Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, "Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz" diye sağlam söz almıştı. Fakat onlar verdikleri sözü, arkalarına atıp onu az bir karşılığa değiştiler. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür!

وَاِذْ اَخَذَ اللّٰهُ مِيثَاقَ الَّذِينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ لَتُبَيِّنُنَّهُ لِلنَّاسِ وَلَا تَكْتُمُونَهُ فَنَبَذُوهُ وَرَاءَ ظُهُورِهِمْ وَاشْتَرَوْا بِهِ ثَمَنًا قَلِيلًا فَبِئْسَ مَا يَشْتَرُونَ

ve iƶ eḣaƶe (a)llahu mīṧāḳa (e)lleƶīne ūtū l-kitābe le tubeyyinunnehu li n-nāsi ve lā tektumūnehu fe nebeƶūhu verā'e Zuhūrihim ve şterav bihi ṧemenen ḳalīlen fe bi'se mā yeşterūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذْve iƶhani
2اَخَذَeḣaƶeا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmekalmıştı
3اللّٰهُ(a)llahuAllah
4مِيثَاقَmīṧāḳaو ث قBirine güvenmek, dayanmak, bağlanmak.söz
5الَّذِينَ(e)lleƶīnekendilerine
6اُو۫تُواūtūا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekverilenlerden
7الْكِتَابَl-kitābeك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitap
8لَتُبَيِّنُنَّهُle tubeyyinunnehuب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinonu mutlaka açıklayacaksınız
9لِلنَّاسِli n-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanlara
10وَلَاve lā
11تَكْتُمُونَهُtektumūnehuك ت مSaklamak, gizlemek (örn. sır), kontrol altında tutmak (öfke), saklanmak, geri tutmak (kanıt), tutmakgizlemeyeceksiniz
12فَنَبَذُوهُfe nebeƶūhuن ب ذAtmak, fırlatmak, vazgeçmek, çıkarmak, reddetmek, bir şeyi değersiz olduğu için veya dikkate almadığı için atmakfakat onlar (verdikleri sözü) attılar
13وَرَاءَverā'eو ر يAteş yakmak/üretmek, dolaylı/belirsiz şekilde ima etmek, bir şeyi kastederken başka bir şeyi kastetmiş gibi yapmak, saklamak/gizlemek/örtmek, gizleyen/örten bir şeyin arkasında, yardımcı/takipçi.ardına
14ظُهُورِهِمْZuhūrihimظ ه رGörünmek, belirgin/açık/net/bariz olmak, ortaya çıkmak, yükselmek/tırmanmak, üstün gelmek, bilmek, ayırt etmek, aşikar olmak, ilerlemek, öğleye girmek, ihmal etmek, üstünlük sağlamak, sırta yara açmaksırtlarının
15وَاشْتَرَوْاve şteravش ر يsatın almak/satmak/değiş tokuş etmek/satın almak, satışı sonuçlandırmak, herhangi bir şeyi vermek veya karşılığında almak, reddetmek, seçmek, tercih etmek, herhangi bir şeyi terk etmek ve başka bir şey almak, başka bir şeye el koymakve aldılar
16بِهِbihikarşılığında
17ثَمَنًاṧemenenث م نHerhangi birinin mallarının sekizde birini almak, sekize bölmek, sekiz, on sekiz, seksen.bir para
18قَلِيلًاḳalīlenق ل لAz sayıda olmak, küçük miktarda olmak, nadir olmak. qalilun - az, küçük, nadir, seyrek. aqall - daha az, daha fakir. qallala - az görünmek.azıcık
19فَبِئْسَfe bi'seب ا سGüçlü/kuvvetli, sıkıntı/talihsizlik/felaket, yoksulluk durumu, kötü/fena, çok kötü, sahte alçakgönüllülük/itaatkarlık, ceza, deneme/keder durumu, cesaret/yiğitlik/kahramanlıkne kötü
20مَاşey
21يَشْتَرُونَyeşterūneش ر يsatın almak/satmak/değiş tokuş etmek/satın almak, satışı sonuçlandırmak, herhangi bir şeyi vermek veya karşılığında almak, reddetmek, seçmek, tercih etmek, herhangi bir şeyi terk etmek ve başka bir şey almak, başka bir şeye el koymaksatın alıyorlar

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

An o zamanı ki Allah, kendilerine kitap verilenlerden, o kitabı insanlara mutlaka açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz onu diye söz almıştı; onlarsa o sözü artlarına attılar, azcık bir menfaat karşılığında sattılar onu, ama o aldıkları şey, ne de kötü nesne.

Abdulkadir Gölpınarlı

An o zamanı ki Allah, kendilerine kitap verilenlerden, o kitabı insanlara mutlaka açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz onu diye söz almıştı; onlarsa o sözü artlarına attılar, azcık bir menfaat karşılığında sattılar onu, ama o aldıkları şey, ne de kötü nesne.

Adem Uğur

Allah, kendilerine kitap verilenlerden, "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz" diyerek söz almıştı. Onlar ise bunu kulak ardı ettiler, onu az bir dünyalığa değiştiler. Yaptıkları alış-veriş ne kadar kötü!

Ahmed Hulusi

Hani Allah, kendilerine hakikat bilgisi verilenlerden, "Onu kesinlikle insanlara açıklayacak, gizlemeyeceksiniz" diye söz almıştı. Derken onlar sözlerini geride bırakıp, karşılığında az bir bedel aldılar. Ne kötü bir alışveriş!

Ahmet Tekin

Allahın, kutsal kitaplarındaki emir ve hükümleri uygulamakla sorumlu tutulanlardan kesin bir söz, bir taahhüt aldığını onlara hatırlat: Onu, Muhammed’in hak peygamber olduğu, Kur’ân’ın Muhammed’e indirileceği ile ilgili Tevrat ve İncil’deki hükümleri mutlaka insanların iyiliği, kurtuluşu için açıklayacaksınız, bu hususu gizlemeyeceksiniz, buyurmuştu. Onlar taahhütlerini bozarak, sorumluluklarını yerine getirmediler, kitaplarındaki bu hükümleri büsbütün kulak arkası ettiler. Bunları servet, makam, mevki gibi geçici dünya menfaatlerine, birkaç pula değiştiler. Yaptıkları alışveriş ne kadar kötüdür.

Ahmet Varol

Vaktiyle Allah, kendilerine kitap verilenlerden 'onu insanlara açıklayacaksınız ve gizlemeyeceksiniz' diye söz almıştı. Onlar bu sözü arkalarına attılar ve karşılığında az bir değeri satın aldılar. Satın aldıkları ne kadar da kötü bir şeydir!

Ali Bulaç

Hani kitap verilenlerden: "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz" diye kesin söz almıştı. Fakat onlar, bunu arkalarına attılar ve ona karşılık az bir değeri satın aldılar. O aldıkları şey ne kötüdür.

Ali Fikri Yavuz

Vaktiyle Allah, kendilerine kitap verilenlerden (âlimlerden) şöyle teminat almıştı: “- Celâlim hakkı için, kitabı, muhakkak insanlara açıklayıp anlatacaksınız, onu gizlemiyeceksiniz.” Onlar ise o söz ve teminatı sırlarının arkasına attılar. Böylece karşılığında biraz para aldılar. Bu ne kötdü alış veriştir!...

Ali Rıza Safa

Allah, kitap verilenlerden kesin söz almıştı: "Onu, kesinlikle insanlara açıklayacaksınız ve Onu gizlemeyeceksiniz!" Fakat Onu, arkalarına attılar ve az bir değere sattılar. Oysa ne kötü bir alışveriş yaptılar.

Bayraktar Bayraklı

Allah kendilerine kitap verilenlerden şöyle bir söz almıştı: "Onu insanlara açıklayınız ve hiçbir şey gizlemeyiniz." Onlar ise bunu kulak ardı ettiler, onu küçük bir kazançla değiştirdiler. Yaptıkları alışveriş ne kadar kötüdür!

Bekir Sadak

Allah, Kitab verilenlerden, onu insanlara aciklayacaksiniz ve gizlemeyeceksiniz, diye ahid almisti. Onlar ise, onu arkalarina atip az bir degere degistiler. Alis verisleri ne kotudur!

Celal Yıldırım

Hani Allah, kitab verilenlerden, «Şanıma and olsun ki, onu insanlara elbette açıklayacaksınız; hiçbir şeyi ondan gizlemiyeceksiniz!» diye kesin söz almıştı. Ne var ki, onlar bu sözü arkalarına (kulak ardına) attılar da önemsiz bir paha ile onu sattılar. Satın aldıkları şey ne kötü!

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah, kendilerine kitap verilenlerden, “Onu insanlara mutlaka açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz” diye sağlam söz almıştı. Ama onlar bunu kulak ardı edip kitabı az bir dünyalıkla değiştiler. Karşılığında aldıkları ne kadar da değersiz!

Diyanet İşleri

Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, "Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz" diye sağlam söz almıştı. Fakat onlar verdikleri sözü, arkalarına atıp onu az bir karşılığa değiştiler. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür!

Diyanet İşleri (eski)

Allah, Kitap verilenlerden, onu insanlara açıklayacaksınız ve gizlemeyeceksiniz, diye ahid almıştı. Onlar ise, onu arkalarına atıp az bir değere değiştiler. Alış verişleri ne kötüdür!

Diyanet Vakfi

Allah, kendilerine kitap verilenlerden, «Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz» diyerek söz almıştı. Onlar ise bunu kulak ardı ettiler, onu az bir dünyalığa değiştiler. Yaptıkları alış-veriş ne kadar kötü!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bir zaman Allah, kendilerine kitap verilenlerden, «Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemiyeceksiniz.» diye söz almıştı. Onlar ise bunu kulak ardı ettiler ve onu az bir dünyalığa değiştiler. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Vaktiyle Allah, kitap verilen okur yazarlardan: "Andolsun ki, onu insanlara anlatacaksınız ve gizlemeyeceksiniz." diye söz almıştı. Derken onlar, onu arkalarına atıp az bir para karşılığında sattılar. Ne kötü bir alışverişti bu!

Elmalılı Hamdi Yazır

Vaktile Allah kendilerine kitab verilen okur yazarların şöyle misakını aldı: celalim hakkı için onu nasa anlatacaksınız, ketmetmeyeceksiniz, derken onlar onu omuzlarının arkasına attılar da mukabilinde biraz para aldılar, bakın ne kötü alış veriş

Erhan Aktaş

Hani Allah, Kitap Ehli'nden, onu insanlara açıklayacaklarına ve asla gizlemeyeceklerine dair kesin bir söz almıştı. Fakat onlar, az bir çıkar karşılığında, bu sözlerine sırt çevirdiler. Bu ne kötü bir alışveriştir!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hani Allah, Kitap Ehli'nden, onu insanlara açıklayacaklarına ve asla gizlemeyeceklerine dair kesin bir söz almıştı. Fakat onlar, az bir çıkar karşılığı, bu sözlerine sırt çevirdiler. Bu ne kötü bir alışveriştir!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hani Allah, Kitap Ehli'nden, onu insanlara açıklayacaklarına ve asla gizlemeyeceklerine dair kesin bir söz almıştı. Fakat onlar, az bir çıkar karşılığı, bu sözlerine sırt çevirdiler. Bu ne kötü bir alışveriştir!

Fizilal-il Kuran

Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden «Bu kitabı insanlara mutlaka açıklayacaksınız, onu asla saklamayacaksınız» diye söz almıştı. Fakat onlar bu sözlerine sırt çevirerek o kitabı birkaç paraya sattılar. Almış oldukları o karşılık ne kötü bir şeydir!

Gültekin Onan

Hani kitap verilenlerden: "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz" diye kesin söz almıştı. Fakat onlar, bunu arkalarına attılar ve ona karşılık az bir değeri satın aldılar. O aldıkları şey ne kötüdür.

Hamdi Döndüren

Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, “Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız ve onu gizlemeyeceksiniz” diyerek söz almıştı. Onlar ise, bunu arkalarına attılar ve onu az bir bedelle değiştiler. Yaptıkları alış-veriş ne kadar kötü!

Hasan Basri Çantay

Allah bir zaman kendilerine Kitab verilenlerden "Onu (Celalim hakkı için) behemehal insanlara açıklayıb anlatacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz" diye te'minat almışdı. Onlar ise o sözü sırtlarının arkasına atdılar. Onun mukaabilinde az bir menfeati satın aldılar. Müşteri oldukları o şey ne kötüdür!..

Hasib Asutay

Bir zaman Allah, kendilerine kitap verilenlerden, 'Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz' diye söz almıştı. Onlar ise onu sırtlarının ardına attılar ve onu az bir değere değiştiler. Ne kötü şey satın alıyorlar! (52) (52. İbn-i Abbas'a göre bu âyet, Yahudiler hakkındadır. Peygamber Efendimiz hakkında onlardan söz alınmıştı. Fakat onlar bunu gizleyip göz ardı ettiler.)

Hayrat Neşriyat

Ve hani Allah, kendilerine kitab verilenlerin 'Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız ve onu gizlemeyeceksiniz!' diye sağlam sözlerini almıştı. Hâlbuki (onlar) onu (kulak ardı ederek) sırtlarının gerisine attılar ve onunla az bir baha (kıymetsiz bir menfaat) satın aldılar. İşte (bu) satın almakta oldukları şey ne kötüdür!

İbni Kesir

Hani Allah, kendilerine kitab verilenlerden; onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz, diye söz almıştı. Onlar ise bunu arkalarına attılar ve az bir değere değiştiler. Satın aldıkları şey ne kötüdür.

Mehmet Okuyan

Hani Allah kendilerine kitap verilenlerden, “Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız ve onu gizlemeyeceksiniz” diye söz almıştı. Onlar ise bunu sırtlarının arkasına atmışlar; onu az bir değer karşılığında satmışlardı. Yaptıkları alışveriş ne kadar kötüdür!

Muhammed Esed

Allah, geçmişte kendilerine vahiy verilenlere, "Bunu insanlara açıklayın ve ondan hiçbir şeyi gizlemeyin!" (buyurduğunda, bunu yapacaklarına) dair onlardan güçlü bir taahhüt almıştı. Ama onlar bu taahhütlerini kulak arkasına attılar ve küçük bir kazançla değiştirdiler: Ne kötü bir alışverişti bu!

Mustafa İslamoğlu

Allah, (daha önceden) vahye muhatap olanlardan "Onu insanlara açıklayacaksınız ve kesinlikle gizlemeyeceksiniz" diye söz almıştı. Fakat onlar bunu kulak ardı ettiler ve değersiz bir menfaat karşılığı pazarladılar: ne kötü bir alışverişti bu!

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve bir zaman Allah Teâlâ kendilerine kitap verilmiş olanlardan, «Elbette o kitabı nâsa açıklayacaksınız ve onu gizlemeyeceksiniz.» diye bir ahd almıştı. Onlar ise onu omuzlarının arkasına atıverdiler ve onunla az bir paha satın aldılar. Artık o satın aldıkları ne kötü bir şey!

Ömer Öngüt

Allah kendilerine kitap verilenlerden: “Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz. ” diye söz almıştı. Onlar ise bunu arkalarına attılar ve az bir dünyalığa değiştiler. Yaptıkları alış-veriş ne kötü!

Suat Yıldırım

Vaktiyle Allah, Ehl-i kitaptan "Kitabı mutlaka insanlara açıklayıp anlatacaksınız, Onu asla gizlemeyeceksiniz!" diye teminat almıştı. Fakat onlar bu ahdi önemsemeyerek kulak ardı ettiler, onu az bir bahaya sattılar. Bakın ne kötü bir alış veriş!

Süleyman Ateş

Allah, kendilerine Kitap verilenlerden: "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz!" diye söz almıştı. Fakat onlar, verdikleri sözü sırtlarının ardına attılar ve karşılığında birkaç para aldılar. Ne kötü şey satın alıyorlar.

Süleymaniye Vakfı

Allah, kendilerine kitap verilenlerden "Bu kitabı insanlara kesinlikle açık açık anlatacak, asla gizlemeyeceksiniz!" diye söz aldı. Fakat onlar verdikleri sözü göz ardı edip karşılığında geçici bir çıkar elde ettiler. Yaptıkları bu alış-veriş ne kötüdür!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, kendilerine kitap verilenlerden kesin söz aldığında "Bu Kitabı insanlara açık açık anlatacaksınız, asla gizlemeyeceksiniz!" dedi. Verdikleri sözü göz ardı ettiler ve karşılığında geçici bir bedel aldılar. Aldıkları o şey, ne kötüdür!

Şaban Piriş

Allah kitap verilenlerden, "kitabı insanlara muhakkak açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz" diye söz almıştı da, onlar, kitabı arkalarına atıp umursamamışlar, az bir bedele karşılık değişmişlerdi, alış verişleri ne kötüdür.

Tefhim-ul Kuran

Hani kendilerine kitap verilenlerden: «Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız ve onu gizlemeyeceksiniz» diye kesin söz almıştı. Fakat onlar, bunu arkalarına attılar ve ona karşılık az bir değeri satın aldılar. O aldıkları şey ne kötüdür.

Ümit Şimşek

Hani, kendilerine kitap verilenlerden, Allah, 'Bu kitabı halka açıklayacak, onu asla saklamayacaksınız' diye ahit almıştı. Onlar ise bu ahdi kulak ardı edip az bir paraya satıvermişlerdi. Ne kötü bir alışverişti o!

Yaşar Nuri Öztürk

Allah, kendilerine kitap verilenlerden şu yolda misak almıştı: "Onu insanlara mutlaka açık-seçik bildireceksiniz, onu saklamayacaksınız." Ama onlar Kitap'ı sırtlarının gerisine attılar, basit bir ücret karşılığı onu sattılar. Ne kötü şey satın alıyorlar!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O zaman Allah Kitab verilənlərlə əhd bağlayıb: “Siz o Kitabı mütləq insanlara aydınlaşdıracaqsınız və onu gizlətməyəcəksiniz!”– deyə buyurdu. Onlar isə bu əhdi qulaqardına vurub onu ucuz qiymətə satdılar. Onların bu alveri necə də pisdir!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Allah kitab əhlindən: ″Siz onu (kitabda olanları) gizlətməyib, insanlar üçün aydınlaşdırmalısınız!″ – deyə əhd aldığı zaman onlar bu əhdə arxa çevirdilər və onu az bir qiymətə satdılar. Onların bu alış-verişi necə də pisdir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Einst hat Gott mit den Schriftbesitzern einen Bund geschlossen, durch den Er sie verpflichtete, den Menschen die Schrift bekannt zu machen und diese nicht zu verbergen. Sie haben dem Bund aber den Rücken gekehrt und ihn für einen geringen Preis verkauft. Welch schlechter Handel!

Almanca — Der Edle Quran

Und (gedenkt,) als Allah mit denjenigen, denen die Schrift gegeben worden war, ein Abkommen traf: ʺIhr sollt sie den Menschen ganz gewiß klar machen und sie nicht verborgen halten!ʺ Da warfen sie sie hinter ihren Rücken und verkauften sie für einen geringen Preis; wie schlimm ist das, was sie erkaufen!

Almanca — M. A. Rassoul

Und als Allah den Bund mit denen schloß, welchen die Schrift gegeben wurde, (und sprach:) ʺWahrlich, tut sie den Menschen kund und verbergt sie nichtʺ da warfen sie sie über ihre Schulter und verkauften sie für einen winzigen Preis. Und schlimm ist das, was sie (dafür) erkaufen!

Almanca — Muhammad Zaidan

Und (erinnere daran), als ALLAH das Gelöbnis derjenigen entgegennahm, denen die Schrift zuteil wurde: ʺIhr werdet sie doch den Menschen erläutern und sie nicht verbergen.ʺ Dann haben sie ihr (der Schrift) jedoch den Rücken gekehrt und sie gegen Minderwertiges eingetauscht. Und erbärmlich ist das, was sie eingetauscht haben.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

For once did Allah make a covenant with Ahl AL-Kitab. They should make the Book genuinely known to everyone and not hide the least part of its text and its precepts. However they cast it behind their backs and exchanged the truth for the worthless vanity of the fleeting and ephemeral world. How evil and how ill indeed is the advantage they gained.

Abdul Haleem

God took a pledge from those who were given the Scripture- ‘Make it known to people; do not conceal it’- but they tossed the pledge over their shoulders, they bartered it for a small price: what a bad bargain they made!

Abdullah Yusuf Ali

And remember Allah took a covenant from the People of the Book, to make it known and clear to mankind, and not to hide it; but they threw it away behind their backs, and purchased with it some miserable gain! And vile was the bargain they made!

Abul A'la Maududi

And recall when Allah took a covenant from those who were given the Book: 'You shall explain it to men and not hide it. Then they cast the Book behind their backs, and sold it away for a trivial gain. Evil indeed is their bargain.

Aisha Bewley

Allah made a covenant with those given the Book: ‘You must make it clear to people and not conceal it. ’ But they toss it in disdain behind their backs and sell it for a paltry price. What an evil sale they make!

Al-Hilali & Khan

(And remember) when Allâh took a covenant from those who were given the Scripture (Jews and Christians) to make it (the news of the coming of Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم and the religious knowledge) known and clear to mankind, and not to hide it, but they threw it away behind their backs, and purchased with it some miserable gain! And indeed worst is that which they bought.

Ali Quli Qarai

When Allah made a covenant with those who were given the Book: ‘You shall explain it for the people, and you shall not conceal it,’ they cast it behind their backs and sold it for a paltry gain. How evil is what they buy!

Amatul Rahman Omar

Recall the time when Allâh took a covenant from those who were given the Scripture that, `You must explain (the teachings of) this (Scripture) to the people and not conceal it. ' But they threw it away behind their backs, and accepted a paltry price for it. How evil is that which they have chosen!

Arthur John Arberry

And when God took compact with those who had been given the Book: 'You shall make it clear unto the people, and not conceal it. ' But they rejected it behind their backs and sold it for a small price -- how evil was that their selling!

Bijan Moeinian

Recall that God took a covenant from the followers of the Scripture that they should not hide the truth and that they should spread it [Deuteronomy (4:2), (6:7-9). Unfortunately they broke their promise [up to the point that years after Moses they did not know that there was such book known as Torah (see II Kings, 22:8-13)] and traded their faith for a hand full of money. What a loss their deal was.

E. Henry Palmer

When God took the compact from those who have had the Book brought them that 'Ye shall of a surety manifest it unto men, and not hide it,' they cast it behind their backs, and bought therewith a little price,- but evil is what they buy.

Edip-Layth

God took the covenant of those who were given the book: "You will proclaim to the people and not conceal it." However, they threw it behind their backs and purchased with it a cheap price. Miserable indeed is what they have purchased.

George Sale

And when God accepted the covenant of those to whom the book of the law was given, saying, ye shall surely publish it unto mankind, ye shall not hide it: Yet they threw it behind their backs, and sold it for a small price; but woful is the price for which they have sold it.

Hamid S. Aziz

When Allah took the covenant from those who have received the Scripture, (and said), "You shall of a surety manifest it unto men, and not hide it", they cast it behind their backs, and bought therewith a little gain, but evil is what they buy therewith.

Mahmoud Ghali

And as Allah took Compact with the ones to whom the Book was brought: "Indeed you shall definitely make it evident to mankind and not keep it back. " Yet, they flung it off beyond their backs and traded it for a little price. Miserable then is that which they traded!

Marmaduke Pickthall

And (remember) when Allah laid a charge on those who had received the Scripture (He said): Ye are to expound it to mankind and not to hide it. But they flung it behind their backs and bought thereby a little gain. Verily evil is that which they have gained thereby.

Mohamed Ahmed - Samira

And remember when God took a promise from the people of the Book to make its (truth) known to mankind, and not keep back any part of it, they set aside (the pledge), and sold it away for a little gain but how wretched the bargain that they made!

Muhammad Asad

AND LO, God accepted a solemn pledge from those who were granted earlier revelation [when He bade them]: "Make it known unto mankind, and do not conceal it!" But they cast this [pledge] behind their backs, and bartered it away for a trifling gain: and how evil was their bargain!

Mustafa Khattab

˹Remember, O  Prophet,˺ when Allah took the covenant of those who were given the Scripture to make it known to people and not hide it, yet they cast it behind their backs and traded it for a fleeting gain. What a miserable profit!

Progressive Muslims

And God took the covenant of those who were given the Scripture: "You will make it clear to the people and not conceal it. " But they threw it behind their backs and purchased with it a cheap price. Miserable indeed is what they have purchased.

Sahih International

And [mention, O Muúammad], when Allah took a covenant from those who were given the Scripture, [saying], "You must make it clear to the people and not conceal it. " But they threw it away behind their backs and exchanged it for a small price. And wretched is that which they purchased.

Sam Gerrans

And when God took an agreement of those given the Writ: “You are to make it plain to mankind, and not to conceal it,” then they cast it behind their backs, and sold it at a cheap price; and evil is what they bought.

Shabbir Ahmed

Allah took a Covenant from those who received the Scripture, "You shall convey the Message to people and never conceal it. " But they flung it behind their backs, and traded it away for a little gain. What a miserable bargain!

Syed Vickar Ahamed

And (remember) Allah took holy Promise from the People of the Book, to make it known and clear to Mankind, and not to hide it; But they threw it away behind their backs, and purchased with it some miserable gain! And false was the bargain that they made (by it)!

Taqi Usmani

When Allah took a pledge from those who were given the Book: "You shall make it known to people, and you shall not conceal it," they threw it away behind their backs, and acquired a small price for it. So, evil is what they acquire.

The Monotheist Group

And God took the covenant of those who were given the Book: "You will make it clear to the people and not conceal it." But they placed it behind their backs and purchased with it a cheap price. Miserable indeed is what they have purchased.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Allah prit, de ceux auxquels le Livre était donné, cet engagement: ʺExposez-le, certes, aux gens et ne le cachez pasʺ. Mais ils lʹont jeté derrière leur dos et lʹont vendu à vil prix. Quel mauvais commerce ils ont fait!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En toen God met hen aan wie het boek gegeven is het verdrag aanging: ʺJullie moeten het aan de mensen duidelijk maken en het niet verbergen.ʺ Toen veronachtzaamden zij het achterbaks en verkwanselden het, maar wat zij ervoor gekocht hebben dat is pas slecht.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En toen God een verbond sloot met hen, die hij de schrift gaf, met den last, die den menschen bekend te maken en haar niet te verbergen, wierpen zij dit achter hunne ruggen en verkochten het voor een lagen prijs. Hoe slecht was de prijs dien zij er voor ontvingen.

Hollandaca — Siregar

En (gedenkt) toen Allah een verbond met degenen die de Schrift gegeven waren sloot: ʺOpdat jullie hot (de Schrift) aan de mensen duidelijk zouden maken en opdat jullie het niet zouden verbergen.ʺ Toen wierpen zij het achter hum ruggen weg en zij ruilden het in voor een geringe prijs. En het was een slechte ruil die zij maakten.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (напомни, о Пророк) как взял Аллах завет [договор, подкрепленный клятвой] с тех, кому даровано Писание [с иудеев и христиан]: «Непременно и обязательно вы будете разъяснять его [свое Писание, иудеи Тору, а христиане Евангелие] людям и не будете скрывать его [Писание]». Но они бросили это [завет] за свои спины и купили за это [за сокрытие истины и искажение Писания] ничтожную цену [променяли на мирские блага]. Скверно же то, что они покупают!

Rusça — Osmanov

[Вспомни, Мухаммад,] как с тех, кому даровано Писание, Аллах взял завет, [говоря]: ʺВы непременно будете разъяснять Писание людям, не будете [ни от кого] скрывать егоʺ. Но они отшвырнули [этот] завет и получили за это ничтожную плату. Сколь мерзко то, что они получают!