Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Halbuki bunlar onlara verdiğimiz şeylerin onda birine bile ulaşamamışlardır. Elçilerimi yalanladılar. Peki, beni inkar etmenin sonucu nasıl oldu!
وَكَذَّبَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ وَمَا بَلَغُوا مِعْشَارَ مَا اٰتَيْنَاهُمْ فَكَذَّبُوا رُسُلِي فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ
ve keƶƶebe (e)lleƶīne min ḳablihim ve mā beleğū miǎ'şāra mā āteynāhum fe keƶƶebū rusulī fe keyfe kāne nekīri
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı ve bunlar, onlara verdiklerimizin onda birine bile nâil olamadılar, öyle olduğu halde yalanladılar da cezâ ve azâbım, nasıl gelip çattı, helâk etti onları.
Abdulkadir Gölpınarlı
Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı ve bunlar, onlara verdiklerimizin onda birine bile nâil olamadılar, öyle olduğu halde yalanladılar da cezâ ve azâbım, nasıl gelip çattı, helâk etti onları.
Adem Uğur
Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) inkâr etmişlerdi. Bunlar, öncekilere verdiklerimizin onda birine erişmemişlerdi. (Böyle iken), peygamberimi yalanladılar; ama benim karşılık olarak verdiğim nasıl olmuştu!
Ahmed Hulusi
Onlardan öncekiler de yalanlamıştı (genetik özellik)! (Oysa bunlar) onlara verdiğimizin onda birine bile ulaşmamışlardır. . . (Buna rağmen) Rasullerimi yalanladılar. . . İşte bak, benim de onları inkarımın sonucu nasıl oldu!
Ahmet Tekin
Onlardan öncekiler de peygamberlerini yalanlamışlardı. Bunlar, öncekilere verdiğimiz servetin, gücün, yaşadıkları hayatın sahip oldukları devletin onda birine ulaşamamışlardı. Bunlar da, Rasullerimi yalanladılar. Beni tanımamak nasılmış, onları gözden çıkarmam, gazabım nasılmış bir bak!
Ahmet Varol
Bunlardan öncekiler de yalanladılar. Oysa bunlar onlara verdiklerimizin onda birine bile erişememişlerdir. Böyleyken onlar elçilerimi yalanladılar. Ama benim inkârım nasıl oldu?
Ali Bulaç
Kendilerinden öncekiler de yalanladı. Oysa bunlar, öbürlerine verdiklerimizin onda birine bile ulaşamamışlardı. Buna rağmen (şımararak) elçilerimi yalanladılar; ancak benim de (onları) inkarım (yıkıma uğratmam) nasıl oldu?
Ali Fikri Yavuz
Onlardan (o Mekke kâfirlerinden) öncekiler de, (peygamberlerini) yalanlamışlardı; hem de bunlar, evvelki kâfirlere (mal, evlâd ve ömür gibi şeylerden) verdiklerimizin onda birine ermediler; peygamberimizi tekzip ettiler de beni inkâr edişin sonu nasıl oldu?
Ali Rıza Safa
Bunlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Üstelik bunlar, onlara verdiklerimizin onda birine bile ulaşamadılar. Yine de elçilerimi yalanlamışlardı. Bana nankörlük etmenin sonu nasıl oldu?
Bayraktar Bayraklı
Onlardan öncekiler de yalanladılar. Oysa bunlar, onlara verdiklerimizin onda birine bile ulaşamamışlardır. Onlar da peygamberlerimizi yalanlamışlardı. Bak, beni inkarın sonu nasıl oldu?
Bekir Sadak
Kendilerinden once gelenleri de yalanlamislardi; oysa bunlar, onlara verdiklerimizin onda birine bile erisememislerdi. Boyleyken peygamberlerimizi yalanladilar; Beni inkar etmek nasil olur? *
Celal Yıldırım
Onlardan önce gelen (inkarcılar da) yalanlamıştı; onlara verdiğimizin onda birine olsun (bunlar) erişememişlerdir. Peygamberlerini yalanladılar. (Bir bak), beni inkârın sonu ne oldu !
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Onlardan öncekiler de (ilâhî bildirimleri) yalan saymışlardı. Bunlar (şimdikiler) onlara verdiklerimizin onda birine bile ulaşamadılar. Buna rağmen onlar peygamberlerimi yalancılıkla itham etmişlerdi. Ben de bilseniz onları nasıl cezalandırdım!
Diyanet İşleri
Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Halbuki bunlar onlara verdiğimiz şeylerin onda birine bile ulaşamamışlardır. Elçilerimi yalanladılar. Peki, beni inkar etmenin sonucu nasıl oldu!
Diyanet İşleri (eski)
Kendilerinden önce gelenleri de yalanlamışlardı; oysa bunlar, onlara verdiklerimizin onda birine bile erişememişlerdi. Böyleyken peygamberlerimizi yalanladılar; Beni inkar etmek nasıl olur?
Diyanet Vakfi
Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) inkâr etmişlerdi. Bunlar, öncekilere verdiklerimizin onda birine erişmemişlerdi. (Böyle iken), peygamberimi yalanladılar; ama benim karşılık olarak verdiğim nasıl olmuştu!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Hem bunlar, onlara verdiklerimizin onda birine eremediler. Peygamberlerimi yalanladılar, ama beni inkâr edişin sonu nasıl oldu?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlardan öncekiler de yalan demişlerdi. Hem de bunlar, onlara verdiklerimizin onda birine ermediler. Peygamberlerini yalanladılar da nasıl oldu inkarım?
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlardan evvelkiler de tekzib etmişlerdi, hem bunlar onlara verdiklerimizin onda birine ermediler, Resullerimizi tekzib ettiler de nasıl oldu inkarım?
Erhan Aktaş
Kendilerinden öncekiler de yalanlamışlardı. Ve onlara verdiğimiz nimetlerin onda birine bile sahip değillerdi. Buna rağmen Resul'lerimizi yalanladılar. Fakat Beni yok sayma neymiş gördüler!
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Kendilerinden öncekiler de yalanlamışlardı. Ve onlara verdiğimiz nimetlerin onda birine bile sahip değillerdi. Buna rağmen resullerimizi yalanladılar. Fakat Beni yok sayma neymiş gördüler!
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Kendilerinden öncekiler de yalanlamışlardı. Ve onlara verdiğimiz nimetlerin onda birine bile sahip değillerdi. Buna rağmen rasullerimizi yalanladılar. Fakat Beni yok sayma neymiş gördüler!
Fizilal-il Kuran
Onlardan önceki bir çok milletler de mesajımızı yalanlamışlardı., Bu müşrikler onlara verdiğimiz dünyalıkların onda birine bile ermiş değillerdir. Buna rağmen peygamberlerimi yalanladılar, ama bu inkârcılığın karşılığı nice oldu?
Gültekin Onan
Kendilerinden öncekiler de yalanladı. Oysa bunlar, öbürlerine verdiklerimizin onda birine bile ulaşamamışlardı. Buna rağmen (şımararak) elçilerimi yalanladılar; ancak benim de (onları) inkarım nasıl oldu?
Hamdi Döndüren
Bunlardan öncekiler de (elçilerini) yalanladılar. Bunlar, onlara verdiklerimizin onda birine erişmemişlerdir. Böyleyken, yine de elçilerimi yalanladılar. Ama benim de onları inkârım nasıl oldu?
Hasan Basri Çantay
Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) tekzib etdi (ler) Halbuki bunlar öbürlerine verdiklerimizin onda birine ermemişlerdir. (Böyle iken) öbürleri peygamberlerimizi tekzib etmişlerdi. (Bak) beni inkar (edişin akıbeti) nice oldu!
Hasib Asutay
Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) yalanlamışlardı. Hâlbuki bunlar (18) öncekilere verdiklerimizin onda birine erişmemişlerdi. (Böyleyken) peygamberlerimi yalanladılar; ama benim de (onları) inkârım (helâk etmem) nasıl oldu! (18. Mekkeliler.)
Hayrat Neşriyat
Bunlardan öncekiler de (peygamberleri) yalanlamıştı; (bunlar, servet ve ömürce)onlara verdiklerimizin onda birine bile erişmediler; böyle iken peygamberlerimi yalanladılar; ama beni inkâr etmek nasıl olurmuş (gördüler)!
İbni Kesir
Kendilerinden öncekiler de yalanlamışlardı. Halbuki bunlar, onlara verdiklerimizin onda birine bile ulaşamamışlardı. Peygamberlerimi yalanladılar. Beni inkar nasıl olurmuş?
Mehmet Okuyan
Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) yalanlamışlardı. Bunlar, öncekilere verdiğimiz (güc)ün onda birine bile ulaşamamışlardı. (Önceki toplumlar da) elçilerimi yalanlamışlardı. Cezalandırmam (bak) nasıl olmuştu!
Muhammed Esed
Onlardan önce yaşamış olanlar(ın çoğu) da, böylece hakikati yalanlamışlardı; bu (eski toplumlar), (kendilerinden sonraki kuşaklara) tevdi ettiğimiz (hakikatin kanıtlarının) onda birine bile sahip olmadıkları halde yine de elçilerimizi yalanladıklarında, Benim onları yok saymam ne korkunç oldu!
Mustafa İslamoğlu
Dahası onlardan öncekiler de yalanlamışlardı; ama onlara verilen (manevi nimetler, bu ümmete) verilenin onda birine bile ulaşmamıştı; buna rağmen elçilerimi yalanladılar ve sonuçta inkar nasıl olurmuş gördüler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onlardan evvelkiler de tekzîp etmişlerdi. Halbuki onlar, ötekilerine verdiklerimizin onda birine ermemişlerdir. Resûllerimizi tekzîp ettiler. Artık bak, Benim (onları) inkârım nasıl oldu?
Ömer Öngüt
Kendilerinden öncekiler de yalanlamışlardı. Halbuki bunlar, öncekilere verdiklerimizin onda birine ulaşamadılar. Böyleyken peygamberlerini yalanlamışlardı. Beni inkâr nasıl olurmuş!
Suat Yıldırım
Bunlardan, (Mekke müşriklerinden) öncekiler de hakkı yalan saymışlardı. Halbuki bunların güç ve kuvveti onlarınkinin onda biri kadar bile değildir. Buna rağmen azabı engelleyemediler. Peygamberlerimi yalan saydılar ama, redlerine karşı Benim reddedişim nasıl olurmuş, iyice gördüler!
Süleyman Ateş
Bunlardan önceki (millet)ler de yalanlanmışlardı. Bunlar, onlara verdiklerimizin onda birine bile erişmemişlerdir. (Onlara o kadar ni'met verdiğim halde yine) elçilerimi yalanladılar. Ama benim de (onları) inkarım nasıl oldu, (onları nasıl mahvettim)!?
Süleymaniye Vakfı
Kendilerinden öncekiler de yalana sarıldılar. Üstelik bunlar, öncekilere verdiklerimizin onda birine bile ulaşamadılar. Öncekiler elçilerimi yalanladılar da benim onları tanımamam neymiş (gördüler)!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bunlardan öncekiler de yalana sarılmışlardı. Üstelik bunlar, öncekilere verdiklerimizin onda birini bile ulaşamadılar. Buna rağmen onlar da elçilerimi yalanlamışlar (kitaplarımı tanımamışlar)dı. Onları nasıl da tanınmaz hale getirdim.
Şaban Piriş
Onlardan öncekiler de yalanlamıştı. Onlara verdiğimizin onda birine bile ulaşamadılar. Buna rağmen peygamberlerimi yalanladılar. Buna karşı benim cezam nasıldı?
Tefhim-ul Kuran
Kendilerinden öncekiler de yalanladı. Oysa bunlar, öbürlerine verdiklerimizin onda birine bile ulaşamamışlardı. Buna rağmen peygamberlerimi yalanladılar; ancak benim de (onları) inkârım (yıkıma uğratmam) nasıl oldu?
Ümit Şimşek
Bundan öncekiler de yalanlamışlardı. Şimdikilerin gücü ise onlara verdiklerimizin onda birini bulmuyor. Onlar peygamberlerimi yalanladılar da inkârlarının sonu ne oldu?
Yaşar Nuri Öztürk
Onlardan öncekiler de yalanladılar. Üstelik bunlar, ötekilerine verdiklerimizin onda birine bile ulaşamadılar. Resullerimi yalanladılar. Peki, benim azabım nasıl oldu!?
Azerice (1)
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlardan (Məkkə müşriklərindən) əvvəlkilər də (öz peyğəmbərlərini) təkzib etmişdilər. Bunlar (Məkkə əhli) onlara verdiklərimizin (mal-dövlətin, qüdrətin, ömrün) onda birinə belə nail olmamışlar. Amma onlar Mənim Peyğəmbərimi yalançı saydılar. (Ya Rəsulum! Bir görəydin) Mənim (onları) inkar etməyim necə oldu! (Peyğəmbərləri inkar etdikləri üçün Mən də o kafirləri inkar edib onlara olan neʼmətimi nifrətlə əvəz etdim, hamısını məhv edib yer üzünü onlardan büsbütün təmizlədim. Bu, Məkkə müşriklərinə bir ibrət dərsi olmalıdır!)
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Die Völker vor ihnen ziehen ihre Gesandten ebenfalls der Lüge. Dein Volk hat aber nicht einmal ein Zehntel der Macht der früheren Völker, die meine Gesandten verleugneten. Wie schwerwiegend war Meine Ablehnung!
Almanca — Der Edle Quran
Für Lüge erklärt haben (es auch) diejenigen, die vor ihnen waren, wobei diese nicht einmal das Zehntel dessen erreichten, was Wir jenen gegeben hatten. Sie bezichtigten Meine Gesandten der Lüge. Wie war da Meine Mißbilligung!
Almanca — M. A. Rassoul
Jene, die vor ihnen waren, leugneten ebenfalls - und diese haben nicht den zehnten Teil von dem erreicht, was Wir jenen gegeben hatten -, und doch bezichtigten sie Meine Gesandten der Lüge. Doch wie war (die Folge davon,) daß sie Mich verleugneten!
Almanca — Muhammad Zaidan
Und diejenigen vor ihnen verleugneten, und diese erreichten nicht einmal ein Tausendstel von dem, was WIR ihnen (den anderen) zuteil werden ließen, dann bezichtigten sie Meine Gesandten der Lüge. Also wie war denn Meine Mißbilligung?!
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Similarly acted those who preceded them, they denied Our divine message and they rejected the truth, notwithstanding Allah's grace abounding in them. Affluence inflated them with pride whereas these people have not attained one tenth of what those of old attained: affluence in knowledge, wealth, power and the art of construction. Puffed up, they accused Our Messengers of falsehoods and how evil was the end for which they were destined.
Abdul Haleem
Those who lived before them also denied the truth- these people have not attained even a tenth of what We gave their predecessors- they, too, rejected My messengers, and how terrible My condemnation was!
Abdullah Yusuf Ali
And their predecessors rejected (the Truth); these have not received a tenth of what We had granted to those: yet when they rejected My messengers, how (terrible) was My rejection (of them)!
Abul A'la Maududi
Those who went before them also denounced (Allah's Messengers) as liars. They have not attained even a tenth of what We had given them. But when they rejected My Messengers, calling them liars, how terrible was My chastisement!
Aisha Bewley
Those before them also denied the truth but these people do not have even a tenth of what We gave to them. They denied My Messengers. And how complete was My denial!
Al-Hilali & Khan
And those before them belied; these have not received even a tenth of what We had granted to those (of old); yet they belied My Messengers. Then how (terrible) was My denial (punishment)!
Ali Quli Qarai
Those who were before them denied [the apostles], and these have not received one-tenth of what We had given them. But they denied My apostles, so how was My rebuttal!
Amatul Rahman Omar
Their predecessors had also cried lies (to the Prophets of their time). And these (Makkans) have not attained (even) a tenth of that (resources of wealth and strength) which We had given their predecessors, yet they cried lies to My Messages so (let these see) how (terrible) was the change I brought about and how (tremendous) was (the result of) My disapproval.
Arthur John Arberry
Those that were before them also cried lies, yet they reached not a tenth of what We gave them; they cried lies to My Messengers, and how was My horror!
Bijan Moeinian
The previous disbelievers, who treated My Prophets as liars, were severely punished even though they did not receive even one tenth of the proofs shown to these disbelievers.
E. Henry Palmer
Those before them said it was a lie, and these have not reached a tithe of what we had given them. And they said my apostles were liars, and how great a change was then!
Edip-Layth
Those before them had also denied, while they did not reach one tenth of what We have given to this generation, so they denied My messengers, how severe was My retribution!
George Sale
They who were before them in like manner accused their prophets of imposture: But these have not arrived unto the tenth part of the riches and strength which we had bestowed on the former: And they accused my apostles of imposture; and how severe was my vengeance!
Hamid S. Aziz
And We have not given them (Arabs) any Books (Scripture) which they read, nor did We send to them before you a Warner.
Mahmoud Ghali
And (the ones) before them cried lies, and in no way did they reach a tenth of what We brought them. So they cried lies to My Messengers. Then how was My disclaiming!
Marmaduke Pickthall
Those before them denied, and these have not attained a tithe of that which We bestowed on them (of old); yet they denied My messengers. How intense then was My abhorrence (of them)!
Mohamed Ahmed - Samira
Those before them had also denied, and they could not reach a tenth of (the possibilities) We had given them, and still they called My apostles liars. How great was the change that I wrought in their condition then!
Muhammad Asad
Thus, too, gave the lie to the truth [many of] those who lived before them; and although those [earlier people] had not attained to even a tenth of [the evidence of the truth] which We have vouchsafed unto these [late successors of theirs], yet when they gave the lie to My apostles, how awesome was My rejection!
Mustafa Khattab
Those ˹destroyed˺ before them denied as well—and these ˹Meccans˺ have not attained even one-tenth of what We had given their predecessors.[1] Yet ˹when˺ they denied My messengers, how severe was My response!
Progressive Muslims
And those before them had also denied, while they did not reach one tenth of what We have given to this generation, so they denied My messengers, how severe was My retribution!
Sahih International
And those before them denied, and the people of Makkah have not attained a tenth of what We had given them. But the former peoples denied My messengers, so how [terrible] was My reproach.
Sam Gerrans
And those before them denied; and they attained not a tenth of what We gave them but they denied My messengers — then how was My rejection!
Shabbir Ahmed
Thus too, nations before them had rejected the Message. These people have not received a tenth of the power and wealth that We had bestowed upon them. Yet, when they denied My Messengers, (see) how awesome was My rejection!
Syed Vickar Ahamed
And their earlier generations rejected (the Truth): These have not received a tenth (of the Guidance) of what We had granted to those: Yet when they rejected My messengers how (terrible) was My rejection (of them)!
Taqi Usmani
And those before them had rejected (the prophets), while these (infidels of Makkah) have not reached even one tenth of what We gave to those (before them). So, they rejected my Messengers. Then (imagine) how was My censure!
The Monotheist Group
And those before them had also denied, while they did not reach one tenth of what We had given them, but they denied My messengers; so how was My retribution?
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ceux dʹavant eux avaient (aussi) démenti (leurs messagers). (Les Mecquois) nʹont pas atteint le dixième de ce que Nous leur avons donné (en force et en richesse). Ils traitaient Mes Messagers de menteurs. Et quelle réprobation fut la mienne!
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Umetên beriya wan jî bawerî bi pêxemberên xwe neanîn. Ev (muşrikên Mekkê) nagihine dehyeka ya ku me (ji hêz û temen) daye wan. Vêca wan bi pêxemberên min bawerî neanî (û min ew birin helakê), vêca cezadayina Min çawa bû?
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Maar zij die er voor hun tijd waren, hebben (de gezanten ook) van leugens beticht, terwijl zij (nu) nog niet een tiende bereikt hebben van wat Wij aan hen gegeven hadden. Toch hadden zij ook Mijn gezanten van leugens beticht. En hoe was Mijn terechtwijzing dan?
Hollandaca — Siregar
En degenen vóór hen loochenden terwijl zij (de ongelovigen) nog geen tiende hadden bereikt van wat Wij hun (de nlachtige volkeren) hadden gegeven. En zij loochenden Mijn Boodschappers. En hoe (verschrikkelijk) was toen Mijn afschuw!
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И отвергли (Истину) и те, кто был до них [до этих арабов, как например адиты и самудяне]. Но не достигли они [жители Мекки] и десятой части того, что Мы даровали им [прежним арабам] (из благ: крепкого телосложения, продолжительности жизни, обилия в имуществе,...). И они [прежние арабы] отвергли Наших посланников (когда они принесли им Истину). (И Я наказал их, уничтожив уже в этом мире и) каково же было Мое негодование!
Rusça — Osmanov
Те [народы], которые были до них, также не признавали [посланников], а эти (т. е. мекканские многобожники), хотя не обрели и десятой доли того, что Мы даровали прежним народам, тем не менее не признают Моих посланников. Как же [жестоко] Я покарал [их]!
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(Andra folk) före dem förnekade sanningen och de hade inte fått ens tiondelen av vad Vi har gett dessa (senare tiders förnekare som bevis); men hur (hårt) straffade Jag inte deras (föregångare) när de beskyllde Mina sändebud för lögn!