Al-i İmran Suresi 122. Ayet — Elfaz
Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler.
1اِذْiƶo vakitZaman Zarfı
2هَمَّتْhemmetyüz tutmuştuMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müennes Gaibeه م مEndişelenmek/önemsemek/ilgilenmek, kaygılanmak, düşünmek, arzu etmek, tefekkür etmek, düşünmek, tasarlamak, endişeli olmak, aleyhinde plan yapmak, niyet etmek, amaçlamak.
4مِنْكُمْminkumsizdenHarf-i Cer+Zamir
5اَنْenMasdar Harfi
6تَفْشَلَاtefşelākorkup bozulmayaMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Tesniye Müzekker Muhatabف ش لCesaretini kaybetmek, korkak olmak, gevşemek, cansız veya halsiz hale gelmek, cesaretini yitirmek, gevşek davranmak.
7وَاللّٰهُve(a)llahuhalbuki Allahİsti'nafiye Edatı+Lafza-i Celal
8وَلِيُّهُمَاveliyyuhumākendilerinin dostu idiİsim+Zamirو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak
9وَعَلَىve ǎlāİsti'nafiye Edatı+Harf-i Cer
10اللّٰهِ(a)llahiAllah'aLafza-i Celal
11فَلْيَتَوَكَّلِfe l yetevekkelidayansınlarİsti'nafiye Edatı+Emir Lamı+Muzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaib · Tefa''ul Bâbıو ك لGüvenmek, onaylamak, vermek, görev vermek, işleri düzenlemek, dayanmak, bel bağlamak.
12الْمُؤْمِنُونَl-mu'minūneinananlarMarife (Belirlilik Takısı)+İsimا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elaman