Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.
وَلَا تَهِنُوا وَلَا تَحْزَنُوا وَاَنْتُمُ الْاَعْلَوْنَ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ
ve lā tehinū ve lā teHzenū ve entumu l-eǎ'levne in kuntum mu'minīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (77 / 77 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve gevşeklik etmeyin, mahzun olmayın, inanmışsanız mutlaka üstünsünüz siz.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve gevşeklik etmeyin, mahzun olmayın, inanmışsanız mutlaka üstünsünüz siz.
Adem Uğur
Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız, üstün gelecek olan sizsiniz.
Ahmed Hulusi
Gevşemeyin, hüzünlenmeyin; siz en üstün olanlarsınız, eğer iman edenlerseniz.
Ahmet Tekin
Düşmana karşı zaaf göstermeyin, gevşemeyin, mağlup olduk diye mahzun da olmayın. Hâlâ siz yüce, üstün kişilersiniz. Siz samimi mü’minler olduğunuz sürece, sonunda galip geleceksiniz.
Ahmet Varol
Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer iman etmiş iseniz en üstün sizsiniz.
Ali Bulaç
Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz.
Ali Fikri Yavuz
Ey müminler, savaştan gevşemeyin ve Uhud bozgununa üzülmeyin. Hâliniz onlardan netice itibariyle çok yüksektir; eğer gerçekten (vâdimize) inanıyorsanız.
Ali Rıza Safa
Gevşemeyin ve üzülmeyin. Üstün olan sizsiniz; eğer inanıyorsanız?
Bayraktar Bayraklı
Gevşeklik göstermeyiniz; üzüntüye kapılmayınız. Eğer gerçekten inanıyorsanız, mutlaka siz en üstün olursunuz.
Bekir Sadak
Gevsemeyin, uzulmeyin, inanmissaniz, mutlaka siz en ustunsunuzdur.
Celal Yıldırım
Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer inanıyorsanız elbette sizler üstünsünüzdür.
Diyanet İşleri
Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.
Diyanet İşleri (eski)
Gevşemeyin, üzülmeyin, inanmışsanız, mutlaka siz en üstünsünüzdür.
Diyanet Vakfi
Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız, üstün gelecek olan sizsiniz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer hakikaten inanıyorsanız, muhakkak üstün olan sizsinizdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sizler eğer gerçek inananlarsanız, daha yükselecekken gevşemeyin ve üzülmeyin!
Elmalılı Hamdi Yazır
Fütur getirmeyin ve mahzun olmayın daha yükselecekken sizler, gerçek mü'minlersiniz
Erhan Aktaş
Gevşemeyin, üzülmeyin! Eğer, gerçekten iman etmişseniz, üstün olan sizsiniz.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Gevşemeyin, üzülmeyin! Eğer, gerçekten inanmışsanız, üstün olan sizsiniz.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Gevşemeyin, üzülmeyin! Eğer, gerçekten inanmışsanız, üstün olan sizsiniz.
Fizilal-il Kuran
Sakın gevşemeyiniz, karamsarlığa kapılmayınız. Eğer mümin iseniz üstün gelecek olan taraf sizlersiniz.
Gültekin Onan
Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer inançlılarsanız en üstün olan sizlersiniz.
Hamdi Döndüren
Gevşeklik göstermeyin ve (Uhud bozgunundan ötürü) üzüntüye de kapılmayın; eğer gerçekten inanmışsanız, üstün gelecek olan sizsiniz!
Hasan Basri Çantay
(Ey mü'minler), gevşemeyin, mahzun olmayın, Siz eğer (gerçekden) mü'min iseniz (düşmanlarınıza gaalib ve onlardan) çok üstünsünüzdür.
Hasib Asutay
(Ey müminler!) Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz.
Hayrat Neşriyat
O hâlde gevşemeyin ve üzülmeyin! Eğer (gerçekten) mü’min kimseler iseniz, en üstün olanlar sizsiniz!
İbni Kesir
Gevşemeyin, üzülmeyin, gerçekten inanmışsanız, mutlaka siz üstünsünüz.
Mehmet Okuyan
Sakın gevşemeyin; hüzünlenmeyin! İnanıyorsanız siz üstünsünüz.
Muhammed Esed
Öyleyse, cesaretinizi yitirmeyin ve üzülmeyin: Eğer (gerçekten) inanıyorsanız mutlaka (insanların) en üstünü olursunuz.
Mustafa İslamoğlu
Öyleyse ne yılgınlığa kapılın ne de üzülün: eğer gerçekten inanıyorsanız, insanların en üstünü mutlaka siz olursunuz.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve fütur getirmeyiniz ve mahzun olmayınız ve siz mü'minler iseniz çok yükselmiş olanlar ancak sizlersiniz.
Ömer Öngüt
Ey müminler! Gevşemeyin, üzülmeyin. Gerçekten inanıyorsanız, siz mutlaka en üstünsünüzdür.
Suat Yıldırım
Sakın yılmayın, üzüntüye kapılmayın, eğer iman ediyorsanız mutlaka üstün gelirsiniz!
Süleyman Ateş
Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer inanıyorsanız, mutlaka siz üstün geleceksiniz.
Süleymaniye Vakfı
Gevşemeyin ve üzülmeyin! Eğer inanıp güvenen kimselerseniz siz, en üstün olanlarsınız.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer inanıp güveniyorsanız en üstün olan, sizlersiniz.
Şaban Piriş
Eğer gerçekten mümin olduysanız, siz, daha üstün olmanıza rağmen gevşemeyin, üzüntüye düşmeyin.
Tefhim-ul Kuran
Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz.
Ümit Şimşek
Gevşemeyin ve üzülmeyin; eğer inanmış kimselerseniz, üstün olan sizsiniz.
Yaşar Nuri Öztürk
Gevşemeyin, tasalanmayın. Eğer inanıyorsanız üstün olan sizsiniz.
Azerice (1)
Azerice — Alihan Musayev
Acizlik göstərməyin və kədərlənməyin. Möminsinizsə, üstün olacaqsınız.
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Gebt nicht nach und seid nicht traurig (,wenn ihr Verluste erleidet)! Ihr behaltet doch die Oberhand, wenn ihr innig glaubt.
Almanca — Der Edle Quran
Und werdet nicht schwach noch seid traurig, wo ihr doch die Oberhand haben werdet, wenn ihr gläubig seid.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und werdet nicht müde und grämt euch nicht! Und ihr seid die Sieger, wenn ihr Mumin seid.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Do not falter in your war of belief against positive unbelief nor grieve at heart, for you shall gain the upper hand if your hearts are impressed with the image of religious and spiritual virtues.
Abdul Haleem
Do not lose heart or despair- if you are true believers you have the upper hand-
Abdullah Yusuf Ali
So lose not heart, nor fall into despair: For ye must gain mastery if ye are true in Faith.
Abul A'la Maududi
Do not, then, either lose heart or grieve: for you shall surely gain the upper hand if you are true men of faith.
Aisha Bewley
Do not give up and do not be downhearted. You shall be uppermost if you are muminun.
Al-Hilali & Khan
So do not become weak (against your enemy), nor be sad, and you will be superior (in victory) if you are indeed (true) believers.
Ali Quli Qarai
Do not weaken or grieve: you shall have the upper hand, should you be faithful.
Amatul Rahman Omar
Therefore slacken not, nor grieve, and when you are true believers you shall certainly be the triumphant.
Arthur John Arberry
Faint not, neither sorrow; you shall be the upper ones if you are believers.
Bijan Moeinian
Do not loose faith and do not be depressed [in hardships]; if you be true believers, you will surely gain the upper hand [over your enemies. ]
E. Henry Palmer
Do not give way nor grieve, for ye shall have the upper hand if ye but be believers.
Edip-Layth
Do not be weak, and do not grieve, for you are superior, if you have acknowledged.
George Sale
And be not dismayed, neither be ye grieved; for ye shall be superior to the unbelievers if ye believe.
Hamid S. Aziz
Do not give way nor grieve, for you shall overcome them if you but be faithful.
Mahmoud Ghali
And do not feel feeble nor grieve; and you are the most exalted in case you are believers.
Marmaduke Pickthall
Faint not nor grieve, for ye will overcome them if ye are (indeed) believers.
Mohamed Ahmed - Samira
So do not lose heart or be grieved, for you will surely prevail if you are believers.
Muhammad Asad
Be not, then, faint of heart, and grieve not: for you are bound to rise high if you are [truly] believers.
Mustafa Khattab
Do not falter or grieve, for you will have the upper hand, if you are ˹true˺ believers.
Progressive Muslims
Do not be weak, and do not grieve, for you will have the upper hand, if you are believers.
Sahih International
So do not weaken and do not grieve, and you will be superior if you are [true] believers.
Sam Gerrans
And faint not, nor grieve, and you will be the superior ones, if you be believers.
Shabbir Ahmed
Do not ever lose heart, and grieve not, for you are bound to prevail if you are truly believers. (4:141).
Syed Vickar Ahamed
So do not become weak (lose heart) and do not fall into sadness and you must gain mastery, if you are true in Faith.
Taqi Usmani
Do not lose heart and do not grieve, and you are the upper-most if you are believers.
The Monotheist Group
Do not be weak, and do not grieve, for you will have the upper hand, if you are believers.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ne vous laissez pas battre, ne vous affligez pas alors que vous êtes les supérieurs, si vous êtes de vrais croyants.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Salomo Keyzer
Weest dus niet ontmoedigd en treurig. Gij zult de bovenhand behouden, indien gij gelooft.
Hollandaca — Siregar
Voelt jullie niet vemederd en treurt niet; en jullie zijn de winnaars. indien jullie (ware) gelovigen zijn.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И не падайте духом (о, верующие) и не печальтесь (тому, что произошло с вами при горе Ухуд) в то время как вы будете на высоте [победите], если вы (действительно) являетесь верующими!
Rusça — Osmanov
Не падайте же [духом], не огорчайтесь, ибо вы выше других, если веруете.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Tappa inte modet och glöm er sorg! Står ni fasta i tron kommer ni att vinna överhanden.