Mü'minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah'a verdikleri söze sadık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit olmuştur). Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.

مِنَ الْمُؤْمِنِينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللّٰهَ عَلَيْهِ فَمِنْهُمْ مَنْ قَضٰى نَحْبَهُ وَمِنْهُمْ مَنْ يَنْتَظِرُ وَمَا بَدَّلُوا تَبْدِيلًا

mine l-mu'minīne ricālun Sadeḳū mā ǎāhedū (a)llahe ǎleyhi fe minhum men ḳaDā neHbehu ve minhum men yenteZiru ve mā beddelū tebdīlen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1مِنَmine-den
2الْمُؤْمِنِينَl-mu'minīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanmü'minler-
3رِجَالٌricālunر ج لYürümek, ayakla itmek, yürümek, ayaklarından bağlamak, (dişinin) yavrusunu emzirmesine izin vermek, (saç) kıvırcık olmak, annesiyle serbest bırakmak. Rajjala - birini rahatlatmak, saç taramak, mühlet vermek. Tarajjala - ipsiz inmek. Rijlatun - yürümede güç. Rijlun - ayak, askerler, iyi yürüyücü, serseri. Arajil - avcılar, yaya. Rajulun - erkek insan, adam, saçı olan kişi. Rajilun - ayak, yayalar (yavaş yürüyenler). Rijlain - iki ayak. Arjul (çoğul) - ayaklar.erkekler
4صَدَقُواSadeḳūص د قdoğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü konuşmak, birini güvenilir saymak. sadaqa fi al-qitaali - cesurca savaşmak. tsaddaqa - sadaka vermek. sidqun - hakikat, doğruluk, samimiyet, sağlamlık, çeşitli nesnelerde mükemmellik, sağlıklı ve hoş, olumlu giriş, övgü. saadiqun - doğru ve samimi olan, gerçeği söyleyen kişi. saadiqah - mükemmel kadın. sadaqat (çoğul: saduqaat) - başlık parası, mehir. siddiiq - güvenilir, samimi kişi. saddaqa - onaylamak, doğrulamak, yerine getirmek. asdaqu - daha doğru.durdular
5مَا
6عَاهَدُواǎāhedūع ه دYükümlü kılmak/görev vermek/dayatmak/yemin ettirmek. Ahit - antlaşma/sözleşme/söz/anlaşma/pakt/yemin, bağ, koşul, vasiyet, sorumluluk, garanti, zaman, çağ, tanıdık, doğru, dostluk, sevgi, güvenlik.verdikleri sözde
7اللّٰهَ(a)llaheAllah
8عَلَيْهِǎleyhiüzerine
9فَمِنْهُمْfe minhumonlardan
10مَنْmenkimi
11قَضٰىḳaDāق ض يTamamen bitirmek, kararlaştırmak/hükmetmek/yargısal karar vermek, hüküm vermek, yaratmak, sona erdirmek, elde etmek/başarmak/tatmin etmek, uygulamak, çözümlemek, yerine getirmek, duyurmak, açığa çıkarmakyerine getirdi
12نَحْبَهُneHbehuن ح بAğlamak/gözyaşı dökmek/feryat etmek, yemin etmek, hızlı tempoda seyahat etmekadağını
13وَمِنْهُمْve minhumve onlardan
14مَنْmenkimi
15يَنْتَظِرُyenteZiruن ظ رgörmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak, şefkat göstermek. nazara - sevgiyle bakmak, şaşırtmak, göz kamaştırmak(şehidlik) beklemektedir
16وَمَاve māve asla
17بَدَّلُواbeddelūب د لDeğiştirme/başkalaştırma -> ilaveli veya ilavesiz, yerine koyma/değiş tokuş etme.(sözlerini) değiştirmemişlerdir
18تَبْدِيلًاtebdīlenب د لDeğiştirme/başkalaştırma -> ilaveli veya ilavesiz, yerine koyma/değiş tokuş etme.değişiklikle

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İnananlardan öyle erler var ki Allah'a verdikleri sözde sadâkat gösterirler; onlardan kimisi, adağını ödedi, kimisi de beklemede ve onlar, sözlerini, özlerini hiçbir sûretle değiştirmediler.

Abdulkadir Gölpınarlı

İnananlardan öyle erler var ki Allahʼa verdikleri sözde sadâkat gösterirler; onlardan kimisi, adağını ödedi, kimisi de beklemede ve onlar, sözlerini, özlerini hiçbir sûretle değiştirmediler.

Adem Uğur

Müminler içinde Allah'a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir.

Ahmed Hulusi

İman edenlerden öyle rical vardır ki, Allah'a verdikleri sözde durdular. . . Onlardan kimi hayatını adamıştı, yerine getirdi (Allah uğruna ölümü tattı); ve onlardan kimi de (yerine getirmeyi) beklemektedir. . . Onlarda değişme olmamıştır!

Ahmet Tekin

Şuurlu ve kâmil mü’minlerin arasında, Allah’a verdikleri söze sadâkat gösteren nice erler, yiğitler var. Onlardan bir kısmı sözünü yerine getirmiş, büyük tehlikelere göğüs germiş, o yolda sakat kalmış, canını vermiştir. Bir kısmı da şehitliği beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde sözlerini değiştirmemişlerdir, gerçekten onların yerini kimse dolduramaz.

Ahmet Varol

Mü'minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah'a verdikleri söze sadık kaldılar. Onlardan kimi (Allah yolunda şehid edilmek suretiyle) adağını yerine getirdi, kimi de (şehid olmayı) beklemektedir. (Ahidlerinde) hiçbir değişiklik yapmamışlardır.

Ali Bulaç

Mü'minlerden öyle erkek adamlar vardır ki Allah ile yaptıkları ahide sadakat gösterdiler; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirdi, kimi beklemektedir. Onlar hiç bir değiştirme ile (sözlerini) değiştirmediler.

Ali Fikri Yavuz

Müminlerden öyle erkekler vardır ki, Allah’a verdikleri sözde sadakat ettiler: Kimi (şehid oluncaya kadar döğüşeceğine dair) adağını ödedi (şehid oldu), kimi de (şehid olmayı) bekliyor. Onlar asla verdikleri sözü değiştirmediler.

Ali Rıza Safa

İnananların arasında öyle adamlar vardır ki, Allah'a verdikleri sözü kesinlikle yerine getirirler. Böylece, kimi verdiği sözü yerine getirmiş; kimi de beklemektedir. Hiçbir biçimde değiştirmemişlerdir.

Bayraktar Bayraklı

Delikanlı müminler, Allah'a verdikleri sözü yerine getirdiler. Onlardan bir kısmı bu uğurda can verdi, bir kısmı da can vermeyi beklemektedir. Onlar sözlerini asla değiştirmezler.

Bekir Sadak

Inananlardan, Allah'a verdigi ahdi yerine getiren adamlar vardir. Kimi, bu ugurda canini vermis, kimi de beklemektedir. Ahdlerini hic degistirmemislerdir.

Celal Yıldırım

Mü'minlerden öyle erler (yiğit kahramanlar) vardır ki, Allah'a verdikleri sözü yerine getirip sadakatlerini isbat ettiler. Onlardan kimi ahde vefa, söze bağlılık edip canını verdi; kimi de (canını vermek için) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmediler (ikiyüzlüler gibi döneklik yapmadılar).

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Müminlerden bazı kimseler Allah’a verdikleri sözü yerine getirdiler, kimileri onun yolunda can verdiler, kimileri de ecellerini bekliyorlar; (vaadlerini) asla değiştirmediler.

Diyanet İşleri

Mü'minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah'a verdikleri söze sadık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit olmuştur). Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.

Diyanet İşleri (eski)

İnananlardan, Allah'a verdiği ahdi yerine getiren adamlar vardır. Kimi, bu uğurda canını vermiş, kimi de beklemektedir. Ahdlerini hiç değiştirmemişlerdir.

Diyanet Vakfi

Müminler içinde Allah'a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Müminlerdendir o erler ki Allah'a verdikleri ahde sadakat gösterdiler. Kimi adağını ödedi (canını verdi), kimi de beklemektedir. Onlar, ahidlerini hiç değiştirmediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Müminlerden öyle erler vardır ki Allah'a verdikleri sözü yerine getirdiler; kimi adağını ödedi (canını verdi), kimi de beklemektedir; (verdikleri sözü) hiçbir şekilde değiştirmediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Mü'minlerdendir o erler ki Allaha verdikleri ahde sadakat ettiler, kimi adağını ödedi kimi de gözetiyor ve hiç bir suretle değiştirmediler

Erhan Aktaş

Mü'minlerden öyle erler var ki; Allah'a, üzerine söz verdikleri şeylere bağlılık gösterdiler. Böylece onlardan bir kısmı verdiği sözü yerine getirdi, bir kısmı da beklemektedir. Verdikleri sözden asla dönmediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Mü'minlerden öyle erler var ki; Allah'a, üzerine söz verdikleri şeylere bağlılık gösterdiler. Böylece onlardan bir kısmı verdiği sözü yerine getirdi, bir kısmı da beklemektedir. Verdikleri sözden asla dönmediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnananlardan öyle erler var ki; Allah'a, üzerine söz verdikleri şeylere bağlılık gösterdiler. Böylece onlardan bir kısmı verdiği sözü yerine getirdi, bir kısmı da beklemektedir. Verdikleri sözden asla dönmediler.

Fizilal-il Kuran

Mü'minler arasında öyleleri var ki, Allah'a verdikleri sözde dururlar. Kimileri sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimileri de şehitlik beklemektedir. Onlar hiç sözlerini değiştirmediler.

Gültekin Onan

İnançlılardan öyle erkekler vardır ki, Tanrı ile yaptıktarı ahide sadakat gösterdiler; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirdi, kimi beklemektedir. Onlar hiç bir değiştirme ile (sözlerini) değiştirmediler.

Hamdi Döndüren

Mü’minler içinde, Allah’a verdikleri sözde duran nice erler vardır! Kimileri sözleri gereği canlarını vermiştir, kimileri de sırasını beklemektedir. Onlar, verdikleri sözü aslâ değiştirmediler.

Hasan Basri Çantay

Mü'minler içinde Allaha verdikleri sözde sadakat gösteren nice erler var. İşte onlardan kimi adadığını ödedi, kimi de (bunu) bekliyor. Onlar hiçbir suretle (ahidlerini) değişdirmediler.

Hasib Asutay

Müminlerden öyle erkekler var ki, Allah'a verdikleri söze sadık kaldılar. İşte bunlardan kimi, adağını gerçekleştirdi, kimi de (şehit olmayı) beklemektedir. Hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmediler.

Hayrat Neşriyat

Mü’minlerden öyle erler vardır ki, (o gün) Allah’a verdikleri sözde durdular. Öyle ki onlardan kimi adağını yerine getirdi (şehîd oldu), kimi de (şehîd olmayı) bekliyor! Fakat(onlar) hiçbir şekilde (verdikleri sözü) değiştirmediler.

İbni Kesir

Mü'minlerden öyle erler vardır ki; Allah'a verdikleri ahde sadakat göstermişlerdir. Kimi bu uğurda canını verdi, kimi de beklemektedir. Ve onlar, hiç bir değiştirme ile değiştirmediler.

Mehmet Okuyan

Müminlerden, Allah’a verdikleri sözde duran nice adamlar (yiğitler) vardır. Onlardan kimi, adağını (Allah’a sözünü) yerine getirmiştir; kimi de (yerine getirmeyi) beklemektedir. Onlar (sözlerini) asla değiştirmemişlerdir.

Muhammed Esed

Müminler arasında öylesi var ki Allah'ın huzurunda verdiği sözü (her zaman) yerine getirir; kimi (ölüme gitmek suretiyle) ahitlerini yerine getirmiştir, kimi de (kararlarından) vazgeçmeden (ahitlerini yerine getirmeyi) beklemektedir.

Mustafa İslamoğlu

Mü'minler içerisinde Allah adına verdikleri söze sadık kalan nice yiğitler var; onlardan kimi kendini adak olarak sunmuş kimi de sırasını beklemekte, fakat asla sözünden dönmemektedir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Mü'minlerden bir kısım erler vardır ki, Allah'a karşı üzerine muâhedede bulundukları şeyde sâdık oldular. Artık onlardan öylesi vardır ki, nezrini ödedi ve onlardan öylesi de vardır ki, gözetiyor. Hiçbir tebdîl ile tebdîlde bulunmadılar.

Ömer Öngüt

Müminler içinde öyle erler vardır ki, Allah'a vermiş oldukları ahde sadakat gösterirler, onlardan kimi bu uğurda canını fedâ etti, kimi de bu dâveti beklemektedir. Ahidlerini hiç değiştirmemişlerdir.

Suat Yıldırım

Müminlerden öyle yiğitler vardır ki Allah’a verdikleri sözü yerine getirip sadakatlerini ispat ettiler. Onlardan kimi adağını ödedi, canını verdi, kimi de şehitliği gözlemektedir. Onlar verdikleri sözü asla değiştirmediler.

Süleyman Ateş

Mü'minlerden öyle erkekler var ki, Allah'a verdikleri sözde durdular. Onlardan kimi adağını yerine getirdi, (şehid oluncaya kadar çarpışacaklarını adamışlardı, çarpıştılar ve şehid düştüler), kimi de (şehidlik) beklemektedir; sözlerini asla değiştirmemişlerdir.

Süleymaniye Vakfı

Müminlerden Allah'a verdikleri söze sadık kalan yiğitler vardır. Onların kimi canını vermiş, kimi de hazır beklemektedir. Bunlar sözlerini hiçbir şekilde değiştirmediler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Müminlerden Allah'a karşı yüklendikleri görevi yerine getiren adamlar vardır. Kimi, o uğurda canını vermiş, kimi de beklemektedir. Bunlar hiç bir şekilde sözlerinden caymamışlardır.

Şaban Piriş

Müminlerden, Allah'a verdiği söze bağlı kalan öyle erler var ki, onlardan bir kısmı bu uğurda canını vermiştir. Bir kısmı ise verdikleri sözü hiç değiştirmeden bunu beklemektedirler.

Tefhim-ul Kuran

Mü'minlerden öyle erkek adamlar vardır ki, Allah ile yaptıkları ahide sadakat gösterdiler; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirdi, kimi de beklemektedir. Onlar, hiç bir değiştirme ile (sözlerini) değiştirmediler.

Ümit Şimşek

Mü'minlerden, Allah'a verdiği söze sadık kalan adamlar da vardır. Onlardan kimi sözünü yerine getirmiş, kimi de sırasını beklemektedir. Onlar, verdikleri sözü hiçbir şekilde değiştirmemişlerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

İnananlardan öyle erler vardır ki, Allah'a verdikleri sözde sadakatle dururlar. Onlardan bazısı adadığını yerine getirdi, bazısı da bekliyor. Sözlerini asla değişmediler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Möminlərin içərisində Allaha etdikləri əhdə sadiq qalan kişilər vardır. Onlardan kimisi əhdini yerinə yetirib şəhid olmuş, kimisi də şəhid olmasını gözləyir. Onlar əhdlərini əsla dəyişdirməyiblər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Möʼminlər içərilərisində elələri də vardır ki, Allaha etdikləri əhdə sadiq olarlar. Onlardan kimisi (bu yolda) şəhid olmuş, kimisi də (şəhid olmasını) gözləyir. Onlar (verdikləri sözü) əsla dəyişməzlər ki,

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Unter den Gläubigen gibt es Männer, die ihr Gelöbnis Gott gegenüber einhielten. Einige sind gefallen, und andere warten noch standhaft darauf. Sie haben sich nicht geändert.

Almanca — Der Edle Quran

Unter den Gläubigen gibt es Männer, die das wahr gemacht haben, wozu sie sich Allah gegenüber verpflichteten. Unter ihnen gibt es manche, die ihr Gelübde er füllt haben; und unter ihnen gibt es manche, die noch warten (müssen). Und sie haben keine Änderung vorgenommen;

Almanca — M. A. Rassoul

Unter den Gläubigen sind Leute, die dem Bündnis, das sie mit Allah geschlossen hatten, die Treue hielten. Es sind welche unter ihnen, die ihr Gelübde erfüllt haben, und welche, die noch warten, und sie haben nichts verändert, nicht im geringsten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und unter den Mumin sind Männer, die wahrhaftig waren dem gegenüber, was sie ALLAH gelobten. Manche von ihnen starben und manche von ihnen warten noch darauf. Doch sie haben nichts (von ihrem Versprechen) abgeändert.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Among the faithful whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues are those who were true to their covenant with Allah. Some of them have fulfilled their promise and acquired the glorious privilege of a martyr, others can hardly wait to receive this honour and never did they change their minds' direction nor their will toward the end and they ascertained their disposition.

Abdul Haleem

There are men among the believers who honoured their pledge to God: some of them have fulfilled it by death, and some are still waiting. They have not changed in the least.

Abdullah Yusuf Ali

Among the Believers are men who have been true to their covenant with Allah: of them some have completed their vow (to the extreme), and some (still) wait: but they have never changed (their determination) in the least:

Abul A'la Maududi

Among the believers there are those who have remained true to the covenant they made with Allah. Among those some of them have fulfilled their vow and others await the appointed time. They have not changed in the least.

Aisha Bewley

Among the muminun there are men who have been true to the contract they made with Allah. Some of them have fulfilled their pact by death and some are still waiting to do so, not having changed in any way at all.

Al-Hilali & Khan

Among the believers are men who have been true to their covenant with Allâh [i.e. they have gone out for Jihâd (holy fighting), and showed not their backs to the disbelievers]; of them some have fulfilled their obligations (i.e. have been martyred); and some of them are still waiting, but they have never changed [i.e. they never proved treacherous to their covenant which they concluded with Allâh] in the least.[1]

Ali Quli Qarai

Among the faithful are men who fulfill what they have pledged to Allah. Of them are some who have fulfilled their pledge, and of them are some who still wait, and they have not changed in the least,

Amatul Rahman Omar

There are some remarkable men among the believers who have been true to the covenant they made with Allâh. There are some among them who fulfilled their vow (and fell martyrs). And there are others among them who are (still) waiting to fulfill. They have never changed (their minds, their conduct or stand they had taken) in the least.

Arthur John Arberry

Among the believers are men who were true to their covenant with God; some of them have fulfilled their vow by death, and some are still awaiting, and they have not changed in the least;

Bijan Moeinian

Some of the believers have already passed their test and have fulfilled their pledge to [be loyal to] God and some will face their test pretty soon. The believers have never changed their position.

E. Henry Palmer

Amongst the believers are men who have been true to their covenant with God, and there are some who have fulfilled their vow, and some who wait and have not changed with fickleness.

Edip-Layth

From among those who acknowledge are men who fulfilled their pledge to God. Thus, some of them died, while some are still waiting; but they never altered in the least.

George Sale

Of the true believers some men justly performed what they had promised unto God; and some of them have finished their course, and some of them wait the same advantage; and they changed not their promise, by deviating therefrom in the least:

Hamid S. Aziz

And when the believers saw the Confederates, they said, "This is what Allah and His Apostle promised us, and Allah and His Apostle spoke the truth"; and it only increased them in faith and surrender (or obedience).

Mahmoud Ghali

Among the believers are men who are sincere to what they covenanted with Allah. So, of them are (they) who have accomplished their life-time. (i.e., fuilled their vows by ) And of them are (they) who are still waiting, and in no way have they exchanged the least exchanges.

Marmaduke Pickthall

Of the believers are men who are true to that which they covenanted with Allah. Some of them have paid their vow by death (in battle), and some of them still are waiting; and they have not altered in the least;

Mohamed Ahmed - Samira

There are men among the faithful who have been true to the covenant they had made with God; and some of them fulfilled their vows (by dying in His cause), and some still wait (prepared for death), and stand firm,

Muhammad Asad

Among the believers are men who have [always] been true to what they have vowed before God; and among them are such as have [already] redeemed their pledge by death, and such as yet await [its fulfillment] without having changed [their resolve] in the least.

Mustafa Khattab

Among the believers are men who have proven true to what they pledged to Allah.[1] Some of them have fulfilled their pledge ˹with their lives˺, others are waiting ˹their turn˺. They have never changed ˹their commitment˺ in the least.

Progressive Muslims

From among the believers are men who fulfilled their pledge to God. Thus, some of them died, while some are still waiting; but they never altered in the least.

Sahih International

Among the believers are men true to what they promised Allah. Among them is he who has fulfilled his vow [to the death], and among them is he who awaits [his chance]. And they did not alter [the terms of their commitment] by any alteration -

Sam Gerrans

Among the believers are men who are true to what they made in covenant with God, — among them is he who has fulfilled his vow, and among them is he who is waiting — and they have not changed in the least,

Shabbir Ahmed

Of the believers are men who have been true in what they pledged with Allah. Some of them have fulfilled their vow by laying their lives, and some of them stand ready, unwavering. (9:111).

Syed Vickar Ahamed

Among the believers are men who have been true to their Covenant (Promise) to Allah: Of them, some have completed their promise (fully) and some (still) waiting: But they have not changed (the willingness) even by a little:

Taqi Usmani

Among the believers, there are men who came true to the covenant they had with Allah. So, some of them have fulfilled their vows (by sacrificing their lives in the way of Allah), and some of them are (still) waiting, and they did not change (their commitment) in the least.

The Monotheist Group

From among the believers are men who fulfilled their pledge to God. Thus, some of them have passed away, while some are still waiting; but they never altered in the least.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il est, parmi les croyants, des hommes qui ont été sincères dans leur engagement envers Allah. Certains dʹentre eux ont atteint leur fin, et dʹautres attendent encore; et ils nʹont varié aucunement (dans leur engagement);

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji bawermendan hin zilamên wisa hene ku wan ew peymana dane Xwedê bi cih aniye. Vêca hin ji wan canê xwe feda kirin û hin ji wan jî çavnêriyê dikin û peymana xwe neguhartine (li ser soza xwe man e)…

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Onder de gelovigen zijn er mannen die de verbintenis die zij met God zijn aangegaan oprecht nagekomen zijn. Sommigen hebben hun levenstaak volbracht en anderen wachten nog, maar hebben niets gewijzigd.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Van de ware geloovigen vervullen sommigen rechtschapen wat zij God hebben beloofd; sommigen van hen hebben hunne loopbaan geëindigd, en sommigen van hen verwachten hetzelfde voordeel, en zij veranderen hunne belofte niet, door daarvan in het minst af te wijken.

Hollandaca — Siregar

Onder de gelovigen zijn er mannen die de belofte die zij aan Allah gedaan hebben trouw blijven. Onder hen zijn er wiens wens vervuld is (omwille van Allah gedood zijn) en anderen die (daarop) wachten. En zij hebben niets veranderd (in hun belofte).

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Среди верующих есть люди, которые правдивы в том, в чем они заключили с Аллахом завет [исполняют данное Аллаху обещание и проявляют терпение в сражении и трудностях]. И среди них (есть) такие, что уже исполнили свое обязательство [сражались, пока не погибли на пути Аллаха или умерли, будучи искренними в Вере], и такие, что ожидают (одно из двух благ – либо победу, либо смерть на пути Аллаха) и не заменили они (этот завет) (в отличии от лицемеров) никакой заменой,

Rusça — Osmanov

Среди верующих есть мужи, которые верны завету, данному ими Аллаху. Среди них есть и такие, которые исполнили свой обет, есть и такие, для которых срок его исполнения еще не наступил, но они ни в коей мере не изменили [завету],

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Bland de troende finns det män som håller fast vid de löften som de har avgett inför Gud; av dem har några fått ge sina liv; andra avvaktar (sin tur) utan att vackla i sin beslutsamhet.