Düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlar. Düşman birlikleri (bir daha) gelecek olsa, isterler ki, (çölde) bedevilerin arasında bulunsunlar da size dair haberleri (gidip gelenlerden) sorsunlar. İçinizde bulunsalardı da pek az savaşırlardı.

يَحْسَبُونَ الْاَحْزَابَ لَمْ يَذْهَبُوا وَاِنْ يَأْتِ الْاَحْزَابُ يَوَدُّوا لَوْ اَنَّهُمْ بَادُونَ فِي الْاَعْرَابِ يَسْـَٔلُونَ عَنْ اَنْبَٓائِكُمْ وَلَوْ كَانُوا فِيكُمْ مَا قَاتَلُوا اِلَّا قَلِيلًا

yeHsebūne l-eHzābe lem yeƶhebū ve in ye'ti l-eHzābu yeveddū lev ennehum bādūne fī l-eǎ'rābi yeselūne ǎn enbāikum ve lev kānū fīkum mā ḳātelū illā ḳalīlen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَحْسَبُونَyeHsebūneح س بDüşünmek, göz önünde bulundurmak, varsaymak, hayal etmek, görüşünde olmak. Bir şeyi saymak/hesaplamak/hesap etmek/hesaplamak, hesaplamak, ölçmek, bir şeyi hesaba katmak veya değerlendirmek, bir şeyin öyle olduğunu varsaymak veya düşünmek, bir kişiyi yastıkla desteklemek veya onurlandırmak, hesap vermek veya sorumlu tutmak, bir kişiye yeten veya tatmin eden şeyi vermek, bir kişiyi memnun etmek, bir kişiye memnun eden şeyi vermek, çok vermek, haber peşinde koşmak, haberle ilgili sormak/soruşturmak, casus gibi haber aramak, yastığa yaslanmak, ödül beklemek veya aramak.sanıyorlardı
2الْاَحْزَابَl-eHzābeح ز بBaşına gelmek ve sıkıntıya sokmak, bölmek, bir şey tarafından şiddetli/ağır şekilde bastırılmak, aniden veya beklenmedik şekilde daralmak veya böyle bir şey tarafından alt edilmek, insanları toplamak/bir araya getirmek/birleştirmek, insanları partilere/sınıflara/gruplara/bölümlere ayırmak, bölümlere ayırmak veya kısımlar belirlemek, bir partinin/grubun üyesi/yandaşı olmak, birine yardım etmek veya destek olmak.orduların
3لَمْlem
4يَذْهَبُواyeƶhebūذ ه بgitmek, uzaklaşmak, ayrılmak, almak veya uzaklaşmak, tüketmek, almak, iletmek, ölmek, sona ermekgitmediklerini
5وَاِنْve ineğer
6يَأْتِye'tiا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekgelseler
7الْاَحْزَابُl-eHzābuح ز بBaşına gelmek ve sıkıntıya sokmak, bölmek, bir şey tarafından şiddetli/ağır şekilde bastırılmak, aniden veya beklenmedik şekilde daralmak veya böyle bir şey tarafından alt edilmek, insanları toplamak/bir araya getirmek/birleştirmek, insanları partilere/sınıflara/gruplara/bölümlere ayırmak, bölümlere ayırmak veya kısımlar belirlemek, bir partinin/grubun üyesi/yandaşı olmak, birine yardım etmek veya destek olmak.ordular
8يَوَدُّواyeveddūو د دSevmek, istemek, arzulamak, hoşlanmak, dilemek, özlemekarzu ederlerdi
9لَوْlevkeşke
10اَنَّهُمْennehumkendileri
11بَادُونَbādūneب د وGörünmek, ortaya çıkmak, açığa çıkmak, belirmek, başlamak, gözükmek, belli olmak, meydana çıkmak, çöl hayatı yaşamak, göçebe hayatı sürmekçölde bulunmayı
12فِيarasında
13الْاَعْرَابِl-eǎ'rābiع ر بsaf, açık, sade, yalın, pürüzsüz, hatadan-kusurdan uzak, berrak su; farklı-ayırt edici, fasih, açıklayıcı konuşmak, fesahat; tutkulu, aşk dolu, neşeli, hayat dolu, coşkulu akan nehir; Arap, Arapça, AraplaşmakAraplar
14يَسْـَٔلُونَyeselūneس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmeksorup öğrenmeyi
15عَنْǎn--den
16اَنْبَٓائِكُمْenbāikumن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygambersizin haberleriniz-
17وَلَوْve levve şayet
18كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinbulunsalardı
19فِيكُمْfīkumiçinizde
20مَا
21قَاتَلُواḳātelūق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmakdövüşmezlerdi
22اِلَّاillādışında
23قَلِيلًاḳalīlenق ل لAz sayıda olmak, küçük miktarda olmak, nadir olmak. qalilun - az, küçük, nadir, seyrek. aqall - daha az, daha fakir. qallala - az görünmek.pek azı

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sanırlar ki düşman bölükleri gitmedi ve ö bölükler, bir daha gelseler isterler ki çöllerde, bedevilerin aralarında bulunsunlar da size âit haberleri soruştursunlar ve zâten sizin içinizde de olsalar pek az savaşacaktır onlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Sanırlar ki düşman bölükleri gitmedi ve ö bölükler, bir daha gelseler isterler ki çöllerde, bedevilerin aralarında bulunsunlar da size âit haberleri soruştursunlar ve zâten sizin içinizde de olsalar pek az savaşacaktır onlar.

Adem Uğur

Bunlar, düşman birliklerinin bozulup gitmedikleri evhamı içindedirler. Müttefikler ordusu yine gelecek olsa, isterler ki, çölde göçebe Araplar içinde bulunsunlar da, sizin haberlerinizi (uzaktan) sorsunlar. Zaten içinizde bulunsalardı dahi pek savaşacak değillerdi.

Ahmed Hulusi

Ahzab'ın (savaşmak için gelen destek gruplarının) gitmediğini sanıyorlar. . . Eğer Ahzab (yeniden) gelse, bunlar arzu ederler ki, kendileri bedeviler içinde çölde kalıp, haberlerinizi almakla yetinsinler! Zaten aranızda olsalardı, pek az savaşırlardı.

Ahmet Tekin

Münâfıklar düşman birliklerinin bozulup gitmedikleri evhamı içindedirler. Müttefik ordularının, geri gelmesi halinde, çölde göçebe Araplar içinde bulunsalar da, sizin başınıza gelen felâketlerin haberlerini uzaktan sorsunlar, isterler. Zaten içinizde bulunsalardı, bir kaç gösteri yapmanın dışında savaşacak değillerdi.

Ahmet Varol

(Düşman) birliklerin(in) gitmediklerini sanıyorlardı. Birlikler yeniden gelseler çölde bedevilerle birlikte bulunarak sizin haberlerinizi sormayı isterlerdi. İçinizde olsalardı da ancak çok az çarpışırlardı.

Ali Bulaç

Onlar (münafıklar, düşman) birliklerinin gitmediklerini sanıyorlardı. Eğer (askeri) birlikler gelecek olsa, çölde bedevi araplar arasında olup sizin haberlerinizi (oradan) sormayı cidden arzu ediyorlardı. Fakat içinizde olsalardı ancak pek az savaşırlardı.

Ali Fikri Yavuz

Münafıklar sanıyorlar ki, (Hendek savaşında Allah’ın perişan ettiği) düşman birlikleri (Medine etrafından) gitmediler. Eğer o düşman birlikleri ikinci bir defa daha (savaş için) gelecek olsa, münâfıklar, (korkularından Medine dışında) çöllerdeki Bedevîler arasında bulunub da (Medine tarafından gelip geçenlerden karşılaştığınız hadiselere ait) haberlerinizden sormayı arzularlar. İçinizde kalacak olsalar da ancak (gösteriş için) pek az savaşırlar.

Ali Rıza Safa

Ayrımcıların gitmediğini sanıyorlardı. Ayrımcılar gelecek olurlarsa, Araplar arasında kalarak, sizden haber almayı istiyorlardı. Aranızda olsalar bile, çok azı dışında zaten savaşmazlardı.

Bayraktar Bayraklı

Münafıklar, düşman birliklerinin gitmediklerini sanıyorlar. O düşman birlikleri yeniden gelecek olsa, onlara koşarak, çölde bedevilerle birlikte yaşayıp sizin haberlerinizi sormayı temenni ederler. Onlar savaşta sizinle birlikte olsalardı da düşmanla çok az savaşırlardı.

Bekir Sadak

Bunlar, dusman birliklerinin gitmediklerini saniyorlardi. Bu birlikler tekrar gelmis olsalardi, kendileri collerde bedevilerin yaninda bulunup, sadece sizin haberlerinizi sormayi dilerlerdi. Aranizda olsalar ancak pek az savasirlardi. *

Celal Yıldırım

Münafıklar, müttefik düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlardı. Müttefik düşman birlikleri bir daha gelecek olsa, onlar çölde Bedeviler arasında bulunup da sizin haberlerinizi sormayı çok arzu ederlerdi, içinizde bulunsalar pek azı savaşırlardı.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Düşman birliklerinin hâlâ çekip gitmediklerini zannederler. Düşman bir daha geldiğinde ise size ait haberleri uzaktan almak üzere çöllerde dağınık yaşayan bedevîlerin arasında bulunmayı arzularlar. Zaten aranızda da bulunsalardı savaşa çok az katılırlardı.

Diyanet İşleri

Düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlar. Düşman birlikleri (bir daha) gelecek olsa, isterler ki, (çölde) bedevilerin arasında bulunsunlar da size dair haberleri (gidip gelenlerden) sorsunlar. İçinizde bulunsalardı da pek az savaşırlardı.

Diyanet İşleri (eski)

Bunlar, düşman birliklerinin gitmediklerini sanıyorlardı. Bu birlikler tekrar gelmiş olsalardı, kendileri çöllerde bedevilerin yanında bulunup, sadece sizin haberlerinizi sormayı dilerlerdi. Aranızda olsalar ancak pek az savaşırlardı.

Diyanet Vakfi

Bunlar, düşman birliklerinin bozulup gitmedikleri evhamı içindedirler. Müttefikler ordusu yine gelecek olsa, isterler ki, çölde göçebe Araplar içinde bulunsunlar da, sizin haberlerinizi (uzaktan) sorsunlar. Zaten içinizde bulunsalardı dahi pek savaşacak değillerdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar ahzabı (düşman birliklerini) gitmedi sanıyorlardı. Eğer o birlikler bir daha gelecek olursa, çölde bedevi Araplar içinde yer alıp, sizin haberlerinizden (başınıza geleceklerden) sormayı isterler. Onlar içinizde kalacak olsalar da pek az harb ederler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Müttefik düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlar. Eğer o birlikler bir daha gelecek olsa, çölde bedevi Araplar içinde yer alıp, sizin haberlerinizden sormayı arzu ederler, içinizde kalacak olsalar da sadece pek az harp ederler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ahzabı sanıyorlar ki gitmediler, eğer o Ahzab bir daha gelecek olsa arzu ederler ki badiyeye bedevi urabanın içine çıksalar, sizin havadislerinizden sorsalar, içinizde kalacak olsalar da harb etmezler, meğer ki pek az

Erhan Aktaş

Onlar, düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlardı. Eğer birlikler gelseler, çölde yaşayan Arapların arasına karışıp, ne halde bulunduğunuzu sormak isterler. Eğer sizin aranızda olsalardı, pek azı hariç, savaşmazlardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlardı. Eğer birlikler gelseler, çölde yaşayan Arapların arasına karışıp, ne halde bulunduğunuzu sormak isterler. Eğer sizin aranızda olsalardı, pek azı hariç, savaşmazlardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlardı. Eğer birlikler gelseler, bedevi Araplar arasına karışıp, ne halde bulunduğunuzu sormak isterler. Eğer sizin aranızda olsalardı, pek azı hariç, savaşmazlardı.

Fizilal-il Kuran

Bunlar, düşman birliklerinin (Medine'den) gitmediklerini sanıyorlardı. Bu birlikler tekrar gelmiş olsalardı, kendilerini çölde bedevilerin yanında bulunup, sadece sizin haberlerini sormayı dilerlerdi. İçinizde olsalardı, pek azı savaşırlardı.

Gültekin Onan

Onlar (münafıklar, düşman) birliklerinin gitmediklerini sanıyorlardı. Eğer (askeri) birlikler gelecek olsa, çölde bedevi araplar arasında olup sizin haberlerinizi (oradan) sormayı cidden arzu ediyorlardı. Fakat içinizde olsalardı ancak pek az savaşırlardı.

Hamdi Döndüren

Onlar, düşman birliklerinin (Medine’den) gitmediklerini sanırlar. Oysa o birlikler geri gelecek olsalar, onlar, çöllerde göçebe Araplar arasında bulunmayı ve oradan sizinle ilgili haberleri sorup öğrenmeyi isterlerdi. İçinizde olsalardı bile pek az savaşırlardı.

Hasan Basri Çantay

Bunlar (düşman) kıt'alar (ı Mekkeden) gitmediler sanıyorlardı. Eğer o kıt'alar (bir daha) gelirse çöllerde, bedeviler içinde bulunub size aaid haberleri sormalarını isteyecekler, şayed içinizde bulunurlarsa (çok değil), ancak pek az döğüşeceklerdir.

Hasib Asutay

(Bunlar) düşman birliklerinin gitmediklerini sanıyorlardı. Eğer düşman birlikleri (bir daha) gelecek olsa, isterler ki (çölde) bedevi Araplar arasında bulunsunlar da, sizin haberlerinizi (uzaktan) sorsunlar. Şayet içinizde bulunsalardı pek az savaşırlardı.

Hayrat Neşriyat

(Onlar korkaklıklarından dolayı düşman) toplulukların (Medîne’den) gitmediklerini sanıyorlar. Ve eğer o ahzâb (o topluluklar, tekrar) gelecek olsalar, arzû ederler ki, doğrusu kendileri keşke çölde yaşayan kimseler olarak bedevî Arablar içinde bulunsalar da sizin haberlerinizi (Medîne tarafından gelenlere) sorsalar! Zâten içinizde (kalacak) olsalardı, ancak pek az savaşırlardı.

İbni Kesir

Onlar, birliklerin gitmediğini sanıyorlardı. Birlikler gelmiş olsalardı, kendilerinin çöllerde bedevilerle bulunup sizin haberlerinizi oradan soruşturmayı isterlerdi. Aranızda bulunsalardı bu defa da çok az savaşırlardı.

Mehmet Okuyan

(Münafıklar, düşman) birliklerinin gitmediğini sanıyorlardı. O birlikler (tekrar) gelse, sizin haberlerinizi (uzaktan) soracak şekilde göçebe Arapların arasında çölde olmak isterler. Zaten içinizde bulunsalardı bile pek savaşacak değillerdi.

Muhammed Esed

Onlar Müttefiklerin (gerçekten) çekilmediklerini zannediyorlardı; ve Müttefikler geri dönecek olsalar, bunlar, (bu iki yüzlüler,) çölde bedeviler arasında kalıp sizin hakkınızda (ey müminler, uzaktan) haber almayı tercih ederlerdi; aranızda bulunsalar bile, (sizin yanınızda) savaşır görünmekten başka bir şey yapmazlardı.

Mustafa İslamoğlu

Onlar, müttefiklerin (gerçekte) ayrılmadığını sanıyorlar; ama eğer müttefikler dönüp gelecek olsalar, bu kez de onlar çölde bedeviler arasına karışıp haberlerinizi (uzaktan) almayı tercih edecek kadar (sıvışmayı) isterler; hoş, eğer aranızda bulunmuş olsalardı da, göstermelik bir iki hareket dışında asla savaşmayacaklardı.

Ömer Nasuhi Bilmen

Sanırlar ki, (düşman) orduları gitmemiştir. Ve eğer ordular gelecek olsa arzu ederlerdi ki çölde bedeviler içinde bulunup size ait haberleri soruversinler. Ve eğer sizin aranızda bulunacak olsalar, pek azdan başka mukatelede bulunmazlar.

Ömer Öngüt

Onlar Ahzab'ın (düşman birliklerinin) gitmediklerini sanıyorlardı. Düşman birlikleri tekrar gelmiş olsalardı, isterler ki çöllerde bedevilerin yanında bulunsunlar da sizin haberlerinizi sorsunlar. Zaten aranızda bulunsalardı, pek az savaşırlardı.

Suat Yıldırım

Münafıklar birleşik kuvvetlerin çekilip gitmediklerini sanıyorlardı.Şayet birleşik kuvvetler tekrar gelecek olsa, çok isterler ki çöldeki göçebeler içinde bulunsunlar da sizin savaşınız hakkındaki haberleri uzaktan sorsunlar. Esasen, yanınızda bulunsalardı dahi, onlardan pek azı savaşırlardı.

Süleyman Ateş

(Korkaklıklarından ötürü düşman) Orduların(ın Medine'den) gitmediklerini sanıyorlardı. Eğer o ordular (ikinci kez) gelseler, bunlar çölde bedevi Araplar arasında bulunmayı, sizin haberlerinizi (başınıza gelecek olayları) oradan sorup öğrenmeyi arzu ederlerdi. İçinizde bulunsalardı dahi pek az dövüşürlerdi.

Süleymaniye Vakfı

Düşman birliklerinin çekilmediğini sanıyorlardı. O birlikler geri gelecek olsa bunlar çölde, taşralı Araplar arasında olmak ve haberlerinizi oradan sorup öğrenmek isterler. Zaten içinizde olsalar bile savaşa pek az girerler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Düşman birliklerinin henüz çekilmediklerini sanıyorlar. Bu birlikler dönüp gelecek olsa bunlar (bu münafıklar) çöllerde bedevilerin arasında olup, uzaktan haberlerinizi sormayı tercih ederler. Zaten aranızda olsalar pek azı dışında hiç biri savaşa girmez.

Şaban Piriş

Bunlar, düşman birliklerinin gitmediklerini sanıyorlar, Eğer, birlikler yeniden gelse, bedevi arapların arasına kaçıp, sizinle ilgili haberleri onlardan sormak isterler. Zaten sizin içinizde olsalar bile çok azı dışında savaşmazlardı.

Tefhim-ul Kuran

Onlar (münafıklar, düşman) birliklerinin gitmediklerini sanıyorlardı. Eğer (askeri) birlikler gelecek olsa, çölde bedevi araplar arasında olup sizin haberlerinizi (oradan) sormayı cidden arzu ediyorlardı. Fakat içinizde olsalardı ancak pek az savaşırlardı.

Ümit Şimşek

Onlar, düşman topluluklarının hiç gitmeyeceklerini sanıyorlardı. Düşman topluluklarının tekrar gelmeleri halinde onlar çölde, bedevîler arasında bulunup da sizin haberlerinizi uzaktan uzağa almak isterler. Gerçi sizin aranızda bulunsalar da pek azı dışında savaşan olmaz.

Yaşar Nuri Öztürk

Düşman hiziplerin gitmediğini sanıyorlar. Düşman hizipler gelecek olsalar, bunlar isterler ki, bedevi araplar içinde bulunsunlar da sizinle ilgili haberleri sorsunlar. Şayet içinizde bulunsalardı, pek azı müstesna, savaşmayacaklardı.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Münafiqlər qorxularından Xəndək müharibəsində mələklərin pərən-pərən saldığı düşmən) dəstələrinin çıxıb getmədiklərini zənn edirlər. O dəstələrin bir də qayıdıb gələcəyi təqdirdə onlar (qorxularından) çöldə bədəvilər arasında olmaq istərdilər ki, (gəlib-gedəndən) sizə dair xəbərləri soruşub öyrənsinlər. (Əgər möʼminlər zəfər çalıbsa, qənimətə şərik çıxsınlar, yox, əgər kafirlər qalib gəliblərsə, onlara qoşulsunlar). Əgər aranızda olsaydılar, çox az (özü də yalandan) döyüşərdilər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie meinen, die feindlichen Verbände wären noch nicht fortgezogen. Wenn die feindlichen Verbände wiederkommen sollten, würden diese Heuchler wünschen, sie wären unter den Beduinen, um Erkundigungen über euch einzuholen. Wenn sie unter euch wären, hätten sie kaum gekämpft.

Almanca — Der Edle Quran

Sie meinen, die Gruppierungen seien nicht weggegangen. Und wenn die Gruppierungen (wieder)kommen sollten, möchten sie gern, sie wären in der Wüste unter den Wüstenarabern und würden sich (nur) über euch erkundigen. Und wenn sie unter euch wären, würden sie nur wenig kämpfen.

Almanca — M. A. Rassoul

Sie meinen, daß die Verbündeten noch nicht abgezogen seien; und wenn die Verbündeten kommen sollten, so würden sie lieber bei den nomadischen Arabern in der Wüste sein und dort Nachrichten über euch erfragen. Und wenn sie bei euch wären, so würden sie nur wenig kämpfen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie denken, daß Al-ahzab noch nicht gegangen wären. Und sollten Al-ahzab wieder kommen, würden sie sich wünschen: sie wären zu den Wüstenarabern gegangen und hätten da nach euren Nachrichten gefragt. Und wären sie bei euch gewesen, würden sie doch nur ein wenig mitkämpfen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They -these hypocrites- think that the confederates have not yet lifted the seige nor have they withdrawn. And should the confederates lay seige again (to Madina). they will wish they were wandering among the Bedouins in the desert and then they will learn of your news and events while at a safe distance. Had these people been among you in combat they would not have engaged in fighting but a little.

Abdul Haleem

They think the joint forces have not gone, and if the joint forces did come again they would wish they were in the desert, wandering among the Bedouin and seeking news about you [from a safe distance]. Even if they were with you [believers], they would hardly fight at all.

Abdullah Yusuf Ali

They think that the Confederates have not withdrawn; and if the Confederates should come (again), they would wish they were in the deserts (wandering) among the Bedouins, and seeking news about you (from a safe distance); and if they were in your midst, they would fight but little.

Abul A'la Maududi

They think that the invading confederates have not yet gone. But if the confederates were to mount another assault, they would wish to be in the desert among the bedouins and keep themselves informed about you from there. But even if they remained in your midst, hardly would they fight.

Aisha Bewley

They think that the Confederates have not departed and if the Confederates did appear then they would wish they were out in the desert with the Arabs, asking for news of you. If they were with you they would only fight a very little.

Al-Hilali & Khan

They think that Al-Ahzâb (the Confederates) have not yet withdrawn; and if Al-Ahzâb (the Confederates) should come (again), they would wish they were in the deserts (wandering) among the bedouins, seeking news about you (from a far place); and if they (happen) to be among you, they would not fight but little.

Ali Quli Qarai

They suppose the confederates have not left yet, and were the confederates to come [again], they would wish they were in the desert with the Bedouins asking about your news, and if they were with you they would fight but a little.

Amatul Rahman Omar

They (still) think that the (invading) confederates have not yet withdrawn. Should the confederates come (again) they would wish to be (desert dwellers) among the bedouins in the desert asking for news about you (whether you were safe or destroyed). And had they been among you they would not have fought (along with you), save a few.

Arthur John Arberry

They think the Confederates have not departed; and if the Confederates come, they will wish that they were desert-dwellers among the Bedoums asking for news of you. If they were among you, they would fight but little.

Bijan Moeinian

They cannot believe their eyes that the enemy’s army has gone away. If it happened such that the enemy returns, they will prefer to be in a small village in the middle of the desert and hear about you from there! They would definitely take the least part in the battle, if the enemy had to return.

E. Henry Palmer

They reckoned that the confederates would never go away; and if the confederates should come they would fain be in the desert with the Arabs, asking for news of you! and if they were amongst you they would fight but little.

Edip-Layth

They thought that the opponents had not yet mobilized. If the opponents do appear, they wish that they were out in the desert, seeking out news for you. Even if they were among you, they would not have fought except very little.

George Sale

They imagined that the confederates would not depart and raise the siege: And if the confederates should come another time, they would wish to live in the deserts among the Arabs who dwell in tents, and there to inquire after news concerning you; and although they were with you this time, yet they fought not, except a little.

Hamid S. Aziz

Being niggardly in their help to you; but when fear comes, you will see them looking to you, their eyes rolling like one swooning unto death; but when the fear is gone they smite you with sharp tongues, being covetous of the goods (spoils of war). These have not believed. Therefore Allah has made their deeds ineffective (vain, fruitless); and this is easy for Allah.

Mahmoud Ghali

They reckon that the (allied) parties have not gone away. And in case the (allied) parties come up, they would prefer if they were frequenters among the Arabs (Or: desert dwellers) (of the desert) asking for information about you. And if they were among you, in no way would they fight except a little.

Marmaduke Pickthall

They hold that the clans have not retired (for good); and if the clans should advance (again), they would fain be in the desert with the wandering Arabs, asking for the news of you; and if they were among you, they would not give battle, save a little.

Mohamed Ahmed - Samira

They think the allied tribes have not withdrawn; and if the allied tribes had advanced they would have wished that they were rather with the Arabs of the desert asking news of you; and had they been among you they would have fought but just a little.

Muhammad Asad

They think that the Confederates have not [really] withdrawn; and should the Confederates return, these [hypocrites] would prefer to be in the desert, among the bedouin, asking for news about you, [O believers, from far away;] and even were they to find themselves in your midst, they would but make a pretence at fighting [by your side].

Mustafa Khattab

They ˹still˺ think that the enemy alliance has not ˹yet˺ withdrawn. And if the allies were to come ˹again˺, the hypocrites would wish to be away in the desert among nomadic Arabs, ˹only˺ asking for news about you ˹believers˺. And if the hypocrites were in your midst, they would hardly take part in the fight.

Progressive Muslims

They thought that the opponents had not yet mobilized. And if the opponents do appear, they wish that they were out in the desert, seeking out news for you. Even if they were among you, they would not have fought except very little.

Sahih International

They think the companies have not [yet] withdrawn. And if the companies should come [again], they would wish they were in the desert among the bedouins, inquiring [from afar] about your news. And if they should be among you, they would not fight except for a little.

Sam Gerrans

They think the parties have not left; and if the parties come, they will wish they were desert-dwellers among the desert Arabs asking for reports of you. And were they among you, they would fight only a little.

Shabbir Ahmed

They think that the enemy clans have not withdrawn. And if the confederate clans come back, these (hypocrites) would prefer to be in the desert with the Bedouins, asking for news about you, from far away. And if they were among you, they would only pretend to fight.

Syed Vickar Ahamed

They think that the groups (opposing Islam) have not (lost and) withdrawn; And if those groups should come (again), they wish they were in the deserts together with the (wandering) Bedouins, and trying to find news about you (from far); And if they were in among you, they will fight very little.

Taqi Usmani

They think that the coalition forces have not (yet) gone. And should the coalition forces come (again), they would like to be living in countryside among the Bedouins, asking (others) about your news. And even if they were to remain among you, they would not fight, but a little.

The Monotheist Group

They thought that the Confederates had not yet mobilized. And if the Confederates do appear, they wish that they were out with the Nomads, seeking out news for you. Even if they were among you, they would not have fought except very little.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils pensent que les coalisés ne sont pas partis. Or si les coalisés revenaient, (ces gens-là) souhaiteraient être des nomades parmi les Bédouins et (se contenteraient) de demander de vos nouvelles. Sʹils étaient parmi vous, ils nʹauraient combattu que très peu.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji wan munafiqan we ye ku hêzên hevkar ên dijmin hê jî ji dora Medînê neçûne. Eger ku leşkerên hevalbendan dîsa vegerin (şerê we), ew munafiq dixwazin ku herin çolê, bikevin nava bedewiyan û ji dûr ve der heqê we de xeberan bigirin. Jixwe eger ew di nav we de bûna jî, dê hindikî şer bikirina.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij rekenen erop dat de partijen niet zouden weggaan, maar als de partijen (nog eens) zouden komen zouden zij het liefst in de woestijn bij de bedoeïenen willen zijn om daar naar nieuws over jullie te vragen. En als zij bij jullie zouden zijn zouden zij maar weinig strijden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij verbeeldden zich, dat de verbondenen niet zouden aftrekken en het beleg opheffen; en indien de verbondenen ten tweedenmale opkwamen, zouden zij wenschen in de woestijn te wezen, onder de Arabieren die in tenten wonen en daar slechts naar nieuws van u te vernemen; want hoewel zij dien tijd met u waren, vochten zij niet dan flauw.

Hollandaca — Siregar

Zij dachten dat de bondgenoten nog niet waren weggetrokken. En als de bondgenoten zouden terugkomen, dan zouden zij wensen dat zij zich bij de bedoeïnen bevonden, vragend naar nieuws over jullie. En als zij zich onder jullie zouden bevinden, dan zouden zij niet strijden, behalve even.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

Считают они [лицемеры], что ополчившиеся (войска неверующих) не ушли. А если (допустить, что) ополчившиеся (войска) (снова) придут (к Медине), (то в таком случае) они [лицемеры] хотели бы оказаться кочующими среди (пустынных) арабов [бедуинов], расспрашивая про известия о вас [победили вы или потерпели поражение]. А если бы они [лицемеры] были с вами, то сражались бы лишь немного (из-за трусости, униженности и слабой убежденности).

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De tror att de sammansvurna i själva verket inte har dragit sig tillbaka; och om de återkommer skulle dessa (hycklare) helst vilja vara bland nomaderna i öknen och (där på betryggande avstånd) höra sig för (hur det till sist går för) er. Och om de då skulle befinna sig tillsammans med er, skulle de försöka hålla sig undan från striderna.