Oysa biz onlara okuyup inceleyecekleri kitaplar vermedik. Onlara senden önce hiçbir uyarıcı da göndermedik.

وَمَا اٰتَيْنَاهُمْ مِنْ كُتُبٍ يَدْرُسُونَهَا وَمَا اَرْسَلْنَٓا اِلَيْهِمْ قَبْلَكَ مِنْ نَذِيرٍ

ve mā āteynāhum min kutubin yedrusūnehā ve mā erselnā ileyhim ḳableke min neƶīrin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمَاve mā
2اٰتَيْنَاهُمْāteynāhumا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekbiz onlara vermemiştik
3مِنْminhiçbir
4كُتُبٍkutubinك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitap
5يَدْرُسُونَهَاyedrusūnehāد ر سÇalışmak, okumak, dikkatle okumak, kaybolmak (iz), silmek, ortadan kaldırmak, öğretmekokuyacakları
6وَمَاve māve
7اَرْسَلْنَٓاerselnāر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalegöndermemiştik
8اِلَيْهِمْileyhimonlara
9قَبْلَكَḳablekeق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmeksenden önce
10مِنْminhiçbir
11نَذِيرٍneƶīrinن ذ رadamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden.uyarıcı

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve halbuki biz, onlara okuyup ders alacakları kitaplar vermediğimiz gibi senden önce bir korkutucu da göndermemiştik.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve halbuki biz, onlara okuyup ders alacakları kitaplar vermediğimiz gibi senden önce bir korkutucu da göndermemiştik.

Adem Uğur

Halbuki biz onlara okuyacakları kitaplar vermediğimiz gibi senden önce onlara bir uyarıcı (peygamber) de göndermemiştik.

Ahmed Hulusi

Oysa onlara ders almalarını (sana itiraza kaynak) sağlayacak bilgileri vermemiştik. Senden önce onlara uyarıcı da irsal etmemiştik.

Ahmet Tekin

Halbuki biz onlara, okuduklarında, içinde Kur’ân’ın ve senin aleyhine deliller bulabilecekleri kitaplar vermediğimiz gibi, senden önce onlara özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan bir uyarıcı da göndermemiştik.

Ahmet Varol

Oysa biz onlara inceleyecekleri kitaplar vermemiştik ve kendilerine senden önce bir uyarıcı göndermemiştik.

Ali Bulaç

Oysa biz onlara ders alacakları kitaplar vermemiştik ve kendilerine senden önce bir uyarıcı da göndermemiştik.

Ali Fikri Yavuz

Halbuki biz, onlara, (Allah’a ortak koşmanın doğruluğuna delil olacak) öyle ders alacakları kitaplar vermedik ve kendilerine senden evvel azap ile korkutucu bir peygamber de göndermedik.

Ali Rıza Safa

Oysa onlara, okuyacakları kitaplar vermemiştik. Senden önce bir uyarıcı da göndermemiştik.

Bayraktar Bayraklı

Oysa biz, onlara okuyacakları kitaplar vermemiştik. Senden önce de onlara herhangi bir uyarıcı göndermemiştik.

Bekir Sadak

Oysa Biz, onlara okuyacaklari bir kitap vermemis ve senden once de onlara bir uyarici gondermemistik.

Celal Yıldırım

Halbuki biz, onlara ders yapacakları bir kitap vermedik ve senden önce kendilerine bir uyarıcı da göndermedik.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Oysa biz onlara okuyacakları (inkârlarına dayanak yapacakları) kitaplar vermemiştik ve senden önce onlara uyarıcı da göndermemiştik.

Diyanet İşleri

Oysa biz onlara okuyup inceleyecekleri kitaplar vermedik. Onlara senden önce hiçbir uyarıcı da göndermedik.

Diyanet İşleri (eski)

Oysa Biz, onlara okuyacakları bir kitap vermemiş ve senden önce de onlara bir uyarıcı göndermemiştik.

Diyanet Vakfi

Halbuki biz onlara okuyacakları kitaplar vermediğimiz gibi senden önce onlara bir uyarıcı (peygamber) de göndermemiştik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Halbuki biz onlara öyle ders alacakları kitaplar göndermedik. Kendilerine senden önce bir uyarıcı da göndermedik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Halbuki Biz onlara öyle ders alacakları kitaplar vermedik ve kendilerine senden önce bir uyarıcı da göndermedik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Halbuki biz onlara öyle ders alacakları kitablar vermedik ve kendilerine senden evvel bir nezir de göndermedik

Erhan Aktaş

Biz, onlara bilgilenecekleri kitaplardan vermedik. Ve senden önce onlara bir uyarıcı da göndermedik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, onlara bilgilenecekleri kitaplardan vermedik. Ve senden önce onlara bir uyarıcı da göndermedik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, onlara bilgilenecekleri kitaplardan vermedik. Ve senden önce onlara bir uyarıcı da göndermedik.

Fizilal-il Kuran

Ey Muhammed, oysa biz o müşriklere daha önce okuyacakları bir Kitap vermemiş, kendilerine senden önce bir uyarıcı göndermemiştik.

Gültekin Onan

Oysa biz onlara ders alacakları kitaplar vermemiştik ve kendilerine senden önce bir uyarıcı da göndermemiştik.

Hamdi Döndüren

Oysa biz, onlara ne okuyup inceleyecekleri kitaplar vermiştik ne de kendilerine senden önce bir uyarıcı göndermiştik!

Hasan Basri Çantay

Halbuki biz onlara öyle ders alacakları kitablar vermediğimiz gibi onlara senden evvel azab ile korkutucu bir (peygamber) de göndermedik.

Hasib Asutay

Hâlbuki biz onlara okuyacakları kitaplar vermemiştik ve kendilerine senden önce de bir uyarıcı göndermemiştik.

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki onlara ders alacakları kitablardan vermemiştik ve senden önce kendilerine hiçbir korkutucu göndermemiştik.

İbni Kesir

Halbuki biz, onlara okuyacakları bir kitab vermemiş ve senden önce onlara bir uyarıcı da göndermemiştik.

Mehmet Okuyan

Biz onlara okuyacakları kitaplar vermemiştik. Senden önce onlara herhangi bir uyarıcı da göndermemiştik.

Muhammed Esed

Oysa (ey Muhammed,) Biz onlara ne başvuracakları vahiyler göndermişizdir, ne de senden önce bir uyarıcı.

Mustafa İslamoğlu

Halbuki Biz onlara ne okuyup öğrenecekleri vahiyler, ne de senden önce bir uyarıcı göndermiş değildik.

Ömer Nasuhi Bilmen

Halbuki, onlara ders alacakları kitaplardan vermemiştik ve onlara senden evvel (azap ile) bir korkutucu göndermemiştik.

Ömer Öngüt

Halbuki biz onlara ders alacakları kitapları vermemiş ve senden önce onlara uyarıcı bir peygamber de göndermemiştik.

Suat Yıldırım

Biz onlara Kur’ân’dan önce, okuyacakları kitaplar vermedik, keza senden önce onları uyarmakla görevli bir peygamber de göndermedik.

Süleyman Ateş

Halbuki biz onlara okuyacakları bir Kitap vermemiştik ve senden önce onlara bir uyarıcı göndermemiştik.

Süleymaniye Vakfı

Oysa onlara okuyup (bir şeyler) öğrenecekleri hiçbir kitap vermemiştik. Onlara senden önce herhangi bir uyarıcı da göndermemiştik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Oysa senden önce onlara, ne ders alacakları kitaplar vermiş, ne de uyarıcı bir elçi göndermiştik.

Şaban Piriş

Halbuki biz onlara, senden önce ders alacakları, bir kitap vermemiş ve bir uyarıcı da göndermemiştik.

Tefhim-ul Kuran

Oysa biz onlara ders alacakları kitaplar vermemiştik ve kendilerine senden önce bir uyarıcı, korkutucu da göndermemiştik.

Ümit Şimşek

Oysa Biz onlara ne daha önce ders alacakları bir kitap vermiş, ne de senden önce bir uyarıcı göndermiştik.

Yaşar Nuri Öztürk

Oysaki biz onlara, araştırıp ders alacakları kitaplar vermemiştik; daha önce kendilerine bir uyarıcı da göndermemiştik.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Hərçənd ki, Biz onlara oxuyub öyrənmələri üçün bir kitab verməmişdik və səndən əvvəl də onlara bir xəbərdarlıq edən göndərməmişdik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Halbuki (Ya Rəsulum!) Biz onlara oxuyacaqları bir kitab verməmiş və səndən əvvəl də özlərinə (Allahın əzabı ilə) qorxudan bir peyğəmbər göndərməmişdik.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben ihnen kein Buch herabgesandt, das sie studiert hätten, und Wir haben vor dir keinen Warner zu ihnen entsandt.

Almanca — Der Edle Quran

Und wir haben ihnen weder Schriften gegeben, die sie (hätten) eingehend lesen (können), noch haben Wir vor dir einen Warner zu ihnen gesandt.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Wir gaben ihnen keine Bücher, die sie (hätten) studieren (können), noch sandten Wir ihnen einen Warner vor dir.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und WIR ließen ihnen keine Schriften zuteil werden, die sie studieren, und WIR entsandten zu ihnen vor dir keinen Warner.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But We never sent or revealed to these people* divine Books to apply their minds to acquire learning and by consequence be able to evaluate the Quran. Nor did We send to them before you O Muhammad as Messenger a spectacle and a warning.

Abdul Haleem

though We have not given them any books to study nor sent any warner before you.

Abdullah Yusuf Ali

But We had not given them Books which they could study, nor sent messengers to them before thee as Warners.

Abul A'la Maududi

whereas We gave them no Books that they could study nor sent to them any warner before you.

Aisha Bewley

We have not given them any books which they are studying nor did We send, before you, any warner to them.

Al-Hilali & Khan

And We had not given them Scriptures which they could study, nor sent to them before you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) any warner (Messenger).

Ali Quli Qarai

We did not give them any scriptures that they might have studied, nor did We send them any warner before you.

Amatul Rahman Omar

Whereas We had given them none of (Our) Books which they studied, nor did We send to them any Warner (in the recent past) before you (that they should have known the abuses involved in forging lies).

Arthur John Arberry

We have not given them any Books to study, nor have We sent them before thee any warner.

Bijan Moeinian

They had never received any book nor a Prophet [to teach them the truth] before [therefore, they should be grateful not stubborn. ]

E. Henry Palmer

But we have not brought them any book which they may study, and we have not sent to them before thee a warner.

Edip-Layth

We had not given to them any book to study, nor did We send to them before you any warner.

George Sale

Yet we have given them no books of scripture wherein to exercise themselves, nor have we sent unto them any warner before thee.

Hamid S. Aziz

And when Our clear communications are recited to them, they say, "This is naught but a man who desires to turn you away from that which your fathers worshipped. " And they say, "This is naught but a lie that is forged." And those who disbelieve say of the truth when it comes to them, "This is only clear enchantment (magic)."

Mahmoud Ghali

And in no way have We brought them any Books which they study, and in no way have We sent them before you any constant warner.

Marmaduke Pickthall

And We have given them no scriptures which they study, nor sent We unto them, before thee, any warner.

Mohamed Ahmed - Samira

We did not give them any scripture to study, nor sent any warner before you.

Muhammad Asad

And yet, [O Muhammad,] never have We vouchsafed them any revelations which they could quote, and neither have We sent unto them any warner before thee.

Mustafa Khattab

˹They say so even though˺ We had never given them any scriptures to study, nor did We ever send them a warner before you ˹O Prophet˺.

Progressive Muslims

We had not given to them any Scriptures to study, nor did We send to them before you any warner.

Sahih International

And We had not given them any scriptures which they could study, and We had not sent to them before you, [O Muúammad], any warner.

Sam Gerrans

And We gave them not any Writs to study, and We sent not to them before thee any warner.

Shabbir Ahmed

But We never gave them any Scriptures that they study, nor did We send unto them before you any Warner.

Syed Vickar Ahamed

And We had not given them the Books (of Scripture) that they could read (and understand), nor sent messengers to them before you as warners.

Taqi Usmani

We did not give them any books that they might study, nor did We send to them any warner before you.

The Monotheist Group

We had not given to them any books to study, nor did We send to them before you any warner.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

(Pourtant) Nous ne leur avons pas donné de livres à étudier. Et Nous ne leur avons envoyé avant toi aucun avertisseur.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ya Muhemmed!) Me tu kitêb nedane wan ku ew wê bixwînin û me beriya te ji wan re tu pêxember jî neşandine.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij hebben hun geen boeken gegeven die zij konden bestuderen, noch hebben Wij voor jouw tijd een waarschuwer tot hen gezonden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij hebben hun, vóór u, geene boeken der schrift gegeven, waarin zij zich zouden kunnen oefenen, noch hebben wij vóór u hun een waarschuwer gezonden.

Hollandaca — Siregar

En Wij hebben ben geen boeken gegeven die zij bestudeerden. En Wij hebben vóór jou geen waarschuwer tot hen gezonden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И не давали Мы [не ниспосылали] им [этим неверующим арабам] каких-либо книг (до Корана), которые они изучали бы, и не посылали к ним до тебя (о, Посланник) увещевателя (который предупреждал бы их о Нашей мощи в наказании).

Rusça — Osmanov

Мы не даровали им писаний, которые они могли бы изучать, и не посылали к ним до тебя увещевателя.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men Vi har aldrig uppenbarat en Skrift för dem att studera eller sänt dem en varnare före dig.