De ki: "Size göklerden ve yerden kim rızık verir?" De ki: "Allah. O halde, ya biz hidayet veya apaçık bir sapıklık üzereyiz, ya da siz!"

قُلْ مَنْ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ قُلِ اللّٰهُ وَاِنَّٓا اَوْ اِيَّاكُمْ لَعَلٰى هُدًى اَوْ فِي ضَلَالٍ مُبِينٍ

ḳul men yerzuḳukum mine s-semāvāti ve l-erDi ḳuli (a)llahu ve innā ev iyyākum le ǎlā huden ev fī Delālin mubīnin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2مَنْmenkim?
3يَرْزُقُكُمْyerzuḳukumر ز قsağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden.size rızık veriyor
4مِنَmine-den
5السَّمٰوَاتِs-semāvātiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)gökler-
6وَالْاَرْضِve l-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeve yerden
7قُلِḳuliق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
8اللّٰهُ(a)llahuAllah
9وَاِنَّٓاve innāo halde biz
10اَوْevveya
11اِيَّاكُمْiyyākumsiz
12لَعَلٰىle ǎlāüzerindeyiz
13هُدًىhudenه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.doğru yol
14اَوْevveya
15فِيiçindeyiz
16ضَلَالٍDelālinض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.bir sapıklık
17مُبِينٍmubīninب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinaçık

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Kimdir sizi rızıklandıran göklerden ve yeryüzünden? De ki: Allah ve şüphe yok ki biz, yahut siz elbette doğru yoldayız, yahut da apaçık sapıklık içinde.

Abdulkadir Gölpınarlı

De ki: Kimdir sizi rızıklandıran göklerden ve yeryüzünden? De ki: Allah ve şüphe yok ki biz, yahut siz elbette doğru yoldayız, yahut da apaçık sapıklık içinde.

Adem Uğur

(Resûlüm!) De ki: Göklerden ve yerden size rızık veren kimdir? De ki: Allah! O halde biz veya siz, ikimizden biri, ya doğru yol üzerinde veya açık bir sapıklık içindedir.

Ahmed Hulusi

De ki: "Semalardan ve arzdan (bilinç katlarınız ve bedeniniz itibarıyla) yaşam gıdanızı veren kimdir?". . . De ki: "Allah! Muhakkak ki biz ya da siz (birimiz) hakikat üzereyiz; (diğerimiz de) apaçık bir sapkınlık içindedir!"

Ahmet Tekin

'Göklerden yağdırarak, yerden mahsuller, meyvalar verdirerek, madenler çıkarttırarak size rızık ve servet veren kimdir?' de. 'Allah’tır. Ya biz mutlaka hak yoldayız, veya başımıza buyruk hareket ederek, açıkça hak yoldan uzak bir yanılgı içindeyiz, ya da siz' de.

Ahmet Varol

De ki: 'Sizi göklerden ve yerden rızıklandıran kimdir?' De ki: 'Allah'tır. Artık ya biz veya siz ya doğru yol üzereyiz veya apaçık bir sapıklıkta.'

Ali Bulaç

De ki: "Sizi göklerden ve yerden rızıklandıran kim?" De ki: " Allah, gerçekten ya biz, ya da siz her halde bir hidayet üzerindeyiz veya apaçık bir sapıklıkta."

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm, o kâfirlere) de ki: “- Göklerden ve yerden size rızık veren kim?” (onlar duraklar, cevap veremezler) de ki: “- Allah size rızık veriyor. Her halde siz (ey Mekke halkı) veya biz mutlak bir hidayet üzerindeyiz, yahut açık bir dalâlet içindeyiz; açık olan hale göre, elbette biz hidayetteyiz).”

Ali Rıza Safa

De ki: "Hem göklerden hem de yeryüzünden size geçimlikler veren kimdir?" De ki: "Allah!" "Aslında, ya biz ya da siz, ya kesinlikle doğru yol üzerindeyiz ya da apaçık bir sapkınlık içindeyiz!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Göklerden ve yerden size rızık veren kimdir?" De ki: "Allah.""Öyleyse ya biz ya siz, bir doğruluk veya apaçık bir yanlışlık üzerindeyiz."

Bekir Sadak

De ki: «Goklerden ve yerden sizi riziklandiran kimdir?» De ki: «Allah'tir. Oyleyse dogru yolda veya apacik bir sapiklikta olan ya biziz ya sizsiniz.»

Celal Yıldırım

De ki: Sizi göklerden ve yerden rızıklandıran kimdir ? De ki: Allah'tır. Şüphesiz ki, ya biz, ya da siz doğru yol üzereyiz veya açık bir sapıklık içindeyiz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

De ki: “Göklerden ve yerden size rızık veren kimdir?” De ki: “Allah’tır. O halde biz veya siz, iki taraftan biri ya doğru yoldadır yahut açık bir sapkınlık içindedir.”

Diyanet İşleri

De ki: "Size göklerden ve yerden kim rızık verir?" De ki: "Allah. O halde, ya biz hidayet veya apaçık bir sapıklık üzereyiz, ya da siz!"

Diyanet İşleri (eski)

De ki: 'Göklerden ve yerden sizi rızıklandıran kimdir?' De ki: 'Allah'tır. Öyleyse doğru yolda veya apaçık bir sapıklıkta olan ya biziz ya sizsiniz.'

Diyanet Vakfi

(Resûlüm!) De ki: Göklerden ve yerden size rızık veren kimdir? De ki: Allah! O halde biz veya siz, ikimizden biri, ya doğru yol üzerinde veya açık bir sapıklık içindedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki: «Size göklerden ve yerden rızık veren kimdir?» Yine de ki: «Allah'tır, herhalde ya biz, ya da siz mutlak bir hidayet üzerindeyiz veya açık bir sapıklık içindeyiz.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlara de ki: "Size göklerden ve yerden kim rızık veriyor? De ki: "Allah! O halde ya biz mutlak bir doğru yolda veya açık bir sapıklık içindeyiz ya da siz."

Elmalılı Hamdi Yazır

Size, de! Göklerden ve yerden kim rızık veriyor? Allah, de! Ve her halde biz veya siz mutlak bir hidayet üzerindeyiz veya açık bir dalal içinde

Erhan Aktaş

De ki: "Göklerden ve yerden sizi rızıklandıran kimdir?" De ki: "Allah! Ya siz ya da biz doğru yoldayız veya ya biz ya da siz açıkça bir sapkınlık içindeyiz."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Göklerden ve yerden sizi rızıklandıran kimdir?" De ki: "Allah. Ya siz ya da biz doğru yoldayız veya ya biz ya da siz açıkça bir sapkınlık içindeyiz."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Göklerden ve yerden sizi rızıklandıran kimdir?" De ki: "Allah." Ya siz ya da biz doğru yoldayız veya ya biz ya da siz açıkça bir sapkınlık içindeyiz.

Fizilal-il Kuran

Ey Muhammed, müşriklere «Gerek göklerden inen ve gerekse yerden çıkan rızıkları size sunan kimdir?» diye sor. Sonra de ki; «Allah sunuyor. Öyleyse ya biz doğru yoldayız ve siz açık bir sapıklık içindesiniz, ya da bunun tersi doğrudur.»

Gültekin Onan

De ki: "Sizi göklerden ve yerden rızıklandıran kim?" De ki: "Tanrı. Gerçekten ya biz, ya da siz her halde bir hidayet üzerindeyiz veya apaçık bir sapıklıkta."

Hamdi Döndüren

De ki: “Size göklerden ve yerden kim rızık veriyor?” De ki: “Allah! Öyleyse doğru yolda veya apaçık bir sapıklık içinde olan biz miyiz, yoksa siz misiniz?”

Hasan Basri Çantay

(Habibim) de ki: "Göklerden, yerden sizi rızıklandıran kim"? De ki: "Allahdır. Her halde ya biz, ya siz mutlak bir hidayet üzerindeyiz. Yahud apaçık bir sapıklıkda".

Hasib Asutay

(Resulüm!) De ki: Göklerden ve yerden size rızık veren kimdir? De ki: Allah! O halde ya biz veya siz (ikimizden biri) doğru yol üzerinde veya açık bir sapıklık içindeyiz.

Hayrat Neşriyat

De ki: 'Sizi göklerden ve yerden kim rızıklandırıyor?' De ki: 'Allah! Öyle ise, doğrusu ya biz ya da siz (iki topluluktan biri) gerçekten bir hidâyet üzerinde veya apaçık bir dalâlet içindedir.'

İbni Kesir

De ki: Sizi gökten ve yerden rızıklandıran kimdir? De ki: Allah'tır. Ya biz, ya siz; elbette doğru yolda veya apaçık bir sapıklıktadır.

Mehmet Okuyan

De ki: “Size göklerden ve yerden kim rızık veriyor?” De ki: “Allah! Biz veya siz (ikimizden biri) doğru yol üzerindedir veya apaçık bir sapkınlık içindedir.”

Muhammed Esed

De ki: "Göklerden ve yerden geçiminizi sağlayan kimdir?" De ki: "Allah'tır! O halde, ya biz (Allah'a inananlar)dan yahut siz (O'nun birliğini inkar edenler)den biri doğru yolda, (diğeri ise) açık bir sapıklık içindedir!"

Mustafa İslamoğlu

Sor onlara: "Göklerden ve yerden size rızık veren kimdir?" "Allah'tır!" de (ve ekle): "Şu takdirde bir ya da siz; ama mutlaka (ikimizden biri) doğru yoldaysa, diğeri de derin bir sapıklığa gömülmüş demektir."

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «Sizi göklerden ve yerden kim rızıklandırıyor?» De ki: «Allah. Ve muhakkak bizler mi, yoksa sizler mi bir hidâyet üzerindeyiz veya apaçık bir sapıklıktayız?»

Ömer Öngüt

De ki: "Size göklerden ve yerden rızık veren kimdir?" De ki: "Allah'tır! O halde doğru yol üzerinde veya apaçık sapıklıkta olan ya biziz ya da sizsiniz. "

Suat Yıldırım

Söyle onlara: "Göklerden, yerden sizi rızıklandıran kimdir? (Onların cevaplarını beklemeden:) "Allah’dır" de! O halde ya biz veya siz, ikimizden biri doğru yol üzerinde veya besbelli bir sapıklıktayız."

Süleyman Ateş

De ki: "Size göklerden ve yerden kim rızık veriyor?" De ki: "Allah, O halde ya biz veya siz, (ikimizden biri), doğru yol üzerinde veya açık bir sapıklık içindeyiz."

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Göklerden ve yerden size rızık veren kimdir?" (Yine) De ki: "Allah'tır! Ya biz ya siz (ikimizden birimiz) gerçekten doğru yolda veya apaçık bir sapkınlık içindedir."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Göklerden ve yerden sizi rızıklandıran kimdir?" diye sor ve cevabını "Allah'tır" diyerek sen ver. De ki, "Ya biz doğru yoldayız, ya da siz. Birimiz açıkça sapıklıktadır."

Şaban Piriş

De ki: -Gökten ve yerden sizi kim rızıklandırıyor? De ki: -Allah. O halde ya biziz, ya da sizsiniz doğru yolda veya apaçık dalalet içinde..

Tefhim-ul Kuran

De ki: «Sizi göklerden ve yerden rızıklandıran kim?» De ki: «Allah, gerçekten ya biz, ya da siz her halde bir hidayet üzerindeyiz veya apaçık bir sapıklıkta.»

Ümit Şimşek

De ki: Kimdir sizi göklerden ve yerden rızıklandıran? De ki: Allah'tır. Ya biz, ya da siz-ikimizden biri doğru yolda, diğeri ise apaçık bir sapıklıktadır.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Göklerden ve yerden sizi kim rızıklandırıyor?" De ki: "Allah! O halde biz yahut siz ya tam hidayet üzerindeyiz yahut açık bir sapıklık içinde."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Göylərdən və yerdən sizə ruzi verən kimdir?” De: “Allahdır! Elə isə biz və ya siz (ikimizdən biri) ya doğru yolda, ya da açıq-aydın azğınlıq içindədir”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Peyğəmbər! Müşriklərə) de: ″Göylərdə və yerdən sizə ruzi verən kimdir?″ (Əgər onlar sənə: ″Bilmirik″,- deyə cavab versələr) de: ″Allahdır! Elə isə doğru yolda olan, yaxud (haqq yoldan) açıq-aydın azan bizik, yoxsa siz?″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sprich: ʺWer versorgt euch aus den Himmeln und der Erde?ʺ Sprich: ʺGott. Wir sind, desgleichen ihr, entweder rechtgeleitet oder in eindeutigem Irrtum.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sag: Wer versorgt euch von den Himmeln und der Erde? Sag: Allah. Fürwahr, entweder wir oder ihr (die einen von uns) befinden sich in Rechtleitung oder in deutlichem Irrtum.

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺWer gibt euch Nahrung von den Himmeln und der Erde?ʺ Sprich: ʺAllah. Entweder wir sind oder ihr seid auf dem rechten Weg oder in offenkundigem Irrtum.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺWer gewährt euch Rizq von den Himmeln und der Erde?ʺ Sag: ʺALLAH! Und gewiß, wir sind oder ihr seid doch entweder in Rechtleitung oder im eindeutigen Abirren.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Ask them O Muhammad: Who provides you with livelihood from the heavens - rain, heat, light- and from the earth (plants, animals, springs, oil, minerals and treasures)! And say to them: "It is Allah" and say to them: "Obviously some of us are treading the path of truth and righteousness and the others treading the path leading to the loss in the maze of error".

Abdul Haleem

Say [Prophet], ‘Who gives you sustenance from the heavens and earth?’ Say, ‘God does,’ and ‘[One party of us] must be rightly guided and the other clearly astray.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "Who gives you sustenance, from the heavens and the earth?" Say: "It is Allah; and certain it is that either we or ye are on right guidance or in manifest error!"

Abul A'la Maududi

Ask them, (O Prophet): "Who provides you sustenance from the heavens and the earth?" Say: “Allah. Now, inevitably only one of us is rightly guided, either we or you; and the other is in manifest error.”

Aisha Bewley

Say: ‘Who provides for you from the heavens and earth?’ Say: ‘Allah. It is certain that one or the other of us, either we or you, is following guidance or else clearly astray.’

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم to polytheists, pagans) "Who gives you provision from the heavens and the earth?" Say: "Allâh. And verily, (either) we or you are rightly guided or in plain error."

Ali Quli Qarai

Say, ‘Who provides for you from the heavens and the earth?’ Say, ‘Allah! Indeed either we or you are rightly guided or in manifest error. ’

Amatul Rahman Omar

Say, `Who provides you sustenance from the heavens and the earth?' (Then) tell, `(None other than) Allâh. ' Surely, we (- the believers) are on the right guidance, nonetheless you (the disbelievers) are engrossed in evident error.

Arthur John Arberry

Say: 'Who provides for you out of the heavens and the earth?' Say: 'God. ' Surely, either we or you are upon right guidance, or in manifest error.

Bijan Moeinian

Ask the disbelievers: "Who provides for you from the heaven [rain] and from the earth [edible materials. ]? We believe that it is God. Naturally we cannot be both right and one of us [either the believers or the disbelievers] is wrong.

E. Henry Palmer

Say, 'Who provides from the heavens and the earth?' Say, 'God. ' And, verily, we or ye are surely in guidance or in an obvious error.

Edip-Layth

Say, "Who provides for you from the heavens and the earth?" Say, "God! Either we or you are guided, or are clearly astray."

George Sale

Say, who provideth food for you from heaven and earth? Answer, God: And either we, or ye, follow the true direction, or are in a manifest error.

Hamid S. Aziz

"And intercession will not avail at all with Him save of him whom He permits. Until when fear shall be removed from their heart, they shall say, 'What is it that your Lord said?' They shall say, 'The truth.' And He is the Most High, the Most Great."

Mahmoud Ghali

Say, "Who provides you from the heavens and the earth?" Say, " Allah! And surely, either we or you (only) are indeed upon (right) guidance or in evident error. "

Marmaduke Pickthall

Say: Who giveth you provision from the sky and the earth? Say: Allah, Lo! we or you assuredly are rightly guided or in error manifest.

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "Who gives you food from the heavens and the earth?" Say: "God. Surely either you or we are on guidance, or are lost in clear error."

Muhammad Asad

Say: "Who is it that provides for you sus­tenance out of the heavens and the earth?" Say: “It is God. And, behold, either we [who believe in Him] or you [who deny His oneness] are on the right path, or have clearly gone astray!”

Mustafa Khattab

Ask ˹them, O  Prophet˺, "Who provides for you from the heavens and the earth?" Say, “Allah! Now, certainly one of our two groups[1] is ˹rightly˺ guided; the other is clearly astray.”

Progressive Muslims

Say: "Who provides for you from the heavens and the Earth" Say: "God! And either we or you are guided, or are clearly astray. "

Sahih International

Say, "Who provides for you from the heavens and the earth?" Say, " Allah. And indeed, we or you are either upon guidance or in clear error."

Sam Gerrans

Say thou: “Who provides for you from the heavens and the earth?” Say thou: “God; and either we or you are upon guidance, or in manifest error.”

Shabbir Ahmed

Say, "Who grants you provision from the heavens and the earth?" Say, "Allah" and see for yourself who is rightly guided and who is in error, we or you?" (You wish to keep the God-given resources unto yourselves and we insist on an equitable distribution).

Syed Vickar Ahamed

Say: "Who gives you provision (your livelihood), from the heavens and (from) the earth?" Say: "It is Allah; And it is (also) certain that either we or you are in right guidance or in clear error!"

Taqi Usmani

Say, "Who gives you sustenance from the heavens and the earth?" Say, “Allah”. And We or you are either on the right path or in open error.”

The Monotheist Group

Say: "Who provides for you from the heavens and the earth?" Say: "God! And either we or you are guided, or are clearly astray."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Dis: ʺQui vous nourrit du ciel et de la terre?ʺ Dis: ʺAllah. Cʹest nous ou bien vous qui sommes sur une bonne voie, ou dans un égarement manifesteʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bibêje: Ma kî ye yê ku ji erd û asîmanan risq dide we? Bibêje: Xwedê ye! Nexwe em an jî hûn, yek ji me yan li ser riya rast e yan jî di nava rêşaşiyeke aşkera de ye.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zeg: Wie voorziet u van voedsel van den hemel en de aarde? Antwoord: God. Of wij, of gij volgen de ware richting, of verkeeren in eene duidelijke dwaling.

Hollandaca — Siregar

Zeg: ʺWie schenkt jullie voorzieningen uit de hemelen en de aarde?ʺ Zeg: ʺAllah! En voarwaar, wij zijn het of jullie zijn het die zeker de rechte Leiding volgen of in duidelijke dwaling verkeren.ʺ

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Спроси, [Мухаммад]: ʺКто дает вам пропитание с небес и земли?ʺ И [сам] отвечай: ʺАллах! И, воистину, кто-то из нас либо на прямом пути, либо в явном заблужденииʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Säg: ʺVem förser er med det i himlen och på jorden som ni behöver för er försörjning?ʺ Säg: ʺDet är Gud. Helt säkert är det så att det antingen är vi eller ni, som följer rätt väg - och (ni eller vi) som helt och hållet har gått vilse.ʺ