Sabredip ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, içlerinden emrimizle doğru yola ileten önderler çıkardık.

وَجَعَلْنَا مِنْهُمْ اَئِمَّةً يَهْدُونَ بِاَمْرِنَا لَمَّا صَبَرُوا وَكَانُوا بِاٰيَاتِنَا يُوقِنُونَ

ve ceǎlnā minhum eimmeten yehdūne bi emrinā lemmā Saberū ve kānū bi āyātinā yūḳinūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَجَعَلْنَاve ceǎlnāج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakve yetiştirmiştik
2مِنْهُمْminhumonların içinden
3اَئِمَّةًeimmetenا م مammina: önermek, bir yere doğru adım atmak, tamir etmek, yönelmek [5:2]ummun/umm: anne, kaynak, prensip, prototip, köken, örnek;ummi: anneye ait, okuma yazma bilmeyen, Arap, kendilerine ait vahyedilmiş kutsal kitabı olmayan;ummatun: bir insanın akrabaları, kabile, parti, topluluk, millet, ortak özellikleri veya koşulları olan canlı grubu, insan veya hayvan topluluğu, yaratılış, nesil, Allah'ın yarattıkları;ummah: davranış yolu/şekli/tarzı, inanç, din, millet, zaman veya zaman dilimi, dürüst kişi, iyilik/erdemlerle tanınan ve örnek alınan kişi;imam: lider, başkan, takip edilen herhangi bir nesne (örn. insan/kitap/anayol), model, örnek, kalıp;amama: önce, önünde [75:5]önderler
4يَهْدُونَyehdūneه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.doğru yola ileten
5بِاَمْرِنَاbi emrināا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakbuyruğumuzla
6لَمَّاlemmāzaman
7صَبَرُواSaberūص ب رdirenmek, dayanmak, bağlamak, sabırlı veya kararlı olmak, sabırla dayanmak, mantık ve emirlere kararlılıkla bağlı kalmak, mantık ve yasaların yasakladığı şeylerden kendini alıkoymak, üzüntü, huzursuzluk ve sabırsızlığı göstermekten kaçınmak. Bu kelime jaz'a'nın (üzüntü ve huzursuzluk gösterme) zıttıdır.sabrettikleri
8وَكَانُواve kānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinve olduklarında
9بِاٰيَاتِنَاbi āyātināا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerimize
10يُوقِنُونَyūḳinūneي ق نkesinlik, elbette, kesinlikle, emin olmak/olmak/açık olmak, saptamak, kesin olan kişikesinlikle inanıyor

Tüm mealler

Meal seçin (97 / 97 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve içlerinden, sabrettikleri takdîrde onları, emrimizle doğru yola sevkedecek rehberler tâyin etmiştik ve onlar, delillerimize adamakıllı inanmışlardı.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve içlerinden, sabrettikleri takdîrde onları, emrimizle doğru yola sevkedecek rehberler tâyin etmiştik ve onlar, delillerimize adamakıllı inanmışlardı.

Abdullah Aydın

İsrailoğullarından da (dinlerinde) sabrettikleri ve ayetlerimize inandıkları için emrimizle (insanları) doğru yola götürecek imamlar (rehberler) tayin etmiştik.

Adem Uğur

Sabrettikleri ve âyetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten rehberler tayin etmiştik.

Ahmed Hulusi

Onlardan, sabrettiklerinde, emrimizle hakikate erdiren önderler oluşturduk! Onlar işaretlerimize ikan sahibi oldular!

Ahmet Davudoğlu

İsrail oğullarından da sabrettikleri için, emrimizle doğru yolu gösterecek önderler yetiştirdik. Onlar, (Tevrat'taki) âyetlerimizi kesin olarak biliyorlardı.

Ahmet Tekin

Sebatkâr davrandıkları, sabrederek mücadeleye devam edip, âyetlerimizi gerekçeleriyle kavrayıp kesinlikle inandıkları devirde, onların içinden, yaptığımız planın gereği, bizim düzenimizi uygulayarak doğru yola sevkeden rehberler, önderler, imamlar yetiştirdik.

Ahmet Varol

Sabrettiklerinde onlardan, bizim emrimizle doğruya ileten önderler kıldık (çıkardık). Onlar ayetlerimize de kesin olarak inanıyorlardı.

Ali Arslan

İsrail oğulları sabrettikleri zaman onlardan, emrimizle doğru yola götürecek önderler (nebîler, âlimler) kıldık. O önderler âyetlerimize kesinlikle inanırlardı.

Ali Bulaç

Ve onların içinden, sabrettikleri zaman emrimizle doğru yola iletip yönelten önderler kıldık; onlar bizim ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı.

Ali Fikri Yavuz

İsrâiloğullarından da, (dinlerinde) sabrettikleri için, emrimizle (insanları) doğru yola götürecek imamlar (önderler) yetiştirmiştik. Onlar, (Tevrat’daki) ayetlerimizi yakînen biliyorlardı.

Ali Rıza Safa

Dirençli oldukları ve ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, onların arasından, buyruğumuzla yol gösteren önderler çıkardık.

Arif Pamuk

Sabrettikleri ve ayetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden buyruğumuzla doğru yola ileten önderler yetiştirmiştik.

Ayntabî Mehmet Efendi

Ve içlerinden, (tâatime) sabrettikleri zaman, emrimizle doğru yola iletir, rehberler yetiştirmiştik. Ve onlar, âyetlerimizi yakînen biliyorlardı.

Bahaeddin Sağlam

Biz o İsrail oğullarından, sabrettikleri zaman, emrimizle (insanlara) yol gösteren önderler yaptık. Onlar, âyetlerimize gerçekten inanıyorlardı.

Bayraktar Bayraklı

Sabretmelerinden dolayı onlardan, bizim emrimizle kendilerine doğru yolu gösteren önderler tayin ettik. Onlar, bizim ayetlerimize kesin olarak inanıyorlardı.

Bekir Sadak

Sabredip ayetlerimize kesin olarak inanmalarindan oturu, aralarindan, onlari buyrugumuzla dogru yola goturen onderler yaptik.

Bir Heyet

Onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten rehberler tayin etmiştik.

Celal Yıldırım

Onlardan bir kısmını sabrettikleri ve âyetlerimize kesinlikle inandıkları için emrimizle doğru yola irşâd eden önderler yaptık.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sabredip âyetlerimize kesin olarak iman ettikleri zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yolu gösteren rehberler çıkardık.

Diyanet İşleri

Sabredip ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, içlerinden emrimizle doğru yola ileten önderler çıkardık.

Diyanet İşleri (eski)

Sabredip ayetlerimize kesin olarak inanmalarından ötürü, aralarından, onları buyruğumuzla doğru yola götüren önderler yaptık.

Diyanet Vakfı (1993)

Sabrettikleri ve âyetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten rehberler tayin etmiştik.

Diyanet Vakfi

Sabrettikleri ve âyetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten rehberler tayin etmiştik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onların içinden, sabrettikleri zaman bizim emrimizle doğru yola ileten önderler yetiştirmiştik. Onlar, bizim âyetlerimize kesin bir şekilde inanıyorlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İçlerinden, sabrettikleri zaman emrimizle doğru yolu gösteren öncül imamlar (önderler) yetiştirmiştik. Onlar ayetlerimize kesin bir şekilde sarılmışlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve içlerinden öncül imamlar yetiştirmiştik ki sabrettiklerinde emrimizle hidayet ediyorlardı ve ayetlerimize yakin ile sarılmışlardı

Erhan Aktaş

Sabrettikleri ve ayetlerimize tam bir bağlılık gösterdikleri için, onlardan buyruğumuzla doğru yola ileten önderler çıkardık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sabrettikleri ve ayetlerimize tam bir bağlılık gösterdikleri için, onlardan buyruğumuzla doğru yola ileten önderler çıkardık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sabrettikleri ve ayetlerimize tam bir bağlılık gösterdikleri için, onlardan buyruğumuzla doğru yola ileten önderler çıkardık.

Fizilal-il Kuran

Sabrettikleri ve ayetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola götüren önderler yaptık.

Gültekin Onan

Ve onların içinden, sabrettikleri zaman buyruğumuzla doğru yola iletip yönelten imamlar kıldık; onlar bizim ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı.

Hamdi Döndüren

İsrail oğullarından da, sabrettikleri sürece, sözümüz gereği doğru yolu gösterecek önderler çıkardık. Onlar âyetlerimize kesin olarak inanıyorlardı.

Hasan Basri Çantay

İçlerinde de, sabır (ve sebat) etdikleri zaman emrimizle doğru yola sevk edecek rehberler ta'yin etmişdik ve onlar ayetlerimizi çok iyi biliyorlardı.

Hasan Tahsin Feyizli

Sabrettikleri ve (Tevrat'taki) âyetlerimize kesin inandıkları zaman, içlerinden (onları) emrimizle doğru yola iletecek önderler yetiştirdik.

Hasib Asutay

Sabrettikleri ve âyetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten rehberler kılmıştık. (11) (11. Bu önderlerin, fakihler ve âlimler olduğu söylenmiştir.)

Hayrat Neşriyat

(İsrâiloğulları) sabrettikleri zaman, onların içinden, emrimizle hak yolu gösterecek önderler kıldık. Çünki (onlar) âyetlerimize kat'î olarak inanıyorlardı.

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

Aralarından, onları buyruğumuzla doğru yola götüren önderler yaptık.

Hüseyin Kaleli

“Onlardan imamlar da yaptık. Emrimizle sabrettikleri zaman hidâyete ererler. Âyetlerimize de iyi inanıyor idiler.”

İbni Kesir

İçlerinden de sabrettikleri zaman emrimizle doğru yola götürecek kılavuzlar tayin ettik. Ve onlar ayetlerimizi çok iyi biliyorlardı.

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

Onlar dinlerinde sabır ve sebat ettikleri zaman, içlerinden emrimizle doğru yolu gösteren rehberler tayin ettik ki, onlar ayetlerimize kat'i şekilde iman ederlerdi.

Mehmet Okuyan

Sabrettikleri ve ayetlerimize kesin bir şekilde inandıkları zaman onların içinden, emrimizle doğru yola ulaştıran önderler çıkarmıştık.

Muhammed Esed

ve (nasıl ki) sabredip mesajlarımıza tereddütsüz inandıkları zaman, onların içinden, buyruklarımız doğrultusunda (kavimlerini) hidayete ulaştıran önderler çıkardık, (işte böylece, ey Muhammed, sana vahyedilmiş olan ilahi kelam için de aynı şey geçerli olacak.)

Mustafa İslamoğlu

Yine (unutma ki), zorluklara göğüs gerip ayetlerimize gönülden inandıkları zamanlarda, emrimizle içlerinden hidayete ulaştıran önderler çıkarmıştık.

Nedim Yılmaz

Sabrettikleri ve ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, içlerinden, buyruğumuzla doğru yolu gösteren önderler çıkardık.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve sabrettikleri zaman onlardan rehberler kılmıştık ki, Bizim emrimizle doğru yola sevkederlerdi ve âyetlerimize yakînen kani bulunmuşlardı.

Ömer Öngüt

İçlerinden sabrettikleri zaman emrimizle doğru yola ileten önderler tayin ettik. O önderler âyetlerimize kesinlikle inanırlardı.

Ömer Rıza Doğrul

Onlardan sabrettikleri ve âyetlerimizi yakînen tanıdıkları zaman, emrimize doğru yola iletir rehberler yapmıştık.

Suat Yıldırım

(23-24) Şu bir gerçektir ki, sana verdiğimiz gibi Mûsâ’ya da kitap vermiş, sana vahyettiğimiz gibi ona da vahyetmiştik. Dolayısıyla onun da böyle bir vahiy aldığından hiç tereddüdün olmasın. Biz ona verdiğimiz kitabı, İsrailoğullarına rehber kıldık. Onlar sabrettiği ve âyetlerimize kesin olarak inandıkları müddetçe, Biz, emir ve irşadımızla onlardan doğru yolu gösteren önderler tayin ettik.

Süleyman Ateş

Sabrettikleri ve ayetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten önderler yetiştirmiştik.

Süleymaniye Vakfı

Onların içinden kimileri ayetlerimize kesin olarak inanıp sabırlı davranınca /duruşlarını bozmayınca, o kişileri emrimizle (kitabımızla) yol gösteren önderler yaptık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetlerimize kesin olarak inanıp dik duruş gösterdikleri zaman onları, emrimizle yol gösteren önderler yapmıştık.

Şaban Piriş

Sabretmeleri ve ayetlerimize iyice inanmaları sebebiyle, emrimizle onlardan bir kısmını doğru yolu gösteren önderler yapmıştık.

Talat Koçyiğit

Sabretmeleri ve âyetlerimize yakinen inanmaları dolasıyla, içlerinden bir kısmını, emrimizle doğru yola sevkeden önderler yapmıştık.

Tefhim-ul Kuran

Ve onların içinden, sabrettikleri zaman emrimizle doğru yola iletip yönelten önderler kıldık; onlar bizim ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı.

Ümit Şimşek

Onlar âyetlerimize kesin bir şekilde iman ederek sabır ve sebat ettiklerinde, içlerinden buyruğumuzla insanlara doğru yolu gösteren önderler tayin ettik.

Yaşar Nuri Öztürk

Sabrettikleri zaman içlerinden, bizim emrimizle doğru yola ileten önderler çıkarmıştık. Onlar bizim ayetlerimize gereğince inanıyorlardı.

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

Sabreden ve âyetlerimize îmân edenleri emrimizle hidayete erdirmeleri için onlardan, insanlara rehber tayin etmiştik.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Səbir etdiklərinə və ayələrimizə yəqinliklə inandıqlarına görə Biz əmrimizlə onlardan doğru yolu göstərən rəhbərlər təyin etmişdik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Çətinliklərə) səbr etdikləri və ayələrimizə ürəkdən inandıqları üçün Biz onlardan (İsrail oğullarından) əmrimizlə (insanlara) haqq yolu göstərən rəhbərlər təʼyin etmişdik.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben unter den Kindern Israels einige zu führenden Religionsgelehrten gemacht, die nach unserem Gebot die anderen rechtleiteten, als sie Geduld übten und zuversichtlich an Unsere Zeichen glaubten.

Almanca — Der Edle Quran

Und Wir bestellten unter ihnen Vorbilder, die (sie) nach Unserem Befehl leiteten, als sie sich standhaft gezeigt halten und von Unseren Zeichen überzeugt waren.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Wir erweckten Führer aus ihrer Mitte, die (das Volk) nach Unserem Gebot leiteten, weil sie geduldig waren und fest an Unsere Zeichen glaubten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und WIR machten von ihnen Imame, die nach Unserer Anweisung zur Rechtleitung aufriefen, als sie sich in Geduld übten. Und sie pflegten Gewißheit an Unseren Ayat zu haben.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And based on this divine discourse which M?ssa imparted to them We ordained some of them religious leaders and authorities on matters of the law and the doctrine as well as other solemn observances. And We authorized this course after they had exercised patience and forbearance under provocation and bore with others their limitations and after they had hugged Our revelations to their hearts.

Abdul Haleem

When they became steadfast and believed firmly in Our messages, We raised leaders among them, guiding them according to Our command.

Abdullah Yusuf Ali

And We appointed, from among them, leaders, giving guidance under Our command, so long as they persevered with patience and continued to have faith in Our Signs.

Abul A'la Maududi

and when they remained steadfast and firmly believed in Our Signs, We created among them leaders who guided people by Our command.

Aisha Bewley

We appointed leaders from among them, guiding by Our command when they were steadfast and when they had certainty about Our Signs.

Al-Hilali & Khan

And We made from among them (Children of Israel), leaders, giving guidance under Our Command, when they were patient and used to believe with certainty in Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.).

Ali Quli Qarai

And amongst them We appointed imams to guide [the people] by Our command, when they had been patient and had conviction in Our signs.

Amatul Rahman Omar

So long as they remained steadfast We raised leaders from among them. They guided (the people) by Our command; and the people had firm faith in Our signs.

Arthur John Arberry

And We appointed from among them leaders guiding by Our command, when they endured patiently, and had sure faith in Our signs.

Bijan Moeinian

When the Jews believed and developed the patience, I raised among them the leaders to guide them to the right path.

E. Henry Palmer

And we made amongst them high priests who guided by our bidding, since they were patient and were sure of our signs.

Edip-Layth

We made from among them leaders who guided in accordance with Our command, for they were patient and had certainty regarding Our signs.

George Sale

and we appointed teachers from among them, who should direct the people at our command, when they had persevered with patience, and had firmly believed in our signs.

Hamid S. Aziz

And certainly We gave the Book to Moses, so be not in doubt concerning the receiving of it, and We made it a guide for the children of Israel.

Mahmoud Ghali

And We made from among them leaders guiding by Our Command, since they (endured) patiently and had certitude in Our signs.

Marmaduke Pickthall

And when they became steadfast and believed firmly in Our revelations, We appointed from among them leaders who guided by Our command.

Mohamed Ahmed - Samira

When they persevered and firmly believed Our revelations We appointed learned men among them who guided them by Our command.

Muhammad Asad

and [as] We raised among them leaders who, so long as they bore themselves with patience and had sure faith in Our messages, guided [their people] in accordance with Our behest [so, too, shall it be with the divine writ revealed unto thee, O Muhammad. ]

Mustafa Khattab

We raised from among them leaders,[1] guiding by Our command, when they patiently endured and firmly believed in Our signs.

Progressive Muslims

And We made from among them leaders who guided in accordance with Our command, for they were patient and had certainty regarding Our revelations.

Sahih International

And We made from among them leaders guiding by Our command when they were patient and [when] they were certain of Our signs.

Sam Gerrans

And We appointed among them leaders guiding by Our command when they were patient and of Our proofs were certain.

Shabbir Ahmed

We appointed among them leaders who led them by Our Command since they were steadfast in their commitment and had conviction in Our Revelations.

Syed Vickar Ahamed

And from them, We appointed leaders, giving guidance under Our Command, as long as they struggled with patience and continued to have faith in Our Signs (verses).

Taqi Usmani

And We appointed leaders from among them who guided (people) under Our command, when they observed patience, and kept firm belief in Our verses.

The Monotheist Group

And We made from them leaders who guided in accordance with Our commandment, for they were patient and had certainty regarding Our revelations.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et Nous avons désigné parmi eux des dirigeants qui guidaient (les gens) par Notre ordre aussi longtemps quʹils enduraient et croyaient fermement en Nos versets.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Çi dema wan sebir kir û wan ji dil bi ayetên me bawerî anî, me ji nav wan gelek rêber derxistin ku bi emrê me (xelk) rasterê dikirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij hebben sommigen van hen tot voorgangers gemaakt die volgens Ons bevel de goede richting wezen toen zij geduldig volhardden en van Onze tekenen vast overtuigd waren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En wij wezen leeraren onder hen aan, die het volk op ons bevel zouden leiden, indien zij met geduld volhard en standvastig in onze teekenen geloofd zouden hebben.

Hollandaca — Siregar

En Wij stelden vanwege kun geduld onder hen leiders aan, die leiding gaven volgens Ons bevel. En zij waren van Onze Tekenen oveirtuigd.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Из них (т. е. сынов Исраила) Мы поставили вождей (т. е. пророков), которые ведут [их] по Нашему повелению на прямой путь, поскольку они были терпеливы и уверовали в Наши знамения.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och när de bar sina motgångar med tålamod och bevarade sin övertygelse att Våra budskap (utgör sanningen), lät Vi ledare uppstå bland dem som ledde dem i enlighet med Våra bud.