Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler.
اِذْ هَمَّتْ طَائِفَتَانِ مِنْكُمْ اَنْ تَفْشَلَا وَاللّٰهُ وَلِيُّهُمَا وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ
iƶ hemmet Tāifetāni minkum en tefşelā ve(a)llahu veliyyuhumā ve ǎlā (a)llahi fe l yetevekkeli l-mu'minūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Hani içinizden iki bölük, korkup geri dönmek üzereydi, halbuki Allah, onların yardımcısıydı ve ancak Allah'a dayanmalı inananlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Hani içinizden iki bölük, korkup geri dönmek üzereydi, halbuki Allah, onların yardımcısıydı ve ancak Allahʼa dayanmalı inananlar.
Adem Uğur
O zaman içinizden iki bölük bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Müminler, yalnız Allah'a dayanıp güvensinler.
Ahmed Hulusi
O zaman sizden iki grup korkup bozulmaya yüz tutmuştu. Allah onların Veliyy'i idi. İman edenler Allah'a tevekkül etsinler (hakikatlerindeki El Vekiyl isminin gereğini yerine getireceğine iman etsinler).
Ahmet Tekin
O zaman, Uhud’da içinizden iki grup (Hazrec’den Selemeoğulları’yla Evs’ten Hâriseoğulları) da, bozguna uğramak üzere idi. Halbuki velileri, koruyucuları, emrinde oldukları otorite Allah’tı. Mü’minler sadece ve sadece Allah’a dayanıp güvensinler.
Ahmet Varol
Hani, Allah kendilerinin dostu olduğu halde sizden iki grup geri çekilmeyi düşünmüştü. Mü'minler yalnız Allah'a güvensinler.
Ali Bulaç
O zaman sizden iki grup, neredeyse 'çözülüp geri çekilmek' istemişti. Oysa Allah onların (velisi) yardımcısıydı. Artık mü'minler, yalnızca Allah'a tevekkül etmelidir.
Ali Fikri Yavuz
O zaman (Uhud savaşında ordunun sağ ve sol kanadını teşkil eden Seleme Oğulları ile Harise Oğullarından ibaret) içinizden iki birlik savaş korkusundan (münafık Ubeyy’in kaçışına bakarak) geri dönmeğe niyyetlenmişti. Halbuki onların yardımcısı Allah idi. Müminler yalnız Allah’a güvenip dayanmalıdır.
Ali Rıza Safa
Aranızdan iki küme, korkuyla çözülmek üzereydi. Oysa Allah, onların dostuydu. İnananlar, artık Allah'a güvensinler.
Bayraktar Bayraklı
İçinizden iki grubun paniğe kapıldığını da hatırla. Halbuki Allah onlara yakındı. Müminler yalnız Allah'a güven duymalıdır.
Bekir Sadak
Sizden iki takim bozulup geri cekilmek uzere idi; oysa Allah onlarin dostu idi, inananlar yalniz Allah'a guvensinler.
Celal Yıldırım
Ve hani sizden iki fırka korku ve endişe duyarak geri çekilmek istiyorlardı. Halbuki Allah onların dost ve yardımcısı idi, (bunu hatırlayarak geri çekilmekten vazgeçmişlerdi). Mü'minler ancak Allah'a güvenip dayansınlar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
O zaman sizden iki bölük, Allah onların velîsi olduğu halde bozulup çekilmeye yüz tutmuştu; müminler yalnız Allah’a güvensinler.
Diyanet İşleri
Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler.
Diyanet İşleri (eski)
Sizden iki takım bozulup geri çekilmek üzere idi; oysa Allah onların dostu idi, inananlar yalnız Allah'a güvensinler.
Diyanet Vakfi
O zaman içinizden iki bölük bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Müminler, yalnız Allah'a dayanıp güvensinler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
O zaman içinizden iki takım bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. İnananlar, yalnız Allah'a dayanıp güvensinler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O zaman içinizden iki grup oluşturanlar, Allah yardımcıları iken, yılıp çekilmek istemişlerdi. Demek ki, inananlar, yalnızca Allah'a dayanmalıdırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
O dem ki içinizde iki taife yılmak istemişlerdi Allah zahirleri iken, ve ancak Allaha demek dayanmalı mü'minler
Erhan Aktaş
Hani! İçinizden iki grup korkuya kapılıp, geri çekilmeye yeltenmişti. Halbuki Allah, onların velisiydi. Mü'minler yalnız Allah'a tevekkül etsinler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Hani! İçinizden iki grup korkuya kapılıp, geri çekilmeye yeltenmişti. Halbuki Allah, onların velisiydi. Mü'minler yalnız Allah'a tevekkül etsinler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Hani! İçinizden iki grup korkuya kapılıp, geri çekilmeye yeltenmişti. Halbuki Allah, onların velisiydi. Mü'minler yalnız Allah'a tevekkül etsinler.
Fizilal-il Kuran
Hani sizden iki grupta yılgınlık ve çözülme emareleri belirmişti. Oysa onların dostu Allah'tı. Müminler, sırf Allah'a dayanmalıdırlar.
Gültekin Onan
O zaman sizden iki grup neredeyse 'çözülüp geri çekilmek' istemişti. Oysa Tanrı onların (velisi) yardımcısıydı. Artık inançlılar yalnızca Tanrı'ya tevekkül etsinler.
Hamdi Döndüren
O zaman sizden iki grup bozulmaya yüz tutmuştu. Oysa Allah, onların yardımcısı idi. Mü’minler yalnız Allah’a güvenip dayansınlar.
Hasan Basri Çantay
O zaman içinizden iki zümre za'f göster (mek iste) mişdi. Halbuki onların yardımcısı Allahdı. Mü'minler ancak Allaha güvenib dayanmalıdır.
Hasib Asutay
(Ey müminler!) Hani sizden iki grup (korkup) bozulmaya yüz tutmuştu. Oysa Allah onların yardımcısı idi. (35) Müminler yalnız Allah'a güvensinler. (35. Uhud savaşında sağ ve sol kanatlara yerleştirilen Hazreç kabilesinden Selemeoğulları ile Evs kabilesinden Hariseoğulları düşmana karşı korkaklık ve zaaf göstermişlerdi.)
Hayrat Neşriyat
O vakit içinizden iki tâife bozulmaya yüz tutmuştu; hâlbuki onların yardımcısı Allah’dır! O hâlde mü’minler artık, ancak Allah’a tevekkül etsinler!
İbni Kesir
O zaman sizden iki takım bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki onların dostu Allah idi. Mü'minler yalnız Allah'a güvenip, dayansınlar.
Mehmet Okuyan
Hani Allah onların yardımcısıyken içinizden iki grup bozulmaya yüz tutmuştu. Müminler, yalnızca Allah’a güvensinler!
Muhammed Esed
İçinizden iki grubun paniğe kapıldığını (da); halbuki Allah onlara yakındı ve müminler yalnız Allah'a güven duymalıydılar:
Mustafa İslamoğlu
İçinizdeki iki grubun -Allah onların velisi olduğu halde- paniğe kapıldığını da (biliyordu). Artık mü'minler yalnız Allah'a güvenmeliler.
Ömer Nasuhi Bilmen
O vakit ki, sizden iki zümre dağılmaya kastetmişti. Halbuki onların muhafızı Cenâb-ı Allah'tır. Ve mü'minler ancak Allah Teâlâ'ya tevekkül etmelidirler.
Ömer Öngüt
O zaman içinizden iki tâife bozulmaya yüz tutmuştu. Oysa Allah onların yardımcısı idi. Müminler yalnız Allah'a güvensinler.
Suat Yıldırım
Ve hani sizden iki bölük, Allah da kendilerinin yardımcıları olduğu halde, korkarak geri çekilmeye yeltenmişlerdi. Halbuki müminlere düşen, yalnız Allah’a dayanıp güvenmeleridir.
Süleyman Ateş
Sizden iki takım, korkup bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki Allah, kendilerinin dostu idi. İnananlar, Allah'a dayansınlar.
Süleymaniye Vakfı
O sırada sizden iki bölük dağılmaya yüz tutmuştu. Halbuki Allah kendilerinin velisi /en yakınıdır. Müminler yalnız Allah'a güvenip dayansınlar!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Allah müminlerin en yakını olduğu halde içinizden iki bölük korkudan dağılmaya yüz tutmuştu. Müminler yalnız Allah'a dayansınlar.
Şaban Piriş
İçinizden iki grup, Allah yardımcıları olmasına rağmen, az kalsın yılgınlık gösteriyorlardı. Müminler, Allah'a bağlansınlar!
Tefhim-ul Kuran
O zaman sizden iki grup, neredeyse, 'çözülüp geri çekilmek' istemişti. Oysa Allah onların (velisi) yardımcısıydı. Artık mü'minler, yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler.
Ümit Şimşek
O vakit içinizden iki birlik yılmış, geri çekilmeye niyetlenmişti. Oysa Allah onların dostu ve yardımcısıydı. Mü'minler de ancak Allah'a tevekkül etmeliydiler.
Yaşar Nuri Öztürk
Sizden iki takım, korku ile bozulmak üzereydi. Halbuki Allah onların Veli'siydi. Müminler yalnız Allah'a güvenip dayansınlar.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
O zaman sizlərdən iki dəstə ruhdan düşməyə hazır idilər. Allah isə onların yardımçısı oldu. Qoy möminlər Allaha təvəkkül etsinlər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(O müharibədə) sizin içərinizdən (Sələmə və Harisə oğullarından ibarət) iki dəstə məğlubiyyətdən (uğursuzluqdan) qorxaraq geri çəkilmək fikrinə düşmüşdü. Halbuki, Allah onların yardımçısı idi. Gərək möʼminlər (hər işdə) Allaha təvəkkül etsinlər!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Zwei von euren Verbänden waren nahe daran, den Kampf aufzugeben. Doch sie vertrauten auf Gott, der sich ihrer annahm. Auf Gott sollen sich die Gläubigen verlassen.
Almanca — Der Edle Quran
Als zwei Teil(gruppen) von euch vorhatten, aufzugeben, wo doch Allah ihr Schutzherr ist. Und auf Allah sollen sich die Gläubigen verlassen.
Almanca — M. A. Rassoul
Da verloren zwei Gruppen von euch beinahe den Mut, und Allah war beider Beschützer. Und auf Allah sollen sich die Gläubigen verlassen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und (erinnere daran), als zwei Gruppen unter euch beinahe Rückzieher machten, aber ALLAH war ihr Wali. Und ALLAH gegenüber sollen die Mumin Tawakkul üben.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Then two of your tribes almost lost heart. However, they were saved by the graceful tutelage of Allah, and in Allah should those whose hearts have been touched with the divine hand put their trust.
Abdul Haleem
Remember when two groups of you were about to lose heart and God protected them- let the believers put their trust in God-
Abdullah Yusuf Ali
Remember two of your parties Meditated cowardice; but Allah was their protector, and in Allah should the faithful (Ever) put their trust.
Abul A'la Maududi
And recall when two groups from among you were inclined to flag although Allah was their protector; it is in Allah that the believers should put their trust.
Aisha Bewley
And remember when two of your clans were on the point of losing heart and Allah was their Protector. Let the muminun put their trust in Allah.
Al-Hilali & Khan
When two parties from among you were about to lose heart, but Allâh was their Walî (Supporter and Protector). And in Allâh should the believers put their trust.
Ali Quli Qarai
When two groups among you were about to lose courage, —though Allah is their guardian, and in Allah let all the faithful put their trust.
Amatul Rahman Omar
When two groups from among you (- the two clans of Banû Hârithah and Banû Salamah) were disposed to show cowardliness. And Allâh was the Protecting friend of them both, and in Allâh the believers should put their trust.
Arthur John Arberry
when two parties of you were about to lose heart, though God was their Protector -- and in God let the believers put all their trust --
Bijan Moeinian
Two troops of yours (the one of Banu Salmah & Banu Harithah) were about to show cowardice (when Abdulllah bin Ubayy, the hypocrite, and his troop left the battlefield) not believing that God is present to help them. [This was a lesson so that] The believers should always put their trust in God [even though the odds seems against them.]
E. Henry Palmer
when two companies of you were on the point of showing cowardice; but God was their guardian, for on God surely the believers do rely.
Edip-Layth
When the two parties from among you were concerned about their failure, though God was their ally. In God those who acknowledge should trust.
George Sale
when two companies of you were anxiously thoughtful, so that ye became faint-hearted; but God was the supporter of them both; and in God let the faithful trust.
Hamid S. Aziz
When two companies of you almost fell away in cowardice but Allah was their Guardian (or Protecting Friend), for on Allah surely do believers put their trust.
Mahmoud Ghali
(Remember) as two sections of you were about to be disheartened, and Allah is their Ever- Patronizing Patron; and on Allah let the believers then put their trust.
Marmaduke Pickthall
When two parties of you almost fell away, and Allah was their Protecting Friend. In Allah let believers put their trust.
Mohamed Ahmed - Samira
When two of your bands were about to lose heart God befriended them; and in Him should the faithful place their trust.
Muhammad Asad
when two groups from among you were about to lose heart, although God was near unto them and it is in God that the believers must place their trust:
Mustafa Khattab
˹Remember˺ when two groups among you ˹believers˺ were about to cower, then Allah reassured them. So in Allah let the believers put their trust.
Progressive Muslims
When the two parties from among you were concerned that they should fail; while God was their supporter. In God the believers should trust.
Sahih International
When two parties among you were about to lose courage, but Allah was their ally; and upon Allah the believers should rely.
Sam Gerrans
When two groups among you were about to lose heart, but God was their ally; and in God let the believers place their trust.
Shabbir Ahmed
Two groups among you fell short of steadfastness, and your men suffered a temporary setback. And Allah was their Protecting Friend. In Allah believers put their trust.
Syed Vickar Ahamed
Remember two of your parties took to cowardice; But Allah was their protector, and in Allah should the Faithful keep their trust.
Taqi Usmani
When two of your groups were about to lose heart, while Allah was their guardian! It is in Allah alone that the believers must place their trust.
The Monotheist Group
When two parties from among you were obsessed that they would fail; while God was their supporter. In God the believers should trust.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Quand deux de vos groupes songèrent à fléchir! Alors quʹAllah est leur allié à tous deux! Car, cʹest en Allah que les croyants doivent placer leur confiance.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Wê dema du celeb ji we hindik mabû ku sist bibin (û ji we biqetin). Hal ev e ku Xwedê arîkar û piştevanê wan bû. Naxwe bawermend bila xwe bispêrin Xwedê tenê.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Toen twee groepen van jullie van plan waren om op te geven, terwijl God hun beschermer was. Op God moeten de gelovigen hun vertrouwen stellen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Toen twee van de heerscharen den moed verloren en God hen ondersteunde. Op God moeten de geloovigen dus vertrouwen.
Hollandaca — Siregar
(Gedenk) toen twee groepen van jullie naar lafheid neigden, terwijl Allah hun beschermer was. En laat de gelovigen op Allah, vertrouwen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(И вспомни, о Пророк) как вздумали два отряда (из числа ансаров) из числа вас [верующих] ослабеть духом (и вернуться обратно в город), а (ведь) Аллах – их Покровитель (Который сделал так, что они окрепли духом и они, уповая на Аллаха, двинулись на место будущего сражения): и пусть (только) на Аллаха полагаются верующие [твердо надеются на Его помощь и поддержку]!
Rusça — Osmanov
[Вспомни,] как два отряда из числа вас вздумали было смалодушничать, хотя Аллах и помогал им. Лишь на Аллаха пусть полагаются верующие!
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Två grupper bland dina män var nära att förlora modet, trots att de stod under Guds beskydd - det är till Gud som de troende måste lita.