gracious, unseen: give such a one, therefore, good tidings, of Forgiveness and a Reward most generous.
Abul A'la Maududi
You can warn only him who follows the Admonition and fears the Merciful Lord without seeing Him. Give such a one good tidings of forgiveness and a generous reward.
Aisha Bewley
You can only warn those who act on the Reminder and fear the All-Merciful in the Unseen. Give them the good news of forgiveness and a generous reward.
Al-Hilali & Khan
You can only warn him who follows the Reminder (the Qur’ân), and fears the Most Gracious (Allâh) unseen. Bear you to such one the glad tidings of forgiveness, and a generous reward (i.e. Paradise).
Ali Quli Qarai
You can only warn someone who follows the Reminder and fears the All-beneficent in secret; so give him the good news of forgiveness and a noble reward.
Amatul Rahman Omar
You can warn only those who would follow the Reminder (- the Qur'ân) and are full of reverential awe of the Most Gracious (God) in the heart of their hearts. Therefore proclaim to them the glad tidings of protection (from the evil consequences of sins) and an honorable provision (from Us).
Arthur John Arberry
Thou only warnest him who follows the Remembrance and who fears the All-merciful in the Unseen; so give him the good tidings of forgiveness and a generous wage.
Bijan Moeinian
You can only strengthen the faith of those who follow My words and are at Awe with Me even when they are alone in their privacy; give them good news of my forgiveness and a most generous reward.
E. Henry Palmer
Thou canst only warn him who follows the reminder, and fears the Merciful in the unseen; but give him glad tidings of forgiveness and a noble hire.
Edip-Layth
You can only warn him who follows the reminder, and reveres the Gracious while unseen. Give him good news of forgiveness and a generous reward.
George Sale
But thou shalt preach with effect unto him only who followeth the admonition of the Koran, and feareth the Merciful in secret. Wherefore bear good tidings unto him, of mercy, and an honourable reward.
Hamid S. Aziz
And it is alike to them whether you warn them or warn them not: they believe not.
Mahmoud Ghali
Surely you only warn him who closely follows the Remembrance and is apprehensive of The All-Merciful in the Unseen. So give him the good tidings of forgiveness and an honorable reward.
Marmaduke Pickthall
Thou warnest only him who followeth the Reminder and feareth the Beneficent in secret. To him bear tidings of forgiveness and a rich reward.
Mohamed Ahmed - Samira
You can only warn him who listens to the warning and fears Ar-Rahman secretly. So give him good news of forgiveness and a generous reward.
Muhammad Asad
Thou canst [truly] warn only him who is willing to take the reminder to heart, and who stands in awe of the Most Gracious although He is beyond the reach of human perception: unto such, then, give the glad tiding of [God’s] forgiveness and of a most excellent reward!
Mustafa Khattab
You can only warn those who follow the Reminder[1] and are in awe of the Most Compassionate without seeing Him.[2] So give them good news of forgiveness and an honourable reward.
Progressive Muslims
You can only warn him who follows the reminder, and reverences the Almighty while unseen. Give him good news of forgiveness and a generous reward.
Sahih International
You can only warn one who follows the message and fears the Most Merciful unseen. So give him good tidings of forgiveness and noble reward.
Sam Gerrans
Thou but warnest him who follows the remembrance, and fears the Almighty unseen. So bear thou glad tidings to him of forgiveness and a noble reward.
Shabbir Ahmed
You can only warn him who reflects, and fears (violating the Universal Laws of) the Beneficent even in privacy. Unto such give the good news of forgiveness and a most honorable reward.
Syed Vickar Ahamed
You can only warn such (a person) who follows the Reminder (the Warning in the Quran) and fears (Allah) Most Gracious (Rahmán), Unseen (Bi'l-Ghiab): Therefore, give such (a person), good news of Forgiveness and of most kind (generous) Reward.
Taqi Usmani
You can (usefully) warn only the one who follows the advice and fears the RaHmān (the All-Merciful Allah) without seeing (Him). So give him the good news of forgiveness and of a noble reward.
The Monotheist Group
You can only warn him who follows the Reminder, and is concerned towards the Almighty while unseen. Give him good news of forgiveness and a generous reward.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Tu avertis seulement celui qui suit le Rappel (le Coran), et craint le Tout Miséricordieux, malgré quʹil ne Le voit pas. Annonce-lui un pardon et une récompense généreuse.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bêguman bes tu, wî yê ku dide pey Quranê û di halê nependiyê de jî ji Xwedayê rehman bitirs e, dikarî (bi vê Quranê) hişyar bikî. Vêca tu mizgîna lêborîn û xelateke hêja bidê.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Jij kunt slechts hem waarschuwen die de vermaning volgt en de Erbarmer in het verborgen vreest. Verkondig hem dus vergeving en een voortreffelijk loon.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Maar gij zult alleen met goeden uitslag prediken tot hem, die de vermaning van den Koran volgt, en den Barmhartigen in het geheim vreest. Breng dus goede tijdingen van genade tot hen en eene eervolle belooning.
Hollandaca — Siregar
Voorwaar, jij kunt slechts waarschuwen wie de Vermaning volgt en de Erbarmer vreest, hoewel hij Hem niet kan waarnemen. Verkondig hem daarom de verheugende tijding van vergeving en een edele beloning.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Ты (о, Мухаммад) увещаешь только тех, кто последовал за Напоминанием [Кораном] и боится Милостивого втайне [когда его никто, кроме Аллаха, не видит]. Так обрадуй же его прощением (от Аллаха его грехов) и щедрой наградой [вхождением в Рай]!
Rusça — Osmanov
Ты можешь увещевать только того, кто будет следовать за Кораном и боится втайне милостивого [Аллаха]. Сообщи же ему радостную весть о прощении и щедром вознаграждении.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Med din varning når du bara den som lägger påminnelsen på hjärtat och som fruktar den Nåderike, fastän Han inte kan ses eller förnimmas. Ge honom därför det glada budskapet om (Guds) förlåtelse och en frikostig belöning.