Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, secdeye kapanarak Allah'ın ayetlerini okuyan bir topluluk da vardır.

لَيْسُوا سَوَاءً مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ اُمَّةٌ قَائِمَةٌ يَتْلُونَ اٰيَاتِ اللّٰهِ اٰنَٓاءَ الَّيْلِ وَهُمْ يَسْجُدُونَ

leysū sevā'en min ehli l-kitābi ummetun ḳāimetun yetlūne āyāti (a)llahi ānā'e l-leyli ve hum yescudūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لَيْسُواleysūل ي سDeğil, yoktur, değildir, bulunmaz, mevcut değildir(ama) hepsi değildir
2سَوَاءًsevā'enس و يdüzeltmek, eşitlemek, düzenlemek, şekil vermek, uyum sağlamak, düz hale getirmek, dengelemek, aynı yapmak, eşit olmak, dengeli olmak. Türkçe'ye geçen türevler: istiva, masiva, müsavat (müsavi), seyyanen, tesviye, seviyeaynı
3مِنْmin-nden
4اَهْلِehliا ه لsahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlarehli-
5الْكِتَابِl-kitābiك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitap
6اُمَّةٌummetunا م مammina: önermek, bir yere doğru adım atmak, tamir etmek, yönelmek [5:2]ummun/umm: anne, kaynak, prensip, prototip, köken, örnek;ummi: anneye ait, okuma yazma bilmeyen, Arap, kendilerine ait vahyedilmiş kutsal kitabı olmayan;ummatun: bir insanın akrabaları, kabile, parti, topluluk, millet, ortak özellikleri veya koşulları olan canlı grubu, insan veya hayvan topluluğu, yaratılış, nesil, Allah'ın yarattıkları;ummah: davranış yolu/şekli/tarzı, inanç, din, millet, zaman veya zaman dilimi, dürüst kişi, iyilik/erdemlerle tanınan ve örnek alınan kişi;imam: lider, başkan, takip edilen herhangi bir nesne (örn. insan/kitap/anayol), model, örnek, kalıp;amama: önce, önünde [75:5]bir topluluk vardır
7قَائِمَةٌḳāimetunق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhayakta duran
8يَتْلُونَyetlūneت ل وTakip etmek, arkasından yürümek, taklit etmek, peşinden gitmek, ardışık. Okumak, ezberden okumak, dikkatle incelemek, prova yapmak, beyan etmek, derin düşünmek.okuyarak
9اٰيَاتِāyātiا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerini
10اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
11اٰنَٓاءَānā'eا ن يZamanı geldi; veya öyleydi, veya oldu, veya yaklaştı; O (bir şey) zamanının gerisinde veya sonrasındaydı; o veya o (bir insan) geride, geriye doğru veya geç kaldı; o gecikti veya geri durdu. Onu erteledi, öteledi, geciktirdi, yavaşlattı, alıkoydu, engelledi; Bir saat veya kısa bir süre, veya bir zaman, veya belirsiz bir zaman; herhangi bir zaman dilimi; en uç nokta, erişim veya derece; Zamanı gelmiş veya yaklaşmış olan ve zamanına, tam veya son zamanına veya durumuna; olgunluğa veya olgunlaşmaya ulaşmış bir şey; Nereden? (bir şeyin yönü veya kaynağı hakkında sorgulayıcı) ve nereden (bir durumu belirtmek için kullanılır); Nerede? ve nerede (bir durumu belirtmek ve bir durumu belirtmek için kullanılan zarfsal isimlerden biri olarak), nereden olursa olsun; her nerede (hangi yön veya kaynaktan olursa olsun): ne zaman; nasıl; her nasıl olursa olsun.saatlerinde
12الَّيْلِl-leyliل ي لGece, karanlık, akşam karanlığı, ışıksız zaman dilimi, gece karanlığı, geceleyingece
13وَهُمْve humve onlar
14يَسْجُدُونَyescudūneس ج دSecde etmek, boyun eğmek, itaat etmek, saygıyla eğilmeksecdeye kapanırlar

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ama hepsi bir değil. Kitap ehlinden dosdoğru hareket edip ibadetten vazgeçmeyen, geceleri secdeye kapanarak Allah'ın âyetlerini okuyan bir bölük de var.

Adem Uğur

Hepsi bir değildir; ehl-i kitap içinde istikamet sahibi bir topluluk vardır ki, gece saatlerinde secdeye kapanarak Allah'ın âyetlerini okurlar.

Ahmed Hulusi

Hepsi bir değildir. Kendilerine hakikat bilgisi verilmiş olanlardan secde edip, gece boyunca Allah işaretlerini okuyup değerlendiren bir grup da mevcuttur.

Ahmet Tekin

Onların hepsi aynı hükme tâbi değildir. Ehl-i kitaptan ehl-i tevhid olan, ibadetlerini yerine getiren, İslâmî sorumluluk sahibi cemaatler de vardır. Gecenin ilerleyen saatlerinde secdelere kapanarak namaz kılarlarken Allah’ın âyetlerini okurlar.

Ahmet Varol

Hepsi bir değildir. Kitap ehlinden gecenin geç vakitlerinde ibadete kalkıp Allah'ın ayetlerini okuyan ve secdeye kapanan bir topluluk vardır.

Ali Bulaç

Onların hepsi bir değildir. Kitap Ehli'nden bir topluluk vardır ki, gece vaktinde ayakta durup Allah'ın ayetlerini okuyarak secdeye kapanırlar.

Ali Fikri Yavuz

Ehl-i kitabın hepsi eşit değildir. Onlardan dosdoğru İslâm dini üzere bulunan bir ümmet vardır ki, gece vakitleri Allah’ın âyetlerini okurlar ve onlar secdeye kapanırlar, namaz kılarlar.

Ali Rıza Safa

Onların tümü aynı değildir. Kitap halkı arasında, gece boyunca ayakta durarak, Allah'ın ayetlerini okuyan ve secdeye kapanan bir topluluk vardır.

Bayraktar Bayraklı

Kitap ehlinin hepsi aynı değildir. Onların arasında, gece boyunca Allah'ın ayetlerini okuyan ve secdeye kapanan dosdoğru insanlar da vardır.

Bekir Sadak

(113-11) 4 Kitap ehlinin hepsi bir degildir: Onlardan geceleri secdeye kapanarak Allah'in ayetlerini okuyup duranlar vardir; bunlar Allah'a ve ahiret gunune inanir, kotulukten meneder, iyiliklere kosarlar. Iste onlar iyilerdendir.

Celal Yıldırım

(113-114) (Tabii ki) hepsi bir değildir ; içlerinden doğruluk üzere bulunan bir cemaat var ki, gece saatlerinde secdeye kapanarak Allah'ın âyetlerini okurlar; Allah'a ve Âhiret gününe inanırlar; iyilikle emreder, kötülükten alıkorlar; hayırlı işlere koşuşurlar. İşte onlar yararlı ve iyi kimselerdendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Hepsi bir değildir: Ehl-i kitap’tan öyle bir topluluk var ki, geceleri ibadete durup Allah’ın âyetlerini okur, secdeye kapanırlar.

Diyanet İşleri

Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, secdeye kapanarak Allah'ın ayetlerini okuyan bir topluluk da vardır.

Diyanet İşleri (eski)

(113-114) Kitap ehlinin hepsi bir değildir: Onlardan geceleri secdeye kapanarak Allah'ın ayetlerini okuyup duranlar vardır; bunlar Allah'a ve ahiret gününe inanır, kötülükten meneder, iyiliklere koşarlar. İşte onlar iyilerdendir.

Diyanet Vakfi

Hepsi bir değildir; ehl-i kitap içinde istikamet sahibi bir topluluk vardır ki, gece saatlerinde secdeye kapanarak Allah'ın âyetlerini okurlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Hepsi bir değildirler. Kitap ehli içinde doğruluk üzere bulunan bir ümmet (topluluk) vardır ki, gecenin saatlerinde onlar secdeye kapanarak Allah'ın âyetlerini okurlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hepsi bir değildir. Kitap verilenler içinde gece vakitlerinde Allah'ın ayetlerini okuyup secdeye kapanan doğru bir topluluk vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hepsi bir değiller, Ehli kitab içinden kalkınan bir ümmet var, gece vakitleri Allahın ayetlerini okuyub secdelere kapanıyorlar

Erhan Aktaş

Ama hepsi aynı değildir. Kitap Ehli'nden, Allah'ın ayetlerini okuyan ve gece saatlerinde secde eden bir topluluk da vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ama hepsi aynı değildir. Kitap ehlinden, Allah'ın ayetlerini okuyan ve gece saatlerinde secde eden bir topluluk da vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ama hepsi aynı değildir. Kitap ehlinden, Allah'ın ayetlerini okuyan ve gece saatlerinde secde eden bir ümmet vardır.

Fizilal-il Kuran

Ama onların hepsi bir değildir. Kitap ehlinin içinde geceleri ayakta durup Allah'ın ayetlerini okuyan ve secdeye kapanan bir kesim vardır.

Gültekin Onan

Onların hepsi bir değildir. Kitap ehlinden bir ümmet vardır ki gece vaktinde ayakta durup Tanrı'nın ayetlerini okuyarak secdeye kapanırlar.

Hamdi Döndüren

Ama onların hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece vakitlerinde, secde ederek, Allah’ın âyetlerini okuyup duran bir topluluk vardır.

Hasan Basri Çantay

Hepsi bir değildirler. Kitablıların içinde ayakda dikilen bir ümmet vardır ki gecenin saatlerinde onlar secdeye kapanarak Allahın ayetlerini okurlar.

Hasib Asutay

(Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehlinde dosdoğru bir topluluk vardır ki, gece saatlerinde secdeye kapanarak Allah'ın âyetlerini okuyorlar. (32) (32. Bu âyette kastedilen, Abdullah b. Selâm ve arkadaşları veya istikamet üzerinde bulunan kitap ehlidir.)

Hayrat Neşriyat

(Ancak, onların) hepsi bir değildir. Ehl-i kitabdan (istikamet üzere) doğru olan bir topluluk vardır ki, gece saatlerinde Allah’ın âyetlerini okurlar ve onlar (namaz kılarak) secde ederler.

İbni Kesir

Hepsi bir değildir. Onlardan secdeye vararak geceleri Allah'ın ayetlerini okuyup duran bir topluluk vardır.

Mehmet Okuyan

(Ancak) hepsi aynı değildir. Kitap ehlinden gece saatlerinde secde ederek Allah’ın ayetlerini tilavet eden (okuyup aktaran), ayakta olan bir topluluk vardır.

Muhammed Esed

(Ama) onların hepsi aynı değil: Geçmiş vahyin izleyicileri arasında, gece boyunca Allah'ın ayetlerini okuyan ve (O'nun huzurunda) secdeye kapanan dosdoğru insanlar da vardır.

Mustafa İslamoğlu

Onların hepsi bir değildir; önceki vahyin takipçilerinden, gece boyunca Allah'ın ayetlerini okuyup secdeye kapanan onurlu bir topluluk da vardır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Hepsi müsavî değildirler. Ehl-i kitaptan bir müstakim cemaat vardır ki, gece saatlerinde Allah Teâlâ'nın âyetlerini okurlar ve onlar secde ederler.

Ömer Öngüt

Onların hepsi bir değildir. Ehl-i kitap içinde istikamet sahibi bir topluluk da vardır ki, gece saatlerinde secdeye kapanarak Allah'ın âyetlerini okurlar.

Suat Yıldırım

Ehl-i kitabın hepsi bir değildir. Onların içinde öyle dosdoğru bir cemaat vardır ki, gece saatlerinde Allah’ın âyetlerini okuyarak secdelere kapanırlar.

Süleyman Ateş

Ama hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta durup Allah'ın ayetlerini okuyarak secdeye kapanan bir topluluk da vardır.

Süleymaniye Vakfı

(Fakat) onların hepsi bir değildir; ehlikitabın içinde dik duruşlu bir topluluk da vardır. Onlar, gecenin bölümlerinde Allah'ın ayetlerini, (hükümlerine) boyun eğerek bağlantılarıyla birlikte okurlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hepsi bir değildir, Ehl-i Kitap içinde dik duruşlu bir toplum da vardır. Onlar gecenin bölümlerinde Allah'ın ayetlerini okur, secde ederler.

Şaban Piriş

Ehli kitabın hepsi bir değildir. Onlardan; geceleri Allah'ın ayetlerini okuyup duran secdeye kapanan bir topluluk vardır.

Tefhim-ul Kuran

Onların hepsi bir değildir. Kitap Ehli'nden bir topluluk vardır ki, gece vaktinde ayakta durup Allah'ın ayetlerini okuyarak secdeye kapanırlar.

Ümit Şimşek

Onların hepsi bir değildir. Kitap Ehlinden dosdoğru bir topluluk da vardır ki, secdeye kapanır, geceler boyu Allah'ın âyetlerini okurlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Ama hepsi bir değildir. Ehlikitap içinden Allah için baş kaldıran/Allah huzurunda el bağlayan/hak ve adaleti ayakta tutan/kalkınıp yükselen bir zümre de vardır; gece saatlerinde secdelere kapanmış olarak Allah'ın ayetlerini okurlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Hamısı eyni cür deyillər. Kitab əhli içərisində haqdan möhkəm yapışan bir camaat vardır ki, onlar gecələri səcdəyə qapanıb Allahın ayələrini oxuyurlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onların hamısı eyni deyil. Kitab əhli içərisində düzgün (sabitqədəm) bir camaat vardır ki, onlar gecə vaxtları səcdə edərək Allahın ayələrini oxuyurlar.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Schriftbesitzer sind nicht alle gleich. Unter ihnen gibt es eine Gruppe von Menschen, die rechtschaffen Gottes offenbarte Zeichen bis in die tiefe Nacht vortragen und sich betend niederwerfen.

Almanca — Der Edle Quran

Sie sind nicht (alle) gleich. Unter den Leuten der Schrift ist eine standhafte Gemeinschaft, die Allahs Zeichen zu Stunden der Nacht verliest und sich (im Gebet) niederwirft.

Almanca — M. A. Rassoul

Sie sind aber nicht (alle) gleich. Unter den Leuten der Schrift gibt es (auch) eine Gemeinschaft, die stets die Verse Allahs zur Zeit der Nacht verlesen und sich dabei niederwerfen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sind nicht gleich! Unter den Schriftbesitzern gibt es eine standhafte Umma, sie tragen ALLAHs Ayat während der Nacht vor, und während sie Sudschud vollziehen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But in fairness to them, Ahl AL-Kitab are not all alike. Among them are a people who conform their will to Allah’s blessed will; a people who recite verses of Allah’s revelations by night and bow to the ground in reverence and adoration and prostrate their reason to divine revelation.

Abdul Haleem

But they are not all alike. There are some among the People of the Book who are upright, who recite God’s revelations during the night, who bow down in worship,

Abdullah Yusuf Ali

Not all of them are alike: Of the People of the Book are a portion that stand (For the right): They rehearse the Signs of Allah all night long, and they prostrate themselves in adoration.

Abul A'la Maududi

Yet all are not alike: among the People of the Book there are upright people who recite the messages of Allah in the watches of the night and prostrate themselves in worship.

Aisha Bewley

They are not all the same. There is a community among the People of the Book who are upright. They recite Allah’s Signs throughout the night, and they prostrate.

Al-Hilali & Khan

Not all of them are alike; a party of the people of the Scripture stand for the right, they recite the Verses of Allâh during the hours of the night, prostrating themselves in prayer.

Ali Quli Qarai

Yet they are not all alike. Among the People of the Book is an upright nation; they recite Allah’s signs in the watches of the night and prostrate.

Amatul Rahman Omar

They (- the people of the Scripture) are not all alike. Among these people of the Scripture there are some upright people. They rehearse the Message of Allâh in the hours of the night and they prostrate themselves (in His worship).

Arthur John Arberry

Yet they are not all alike; some of the People of the Book are a nation upstanding, that recite God's signs in the watches of the night, bowing themselves,

Bijan Moeinian

Not all of the followers of the Scripture are alike. Among them there are righteous ones who devote their sleeping time at night to the recitation of the Scripture and worship the Lord in prostration.

E. Henry Palmer

They are not all alike. Of the people of the Book there is a nation upright, reciting God's signs throughout the night, as they adore the while.

Edip-Layth

They are not all the same, from the people of the book are an upright nation; they recite God's signs during parts of the night and they prostrate.

George Sale

Yet they are not all alike: There are of those who have received the scriptures, upright people; they meditate on the signs of God in the night season, and worship;

Hamid S. Aziz

They are not all alike. Of the people of the Book there is an upright community, reciting the revelations of Allah throughout the night, falling prostrate (in Surrender).

Mahmoud Ghali

They are not (all) equal. Of the population of the Book (Or: Family of the Book; i.e., the Jews and Christians) is an upright nation (who) recite the signs (i.e., verses) of Allah at various times of the night as they prostrate themselves (to Him).

Marmaduke Pickthall

They are not all alike. Of the People of the Scripture there is a staunch community who recite the revelations of Allah in the night season, falling prostrate (before Him).

Mohamed Ahmed - Samira

Yet all of them are not alike. Among the people of the Book is a section upright, who recite the scriptures in the hours of the night and bow in adoration and pray,

Muhammad Asad

[But] they are not all alike: among the followers of earlier revelation there are upright people, who recite God's messages throughout the night, and prostrate themselves [before Him].

Mustafa Khattab

Yet they are not all alike: there are some among the People of the Book who are upright, who recite Allah’s revelations throughout the night, prostrating ˹in prayer˺.

Progressive Muslims

They are not all the same, from the people of the Scripture are a nation that is upright; they recite God's revelations during parts of the night and they prostrate.

Sahih International

They are not [all] the same; among the People of the Scripture is a community standing [in obedience], reciting the verses of Allah during periods of the night and prostrating [in prayer].

Sam Gerrans

They are not the same; among the doctors of the Law is an upright community: they recite the proofs of God in watches of the night, and they submit;

Shabbir Ahmed

Not all the People of the Scripture are alike. Among them are those who take a firm stand for the right cause, reflect upon the Revelations of Allah by night and fall in full submission.

Syed Vickar Ahamed

Not all of them are alike: From the People of the Book are a portion that stand up (for right); They read (and declare) the Signs (verses) of Allah all night long, and they prostrate themselves in devotion (to Allah).

Taqi Usmani

Not all of them are alike: Among the people of the Book there are those who are steadfast; they recite the verses of Allah in the night hours, and they prostrate themselves;

The Monotheist Group

They are not all the same, from the people of the Book are a nation that is upright; they recite the revelations of God during the night hours and they prostrate.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Mais ils ne sont pas tous pareils. Il est, parmi les gens du Livre, une communauté droite qui, aux heures de la nuit, récite les versets dʹAllah en se prosternant.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Xwedankitêb (cihû, fileh) tev ne wekhev in, ji wan hin hene ku bi şev ayetên Xwedê dixwînin û diçin sicûdê.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zijn niet (allen) gelijk. Onder de mensen van het boek is er een gemeenschap die standvastig Gods tekenen gedurende de nacht voorleest, terwijl zij zich eerbiedig neerbuigen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar de bezitters der schrift zijn niet allen gelijk. Er zijn rechtschapene onder hen, die elken nacht doorbrengen met nadenken over Gods teekenen en hen te aanbidden.

Hollandaca — Siregar

Niet allen van de Lieden van de Schrift zijn hetzelfde: (er is) een groep onder hen die standvastig is en zij lezen de Verzen van Allah in een gedeelte van de nacht voor, terwijl zij zich neerbuigen (in hun Shalât).

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Люди Писания неодинаковы: среди них есть праведные люди, которые читают стоя по ночам аяты Аллаха, и падают ниц.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Alla är inte av samma sort. Bland efterföljarna av äldre tiders uppenbarelser finns (även) redbara människor, som under nattens timmar läser högt ur Guds budskap och faller ned på sina ansikten (i tillbedjan).