Mü'minler, düşman birliklerini görünce, "İşte bu, Allah'ın ve Resulünün bize vaad ettiği şeydir. Allah ve Resulü doğru söylemişlerdir" dediler. Bu, onların ancak imanlarını ve teslimiyetlerini artırmıştır.
وَلَمَّا رَاَ الْمُؤْمِنُونَ الْاَحْزَابَ قَالُوا هٰذَا مَا وَعَدَنَا اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَصَدَقَ اللّٰهُ وَرَسُولُهُ وَمَا زَادَهُمْ اِلَّٓا اِيمَانًا وَتَسْلِيمًا
ve lemmā raā l-mu'minūne l-eHzābe ḳālū hāƶā mā veǎdenā (a)llahu ve rasūluhu ve Sadeḳa (a)llahu ve rasūluhu ve mā zādehum illā īmānen ve teslīmen
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
İnananlar, düşman bölüklerini gördüler mi işte dediler, bu, bize Allah'ın ve Peygamberinin vaadettiği şey ve doğru söylemiştir Allah ve Peygamberi ve bu, onların ancak inançlarını ve teslîm oluşlarını arttırmıştır.
Abdulkadir Gölpınarlı
İnananlar, düşman bölüklerini gördüler mi işte dediler, bu, bize Allahʼın ve Peygamberinin vaadettiği şey ve doğru söylemiştir Allah ve Peygamberi ve bu, onların ancak inançlarını ve teslîm oluşlarını arttırmıştır.
Adem Uğur
Müminler ise, düşman birliklerini gördüklerinde: İşte Allah ve Resûlü'nün bize vâdettiği! Allah ve Resûlü doğru söylemiştir, dediler. Bu (orduların gelişi), onların ancak imanlarını ve Allah'a bağlılıklarını arttırdı.
Ahmed Hulusi
İman edenler ise Ahzab'ı (destek için gelmiş grupları) gördüklerinde: "Bu, Allah ve Rasulünün bize vadettiğidir. . . Allah da Rasulü de doğru söylemiştir" dediler. . . (Bu) onların ancak iman ve teslimiyetlerini artırdı.
Ahmet Tekin
Şuurlu ve kâmil mü’minler müttefik düşman birliklerini gördüklerinde: 'İşte Allah ve Rasulünün bize va’dettiği! Allah ve Rasûlü doğru söylemiştir.' dediler. Bu orduların gelişi, onların, ancak imanlarını, Allah’a teslimiyetlerini, bağlılıklarını artırdı.
Ahmet Varol
Mü'minler (düşman) birlikleri(ni) görünce: 'Bu Allah'ın ve Peygamberinin bize vaadettiğidir. Allah ve Peygamberi doğru söylemiştir' dediler. (Bu) onların sadece imanlarını ve teslimiyetlerini artırdı.
Ali Bulaç
Mü'minler (düşman) birliklerini gördükleri zaman ise (korkuya kapılmadan) dediler ki: "Bu, Allah'ın ve Resulü'nün bize vadettiği şeydir; Allah ve Resulü doğru söylemiştir." Ve (bu,) yalnızca onların imanlarını ve teslimiyetlerini arttırdı.
Ali Fikri Yavuz
Müminler düşman birliklerini görünce: “- İşte Allah’ın ve Rasûlünün bize vaadettiği (zafer) budur. Allah ve Peygamberi doğru söylemiştir.” dediler. (Müminlerin düşman birliklerini görmeleri) ancak onların imanlarını ve teslimiyyetlerini artırdı.
Ali Rıza Safa
İnananlar, ayrımcıları görünce, şöyle dediler: "İşte bu, Allah'ın ve O'nun elçisinin bize sözünü verdiği şey; Allah ve O'nun elçisi doğruyu söylemişler!" Zaten bu, inançlarını ve teslimiyetlerini de artırdı.
Bayraktar Bayraklı
Müminler, düşman gruplarını gördüklerinde, "İşte, Allah'ın ve Peygamberinin bize vaad ettiği budur. Allah ve Peygamberi doğru söylemiştir" derler. Bu durum, onların sadece imanlarını ve teslimiyetlerini arttırmıştır.
Bekir Sadak
Inananlar, dusman birliklerini gordukleri zaman: «Iste bu, Allah ve Peygamberinin bize vadettigidir; Allah ve peygamberi dogru soylemistir» dediler. Bu onlarin ancak imanini ve teslimiyetlerini artirdi.
Celal Yıldırım
Mü'minler ise, müttefik düşman birliklerini görünce, «işte bu, Allah ve Peygamberinin bize va'dettiğidir. Allah ve Peygamberi doğru söylemiştir» dediler. Bu (olay) onların ancak imân ve teslimiyetlerini artırmıştır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Müminler düşman kuvvetlerini karşılarında görünce, “Bu, Allah’ın ve resulünün bize vaad ettiği durumdur, Allah ve resulü hep doğru söyler” dediler; bu onların ancak imanlarını ve teslimiyet duygularını arttırdı.
Diyanet İşleri
Mü'minler, düşman birliklerini görünce, "İşte bu, Allah'ın ve Resulünün bize vaad ettiği şeydir. Allah ve Resulü doğru söylemişlerdir" dediler. Bu, onların ancak imanlarını ve teslimiyetlerini artırmıştır.
Diyanet İşleri (eski)
İnananlar, düşman birliklerini gördükleri zaman: 'İşte bu, Allah ve Peygamberinin bize vadettiğidir; Allah ve Peygamberi doğru söylemiştir' dediler. Bu onların ancak imanını ve teslimiyetlerini artırdı.
Diyanet Vakfi
Müminler ise, düşman birliklerini gördüklerinde: İşte Allah ve Resûlü'nün bize vâdettiği! Allah ve Resûlü doğru söylemiştir, dediler. Bu (orduların gelişi), onların ancak imanlarını ve Allah'a bağlılıklarını arttırdı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Müminler, ahzabı (düşman birliklerini) gördükleri zaman: «İşte bu, Allah'ın ve Resulü'nün bize vaad ettiği şeydir. Allah ve Resulü doğru söyledi.» dediler. Bu onların imanını ve teslimiyetini artırmaktan başka bir şey yapmadı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Mü'minler müttefik düşmanları gördükleri zaman: "İşte bu, Allah'ın ve Resulünün bize va'd ettiği şeydir. Allah ve Rasulü doğru çıktı." dediler. Bu onların imanını ve teslimiyetini artırmaktan başka birşey yapmadı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Mü'minler gördükleri vakıt da o Ahzabı "bu, işte, Allahın ve Resulünün bize va'dettiği, Allah ve Resulü doğru çıktı" dediler ve onların iymanını ve teslimiyyetini artırmaktan başka bir şey yapmadı
Erhan Aktaş
Mü'minler, düşman birliklerini gördükleri zaman: "İşte bu, Allah'ın ve Resul'ünün bize söz verdiği şeydir. Allah ve O'nun Resul'ü doğru söyledi." Bu, onların yalnızca iman ve teslimiyetlerini arttırdı.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Mü'minler, düşman birliklerini gördükleri zaman: "İşte bu, Allah'ın ve Resul'ünün bize söz verdiği şeydir. Allah ve O'nun Resul'ü doğru söyledi." Bu, onların yalnızca iman ve teslimiyetlerini arttırdı.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İnananlar, düşman birliklerini gördükleri zaman: "İşte bu, Allah'ın ve Rasul'ünün bize söz verdiği şeydir. Allah ve O'nun Rasul'ü doğru söyledi." Bu, onların yalnızca iman ve teslimiyetlerini arttırdı.
Fizilal-il Kuran
Mü'minler düşman ordularını gördükleri zaman; «Bu Allah'ın ve Resulünün bize vaad ettiği zaferdir. Allah ve Resulü doğru söylemiştir» dediler. Bu, onların sadece imanlarını ve teslimiyetlerini arttırdı.
Gültekin Onan
İnançlılar (düşman) birliklerini gördükleri zaman ise [korkuya kapılmadan] dediler ki: "Bu, Tanrı'nın ve Resulü'nün bize vaadettiği şeydir; Tanrı ve Resulü doğru söylemiştir." Ve (bu,) yalnızca onların inançlarını ve teslimiyetlerini arttırdı.
Hamdi Döndüren
Mü’minler, düşman birliklerini gördüklerinde (korkmadılar), “İşte bu, Allah ve elçisinin bize söz verdiğidir. Allah ve elçisi doğru söyledi!” dediler. Bu sadece onların imanlarını ve bağlılıklarını arttırmıştı.
Hasan Basri Çantay
Mü'minler (düşman) orduları (nı) görünce: "İşte bu, Allahın ve Resulünün bize va'd etdiği şeydir. Allah ve peygamberi doğru söylemişdir" dediler. (Bu), onların imanlarını, teslimiyyetlerini artırmakdan başka bir şey yapmadı.
Hasib Asutay
Müminler düşman birliklerini gördüklerinde, 'İşte bu Allah'ın ve Resulünün bize va'dettiği şeydir. Allah ve Resulü doğru söylemiştir' dediler ve (bu) ancak onların imanlarını ve bağlılıklarını artırdı.' (11) (11. Allah, müminlerin sığınacaklarını, biraz güçlük ve sıkıntı çektikten sonra zaferin müminlere ait olacağını va'd etmiştir. Allah'ın elçisi de 'Birleşik Arap orduları kısa bir süre sonra üzerinize gelecekler, önce biraz sıkıntı çekeceksiniz fakat sonuç lehinize olacaktır' demişti. İşte bu durum o va'd edilen şeydir.)
Hayrat Neşriyat
Mü’minler ise (düşman) topluluklarını görünce: 'Bu Allah’ın ve Resûlünün bize va'd ettiği şeydir; Allah ve Resûlü doğru söylemiştir!' dediler. Ve (bu vâ'd olundukları şeyi görmeleri) onları ancak îmanca ve teslîmiyetçe artırdı.
İbni Kesir
Mü'minler o birlikleri gördüklerinde dediler ki: İşte bize Allah'ın ve Rasulünün vaad ettiği bu. Allah ve Rasulü doğru söylemiştir. Ve bu, onların ancak imanını ve teslimiyetini artırdı.
Mehmet Okuyan
Müminler (düşman) birliklerini gördüklerinde “İşte bu, Allah ve Elçisinin bize vadettiğidir! Allah ve Elçisi doğru söylemiştir.” demişlerdi. Bu (orduların gelişi), onların ancak imanlarını ve Allah’a bağlılıklarını artırmıştı.
Muhammed Esed
(İşte böyle,) Müttefikleri(n kendilerine doğru ilerlediklerini) görünce, müminler "Bu, Allah'ın ve Rasulü'nün bize vaad ettiğidir!" ve "(Demek ki) Allah ve Rasulü doğru söylemiş!" dediler ve bu, onların sadece imanlarını ve Allah'a teslimiyetlerini arttırdı.
Mustafa İslamoğlu
Nitekim mü'minler müttefikleri gördüklerinde: "Allah'ın ve Rasulü'nün bize vaad ettiği şey işte budur!" ve "Allah da doğru söylemiştir, Rasulü de..." derler. Dahası, bu onların yalnızca imanlarını ve teslimiyetlerini artırmıştır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Vaktâ ki mü'minler orduları gördüler, dediler ki: «Bu, bize Allah'ın ve O'nun Resûlünün vaadettiğidir ve Allah ve Resûlü doğru buyurmuştur.» Ve onlar için başka değil, imânı ve teslimiyeti arttırmış olur.
Ömer Öngüt
Müminler ahzabı (düşman birliklerini) gördüklerinde: “İşte Allah ve Resul'ünün bize vâdettiği! Allah ve Resul'ü doğru söylemiştir. ” dediler. Bu onların ancak imanlarını ve teslimiyetlerini artırdı.
Suat Yıldırım
Müminler saldıran o birleşik kuvvetleri karşılarında görünce: "İşte bu, derler, Allah ve Resulünün bize vâd ettiği zafer! Allah da, Resulü de elbette doğru söylemişlerdir." Müminlerin, düşman birliklerini görmeleri onların sadece iman ve teslimiyetlerini artırdı.
Süleyman Ateş
Mü'minler (düşman) orduları(nı) gördükleri zaman (korkmadılar): "Bu Allah'ın ve Resulünün, bize va'dettiği (zafer)dir. Allah ve Resulü doğru söylemiştir." dediler. Ve bu, onların sadece imanlarını ve teslimiyetlerini artırdı.
Süleymaniye Vakfı
Müminler düşman birliklerini görünce: "İşte bu, Allah'ın ve resulünün bize vaat ettiği şeydir; Allah ve Resulü doğru söylemiş" dediler. Bu onların, sadece imanını ve teslimiyetlerini artırdı.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Müminler düşman birliklerini görünce: "İşte bu, Allah'ın ve Elçisinin bize verdiği sözdür; Allah ve Elçisi doğru söylemiş" dediler. Bu onların, sadece imanını ve teslimiyetlerini artırdı.
Şaban Piriş
Müminler, orduları görünce: -Bu, Allah'ın ve elçisinin bize vaat ettiğidir. Allah ve elçisi doğru söyledi, dediler. Onların sadece imanını ve teslimiyetini artırdı.
Tefhim-ul Kuran
Mü'minler (düşman) birliklerini gördükleri zaman ise (korkuya kapılmadan) dediler ki: «Bu, Allah'ın ve Resulü'nün bize vadettiği şeydir; Allah ve Resulü doğru söylemiştir.» Ve (bu,) yalnızca onların imanlarını ve teslimiyetlerini arttırdı.
Ümit Şimşek
Mü'minler düşman topluluklarını gördüklerinde, 'İşte Allah ile Resulünün bize vaad ettiği şey; Allah ve Resulü doğru söyledi' dediler. Çünkü bu onların iman ve teslimiyetini arttırmıştı.
Yaşar Nuri Öztürk
Müminler, düşman hizipleri gördüklerinde şöyle demişlerdir: "Allah'ın ve resulünün bize vaat ettiği işte budur. Ve Allah da resulü de doğru sözlüdür." Bu onların sadece iman ve teslimiyetlerini artırdı.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Möminlər müttəfiqləri gördükdə: “Bu, Allahın və Onun Elçisinin bizə olan vədidir. Allah və Onun Elçisi doğru söyləmişlər!”– dedilər. Bu onların yalnız imanını və itaətini artırdı.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Möʼminlər (müttəfiqlərin) ordu hissələrini gördükdə dedilər: ″Bu, Allahın və Peyğəmbərinin bizə olan (zəfər) vəʼdidir. (Biz bununla imtahana çəkilirik. Əgər bu imtahandan yaxşı çıxsaq, zəfər çalacağıq, çünki Allah və Peyğəmbəri həqiqi möʼminlərə kafirlər üzərində qalib olmağı vəʼd etmişlər). Allah və Peyğəmbəri düz buyurmuşlar!″ Bu (vəziyyət) onların yalnız (Allaha) imanını və itaətini artırdı.
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Als die Gläubigen die feindlichen Verbände erblickten, sprachen sie: ʺDas ist das, was Gott und Sein Gesandter uns verheißen haben.ʺ Gott und Sein Gesandter sagen die Wahrheit. Ihr Glaube und ihre Gottergebenheit sind nur noch stärker geworden.
Almanca — Der Edle Quran
Und als die Gläubigen die Gruppierungen sahen, sagten sie: ʺDas ist, was Allah und Sein Gesandter uns versprochen haben; Allah und Sein Gesandter sagen die Wahrheit.ʺ Und es mehrte ihnen nur den Glauben und die Ergebung.
Almanca — M. A. Rassoul
Und als die Gläubigen die Verbündeten sahen, da sagten sie: ʺDas ist es, was Allah und Sein Gesandter uns verheißen haben; und Allah und Sein Gesandter sprachen die Wahrheit.ʺ Und es verstärkte nur ihren Glauben und ihre Ergebung.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
(In contrast to the attitude of the hypocrites) the manner of acting of the faithful was representative of their feeling. When they saw the forces of the confederates they immediately exclaimed: "This is the promise made to us by Allah and His Messenger" -labour, effort and endurance shall accomplish victory- and the promise of Allah and His Messenger is truth personified, an inspiration actuating them with the feeling of confidence and obedience and made them present a bold front.
Abdul Haleem
When the believers saw the joint forces, they said, ‘This is what God and His Messenger promised us: the promise of God and His Messenger is true,’ and this only served to increase their faith and submission to God.
Abdullah Yusuf Ali
When the Believers saw the Confederate forces, they said: "This is what Allah and his Messenger had promised us, and Allah and His Messenger told us what was true." And it only added to their faith and their zeal in obedience.
Abul A'la Maududi
As for the true believers, when they saw the invading confederates, they cried out: "This is what Allah and His Messenger had promised us, and what Allah and His Messenger said was absolutely true." This only increased their faith and submission.
Aisha Bewley
When the muminun saw the Confederates they said: ‘This is what Allah and His Messenger promised us. Allah and His Messenger told us the truth.’ It only increased them in iman and in submission.
Al-Hilali & Khan
And when the believers saw Al-Ahzâb (the Confederates), they said: "This is what Allâh and His Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم) had promised us; and Allâh and His Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم) had spoken the truth. And it only added to their Faith and to their submissiveness (to Allâh).
Ali Quli Qarai
But when the faithful saw the confederates, they said, ‘This is what Allah and His Apostle had promised us, and Allah and His Apostle were true. ’ And it only increased them in faith and submission.
Amatul Rahman Omar
And as soon as the believers saw (the troops of) the confederates they said, `This is what Allâh and His Messenger promised us (about the defeat and discomfiture of the hosts of disbelievers and eventual victory of Islam); and Allâh and His Messenger spoke the truth. Look! this (entire episode) made them all the more faithful and obedient (to God).
Arthur John Arberry
When the believers saw the Confederates they said, 'This is what God and His Messenger promised us, and God and His Messenger have spoken truly. ' And it only increased them in faith and surrender.
Bijan Moeinian
As to the true believers, when they saw the [12,men army of the] enemy ready to attack, [instead of loosing faith] they said: " This is what God and His Prophet had promised [that we are going to be tested in difficult situations]". This [desperate] situation instead increased their belief!
E. Henry Palmer
And when the believers saw the confederates they said, 'This is what God and His Apostle promised us; God and His Apostle are true!' and it only increased them in faith and resignation.
Edip-Layth
When those who acknowledge saw the opponents, they said, "This is what God and His messenger have promised us, and God and His messenger are truthful." This only increased their acknowledgement and their peacefully surrender.*
George Sale
When the true believers saw the confederates, they said, this is what God and his apostle have foretold us; and God and his apostle have spoken the truth: And it only increased their faith and resignation.
Hamid S. Aziz
Verily, you have in the Messenger of Allah an excellent example for him who hopes in Allah and the Last Day and remembers Allah much.
Mahmoud Ghali
And as soon as the believers saw the (allied) parties they said, "This is what Allah and His Messenger promised us, and Allah and His Messenger have spoken sincerely. " And in no way did it increase them except in belief and submission.
Marmaduke Pickthall
And when the true believers saw the clans, they said: This is that which Allah and His messenger promised us. Allah and His messenger are true. It did but confirm them in their faith and resignation.
Mohamed Ahmed - Samira
When the faithful saw (the armies of) the allied tribes, they said: "This is what God and His Apostle had promised us; and God and His Apostle say the truth;" and this enhanced their faith and obedience.
Muhammad Asad
And [so, ] when the believers saw the Confederates [advancing against them], they said, "This is what God and His Apostle have promised us!"- and, “Truly spoke God and His Apostle!” and all this but increased their faith and their readiness to surrender themselves unto God.
Mustafa Khattab
When the believers saw the enemy alliance, they said, "This is what Allah and His Messenger had promised us. The promise of Allah and His Messenger has come true." And this only increased them in faith and submission.
Progressive Muslims
And when the believers saw the opponents, they said: "This is what God and His messenger have promised us, and God and His messenger are truthful. " This only increased their faith and their surrender.
Sahih International
And when the believers saw the companies, they said, "This is what Allah and His Messenger had promised us, and Allah and His Messenger spoke the truth. " And it increased them only in faith and acceptance.
Sam Gerrans
And when the believers saw the parties, they said: “This is what God and His messenger promised us, and God and His messenger spoke the truth!” And it only increased them in faith and surrender.
Shabbir Ahmed
And when the believers saw the clans, they said, "This is what Allah and His Messenger promised us. Truly spoke Allah and His Messenger!" And it only added to their faith and their zeal in submission.
Syed Vickar Ahamed
And when the believers saw the Confederates (the armies and groups against Islam), they said; "This is what Allah and His Messenger (Muhammad) had promised us, and Allah and His Messenger (Muhammad) told us what was true. " And it only added to their faith and their true cause (for Islam) in obedience.
Taqi Usmani
When the believers saw the coalition forces, they said, "This is what Allah and His messenger had promised to us, and Allah and His messenger had told the truth." It only improved them further in faith and submission.
The Monotheist Group
And when the believers saw the Confederates, they said: "This is what God and His messenger have promised us, and God and His messenger are truthful." This only increased their faith and their submission.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et quand les croyants virent les coalisés, ils dirent: ʺVoilà ce quʹAllah et Son messager nous avaient promis; et Allah et Son messager disaient la véritéʺ. Et cela ne fit que croître leur foi et leur soumission.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Çi dema ku bawermendan hêzên hevalbend dîtin, gotin: Ha ev ya ku Xwedê û qasidê wî peymana wê dabû me, Xwedê û qasidê Wî rast gotine û vê rewşê tenê bawerî û radestbûna wan ji Xwedê re zêde kiriye.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En toen de gelovigen de partijen zagen zeiden zij: ʺDit is wat God en Zijn gezant ons hadden aangezegd; God en Zijn gezant spreken de waarheid.ʺ En het deed hun geloof en onderwerping (aan God) alleen maar toenemen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Toen de ware geloovigen de verbondenen zagen, zeiden zij: Dit is wat God en zijn profeet ons hebben voorspeld. God en zijn profeet hebben de waarheid gesproken, en het vermeerdert slechts hun geloof en hunne onderwerping aan God.
Hollandaca — Siregar
En toen de gelovigen de bondgenoten zagen, zeiden zij: ʺDit is wat Allah en Zijn Boodschapper ons hebben beloofd,ʺ en Allah en Zijn Boodschapper hebben gelijk. En het doet hun slechts toenemen in geloof en onderwerping.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
А когда верующие увидели союзников [объединенные войска ваших врагов] (которые окружили Медину), они сказали: «Это [испытание и помощь] – то, что обещал нам Аллах и Его посланник. Правду сказал Аллах (в Своем обещании) и Его посланник!» И увеличило это у них только веру и покорность.
Rusça — Osmanov
Когда верующие увидели сонмы [противников], они сказали: ʺЭто - то, что предсказали нам Аллах и Его Посланник. И Аллах, и Его Посланник говорили правдуʺ. И это только приумножило у них веру и преданность [Аллаху].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och när de sant troende såg de sammansvurna (rycka fram), sade de: ʺDetta är vad Gud och Hans Sändebud har lovat ossʺ och ʺGud och Hans Sändebud har sagt sanningenʺ - och därigenom stärktes ytterligare deras tro och deras underkastelse (under Guds vilja).