Al-i İmran Suresi 127. Ayet — Elfaz
Bir de Allah bunu, inkar edenlerden bir kısmını helak etsin veya perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler diye yaptı.
1لِيَقْطَعَli yeḳTaǎkessin diyeTa'lil (Sebep) Edatı+Muzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibق ط عkesmek, ayırmak, bölmek, ayrılmak, ayırmak, devre dışı bırakmak, devam edememek, çekilmek, yıkmak, çürümek, son vermek, durdurmak, bitirmek, devam etmemek, başaramamak, durmak, durdurulmak, engellenmiş, bir son vermek, parça, kısım, bölüm, bir bütünden kesilmiş kısım Türkçe'ye girmiş türevler: kıta, kat, ikta, inkıta, kati, maktu, mukataa, maktuen, kat´a, katiyen, katiyet, katiyetle
3مِنَmine-denHarf-i Cer
4الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler-İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
5كَفَرُواkeferūinkar eden(ler)Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaret
6اَوْevyahutBağlaç
7يَكْبِتَهُمْyekbitehumve perişan etsin deMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibك ب تAlçaltmak, yere atmak, kısıtlamak, bunaltmak, yere sermek, rezil etmek, aşağılamak, utançla yenmek, alçaltılmış ve aşağılanmış olmak, yok olmaya sebep olmak, bir kişinin istediğini reddetmek, bir kişiyi hayal kırıklığına uğratmak, öfkelenmek ve üzülmek, öfkesini içinde veya göğsünde tutmak, birinin ciğerini yaralamak veya incitmek, yüzüstü yere kapanmak.
8فَيَنْقَلِبُواfe yenḳalibūdönüp gitsinler diyeBağlaç+Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · İnfi'âl Bâbıق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulp