De ki: "Hak geldi. Artık batıl yeni bir şey ortaya çıkaramaz, eskiyi de geri getiremez."

قُلْ جَاءَ الْحَقُّ وَمَا يُبْدِئُ الْبَاطِلُ وَمَا يُعِيدُ

ḳul cā'e l-Haḳḳu ve mā yubdiu l-bāTilu ve mā yuǐydu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2جَاءَcā'eج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakgeldi
3الْحَقُّl-Haḳḳuح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekhak
4وَمَاve māartık
5يُبْدِئُyubdiuب د اBaşlamak, görünmek, ortaya çıkmak, belirmek, gözükmek, açığa çıkmak, belli olmak, anlaşılmak, aşikar olmak, meydana çıkmak, karar vermek, düşünmekbir şey ortaya çıkaramaz
6الْبَاطِلُl-bāTiluب ط لBoş olmak, geçersiz olmak, batıl olmak, yok olmak, işe yaramaz hale gelmek, hükümsüz kalmak, cesur olmak, kahraman olmak, kahramanlık yapmakbatıl
7وَمَاve māve
8يُعِيدُyuǐyduع و دGeri dönmek, uzaklaşmak, geri gelmek, tekrarlamak, eski haline getirmek. Aidun - geri dönen kişi. Ma'adun - geri dönülen yer A'ada (fiil 4) - geri döndürmek, eski haline getirmek. A'ada fiili geçişli olup birinin geri dönmesini sağlamak veya geri getirmek ya da (geçip gitmiş olanı) geri getirmek anlamına gelir.geri getiremez

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Gerçek geldi ve boş şey gitti, ne bir daha zuhûr eder, ne de yeniden ve tekrar gelir.

Adem Uğur

De ki: Hak geldi; artık bâtıl ne bir şeyi ortaya çıkarabilir ne de geri getirebilir.

Ahmed Hulusi

De ki: "Hak açığa çıktı! Batıl ne yeni bir şey oluşturabilir ne de eskiyi yeniden ileri sürebilir!"

Ahmet Tekin

'Gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak kitap Kur’ân, İslâm geldi. Artık bâtıl ne yeni bir şey ortaya çıkarabilir, ne de eski bir şeyi geri getirebilir.' de.

Ahmet Varol

De ki: 'Hak geldi, batıl ne bir şey ortaya çıkarabilir, ne de geri getirebilir.'

Ali Bulaç

De ki: "Hak geldi; batıl ise ne (bir şey) ortaya çıkarabilir, ne geri getirebilir."

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm, yine o kâfirlere) de ki: “- Hak (din olan İslâm) geldi, bâtıl (şirk) kayboldu gitti ve geride dönmez.”

Ali Rıza Safa

De ki: "Gerçek geldi; gerçeğe aykırı olan, ne ortaya çıkarabilir ne de geri getirebilir!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Hak geldi, batıl artık ne bir şeyi ortaya çıkarabilir, ne de geri getirebilir."

Bekir Sadak

De ki: «Hak geldi; artik batil ne yeniden baslar, ne de geri gelir.»

Celal Yıldırım

De ki: Hakk geldi; batıl ise ne (bir şey) başlatıp meydana getirebilir, ne de (onu) geri çevirebilir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

De ki: “Hak gelmiştir; bâtıl ne yeni bir şey var edebilir, ne de eskiyi geri getirebilir.”

Diyanet İşleri

De ki: "Hak geldi. Artık batıl yeni bir şey ortaya çıkaramaz, eskiyi de geri getiremez."

Diyanet İşleri (eski)

De ki: 'Hak geldi; artık batıl ne yeniden başlar, ne de geri gelir.'

Diyanet Vakfi

De ki: Hak geldi; artık bâtıl ne bir şeyi başlatabilir ne de geri getirebilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki: «Hak geldi, batılın önü de kalmaz, sonu da.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Hak geldi; artık batılın önü de kalmaz sonu da."

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: hak geldi, batılın önü de kalmaz sonu da

Erhan Aktaş

De ki: "Hakk geldi. Artık, Batıl ortaya bir şey koyamaz da geri getiremez de."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Hakk geldi. Artık, Batıl ortaya bir şey koyamaz da geri getiremez de."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Hakk geldi. Artık, Batıl ortaya bir şey koyamaz da geri getiremez de."

Fizilal-il Kuran

De ki; «Hak geldi, artık batıl hiçbir tarafa doğru kımıldayamaz.»

Gültekin Onan

De ki: "Hak geldi; batıl ise ne (bir şey) ortaya çıkarabilir, ne geri getirebilir."

Hamdi Döndüren

De ki: “Hak geldi; artık bâtıl ne bir şeyi başlatabilir ne de geri getirebilir.”

Hasan Basri Çantay

De ki: "Hak geldi. Baatıl ne ibtidaen, ne de iadeten (hiçbir şey yaratmıya) kaadir olamaz".

Hasib Asutay

(Resulüm!) De ki: Hak geldi; artık bâtıl ne bir şeyi başlatabilir ne de geri getirebilir.

Hayrat Neşriyat

De ki: 'Hak geldi; artık bâtıl ne (bir şeyi) ortaya çıkarabilir, ne de geri getirebilir.'

İbni Kesir

De ki: Hak gelmiştir. Artık batıl, ne yeniden bir şey ortaya koyabilir, ne de geri getirebilir.

Mehmet Okuyan

De ki: “Gerçek geldi; batıl ne bir şeyi ortaya çıkarabilir ne de geri getirebilir.”

Muhammed Esed

De ki: "Değişmez gerçek, şimdi (bütün açıklığıyla) ortaya çıkmıştır, (yalan ve sahte olan ise sönüp gitmeye mahkumdur), çünkü sahte ve yalan, ne yeni bir şey getirebilir, ne de (geçip gitmiş olanı) geri döndürebilir".

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Ebedi gerçek (gündeme) gelmiştir: artık sahte ve yalan ne yeni bir şey ortaya koyabilir, ne de geçmişi geri getirebilir."

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki : «Hak geldi, bâtıl (ise bir şeyi) ne bidâyeten vücuda getirebilir ve ne de iade edebilir.»

Ömer Öngüt

De ki: "Hak gelmiştir. Artık bâtıl ne yeniden bir şey başlatabilir, ne de tekrar geri getirebilir. "

Suat Yıldırım

De ki: "İşte gerçek geldi, bütün açıklığıyla ortaya çıktı. Yalan ve sahte olan ise sönüp gitmeye mahkûmdur."

Süleyman Ateş

De ki: "Hak geldi, artık batıl ne bir şey ortaya çıkarabilir, ne de geri getirebilir. (O tamamen yok olup gitmiştir)."

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Hak geldi; artık batıl ne yeni bir şey ortaya koyabilir ne de eskileri geri getirebilir."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Hak(gerçek) geldi; artık batıl(uydurma olan) hangi yeniliği getirecek ve neyi yeniden başlatacaktır?"

Şaban Piriş

De ki: -Hak geldi. Batıl ne başlatır ne de yeniden yapar.

Tefhim-ul Kuran

De ki: «Hak geldi; batıl ise ne (bir şey) ortaya çıkarabilir, ne de geri getirebilir.»

Ümit Şimşek

De ki: Hak geldi; artık bâtıl ne yeni birşey ortaya çıkarabilir, ne de gideni geri getirebilir.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Hak geldi, artık batıl ortaya yeni bir şey çıkaramaz; eskiyi de geri getiremez."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Haqq gəldi. Batil ona qarşı nə ortaya bir şey çıxarar, nə də onu qaytara bilər”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

De: ″Haqq (islam dini) gəldi. Batil (küfr, şirk) bir də nə gözə görünər (nə ortaya bir şey çıxarar), nə də geri qayıdar!″ (Haqq gələn kimi batil bilmərrə yox oldu, çünki o özlüyündə puçdur!)

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sprich: ʺDie Wahrheit ist gekommen. Die Irrlehre kann weder Neues beginnen noch Altes wiederholen.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sag: Die Wahrheit ist gekommen. Das Falsche kann weder (etwas) neu von Anfang an machen noch es wiederholen.

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺDie Wahrheit ist gekommen, und das Falsche kann weder etwas erschaffen noch etwas zurückbringen.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺDie Wahrheit ist gekommen. Und das für nichtig Erklärte kann weder etwas beginnen, noch etwas wiederholen.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Say to them: "The truth has finally arrived and now what can falsehood do hut vanish and what can it bring back but its own self-destruction!"

Abdul Haleem

Say, ‘The Truth has come; falsehood is powerless.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "The Truth has arrived, and Falsehood neither creates anything new, nor restores anything."

Abul A'la Maududi

Say: "The Truth has come and falsehood can neither originate nor recreate anything."

Aisha Bewley

Say: ‘The Truth has come. Falsehood cannot originate or regenerate.’

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "Al-Haqq (the truth i.e. the Qur’ân and Allâh’s Revelation) has come, and Al-Bâtil [falsehood - Iblîs (Satan)] can neither create anything nor resurrect (anything)."

Ali Quli Qarai

Say, ‘The truth has come, and falsehood neither originates [anything] not does it restore [anything]. ’

Amatul Rahman Omar

Say, `The perfect truth has come (in Makkah) and (as a prophecy keep it in mind that) falsehood (and idol-worship has gone) never to sprout (again from this soil) and never to return (to it).

Arthur John Arberry

Say. 'Truth has come; falsehood originates not, nor brings again.'

Bijan Moeinian

Say: "The truth has come. The falsehood cannot neither initiate an attack or prevail."

E. Henry Palmer

Say, 'The truth has come, and falsehood shall vanish and shall not come back. '

Edip-Layth

Say, "The truth has come; while falsehood can neither initiate anything, nor resurrect."

George Sale

Say, truth is come, and falsehood is vanished, and shall not return any more.

Hamid S. Aziz

Say, "Surely my Lord utters the truth (or castes the truth (over His servants)), He is the Knower of the unseen (or hidden). "

Mahmoud Ghali

Say, "The Truth has come; and in no way (can) untruth start (anything) and in no way (can) it bring back (anything). "

Marmaduke Pickthall

Say: The Truth hath come, and falsehood showeth not its face and will not return.

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "The truth has come, and falsehood had neither precedence nor will reappear. "

Muhammad Asad

Say: "The truth has now come [to light, and falsehood is bound to wither away]: for, falsehood cannot bring forth anything new, nor can it bring back [what has passed away]. "

Mustafa Khattab

Say, "The truth has come, and falsehood will vanish, never to return."

Progressive Muslims

Say: "The truth has come; while falsehood can neither initiate anything, nor resurrect. "

Sahih International

Say, "The truth has come, and falsehood can neither begin [anything] nor repeat [it]. "

Sam Gerrans

Say thou: “The truth has come; and vanity originates not, and it repeats not.”

Shabbir Ahmed

Say, "The Truth has now come to light and falsehood will hide its face, nor shall (the Days of Ignorance) come back. "

Syed Vickar Ahamed

Say: "The Truth (Al-Haqq) has come (now), and lies neither create anything new, nor bring back anything (hidden). "

Taqi Usmani

Say, "Truth has come, and falsehood (has vanished, and it) has no power to produce or reproduce (anything)."

The Monotheist Group

Say: "The truth has come; while falsehood can neither initiate anything, nor resurrect."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Dis: ʺLa vérité (lʹIslam) est venue. Et le Faux (la mécréance) ne peut rien commencer ni renouvelerʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bibêje: Heq hat û êdî batil tiştekî dernaxe hole û ew bi tu awayan venagere.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺDe waarheid is gekomen. De onzin kan niets laten beginnen en niets herhalen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zeg: De waarheid is gekomen; de leugen is verdwenen en zal niet meer terugkeeren.

Hollandaca — Siregar

Zeg: ʺDe Waarheid is gekomen en de valsheid zal zich niet herhalen en niet terugkomen.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (Пророк): «Пришла истина (от Аллаха) [Единобожие и Ислам], (а влияние лжи исчезло) и ложь (больше) (ничего) не явит и не вернется!»

Rusça — Osmanov

Скажи: ʺЯвилась истина, а ложь не явится вновь и не возвратитсяʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Säg: ʺSanningen har kommit (och lögnen måste vika) - lögnen skapar ingenting och den återställer ingenting.ʺ