Emriyle göğün ve yerin (kendi düzenlerinde) durması da O'nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Sonra sizi yerden (kalkmaya) bir çağırdı mı, bir de bakarsınız ki (dirilmiş olarak) çıkıyorsunuz.

وَمِنْ اٰيَاتِهِٓ اَنْ تَقُومَ السَّمَاءُ وَالْاَرْضُ بِاَمْرِهِ ثُمَّ اِذَا دَعَاكُمْ دَعْوَةً مِنَ الْاَرْضِ اِذَٓا اَنْتُمْ تَخْرُجُونَ

ve min āyātihi en teḳūme s-semāu ve l-erDu bi emrihi ṧumme iƶā deǎākum deǎ'veten mine l-erDi iƶā entum teḣrucūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمِنْve min-nden (biri de)
2اٰيَاتِهِٓāyātihiا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.O'nun ayetleri-
3اَنْen
4تَقُومَteḳūmeق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhdurmasıdır
5السَّمَاءُs-semāuس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)göğün
6وَالْاَرْضُve l-erDuا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeve yerin
7بِاَمْرِهِbi emrihiا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakO'nun buyruğuyla
8ثُمَّṧummesonra, ayrıca
9اِذَاiƶāzaman
10دَعَاكُمْdeǎākumد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmeksizi çağırdığı
11دَعْوَةًdeǎ'vetenد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmekbir tek da'vetle
12مِنَmine-den
13الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyer-
14اِذَٓاiƶābir de bakarsınız ki
15اَنْتُمْentumsiz
16تَخْرُجُونَteḣrucūneخ ر جÇıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak, eğitmek/disipline etmek/iyi yetiştirmek, iki karışımdan bir şey yapmak (iki renk gibi, siyah ve beyaz, veya bir tabletin bir kısmına yazıp bir kısmını boş bırakmak), bir şeyi farklı türlerde yapmak, bir şeye veya nedene katkıda bulunmak, anlaşma yapmak, zorla almak/çıkarmak/üretmek/ortaya çıkarmak, bir şeyi veya birini dışlamak, boşaltmak, aşmak veya üstün olmak, başkalarını geçmek, dışsal/harici/nesnel olmakçıkıyorsunuz

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve delillerindendir ki gökle yer, öylece durmada; sonra sizi bir çağırdı mı hemen yeraltından çıkacaksınız.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve delillerindendir ki gökle yer, öylece durmada; sonra sizi bir çağırdı mı hemen yeraltından çıkacaksınız.

Adem Uğur

Göğün ve yerin O'nun buyruğu ile durması da O'nun (varlığının) delillerindendir. Sonra sizi topraktan bir çağırdı mı hemen (kabirlerinizden) çıkıverirsiniz.

Ahmed Hulusi

O'nun işaretlerindendir, sema (bilinç) ve arzın (bedenin) O'nun hükmü olarak yaşamına devam etmesi. . . Sonra arzdan (bedenden) bir davet ile (Azraili kuvve) sizi çağırdığı vakit, hemen siz çıkarsınız!

Ahmet Tekin

O’nun kurduğu aslî düzen ile, O’nun icraatıyla göğün ve yerin ayakta durması, denge ve çekiminin korunarak düzeninin devamı, O’nun varlığının ve kudretinin delillerindendir. Dahası sizi arzdan, topraktan çağırır çağırmaz, derhal kabirlerinizden çıkarsınız.

Ahmet Varol

Göğün ve yerin O'nun emriyle durması da O'nun ayetlerindendir. Sonra sizi yerden bir çağrıyla çağırdığı zaman bir de bakarsınız ki çıkarılıyorsunuz.

Ali Bulaç

Göğün ve yerin O'nun emriyle (hareketten kesilip olduğu yerde veya bu düzen içinde) durması da, O'nun ayetlerindendir. Sonra sizi yerden (toprağın altından) bir (kere) çağırma ile çağırdığı zaman, hemencecik siz (bir de bakarsınız ki) çıkarılmışsınız.

Ali Fikri Yavuz

Yine göğün ve yerin, O’nun emriyle durması (kudretinin) alâmetlerindendir. Sonra (kıyamette) sizi (İsrafil lisanı ile) bir defa çağırdığı zaman hemen kabirlerden çıkacaksınız.

Ali Rıza Safa

Göklerin ve yeryüzünün O'nun buyruğuyla yerlerinde durması da O'nun ayetlerindendir. Sonra, sizi bir tek çağrıyla çağırdığında, bir bakarsınız ki, yerden çıkıyorsunuz.

Bayraktar Bayraklı

Göğün ve yerin O'nun emri ile durması da O'nun varlığının delillerindendir. Sonra sizi topraktan bir çağırma ile çağıracak; siz de hemen çıkıvereceksiniz.

Bekir Sadak

Gogun ve yerin O'nun buyrugu ile ayakta durmasi O'nun varliginin belgelerindendir. Sonra sizi kabirlerinizden bir cagirmaya gorsun, hemen cikiverirsiniz.

Celal Yıldırım

O'nun açık belgelerinden biri de, göğün ve yerin O'nun buyruğuyla (yörüngelerinde hareketlerini sağlayıp) durmasıdır. Sonra da sizi bir defa çağırınca hemen yerden çıkarsınız.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Göğün ve yerin Allah’ın buyruğu ile düzen içinde durması da O’nun kanıtlarındandır. Sonunda O, sizi (bulunduğunuz) yerden bir çağırdı mı hemen çıkıverirsiniz.

Diyanet İşleri

Emriyle göğün ve yerin (kendi düzenlerinde) durması da O'nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Sonra sizi yerden (kalkmaya) bir çağırdı mı, bir de bakarsınız ki (dirilmiş olarak) çıkıyorsunuz.

Diyanet İşleri (eski)

Göğün ve yerin O'nun buyruğu ile ayakta durması O'nun varlığının belgelerindendir. Sonra sizi kabirlerinizden bir çağırmaya görsün, hemen çıkıverirsiniz.

Diyanet Vakfi

Göğün ve yerin O'nun buyruğu ile durması da O'nun (varlığının) delillerindendir. Sonra sizi topraktan bir çağırdı mı hemen (kabirlerinizden) çıkıverirsiniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yine göğün ve yerin, emriyle durması da O'nun âyetlerindendir. Sonra sizi bir tek çağırışla çağırdığı zaman bir de bakarsınız ki (yerden diriltilip çıkarılıyorsunuz).

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yine göğün ve yerin O'nun emriyle durması da O'nun ayetlerindendir. Sonra sizi bir çağırış çağırdığı zaman siz hemen yerden çıkarsınız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yine onun ayetlerindendir; Göğün ve Yerin onun emriyle durması, sonra sizi bir çağırış çağırdığı vakıt Arzdan derhal siz çıkarsınız

Erhan Aktaş

Göklerin ve yerin, buyruğu ile durması, O'nun ayetlerindendir. Sonra bir tek çağırışla çağırdığı zaman yerden derhal çıkacaksınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Göklerin ve yerin, buyruğu ile durması, O'nun ayetlerindendir. Sonra bir tek çağırışla çağırdığı zaman yerden derhal çıkacaksınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Göğün ve yerin, buyruğu ile durması, O'nun ayetlerindendir. Sonra bir tek çağırışla çağırdığı zaman yerden derhal çıkacaksınız.

Fizilal-il Kuran

O'nun delillerinden biri de, göğün ve yerin O'nun buyruğu ile ayakta durmasıdır. Sonra sizi kabirlerinizden bir çağırmaya görsün, hemen çıkıverirsiniz.

Gültekin Onan

Göğün ve yerin O'nun buyruğuyla [hareketten kesilip olduğu yerde veya bu düzen içinde] durması da O'nun ayetlerindendir. Sonra sizi yerden (toprağın altından) bir (kere) çağırma ile çağırdığı zaman, hemencecik siz [bir de bakarsınız ki] çıkarılmışsınız.

Hamdi Döndüren

O’nun delillerinden biri de, göğün ve yerin O’nun buyruğu ile durmasıdır. Sonra sizi yerden bir tek davetle çağırdığı zaman, hemen (kabirlerinizden) çıkıverirsiniz!

Hasan Basri Çantay

Göğün ve yerin. Onun emriyle, durması da yine Onun ayetlerindendir. Sonra sizi bir tek da'vetle çağırdığı zaman hemen yerden çıkacaksınız.

Hasib Asutay

O'nun âyetlerinden biri de göğün ve yerin O'nun buyruğu ile (direksiz olarak) durmasıdır. Sonra sizi topraktan bir tek çağrı ile çağırdığı zaman hemen (kabirlerinizden) çıkıverirsiniz.

Hayrat Neşriyat

O’nun delillerinden biri de göğün ve yerin O’nun emriyle (bu hâlinde) durmasıdır. Sonra sizi yerden (kabirlerinizden tekrar dirilmeniz için) bir da'vetle çağırdığı zaman, siz hemen (oradan) çıkacaksınız.

İbni Kesir

Göğün ve yerin, O'nun emri ile ayakta durması da yine O'nun ayetlerindendir. Sonra sizi bir çağırmaya görsün, yerden hemen çıkıverirsiniz.

Mehmet Okuyan

Göğün ve yerin O’nun emri ile durması da O’nun delillerindendir. Sonra sizi yerden (dirilmeniz için) bir kez çağırdı mı bir de bakarsınız ki hemen (mezarlarınızdan) çıkıyorsunuz.

Muhammed Esed

Göklerin ve yerin Allah'ın buyruğu altında sapasağlam durmaları da O'nun mucizevi işaretlerindendir. (Bunları hatırlayıp düşünün; çünkü) sonunda O sizi bir tek seslenişle yerden kalkmaya çağırdığında, hepiniz (yargılanmak üzere) ortaya çıkacaksınız.

Mustafa İslamoğlu

Göğün ve yerin O'nun yasası sayesinde ayakta durması da O'nun mucizevi ayetlerinden biridir. En sonunda O size yerden (kalkmanız için) bir kez seslenecek; bunun üzerine siz de hemen ortaya çıkıvereceksiniz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve O'nun âyetlerindendir, O'nun emriyle göğün ve yerin durması. Sonra sizi bir çağırışla çağırdığı zaman derhal yerden çıkacaksınız.

Ömer Öngüt

O'nun âyetlerinden (varlığının delillerinden) birisi de, göğün ve yerin O'nun emriyle durmasıdır. Sonra sizi yerden bir tek dâvetle çağırdığı zaman, hemen çıkıverirsiniz.

Suat Yıldırım

O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerinden biri de göğün ve yerin, Kendisinin buyruğu ile kaim olmaları, belirlenen yerde sapasağlam bulunmalarıdır. Sonra sizi yattığınız yerden bir çağırdı mı, birden kabirlerinizden çıkıverirsiniz!

Süleyman Ateş

O'nun ayetlerinden biri de göğün ve yerin, kendisinin buyruğuyla durmasıdır. Sonra sizi yerden bir tek da'vetle çağırdığı zaman bir de bakarsınız ki çıkıyorsunuz.

Süleymaniye Vakfı

Göklerin ve yerin, koyduğu kanuna göre ayakta kalması da onun ayetlerindendir /göstergelerindendir. Sonra sizi bulunduğunuz yerlerden (çıkmanız için) çağırdığında hemen çıkarsınız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Göklerin ve yerin, emriyle ayakta kalması da onun ayetlerindendir. Sonra sizi bir kez çağırdığı gün, hep birden yerden ortaya çıkarsınız.

Şaban Piriş

Emri ile göğün ve yerin ayakta durması da Onun işaretlerindendir. Sonra sizi yeryüzünden, katına bir davetle çağırdığı zaman hemen çıkarsınız.

Tefhim-ul Kuran

Göğün ve yerin O'nun emriyle (hareketten kesilip olduğu yerde veya bu düzen içinde) durması da, O'nun ayetlerindendir. Sonra sizi yerden (toprağın altından) bir (kere) çağırma ile çağırdığı zaman, hemencecik siz (bir de bakarsınız ki) çıkarılmışsınız.

Ümit Şimşek

Göklerin ve yerin, Onun yasalarıyla ayakta durması da Onun âyetlerindendir. Sonra sizi çağırır çağırmaz kabirlerinizden çıkarsınız.

Yaşar Nuri Öztürk

Göğün ve yerin O'nun emriyle ayakta durması da O'nun ayetlerindendir. Sonra sizi bir çağrıyla davet ettiğinde siz yerden hemen çıkacaksınız.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Göyün və yerin Onun əmri ilə öz yerlərində sabit qalması da Onun dəlillərindəndir. Sonra da sizi bir dəfə çağıran kimi dərhal qəbirlərinizdən qalxıb çıxacaqsınız.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Göyün və yerin Onun əmrində durması, sonra sizi bircə dəfə (İsrafilin suru bir dəfə üfürməsi ilə) çağıran kimi dərhal yerdən (qəbirlərinizdən dirilib) çıxmağınız da Onun qüdrət əlamətlərindəndir.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Zu Seinen Zeichen gehört, daß Himmel und Erde Seinem Befehl gemäß bestehen. Wenn Er euch dann zur Auferstehung rufen wird, werdet ihr aus der Erde hervortreten.

Almanca — Der Edle Quran

Und es gehört zu Seinen Zeichen, daß der Himmel und die Erde durch Seinen Befehl bestehen. Wenn Er euch hierauf ein (einziges Mal) ruft, da kommt ihr sogleich aus der Erde hervor.

Almanca — M. A. Rassoul

Und unter Seinen Zeichen ist dies, daß Himmel und Erde auf Sein Geheiß hin fest stehen. Als dann, wenn Er euch mit einem Ruf aus der Erde ruft, seht, dann werdet ihr (daraus) hervorgehen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Auch zu Seinen Ayat zählt, daß der Himmel und die Erde nach Seiner Bestimmung feststehen. Dann, wenn ER euch mit einem Ruf ruft, da geht ihr heraus.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And among His marvels is the stability of the heavens and the earth and the precision* with which they perform at Allah's command (moons regions, spheres, celestial bodies galaxies and realms of space describing their orbits, each in its own path suspended in the immense expanse by the invisible force which you cannot see) This is besides the fact that when He summons you -people- to appear before Him for Judgement you emerge from the graves in response to His command.

Abdul Haleem

Among His signs, too, is the fact that the heavens and the earth stand firm by His command. In the end, you will all emerge when He calls you from the earth.

Abdullah Yusuf Ali

And among His Signs is this, that heaven and earth stand by His Command: then when He calls you, by a single call, from the earth, behold, ye (straightway) come forth.

Abul A'la Maududi

And of His Signs is that the sky and the earth stand firm by His command. Then no sooner than He summons you out of the earth you will come forth.

Aisha Bewley

Among His Signs is that heaven and earth hold firm by His command. Then, when He calls you forth from the earth, you will emerge at once.

Al-Hilali & Khan

And among His Signs is that the heaven and the earth stand by His Command. Then afterwards when He will call you by a single call, behold, you will come out from the earth (i.e. from your graves for reckoning and recompense).

Ali Quli Qarai

And of His signs is that the sky and the earth stand by His command, and then, when He calls you forth from the earth, behold, you will come forth.

Amatul Rahman Omar

And (it is one) of His signs that the heavens and the earth stand firm by His command. Then as soon as He calls you forth from the earth by a single call, behold you will come forth all at once and suddenly

Arthur John Arberry

And of His signs is that the heaven and earth stand firm by His command; then, when He calls you once and suddenly, out of the earth, lo you shall come forth.

Bijan Moeinian

Among His proof [of existence] is [not only the creation of the universe but also] the continuous functioning of the creation by His order. As soon as God summons you with one call from the earth, you will all rush to meet your Lord.

E. Henry Palmer

And of His signs is this, that the heavens and the earth stand by His order; then when He calls you from the earth, lo! ye shall come forth.

Edip-Layth

From His signs is that the heavens and the earth will rise by His command. Then, when He calls you forth from the earth, you will come out.

George Sale

And of his signs this also is one, namely, that the heaven and the earth stand firm at his command: Hereafter, when He shall call you out of the earth at one summons, behold, ye shall come forth.

Hamid S. Aziz

And one of His signs is this, that He shows you the lightning for fear and for hope, and sends down water from the clouds thereby quickens the earth after its death; herein, indeed, are signs for a people who understand.

Mahmoud Ghali

And of His signs is that the heaven and the earth come upright by His Command; thereafter when He calls you (His) call out of the earth, only then you will come (Literally: go out) out (of it).

Marmaduke Pickthall

And of His signs is this: The heavens and the earth stand fast by His command, and afterward, when He calleth you, lo! from the earth ye will emerge.

Mohamed Ahmed - Samira

Another of His signs is that the heavens and the earth stay in position by His command; and then when He will call you once you will come out of the earth.

Muhammad Asad

And among His wonders is this: the skies and the earth stand firm at His behest. [Remember all this: for] in the end, when He will call you forth from the earth with a single call - lo! you will [all] emerge [for judgment].

Mustafa Khattab

And one of His signs is that the heavens and the earth persist by His command. Then when He calls you out of the earth just once, you will instantly come forth.

Progressive Muslims

And from His signs is that the heavens and the Earth will rise by His command. Then, when He calls you forth from the Earth, you will come out.

Sahih International

And of His signs is that the heaven and earth remain by His command. Then when He calls you with a [single] call from the earth, immediately you will come forth.

Sam Gerrans

And among His proofs is that the heaven and the earth stand by His command; then when He calls you with a call, from the earth will you then come forth!

Shabbir Ahmed

And among His Signs is this: The Sky and the Earth stand by His Command. In the end, when He will call you forth with a single call, behold, you will emerge from the earth.

Syed Vickar Ahamed

And among His Signs is this that heaven and earth stand by His Order: Then when He call you, by a single call, behold, you shall come up from the earth.

Taqi Usmani

And it is among His signs that the sky and the earth stand firm by His command. Then, when He will call you from the earth, by a single call, you will be coming out all at once.

The Monotheist Group

And from His signs is that the heavens and the earth will rise by His command. Then, when He calls you forth from the earth, you will come out.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et parmi Ses signes le ciel et la terre sont maintenus par Son ordre; ensuite lorsquʹIl vous appellera dʹun appel, voilà que de la terre vous surgirez.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji nîşanên (qudreta) Xwedê ye ku erd û asîman bi fermana Wî xwe radigirin. Paşê gava (roja qiyametê) bi yek gaziyekê gazî we bike, di cih de hûn ê ji gorên xwe bêne der.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

En onder zijne teekenen is er een; namelijk dat de aarde en de hemel op zijn bevel stil staan. Als hij u hierna uit de ingewanden der aarde zal oproepen, zult gij daaruit voortkomen.

Hollandaca — Siregar

En tot Zijn Tekenen behoort dat Hij de hemel en de aarde in stand houdt, met Zijn bevel. Daarna wanneer Hij jullie met een roep uit de aarde doet oproepen, dan zullen jullie tevoorschijn komen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (также) из Его знамений – то, что стоит [существует] небо и земля по Его повелению [по Его воле]. Потом, когда (в День Суда) Он позовет вас зовом из земли, – вот вы выйдете (из земли) [воскреснете]!

Rusça — Osmanov

И [еще] из Его знамений - то, что небо и земля держатся по Его воле. Потом, когда Он призовет вас из земли, вы выйдете [из нее].