Rum Suresi 36. Ayet — Elfaz
İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinirler. Eğer kendi işledikleri şeyler sebebiyle başlarına bir kötülük gelirse, bir de bakarsın ki ümitsizliğe düşerler.
1وَاِذَٓاve iƶāve zamanBağlaç+Zaman Zarfı
2اَذَقْنَاeƶeḳnābiz taddırdığımızMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayr · İf'âl Bâbıذ و قTadmak, tatmak, tat, zevk, hoşa giden şey, beğeni, damak tadı, keyif, hoşlanmak, zevk almak, haz duymak, estetik duygu
3النَّاسَn-nāseinsanlaraMarife (Belirlilik Takısı)+İsimن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.
5فَرِحُواferiHūsevinirlerMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibف ر حMemnun/mutlu/sevinçli/neşeli olmak, sevinmek, coşmak, coşan/sevinen kişi, canlı.
6بِهَاbihāonunlaHarf-i Cer+Zamir
7وَاِنْve inve eğerBağlaç+Şart Edatı
8تُصِبْهُمْtuSibhumonlara erişirseMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müennes Gaibe · İf'âl Bâbıص و بdökmek, isabet etmek, inmek. asaaba - yetişmek, başına gelmek, üzerine düşmek, irade etmek, etkilemek, felakete uğratmak, maksatlamak, dilemek. sawaabun - doğru şey, doğru yol. musiibun - başına gelen şey. musiibatun - felaket.
9سَيِّئَةٌseyyietunbir kötülükİsimس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmek
10بِمَاbimādolayıHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
11قَدَّمَتْḳaddemetöne sürdüklerindenMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müennes Gaibe · Tef'îl Bâbıق د مÖne geçmek, ileri gelmek, bir topluluğa liderlik etmek. Qadima - gelmek, dönmek, geri dönmek, yönelmek, ilerlemek, üzerine gitmek, kendini vermek. Qadamun - liyakat, rütbe, öncelik, insan ayağı, ayak basma, temel, örnek, güç. Qadama sidqin - mükemmellikte ilerleme, sağlam duruş, güçlü ve onurlu duruş, gerçek rütbe, dürüstlük önceliği. Qadim - eski, kadim. Aqdamuna - atalar. Qaddama (fiil 2) - getirmek, tercih etmek, önceden göndermek, önceden hazırlamak. Taqaddama (fiil 5) - ilerlemek, devam etmek, ileri gitmek, önceden yapılmış veya söylenmiş olmak, getirmek, önceden göndermek, tehdit savurmak, önceden tehdit etmek, görüş belirtmek, terfi etmek, teklif edilmek, geçmek, birini geride bırakmak. İstaqdama - ilerlemeyi istemek, öngörmek istemek, cesurca ilerlemek. Mustaqdimun - ileri giden veya ilerlemeyi isteyen, öne geçen, daha önce yaşamış olan, en öndeki.
13اِذَاiƶāderhalMüfacee (Sürpriz) Edatı
14هُمْhumonlarZamir
15يَقْنَطُونَyeḳneTūneumutsuzluğa düşerlerMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibق ن طÜmitsizliğe kapılmak, cesaretini kaybetmek, engellemek, umudu terk etmek