Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar. İyiliği emrederler. Kötülükten men ederler, hayır işlerinde birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar salihlerdendir.

يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُسَارِعُونَ فِي الْخَيْرَاتِ وَاُو۬لٰٓئِكَ مِنَ الصَّالِحِينَ

yu'minūne bi(a)llahi ve l-yevmi l-āḣiri ve ye'murūne bi l-meǎ'rūfi ve yenhevne ǎni l-munkeri ve yusāriǔne fī l-ḣayrāti ve ulāike mine S-SāliHīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يُؤْمِنُونَyu'minūneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanırlar
2بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'a
3وَالْيَوْمِve l-yevmiي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecive gününe
4الْاٰخِرِl-āḣiriا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımahiret
5وَيَأْمُرُونَve ye'murūneا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakve emreder
6بِالْمَعْرُوفِbi l-meǎ'rūfiع ر فO bunu bildi, bunun idrakine vardı, ayırt etmek, bir şeyle tanışmak, düşünme ve etkiyi göz önünde bulundurarak bir şeyi algılamak, karşılığını vermek, bir kısmını kabul etmek, yönetici/düzenleyici/gözetmen, itaatkar/uysal/hoş olmak, bilgilendirme, kokulu, kendini bilgilendirmek, öğrenmek/keşfetmek, bilgi aramak/istemek, iyilik/hayır, (at) yelesi, (deniz) dalgaları, yüksek yer/kısım, daha yüksek/en yüksek, ilk/en öndeki, bilgi edinmek amacıyla bir konu hakkında soru veya sorgulama, yaygın olarak bilinen/tanınan, itiraf etmek/kabul etmek/belirtmek, yüksek dağ, Arafat Dağıiyiliği
7وَيَنْهَوْنَve yenhevneن ه يEngellemek, yasaklamak, azarlamak, yasaklamak, durdurtmak, kısıtlamak, men etmek, engel olmak, vazgeçmek, sakınmakve men'ederler
8عَنِǎni-ten
9الْمُنْكَرِl-munkeriن ك رHoşlanmamak, tanımamak, reddetmek, dil veya ceza ile onaylamamak, zor olmak, güç olmak, tiksinti duymak, suçlamakkötülük-
10وَيُسَارِعُونَve yusāriǔneس ر عHızlı olmak, çabuk olmak, acele etmek, süratli olmak, koşmak, seri olmak, çabukluk göstermek, ivedi davranmakve koşarlar
11فِي
12الْخَيْرَاتِl-ḣayrātiخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.hayır işlerine
13وَاُو۬لٰٓئِكَve ulāikeişte onlar
14مِنَmine-dendir
15الصَّالِحِينَS-SāliHīneص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.iyiler-

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah'a ve âhiret gününe inanırlar, insanlara iyiliği emrederler, onları kötülükten nehyederler ve onlar iyi kişilerdendir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allahʼa ve âhiret gününe inanırlar, insanlara iyiliği emrederler, onları kötülükten nehyederler ve onlar iyi kişilerdendir.

Adem Uğur

Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar; iyiliği emreder, kötülükten menederler; hayırlı işlere koşuşurlar. İşte bunlar iyi insanlardandır.

Ahmed Hulusi

Allah Esma'sının nefslerinin hakikati olduğuna ve sonsuz geleceğe iman ederler, Hak ve hakikatle hükmederler, Din'e ters düşen şeylerden insanları sakındırırlar ve (maddi - manevi) hayırlara koşuşurlar. İşte onlar salihlerdir.

Ahmet Tekin

Allah’a, Allah’a imanın gerektirdiği esaslara, âhiret gününe iman ederler. Kurân’ın ve sünnetin hükümlerini, meşru olanı, İslâmî kurallarla örtüşen örfü, ilmî verileri, mü’minlerin tasvip ettiği, icrasında hayır gördüğü planları, programları, adaleti uygulayarak, kamu düzenini sağlarlar, iyiliği emrederler. Şeriat’ın suç saydığı ve haram kıldığı, kamu vicdanının tasvip etmediği, mü’minlerin icrasında hayır görmediği şeyleri bunların savunuculuğunu, sözcülüğünü yasaklayarak, önleyici tedbirler alarak kamu güvenliğini temin ederler. Dünya ve âhiret için en hayırlı işlerde, Kur’ân öğretmede, Kur’ân ilkelerini yaşamada Allah’ın emirlerini yerine getirmede birbirleriyle yarış ederler. Onlar dindar, ahlâklı, hayır-hasenât sahibi müslümanlardan, sâlihler zümresindendir.

Ahmet Varol

Onlar Allah'a ve ahiret gününe iman ederler, iyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar ve hayır işlerinde yarışırlar. İşte bunlar salihlerdendirler.

Ali Bulaç

Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman eder, maruf olanı emreder, münker olandan sakındırır ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar salih olanlardandır.

Ali Fikri Yavuz

Allah’a ve ahiret gününe inanırlar, iyiliği emrederler ve kötülükten vaz geçirirler, hayır işlerinde de yarışırlar. İşte bu özellikleri taşıyanlar Allah katında salihlerdendir.

Ali Rıza Safa

Allah'a ve Sonsuz Yaşam Günü'ne inanırlar; güzel olanı öğütlerler, kötülüğü yasaklarlar ve iyiliklerde yarışırlar. Erdemli olanlar, işte onlardır.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar; doğru olanı emreder, eğri olandan alıkoyarlar ve hayırlı işlerde birbirleriyle yarışırlar.İşte bunlar erdemli insanlardandır.

Bekir Sadak

(113-11) 4 Kitap ehlinin hepsi bir degildir: Onlardan geceleri secdeye kapanarak Allah'in ayetlerini okuyup duranlar vardir; bunlar Allah'a ve ahiret gunune inanir, kotulukten meneder, iyiliklere kosarlar. Iste onlar iyilerdendir.

Celal Yıldırım

(113-114) (Tabii ki) hepsi bir değildir ; içlerinden doğruluk üzere bulunan bir cemaat var ki, gece saatlerinde secdeye kapanarak Allah'ın âyetlerini okurlar; Allah'a ve Âhiret gününe inanırlar; iyilikle emreder, kötülükten alıkorlar; hayırlı işlere koşuşurlar. İşte onlar yararlı ve iyi kimselerdendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bunlar Allah’a ve âhiret gününe inanırlar, iyiliği emrederler, kötülükten menederler ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar iyi kimselerdendir.

Diyanet İşleri

Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar. İyiliği emrederler. Kötülükten men ederler, hayır işlerinde birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar salihlerdendir.

Diyanet İşleri (eski)

(113-114) Kitap ehlinin hepsi bir değildir: Onlardan geceleri secdeye kapanarak Allah'ın ayetlerini okuyup duranlar vardır; bunlar Allah'a ve ahiret gününe inanır, kötülükten meneder, iyiliklere koşarlar. İşte onlar iyilerdendir.

Diyanet Vakfi

Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar; iyiliği emreder, kötülükten menederler; hayırlı işlere koşuşurlar. İşte bunlar iyi insanlardandır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah'a ve ahiret gününe inanırlar, iyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar, hayır işlerinde de birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar iyi insanlardandır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'a ahiret gününe inanır, iyiliği emreder, kötülükten vazgeçirmeye çalışırlar ve hayırlara koşuşurlar. İşte onlar, iyi kimselerdendirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allaha inanırlar, Ahıret gününe inanırlar, ma'rufu emrederler, münkerden nehyederler, hayırlara koşuşurlar ve işte bunlar salihindendirler

Erhan Aktaş

Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar, ma'rufu yapıp telkin ederler, munkere engel olurlar; hayırda birbirleriyle yarışırlar, işte bunlar salihlerdendir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bunlar, Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanırlar, ma'rufu yapıp telkin ederler, münkere engel olurlar; hayırda birbirleriyle yarışırlar, işte bunlar salihlerdendir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bunlar, Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanırlar, ma'rufu buyururlar, münkerden sakındırırlar; hayırda birbirleriyle yarışırlar; işte bunlar salihlerdendir.

Fizilal-il Kuran

Bunlar Allah'a ve ahiret gününe inanırlar, iyiliği emrederek kötülükten sakındırırlar, hayırlı işlere koşarlar. Onlar iyi kullardandırlar.

Gültekin Onan

Bunlar Tanrı'ya ve ahiret gününe inanır, maruf olanı buyurur, münkerden sakındırır ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar salih olanlardandır.

Hamdi Döndüren

Onlar, Allah’a ve ahiret gününe inanır, iyiliği emreder, kötülüğe engel olur ve hayırlı işlerde birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar, iyi olanlardır.

Hasan Basri Çantay

Allaha ve ahiret gününe inanırlar, iyiliği emrederler, kötülükden vaz geçirmiye çalışırlar, hayır işlerinde de birbirleriyle yarış yaparlar. İşte onlar saalihlerdendirler.

Hasib Asutay

Onlar, Allah'a ve âhiret gününe inanırlar, iyiliği emreder, kötülükten sakındırır ve hayır işlerinde yarışırlar. İşte onlar salihlerdendir.

Hayrat Neşriyat

Allah’a ve âhiret gününe îmân ederler, hem iyiliği emreder, kötülükten men' ederler ve hayırlı işlerde birbirleriyle yarışırlar! Böylece işte onlar sâlihlerdendir.

İbni Kesir

Onlar; Allah'a ve ahiret gününe inanırlar. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Hayırlara koşuşurlar, işte onlar salihlerdendir.

Mehmet Okuyan

Onlar Allah’a ve ahiret gününe iman ederler; iyiliği emreder (öğütler)ler, kötülükten engeller (sakındırır)lar ve iyi işlerde yarışırlar. İşte bunlar, iyilerdendir.

Muhammed Esed

Onlar, Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanırlar; doğru olanı emreder, eğri olandan alıkoyarlar ve hayırlı işlerde birbirleriyle yarışırlar: işte bunlar dürüst ve erdemli kimselerdendir.

Mustafa İslamoğlu

Onlar Allah'a ve ahiret gününe inanırlar, iyi ve doğru olanı teklif eder kötü ve yanlış olandan sakındırırlar; ve hayırlı işlerde birbirleriyle yarışırlar: işte bunlar aktif iyi olanlardır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Allah Teâlâ'ya, ahiret gününe imân ederler, marûf ile emir, münkerden nehy eylerler. Ve hayırlı işlere koşarlar ve işte bunlar sâlih kimselerdendirler.

Ömer Öngüt

Onlar Allah'a ve ahiret gününe inanırlar. İyiliği emreder kötülükten men ederler. Hayırlı işlere koşuşurlar. İşte bunlar sâlih kimselerdendirler.

Suat Yıldırım

Bunlar Allah’ı ve âhireti tasdik eder, iyiliği yayar, kötülükleri önler ve hayırlı işlere yarışırcasına koşarlar. İşte onlar salihlerdendirler.

Süleyman Ateş

Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar, iyiliği emreder, kötülükten men ederler; hayır işlerine koşarlar. İşte onlar iyilerdendir.

Süleymaniye Vakfı

Allah'a ve ahiret gününe inanıp güvenir, marufun /iyi şeylerin yapılmasını ister ve münkerden /kötü şeylerden sakındırırlar. Hayırlı işlerde de yarışırlar. İşte onlar iyi kimselerdendir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlar Allah'a ve ahiret gününe inanan, marufa (Kitab'a) uygun olanı isteyen, münkere (o ölçülere uymayana) karşı çıkan ve hayırlı işlerde yarışan kimselerdir. İyi olanlar işte bunlardır.

Şaban Piriş

Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanır. İyiliği emreder, kötülüğü yasaklar, hayırlarda yarışırlar. İşte onlar da salihlerdendir.

Tefhim-ul Kuran

Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman eder, maruf olanı emreder, münker olandan sakındırır ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar salih olanlardandır.

Ümit Şimşek

Onlar Allah'a ve âhiret gününe inanır, iyiliği teşvik eder, kötülükten sakındırır, hayırda yarışırlar. İşte onlar iyi ve hayırlı kullardandır.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'a ve ahiret gününe inanırlar, iyilik ve güzelliği belirlenmiş olana özendirirler, kötülük ve çirkinliği belirlenmiş olandan sakındırırlar. Hayır işlerde yarışırcasına koşarlar. İşte bunlar hayra ve barışa yönelik hizmet üretenlerdendir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Belələri Allaha, Axirət gününə iman gətirir, yaxşı işlər görməyi buyurur, pis əməlləri qadağan edir və xeyirxah işlər görməyə tələsirlər. Məhz onlar əməlisalehlərdəndirlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar Allaha, axirət gününə inanır, (insanlara) yaxşı işlər görməyi əmr edir, (onları) pis əməllərdən çəkindirir və xeyirli işlər görməyə tələsirlər. Onlar əməlisaleh şəxslərdəndirlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie glauben an Gott und den Jüngsten Tag, gebieten das Rechtmäßige und verbieten das Unrechtmäßige und beeilen sich, gute Werke zu verrichten. Das sind die Rechtschaffenen.

Almanca — Der Edle Quran

Sie glauben an Allah und den Jüngsten Tag und gebieten das Rechte und verbieten das Verwerfliche und beeilen sich mit den guten Dingen. Jene gehören zu den Rechtschaffenen.

Almanca — M. A. Rassoul

Diese glauben an Allah und an den Jüngsten Tag und gebieten das, was Rechtens ist, und verbieten das Unrecht und wetteifern in guten Werken; und diese gehören zu den Rechtschaffenen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie verinnerlichen den Iman an ALLAH und an den Jüngsten Tag, sie rufen zum Gebilligten auf, raten vom Mißbilligten ab und sind beim (gottgefällig) Guten zuvorkommend. Und diese sind von den gottgefällig Guttuenden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They believe in Allah with hearts impressed with images of religious and spiritual virtues and they are mindful of the Hereafter. They enjoin equity and recourse to general principles of justice and they condemn the bad and emulate the best. Such people are enrolled among the righteous.

Abdul Haleem

who believe in God and the Last Day, who order what is right and forbid what is wrong, who are quick to do good deeds. These people are among the righteous

Abdullah Yusuf Ali

They believe in Allah and the Last Day; they enjoin what is right, and forbid what is wrong; and they hasten (in emulation) in (all) good works: They are in the ranks of the righteous.

Abul A'la Maududi

They believe in Allah and in the Last Day and enjoin what is right and forbid what is wrong, and hasten to excel each other in doing good. These are among the righteous.

Aisha Bewley

They have iman in Allah and the Last Day, and enjoin the right and forbid the wrong, and compete in doing good. They are among the righteous.

Al-Hilali & Khan

They believe in Allâh and the Last Day; they enjoin Al-Ma‘rûf (Islâmic Monotheism, and following Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم) and forbid Al-Munkar (polytheism, disbelief and opposing Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم); and they hasten in (all) good works; and they are among the righteous.

Ali Quli Qarai

They have faith in Allah and the Last Day, and bid what is right and forbid what is wrong, and are active in [performing] good deeds. They are among the righteous.

Amatul Rahman Omar

They believe in Allâh and the Last Day and enjoin good and forbid evil, and they vie one with another in (doing) good deeds. And it is these who are of the truly righteous.

Arthur John Arberry

believing in God and in the Last Day, bidding to honour and forbidding dishonour, vying one with the other in good works; those are of the righteous.

Bijan Moeinian

The latter believe in God and the Day of the Resurrection. They invite people to do good, forbid them of evil deeds and rush to participate in good deeds. Such people are indeed the righteous ones.

E. Henry Palmer

They believe in God, and in the last day, and bid what is reasonable, and forbid what is wrong, and vie in charity; these are among the righteous.

Edip-Layth

They acknowledge God and the Last day, promote recognized norms and deter from evil, and they hasten in goodness; these are of the reformed ones.

George Sale

They believe in God, and the last day; and command that which is just, and forbid that which is unjust, and zealously strive to excel in good works: These are of the righteous.

Hamid S. Aziz

They believe in Allah, and in the last day, and bid intelligent (or right) conduct, and forbid what is stupid (or wrong), and vie with one another in good works; these are among the righteous.

Mahmoud Ghali

They believe in Allah and the Last Day, and command beneficence, and forbid maleficence, and vie swiftly in charitable deeds; and those are of the righteous.

Marmaduke Pickthall

They believe in Allah and the Last Day, and enjoin right conduct and forbid indecency, and vie one with another in good works. These are of the righteous.

Mohamed Ahmed - Samira

And believe in God and the Last Day, and enjoin what is good and forbid what is wrong, and who hasten to give in charity: they are among the upright and the doers of good.

Muhammad Asad

They believe in God and the Last Day, and enjoin the doing of what is right and forbid the doing of what is wrong, and vie with one another in doing good works: and these are among the righteous.

Mustafa Khattab

They believe in Allah and the Last Day, encourage good and forbid evil, and race with one another in doing good. They are ˹truly˺ among the righteous.

Progressive Muslims

They believe in God and the Last Day and order kindness and deter from evil, and they hasten in goodness; these are of the righteous ones.

Sahih International

They believe in Allah and the Last Day, and they enjoin what is right and forbid what is wrong and hasten to good deeds. And those are among the righteous.

Sam Gerrans

They believe in God and the Last Day, and enjoin what is fitting, and forbid perversity, and compete in good deeds; and those are among the righteous.

Shabbir Ahmed

They believe in Allah as the One True God, and in the Last Day. They advocate what Allah has decreed as virtuous, and forbid what Allah has decreed as vice. They try to lead in acts of social benefit; such are the ones who augment the human potential.

Syed Vickar Ahamed

They believe in Allah and the Last Day; They join in what is right, and forbid what is wrong: And they hasten (to carry on all the) good works: They are in the ranks of the righteous.

Taqi Usmani

they believe in Allah and the Hereafter, and bid the Fair and forbid the Unfair, and hasten towards good deeds. They are among the righteous.

The Monotheist Group

They believe in God and the Last Day and order kindness and prohibit vice, and they hasten in goodness; these are of the good doers.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils croient en Allah et au Jour dernier, ordonnent le convenable, interdisent le blâmable et concourent aux bonnes œuvres. Ceux-là sont parmi les gens de bien.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew bi Xwedê û bi roja axretê bawerîyê tînin, fermana bi qenciyê dikin û ji ya neqenc vedikişînin û ber bi xêran ve dibezin (û di xêran de pêşbaziyê dikin). Ha ew ji qencîkaran in.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij geloven in God en de laatste dag, zij gebieden het behoorlijke, verbieden het verwerpelijke en wedijveren in goede daden. Zij zijn het die tot de rechtschapenen behoren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij gelooven aan God en aan den jongsten dag; zij gebieden wat goed is, verbieden wat slecht is en streven naar goede daden; zij behooren tot de vromen.

Hollandaca — Siregar

Zij geloven in Allah en de Laatste Dag en zij roepen op tot het goede en zij verbieden het verwerpelijke en zij haasten zich goede werken te verrichten, zij zijn degenen die tot de rechtschapenen behoren.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Они веруют в Аллаха и в Судный день, велят творить одобряемое и запрещают неодобряемое [Аллахом] и стараются опередить друг друга в добрых делах. Они и суть праведники.