Şüphesiz Rabbin kıyamet günü, üzerinde ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda onlar arasında hüküm verecektir.

اِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فِيمَا كَانُوا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

inne rabbeke huve yefSilu beynehum yevme l-ḳiyāmeti fīmā kānū fīhi yeḣtelifūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّinneşüphesiz
2رَبَّكَrabbekeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbin
3هُوَhuveO
4يَفْصِلُyefSiluف ص لBir şeyi başka bir şeyden ayırmak/bölmek, ayrım/bölme yapmak, belirgin/açık/net/bariz yapmak, detaylı açıklamak, ayırt etmek, iki şey arasında karar vermek (örneğin doğru ile yanlış arasında), belirgin kısım/bölüm.hükmedecektir
5بَيْنَهُمْbeynehumب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinonların aralarında
6يَوْمَyevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigünü
7الْقِيٰمَةِl-ḳiyāmetiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkıyamet
8فِيمَاfīmāşeylerde
9كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinoldukları
10فِيهِfīhikonularda
11يَخْتَلِفُونَyeḣtelifūneخ ل فTakip etmek/ardından gelmek/başkasının yerine geçmek, yerine geçmek veya yerini almak, birine tedarikçi olmak/tedarik etmek, birine bir şeyi iade etmek veya değiştirmek, arkadan vurmak veya çarpmak, eşinin yokluğunda/arkasından başkasına meyletmek, birinin arkasından konuşmak/bahsetmek, geride kalmak/ileri gitmemek, tüm iyiliklerden mahrum kalmak, başarılı olamamak veya gelişememek, bozulmak veya kötüye gitmek, geri çekilmek/ayrılmak/uzaklaşmak, bir şeyden uzak durmak/kaçınmak/sakınmak, aptallaşmak/zeka eksikliği göstermek, huysuz/zor mizaçlı olmak, geride bırakmak, birini halef olarak atamak, biriyle anlaşamamak veya farklı düşünmek, birine karşı çıkmak veya muhalefet etmek, sözünü tutmamak/yerine getirmemek, karşılıklı takip etmek/dönüşümlü olmak/değişmek, sürekli ileri geri hareket etmek (gelip gitmek), farklı olmak/benzememekayrılığa düştükleri

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki Rabbin, kıyâmet gününde, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında, aralarında hükmedecek.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki Rabbin, kıyâmet gününde, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında, aralarında hükmedecek.

Adem Uğur

Muhakkak ki Rabbin, ihtilâf etmekte oldukları şeyler hakkında kıyamet günü onların aralarında hükmedecektir.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki senin Rabbin O, hakkında karşı çıktıkları konularda kıyamet sürecinde onların aralarında hüküm verecektir.

Ahmet Tekin

Rabbin onların ihtilâf çıkarmakta oldukları konularda, Kıyamet günü, aralarında ayrı ayrı hesaplarını görerek hükmünü icra edecektir.

Ahmet Varol

Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düştükleri konularda kıyamet günü hüküm verecektir.

Ali Bulaç

Şüphesiz, senin Rabbin, ihtilafa düştükleri şeyler konusunda kıyamet günü aralarında 'hükmünü verip ayıracaktır'.

Ali Fikri Yavuz

Şüphe yok ki Rabbin, (müminlerle kâfirlerin) aralarında, kıyamet günü, ihtilâf edip durdukları (dine ait) şeylerde hükmünü verecektir.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, Efendin; O, uyuşmazlığa düştükleri konularda, Yeniden Yaratılış Günü'nde, aralarında yargı verecektir.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz ki Rabbin, kıyamet gününde bizzat kendisi, onların aralarında ihtilafa düştükleri konularda hükmünü verecektir.

Bekir Sadak

Muhakkak ki Rabbin ayriliga dustukleri seylerde kiyamet gunu aralarinda hukmedecektir.

Celal Yıldırım

Şüphesiz ki Rabbın onların ihtilâf ettikleri şeyler hakkında Kıyamet günü aralarında hükmedip (haklıyı haksızdan) ayırd edecektir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Muhakkak ki rabbin, ihtilâf edip durdukları hususlarda kıyamet günü onların arasında hükmünü verecektir.

Diyanet İşleri

Şüphesiz Rabbin kıyamet günü, üzerinde ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda onlar arasında hüküm verecektir.

Diyanet İşleri (eski)

Muhakkak ki Rabbin ayrılığa düştükleri şeylerde kıyamet günü aralarında hükmedecektir.

Diyanet Vakfi

Muhakkak ki Rabbin, ihtilâf etmekte oldukları şeyler hakkında kıyamet günü onların aralarında hükmedecektir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Şimdi ihtilafa düştükleri şeyler hakkında şüphesiz ki Rabbin kıyamet günü aralarında ayırıcı hükmü verecektir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şimdi ihtilaf edip durdukları şeylerde şüphesiz ki, Rabbin kıyamet günü aralarında ayrıca hükmü verecektir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şimdi ihtilaf edib durdukları şeylerde hiç şübhesiz ki rabbın Kıyamet günü beyinlerini fasledecektir

Erhan Aktaş

Senin Rabb'in; kıyamet günü, anlaşmazlığa düştükleri şeylerde onların arasını ayırır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Senin Rabbin; Kıyamet Günü, anlaşmazlığa düştükleri şeylerde onların arasını ayırır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Senin Rabb'in; Kıyamet Günü, anlaşmazlığa düştükleri şeylerde onların arasını ayırır.

Fizilal-il Kuran

Şüphesiz Rabb'in kıyamet günü, ayrılığa düştükleri konularda onların aralarında hükmedecektir.

Gültekin Onan

Şüphesiz, senin rabbin, ihtilafa düştükleri şeyler konusunda kıyamet günü aralarında 'hükmünü verip ayıracaktır'.

Hamdi Döndüren

Hiç kuşkusuz, senin Rabbin, kıyamet günü, onların ayrılığa düştükleri konularda, aralarında hükmünü verecektir.

Hasan Basri Çantay

İhtilaf etmekde oldukları şeyler hakkında muhakkak ki Rabbin, (evet) O, kıyamet günü onların aralarında hükmedecekdir.

Hasib Asutay

Şüphesiz Rabbin kıyamet günü, ihtilafa düştükleri şeyler hakkında onların aralarında hükmedecektir.

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz ki üzerinde ihtilâfa düşegeldikleri şeyler hakkında, kıyâmet günü aralarını ayıracak (hüküm verecek) olan ancak Rabbindir.

İbni Kesir

Ayrılığa düştükleri şeylerde; Rabbın, muhakkak ki kıyamet günü aralarında hükmedecektir.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki Rabbin anlaşmazlığa düştükleri şeyler hakkında kıyamet günü aralarında hükmedecektir.

Muhammed Esed

Şüphe yok ki Allah, ihtilaf ettikleri bütün konularda Kıyamet Günü insanlar arasında bir hüküm verecektir.

Mustafa İslamoğlu

Şüphesiz kıyamet günü anlaşmazlığa düştükleri konularda aralarında hüküm verecek olan elbet senin Rabbindir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Muhakkak ki, senin Rabbin (evet) O, kendisinde ihtilâf eder oldukları şeylerde aralarını Kıyamet günü (hâl ve) fasledecektir.

Ömer Öngüt

Şüphesiz ki Rabbin ayrılığa düştükleri şeyler hakkında kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.

Suat Yıldırım

Senin Rabbin kıyametteki büyük duruşma günü ihtilaf ettikleri hususlarda onlar arasında kesin hükmü elbet verecektir.

Süleyman Ateş

Şüphesiz Rabbin, kıyamet günü, ayrılığa düştükleri konularda onların aralarında hükmedecektir.

Süleymaniye Vakfı

Rabbin kıyamet /mezardan kalkış günü, anlaşmazlığa düştükleri konularda (haklıyla haksızın) aralarını ayıracaktır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Senin Rabbin ayrılığa düştükleri konularda kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.

Şaban Piriş

Şüphesiz Rabbin, hakkında ayrılığa düştükleri konularda kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.

Tefhim-ul Kuran

Hiç şüphe yok, senin Rabbin, ihtilafa düştükleri şeyler konusunda kıyamet günü aralarında 'hükmünü verip ayıracaktır'.

Ümit Şimşek

Kıyamet gününde Rabbin, onların anlaşmazlığa düştükleri şey için aralarındaki hükmünü verecektir.

Yaşar Nuri Öztürk

Kuşkusuz, Rabbin, evet O, ihtilaf edip durdukları hususlarda onların arasını ayıracaktır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Həqiqətən, sənin Rəbbin ixtilafda olduqları məsələlər barəsində Qiyamət günü onların arasında hökm verəcəkdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Həqiqətən, sənin Rəbbin onların (möʼminlərlə kafirlərin) arasında qiyamət günü ixtilafda olduqları (dini) məsələlər barədə hökm verəcəkdir!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Gott allein ist es, Der am Jüngsten Tag zwischen ihnen über ihre Streitigkeiten entscheiden wird.

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, dein Herr ist es, Der zwischen ihnen am Tage der Auferstehung über das richten wird, worüber sie uneinig waren.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, dein HERR ist Derjenige, Der zwischen ihnen am Tag der Auferstehung richten wird über das, worüber sie uneins zu sein pflegten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Therefore, wait O Muhammad; Allah, your Creator, shall in Day of Judgement, decide the question pertaining to every Messenger and his own people and to the matters in difference.

Abdul Haleem

[Prophet], it is your Lord who will judge between them on the Day of Resurrection concerning their differences.

Abdullah Yusuf Ali

Verily thy Lord will judge between them on the Day of Judgment, in the matters wherein they differ (among themselves)

Abul A'la Maududi

Surely your Lord will judge among them on the Day of Resurrection concerning the matters about which the Children of Israel used to differ.

Aisha Bewley

On the Day of Rising your Lord will decide between them regarding everything about which they differed.

Al-Hilali & Khan

Verily, your Lord will judge between them, on the Day of Resurrection, concerning that wherein they used to differ.

Ali Quli Qarai

Indeed your Lord will judge between them on the Day of Resurrection concerning that about which they used to differ.

Amatul Rahman Omar

And your Lord is One Who on the Day of Resurrection will judge between them concerning every issue over which they used to disagree;

Arthur John Arberry

Surely thy Lord will distinguish between them on the Resurrection Day, touching that whereon they were at variance.

Bijan Moeinian

On the Day of Judgment, I will point out to them what misled them later and caused them to differ in the religious issues [which turned them away from the right path. ]

E. Henry Palmer

Verily, thy Lord, he shall decide between them on the resurrection day concerning that whereon they do dispute.

Edip-Layth

Your Lord will separate between them on the day of resurrection regarding what they disputed in.

George Sale

Verily thy Lord will judge between them, on the day of resurrection, concerning that wherein they have disagreed.

Hamid S. Aziz

And We made of them Imams (religious or spiritual leaders) to guide by Our command when they were patient, and they were certain of Our revelations.

Mahmoud Ghali

Surely your Lord is He Who will distinguish between them on the Day of the Resurrection concerning that wherein they used to differ.

Marmaduke Pickthall

Lo! thy Lord will judge between them on the Day of Resurrection concerning that wherein they used to differ.

Mohamed Ahmed - Samira

Surely your Lord will decide between them about what they were at variance, on the Day of Resurrection.

Muhammad Asad

VERILY, it is God alone who will decide between men on Resurrection Day with regard to all on which they were wont to differ.

Mustafa Khattab

Indeed, your Lord will decide between them on the Day of Judgment regarding their differences.

Progressive Muslims

Your Lord will separate between them on the Day of Resurrection regarding that which they disputed in.

Sahih International

Indeed, your Lord will judge between them on the Day of Resurrection concerning that over which they used to differ.

Sam Gerrans

Thy Lord will decide between them on the Day of Resurrection concerning that wherein they differed.

Shabbir Ahmed

(But later, the Children of Israel divided among themselves and lost their glory. ) Verily, your Lord will decide between them on the Resurrection Day, regarding everything they disputed.

Syed Vickar Ahamed

Surely, your Lord will judge between them on the Day of Judgment, in the matters in which they differed.

Taqi Usmani

Surely, your Lord will judge between them on the Day of Judgment in what they used to differ.

The Monotheist Group

Your Lord will separate between them on the Day of Resurrection regarding that which they disputed in.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ton Seigneur, cʹest Lui qui décidera entre eux, au Jour de la Résurrection, de ce sur quoi ils divergeaient.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman Xwedayê te roja qiyametê der barê ya ku di heqê wan de ew bi hev ketibûn, dê di navbera wan de daraz/hukim bike.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, uw Heer zal tusschen hen richten op den dag der opstanding, nopens datgene, waaromtrent zij hebben verschild.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, jouw Heer oordeelt tussen hen op de Dag der Opstanding over dat waarover zij plachten te redetwisten.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, Господь твой (о, Пророк) (справедливо) рассудит между ними [между верующими и неверующими] в День Воскрешения в том, в чем они разногласили (в вопросах Веры и исполнения Слова Аллаха)!

Rusça — Osmanov

Воистину, твой Господь рассудит между сынами Исраила в День воскресения в том, в чем они расходились.