Kendilerine Kitap'tan bir pay verilenleri görmüyor musun ki, aralarında hüküm vermesi için Allah'ın Kitabına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir kısmı yüz çevirerek dönüp gidiyor.

اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذِينَ اُو۫تُوا نَصِيبًا مِنَ الْكِتَابِ يُدْعَوْنَ اِلٰى كِتَابِ اللّٰهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ يَتَوَلّٰى فَرِيقٌ مِنْهُمْ وَهُمْ مُعْرِضُونَ

e lem tera ilā (e)lleƶīne ūtū neSīben mine l-kitābi yud'ǎvne ilā kitābi (a)llahi li yeHkume beynehum ṧumme yetevellā ferīḳun minhum ve hum muǎ'riDūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلَمْe lem
2تَرَteraر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görmedin mi?
3اِلَىilā
4الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseleri
5اُو۫تُواūtūا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekverilmiş olan
6نَصِيبًاneSībenن ص بSabitlemek, yükseltmek/kurmak/tesis etmek, düşmanlık/husumetle hareket etmek, bir şeyi yere koymak, yorgun/bitkin, zorluk/sıkıntı/üzüntü çekmek, nasiba - özen göstermek, çalışmak/emek vermek, ısrarlı olmak.bir (nasip) pay
7مِنَmine-tan
8الْكِتَابِl-kitābiك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitap-
9يُدْعَوْنَyud'ǎvneد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmekçağırılıyorlar da
10اِلٰىilā
11كِتَابِkitābiك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitabına
12اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
13لِيَحْكُمَli yeHkumeح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hüküm versin diye
14بَيْنَهُمْbeynehumب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinaralarında
15ثُمَّṧummesonra, ayrıca
16يَتَوَلّٰىyetevellāو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakdönüyorlar
17فَرِيقٌferīḳunف ر قAyırmak/ayırt etmek/bölmek/ikiye ayırmak/karar vermek. Farqun - ayırt etme veya ayırma eylemi. Fariq - ayıran, ayrım yapan. Firqun - ayrı parça, yığın. Firqatun - insan topluluğu. Fariqun - parça/bölüm, bazı taraf veya insan topluluğu. Furqan - doğru veya yanlışın ölçütü, taslak, kanıt veya gösterim, Kuran'ın bir adı, yardım, zafer, tartışma, delil, şafak, ayrım.bir topluluk
18مِنْهُمْminhumonlardan
19وَهُمْve humve onlar
20مُعْرِضُونَmuǎ'riDūneع ر ضGerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak, genişletilmek. arDun - mallar, genişlik. irDun - onur. urDatun - niyet, hedef, amaç. a'raD - uzaklaşmak, geri dönmek, kaymak, (bulut) üzerinden geçmek. 'ariiDz - uzatılmış, çok, birçok. UrDzatun - ama, mazeret.yüz çeviriyorlar

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Görmez misin kitaptan, kendilerine bir pay verilenleri; aralarında hakemlik etsin diye Allah'ın kitabına çağrılırlar da sonra onların bir kısmı arkalarını çevirir; onlar zâten bunu âdet edinmiştir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Görmez misin kitaptan, kendilerine bir pay verilenleri; aralarında hakemlik etsin diye Allahʼın kitabına çağrılırlar da sonra onların bir kısmı arkalarını çevirir; onlar zâten bunu âdet edinmiştir.

Adem Uğur

(Resûlüm!) Kendilerine Kitap'tan bir pay verilenleri (yahudileri) görmez misin ki, aralarında hükmetmesi için Allah'ın Kitab'ına çağırılıyorlar da, sonra içlerinden bir gurup cayarak geri dönüyor.

Ahmed Hulusi

Vahyedilen bilgilerden bir nasip verilmiş olanları görmedin mi; aralarında hüküm verilmesi için Allah vahyine davet ediliyorlar, sonra onlardan bazıları yüz çevirip gidiyor.

Ahmet Tekin

Bu mükemmel kutsal kitaptaki bir kısım emir ve hükümleri uygulamakla sorumlu tutulan yahudi âlimlerini görmüyor musun? Aralarındaki ihtilâflı konularda hakem olması, idarî düzene esas teşkil etmesi için Allah’ın kitabına imana, tamamını uygulamaya davet ediliyorlar da, içlerinden bir kısmı tebliğ faaliyetine karşı tedbirler alarak yüz çevirip, güç ve iktidarlarını kullanarak, halkı istedikleri istikamette yönlendirmeye devam ediyorlar.

Ahmet Varol

Kendilerine Kitab'dan bir pay verilenleri görmedin mi! Aralarında hüküm vermesi üzere Allah'ın Kitab'ına çağrılıyorlar, sonra içlerinden bir topluluk yüz çeviriyor. Onlar zaten sürekli yüz çeviricidirler.

Ali Bulaç

Kendilerine Kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Aralarında Allah'ın Kitabı hükmetsin diye çağrılıyorlar da, onlardan bir bölümü yüz çeviriyor. Onlar, işte böyle arka dönenlerdir.

Ali Fikri Yavuz

Tevrat’dan kendilerine bir miktar nasip verilenleri görmez misin ki, aralarında hüküm vermek için Allah’ın kitabına dâvet olunuyorlar da sonra onlardan bir zümre, o Tevrat’ın hükmüne arkasını çeviriyor. Onlar böyle hakikatlerden yüz çevirmeyi âdet edinenlerdir. (Bu âyet-i kerime, zina eden iki yahudi hakkında nâzil olmuştur: Hazreti Peygamber Efendimizin hakemliğine müracaat etmişler ve Rasûlü Ekrem Aleyhisselâm Tevrat ahkâmına göre recmedilmelerine “taşlanarak öldürülmelerine” hüküm verince kızmışlar ve Tevrat’ın hükmünü tanımıyarak çekip gitmişlerdi.)

Ali Rıza Safa

Kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Aralarında yargı vermeleri için, Allah'ın Kitabı'na çağırılıyorlar. Yine de onların arasından bir küme, yüz çevirerek dönüyor.

Bayraktar Bayraklı

Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Aralarında hakem olmak için Allah'ın kitabına çağırılıyorlar da, sonra onlardan bir kısmı dönüp yüz çeviriyor.

Bekir Sadak

Kendilerine Kitabdan bir pay verilenleri, gormedin mi? Onlar aralarinda hukum vermek icin Allah'in Kitabina cagirilmislar sonra onlardan bir takimi donmuslerdir. Onlar temelli yuz cevirenlerdir.

Celal Yıldırım

Kendilerine kitap (Tevrat)tan bir pay verilenleri görmedin mi ? Aralarında hükmetmek için Allah'ın kitabına çağırılıyorlar; sonra içlerinden bir (ilim adamı) topluluğu yüzçevirerek dönüp gidiyor.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kendilerine kitaptan bir pay verilmiş olanlara baksana, aralarında hakem olması için Allah’ın kitabına çağrılıyorlar da, içlerinden bir grup yüz çevirip gerisin geri gidiyor.

Diyanet İşleri

Kendilerine Kitap'tan bir pay verilenleri görmüyor musun ki, aralarında hüküm vermesi için Allah'ın Kitabına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir kısmı yüz çevirerek dönüp gidiyor.

Diyanet İşleri (eski)

Kendilerine Kitapdan bir pay verilenleri, görmedin mi? Onlar aralarında hüküm vermek için Allah'ın Kitabına çağırılmışlar, sonra onlardan bir takımı dönmüşlerdir. Onlar temelli yüz çevirenlerdir.

Diyanet Vakfi

(Resûlüm!) Kendilerine Kitap'tan bir pay verilenleri (yahudileri) görmez misin ki, aralarında hükmetmesi için Allah'ın Kitab'ına çağırılıyorlar da, sonra içlerinden bir gurup cayarak geri dönüyor.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Görmüyor musun, o kendilerine kitaptan bir nasip verilmiş olanlar, aralarında hüküm vermek için Allah'ın kitabına davet olunuyorlar da, sonra içlerinden bir kısmı yüz çevirerek dönüp gidiyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Baksana o kendilerine kitaptan bir nasip verilmiş olanlara, aralarında hakem olması için Allah'ın kitabına davet olunuyorlar da içlerinden bir kısmı, yüz çevirerek dönüp gidiyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

Baksan a o kendilerine kitabdan bir nasıb verilmiş olanlara, aralarında hakem olması için Allahın kitabına da'vet olunuyorlar da sonra içlerinden bir kısmı yüz çevirerek dönüb gidiyorlar

Erhan Aktaş

Kitap'tan nasiplenmiş olanları görüyorsun değil mi? Bunlar, aralarında hükmetmesi için Kitap'a çağrıldıklarında bir kısmı, döneklik ederek ondan yüz çeviriyor.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kitap'tan nasiplenmiş olanları görüyorsun değil mi? Bunlar, aralarında hükmetmesi için Kitap'a çağrıldıklarında bir kısmı, döneklik ederek ondan yüz çeviriyor.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kitap'tan nasiplenmiş olanları görüyorsun değil mi? Bunlar, aralarında hükmetmesi için Kitap'a çağrıldıklarında bir kısmı, döneklik ederek ondan yüz çeviriyor.

Fizilal-il Kuran

Allah'ın kitabından kendilerine bir pay verilmiş olanları görmedin mi? Bunlar aralarında hüküm versin diye Allah'ın kitabına çağırılıyorlar, fakat sonra aralarından bir grup bu kitaba karşı çıkarak sırt çeviriyor.

Gültekin Onan

Kendilerine Kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi ? Aralarında Tanrı'nın Kitabı hükmetsin diye çağrılıyorlar da, onlardan bir bölümü yüz çeviriyor. Onlar, İşte böyle arka dönenlerdir.

Hamdi Döndüren

Kendilerine kitaptan pay verilmiş olanları görmedin mi? Onlar, aralarında hakem olması için Allah’ın kitâbına çağrıldıklarında, içlerinden bir grup yüz çevirerek geri dönüyor.

Hasan Basri Çantay

Kitabdan (Tevratdan) kendilerine bir nasıyb verilmiş olanları görmedin mi ki Allahın Kitabı — aralarında hakem olmak için — çağırılıyorlar da sonra onlardan bir zümre (o Kitaba) arkasını çeviriyor. Onlar böyle (hakıykatlerden) yüz çevirmeyi adet edinmiş kimselerdir.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Kendilerine kitaptan (Tevrat'tan) bir pay verilenleri görmedin mi? Ki, aralarında hükmetmesi için Allah'ın kitabına çağırıyorlar da sonra onlardan bir grup yüz çevirerek geri dönüyor.

Hayrat Neşriyat

Kendilerine Kitab’dan (Tevrât’tan) bir nasib verilenleri görmedin mi? Aralarında hüküm vermesi için Allah’ın Kitâbı’na da'vet olunuyorlar da, sonra onlardan bir kısmı, kendileri (hakkı kabûlden) kaçınan kimseler olarak geri dönüyorlar.

İbni Kesir

Kendilerine Kitab'tan bir pay verilmiş olanları görmedin mi ki; aralarında hüküm vermen için Allah'ın kitabına çağırılıyorlar da, sonra onlardan bir zümre arkasını çeviriyor. Onlar, temelli yüz çevirenlerdendir.

Mehmet Okuyan

Kitaptan kendilerine bir pay verilenleri (kitap ehlini) görmedin mi? Aralarında hükmetmesi için Allah’ın Kitabına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir grup dönüp yüz çeviriyor.

Muhammed Esed

(Daha önce) vahiyden kendilerine pay verilenleri bilmez misin? Onlara aralarında hüküm verirken Allah'ın kelamına başvurmaları yolunda çağrı yapılmıştır; ama bazısı, inatla (ondan) yüz çevirir;

Mustafa İslamoğlu

Baksana şu kendilerine daha önce vahiyden bir pay verilenlere? Aralarını bulmak için Allah'ın kitabına çağrıldılar; fakat onlardan bir kısmı döneklik yaparak yüz çevirdiler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Görmedin mi kendilerine kitaptan bir nâsip verilmiş olanları ki, aralarında hükmetmesi için Allah'ın kitabına davet olunurlar da sonra onlardan bir zümre yüz çevirir. Ve onlar kaçınan kimselerdir.

Ömer Öngüt

Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilenleri görmedin mi? Aralarında hüküm vermek üzere Allah'ın kitabına çağırılıyorlar da, sonra onlardan bir grup yüz çevirerek dönüyorlar.

Suat Yıldırım

Baksana o kendilerine kitaptan bir pay verilenlere! Aralarında hakem olması için Allah’ın kitabına dâvet ediliyorlar da, sonra onlardan bir grup yüz çevirerek dönüp gidiyorlar.

Süleyman Ateş

Baksana Kitaptan kendilerine bir pay verilmiş olanlar, aralarında hüküm versin diye Allah'ın Kitabına çağırılıyorlar da sonra onlardan bir topluluk yüz çevirerek dönüyorlar.

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın kitabından nasiplendirilmiş olanları görmedin mi? Aralarında hüküm versin diye Allah'ın kitabına çağrılırlar da sonra bir bölümü yüz çevirerek dönüp giderler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın Kitabı'ndan bilgi sahibi olanları görmedin mi? Aralarında kararı Kitap versin diye Allah'ın Kitabına çağrılınca onlardan bir bölümü yüz çevirerek geri çekiliyorlar.

Şaban Piriş

Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Aralarında hakem olarak Allah'ın kitabına çağırılıyorlar da sonra onlardan bir kısmı dönüp uzaklaşıyor. Onlar, işte böyle yüz çevirenlerdir.

Tefhim-ul Kuran

Kendilerine Kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Aralarında Allah'ın Kitabı hükmetsin diye çağrılıyorlar da, onlardan bir bölümü yüz çeviriyor. Onlar, işte böyle arka dönenlerdir.

Ümit Şimşek

Kendilerine kitaptan bir nasip verilenleri görmedin mi? Onlar, aralarında hüküm vermek için Allah'ın kitabına çağırılıyorlar; sonra da onlardan bir kısmı yüz çevirerek dönüp gidiyor.

Yaşar Nuri Öztürk

Şu kendilerine Kitap'tan bir pay verilmiş olanlara bak, aralarında hüküm vermesi için Allah'ın Kitabı'na çağırılıyorlar da içlerinden bir zümre yüz çevirerek dönüp gidiyor.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Kitabdan özlərinə bir pay verilmiş kəsləri görmədinmi? Onlar, aralarında hökm versin deyə, Allahın Kitabına dəvət olunurlar, sonra da onlardan bir dəstə haqdan üz çevirir.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wie seltsam verhielten sich die Leute, denen ein Teil von der Schrift zuteil geworden war! Sie wurden aufgefordert, das Urteil gemäß dem Buch Gottes anzunehmen. Einige gingen jedoch ablehnend fort.

Almanca — Der Edle Quran

Siehst du nicht jene, denen ein Teil der Schrift gegeben wurde? Sie werden zum Buch Allahs aufgefordert, damit es zwischen ihnen richte. Hierauf kehrt sich eine Gruppe von ihnen ab, und sie sind Widerstrebende.

Almanca — M. A. Rassoul

Sahst du nicht auf jene, denen ein Teil von der Schrift gegeben wurde, als sie aufgefordert wurden zum Buch Allahs, daß es richte zwischen ihnen? Alsdann kehrte ein Teil von ihnen den Rücken und wandte sich ab

Almanca — Muhammad Zaidan

Hast du etwa nicht diejenigen gesehen, denen ein Teil der Schrift zuteil wurde, welche zu ALLAHs Schrift gerufen werden, damit diese zwischen ihnen richtet, dann ein Teil von ihnen fortgeht, während er abwendend den Rücken kehrt?!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Have you not seen, O Muhammad, the disposition of those who had their share of the Book and divine knowledge, how evasive they are! When the Quran is chosen as the arbiter in a dispute to settle all matters of difference, some of them pay no attention.

Abdul Haleem

Have you considered those who were given a share of the Scripture? When they are asked to accept judgement from God’s Scripture, some of them turn their backs and walk away, all because they declare,

Abdullah Yusuf Ali

Hast thou not turned Thy vision to those who have been given a portion of the Book? They are invited to the Book of Allah, to settle their dispute, but a party of them Turn back and decline (The arbitration).

Abul A'la Maududi

Have you not noticed those who have been given a portion of the Book? Whenever their learned men are summoned to the Book of Allah to judge the differences between them, a party of them turns away in aversion.

Aisha Bewley

Do you not see those who have been given a portion of the Book being invited to let Allah's Book be the judge between them? But then a group of them turn away.

Al-Hilali & Khan

Have you not seen those who have been given a portion of the Scripture? They are being invited to the Book of Allâh to settle their dispute, then a party of them turn away, and they are averse.

Ali Quli Qarai

Have you not regarded those who were given a share of the Book, who are summoned to the Book of Allah in order that it may judge between them, whereat a part of them refuse to comply and they are disregardful?

Amatul Rahman Omar

Have you not considered (the case of) those who were given a portion of the Scripture? When they are called to the Book of Allâh (the Qur'ân) that it may judge between them, yet a party of them turn away in sheer aversion.

Arthur John Arberry

Hast thou not regarded those who were given a portion of the Book, being called to the Book of God, that it might decide between them, and then a party of them turned away, swerving aside?

Bijan Moeinian

Can you believe the behavior of some of those who have inherited only a portion of the Divine Book? When you offer them the whole Book, so that they use as a mean of guidance in their lives, they simply turn away in challenging God’s wisdom!

E. Henry Palmer

Did ye not see those who have been given a portion of the Book? they were called unto the Book of God to decide between them; and then a sect of them turned their backs and turned away;-

Edip-Layth

Did you not see those who were given a portion of the book being invited to God's book to judge between them, then a group of them turn away while they are adverse?

George Sale

Hast thou not observed those unto whom part of the scripture was given? They were called unto the book of God, that it might judge between them; then some of them turned their backs, and retired afar off.

Hamid S. Aziz

Did you not see those who have been given a portion of the Book? They called on the Book of Allah to decide disputes between them; and then a sect of them turned their backs and opposes it;

Mahmoud Ghali

Have you not regarded the ones who were brought an assignment of the Book, being called to the Book of Allah, that it may judge between them? Thereafter a group of them turn back, and they are veering away (from it).

Marmaduke Pickthall

Hast thou not seen how those who have received a portion of the Scripture invoke the Scripture of Allah (in their disputes) that it may judge between them; then a faction of them turn away, being opposed (to it)?

Mohamed Ahmed - Samira

Have you not seen the people who have received a part of Revelation who are called to the Book of God that it may judge (in their disputes) between them? But some, being averse turn away,

Muhammad Asad

Art thou not aware of those who have been granted their share of revelation [aforetime]? They have been called upon to let God's writ be their law - and yet some of them turn away [from it] in their obstinacy,

Mustafa Khattab

Have you not seen those who were given a portion of the Scriptures?[1] Yet when they are invited to the Book of Allah to settle their disputes, some of them turn away heedlessly.

Progressive Muslims

Did you not see those who were given a portion of the Scripture being invited to God's Scripture to judge between them, then a group of them turns away while they are adverse

Sahih International

Do you not consider, [O Muúammad], those who were given a portion of the Scripture? They are invited to the Scripture of Allah that it should arbitrate between them; then a party of them turns away, and they are refusing.

Sam Gerrans

Hast thou not considered those given a portion of the Writ? They are invited to the Writ of God, that it might judge between them, then a faction of them turns away; and they are averse,

Shabbir Ahmed

Have you noted those who were given guidance through the previous Scriptures? When they are invited to uphold this Book of Allah, to judge their disputes and apply it in their lives, a party among them declines and turns away.

Syed Vickar Ahamed

Have you not turned your sight to those who have been given a portion of the Book? They are invited to the Book of Allah, to settle their disagreement, but a party of them turned back and declined.

Taqi Usmani

Did you not observe those who have been given a share from the Book? They are invited to the Book of Allah, so that it may decide between them. Then, a group from them goes back, turning their faces away.

The Monotheist Group

Did you not see those who were given a portion of the Book being invited to the Book of God to judge between them, then a group of them turns away while they are adverse?

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nʹas-tu pas vu comment agissent ceux qui ont reçu une part du Livre, et qui sont maintenant invités au Livre dʹAllah pour trancher leurs différends; comment un groupe des leurs tourne le dos et sʹesquive?

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Resûlê min!) Ma tu li wan kesên ku parek ji kitêbê ji wan re hatiye dayîn, nanêrî?! Ew bi bal kitêba Xwedê ve têne gazîkirin da ku di navbera wan de hukim bike, pişt re birek ji wan berê xwe vedigerînin û jê bêzê dikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Heb jij niet gezien naar hen aan wie een aandeel aan het boek gegeven is? Dat zij werden opgeroepen tot Gods boek, opdat het tussen hen zou oordelen? Toen onttrok een groep van hen zich, afkerig als zij ervan waren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hebt gij hen niet opgemerkt, die een deel der openbaring hebben ontvangen? Zij werden op de schrift van God gewezen, daar deze de strijdpunten besliste; maar een deel van hen keerde zich om en verwijderde zich.

Hollandaca — Siregar

Heb jij degenen niet gezien aan wie een deel van de Schrift gegeven was? Zij zijn tot het Boek van Allah uitgenodigd, opdate her tussen hen zou oordelen. Vervolgens scheidde een groep van hen zich af en zij wendden zich af.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

Разве ты (о, Посланник) не видел тех, которым была дана часть Писания [иудеев, которые знают, что то, с чем ты пришел, является истиной]? Их зовут к писанию Аллаха [к тому, что говорится в Коране], чтобы оно [Писание] решило между ними (относительно чего они расходятся). Затем же (когда это не соответствует их прихотям) некоторые из них отворачиваются (от решения Аллаха), отвратившись (от истины).

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Har du inte sett hur några av dem som fick ta emot en del av uppenbarelsen, (när) de uppmanas att låta den gudomliga Skriften döma mellan dem i deras tvister, vänder sig bort - ja, de är (sådana) som går emot (sanning och rätt).