Her kim Allah'a kavuşmayı umarsa, bilsin ki Allah'ın tayin ettiği o vakit elbette gelecektir. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

مَنْ كَانَ يَرْجُوا لِقَاءَ اللّٰهِ فَاِنَّ اَجَلَ اللّٰهِ لَاٰتٍ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ

men kāne yercū liḳā'e (a)llahi fe inne ecele (a)llahi lātin ve huve s-semīǔ l-ǎlīmu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1مَنْmenkim
2كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinise
3يَرْجُواyercūر ج وUmmak/beklemek, mutluluk sebebi olacak bir olayın gerçekleşmesini gerektiren bir görüş; halihazırda gerçekleşmiş bir olaydan avantaj elde etme beklentisi, beklemede tutmak, ertelemek, kenara koymak, tehir etmek/geciktirmek, korkmak, rica etmek/istemek. arja' (çoğul) - sınırlar, taraflar. marjowwon büyük umutlar beslenen bir kişidir (örneğin 11:62).umuyor
4لِقَاءَliḳā'eل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.ile buluşmayı
5اللّٰهِ(a)llahiAllah
6فَاِنَّfe inneşüphesiz
7اَجَلَeceleا ج لBelirlenmiş/atanmış/belirtilmiş/kararlaştırılmış süre, dönem, kıyamet günü, yaratılış ve ölüm arası dönem, ölüm ve diriliş arası dönem, dünyada kalan süre, zamanın ertelenmesi/geciktirilmesi/ötelenmesi(buluşma) vakti
8اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
9لَاٰتٍlātinا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekgelmektedir
10وَهُوَve huveve O
11السَّمِيعُs-semīǔس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakişitendir
12الْعَلِيمُl-ǎlīmuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilendir

Tüm mealler

Meal seçin (98 / 98 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kim, Tanrı'ya kavuşmayı umarsa artık şüphe yok ki Allah'ın takdîr ettiği zaman elbette gelecek ve odur duyan, bilen.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kim, Tanrıʼya kavuşmayı umarsa artık şüphe yok ki Allahʼın takdîr ettiği zaman elbette gelecek ve odur duyan, bilen.

Abdullah Aydın

Kim Allah'a kavuşmayı arzu ederse, şüphe yok ki Allah'ın tayin ettiği o vakit (kıyamet) gelecektir. O, herşeyi duyan ve bilendir.

Adem Uğur

Kim Allah'a kavuşmayı umuyorsa, bilsin ki Allah'ın tayin ettiği o vakit elbet gelecektir. O, her şeyi işiten ve bilendir.

Ahmed Hulusi

Kim Allah'ın likasını (ismi Allah olanın, şuurunda Esma'sıyla açığa çıkışını fıtratınca yaşamayı) umuyorsa, (bilsin ki) muhakkak ki Allah'ın takdiri olan bedenli yaşam sürecinin sonu elbette gelir! "HU"; Es Semi'dir, El Aliym'dir. (Ayet sonundaki bu tanımlama daima "HU" denerek Allah adıyla işaret edilenin tenzih yönüne; Esma adıyla da teşbih yönüne işaret ederek OKUyanda tevhid bakışını oluşturmak amacını gütmektedir Allahu alem. A. H. )

Ahmet Davudoğlu

Her kim Allah'a kavuşmayı arzu ederse, bilsin ki Allah'ın tâyin ettiği ecel, mutlaka gelecektir. Hakkıyle işiten, hakkıyle bilen O'dur.

Ahmet Tekin

Kim Allah’ın huzurunda hesaba çekilmeyi, mükâfat ve cezayı umuyorsa, bilsin ki, Allah’ın tayin ettiği o vakit elbet gelecektir. O, her şeyi hakkıyla işitir, hakkıyla bilir.

Ahmet Varol

Kim Allah'a kavuşmayı umuyorsa (bilsin ki) Allah'ın belirlediği vakit muhakkak gelecektir. O, duyandır, bilendir.

Ali Arslan

Kim Allah'a kavuşmayı umuyorsa (o bilsin ki) Allah'ın tayin ettiği zaman elbette gelecektir. Allah herşeyi işiten ve bilendir.

Ali Bulaç

Kim Allah'a kavuşmayı umuyorsa hiç şüphesiz Allah'ın (tesbit ettiği) süresi yaklaşarak gelmektedir. O, işitendir, bilendir.

Ali Fikri Yavuz

Kim (cennetde) Allah’a kavuşmayı arzu ederse, şübhesiz ki Allah’ın tayin ettiği vakit (kıyamet) gelecektir. O, Semî’dir = kulların sözlerini işitir, Alîm’dir- inanç ve amellerini bilir.

Ali Rıza Safa

Allah'a kavuşmayı kim bekliyorsa, kuşkusuz, Allah'ın belirlediği gün kesinlikle gelecektir. Çünkü O, Duyandır; Bilendir.

Arif Pamuk

Her kim Allah'a kavuşmayı umarsa, bilsin ki Allah'ın belirlediği vakit mutlaka gelecektir. O, işitendir, bilendir.

Ayntabî Mehmet Efendi

Kim Allahû Teâlâ'ya kavuşmayı umarsa, Allahû Teâlâ'nın ta'yîn eylediği vakit elbette gelecektir. Allah'ü Azîmü'ş-şan Semi'dir, Alîm'dir.

Bahaeddin Sağlam

Kim, Allah ile buluşmayı umuyorsa, işte kesinlikle bilsin ki; Allah'ın tayin ettiği ecel (süre) mutlaka gelecektir. O Allah, (her isteği) işiten, (herşeyi) bilendir.

Bayraktar Bayraklı

Allah'a kavuşmayı uman bilsin ki, Allah'ın belirlediği vakit gelecektir. Allah her şeyi işitir; her şeyi bilir.

Bekir Sadak

Allah'la karsilasmayi uman bilsin ki, Allah'in bunun icin belirttigi vakit gelecektir. O, isitir ve bilir.

Bir Heyet

Kim Allah'a kavuşmayı umuyorsa, bilsin ki Allah'ın tayin ettiği o vakit elbet gelecektir. O, herşeyi işiten ve bilendir.

Celal Yıldırım

Kim Allah'a kavuşmayı umarsa, elbette Allah'ın belirlediği ecel gelecektir. Allah işiten ve bilendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kim Allah’a kavuşmayı arzu ederse bilsin ki Allah’ın belirlediği sürenin sonu mutlaka gelecektir. O, her şeyi bilir, her şeyi işitir.

Diyanet İşleri

Her kim Allah'a kavuşmayı umarsa, bilsin ki Allah'ın tayin ettiği o vakit elbette gelecektir. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri (eski)

Allah'la karşılaşmayı uman bilsin ki, Allah'ın bunun için belirttiği vakit gelecektir. O, işitir ve bilir.

Diyanet Vakfı (1993)

Kim Allah'a kavuşmayı umuyorsa, bilsin ki Allah'ın tayin ettiği o vakit elbet gelecektir. O, herşeyi işiten ve bilendir.

Diyanet Vakfi

Kim Allah'a kavuşmayı umuyorsa, bilsin ki Allah'ın tayin ettiği o vakit elbet gelecektir. O, her şeyi işiten ve bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Her kim Allah'a kavuşmayı umuyorsa bilsin ki, Allah'ın tayin ettiği o vakit elbette gelecektir. O her şeyi işiten ve bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Her kim Allah'a kavuşmayı arzu ederse, elbette Allah'ın belirlediği ecel muhakkak gelecektir ve O, işitir, bilir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Her kim Allaha irmek arzu ederse elbette Allahın ta'yin ettiği ecel, muhakkak gelecektir ve o, işitir bilir

Erhan Aktaş

Allah'a kavuşacaklarını umanlar bilsinler ki, Allah'ın belirlediği zaman mutlaka gelecektir. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'a kavuşacaklarını umanlar bilsinler ki, Allah'ın belirlediği zaman mutlaka gelecektir. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'a kavuşacaklarını umanlar bilsinler ki, Allah'ın belirlediği zaman mutlaka gelecektir. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Fizilal-il Kuran

Kim Allah'a kavuşmayı özlüyorsa, bilsin ki, Allah'ın bu buluşma için belirlediği vakit kesinlikle gelecektir. O her şeyi işitir ve her şeyi bilir.

Gültekin Onan

Kim Tanrı'ya kavuşmayı umuyorsa hiç şüphesiz Tanrı'nın eceli yaklaşarak gelmektedir. O, işitendir, bilendir.

Hamdi Döndüren

Kim, Allah’a kavuşmayı umuyorsa, bilsin ki Allah’ın belirlemiş olduğu o vakit elbette gelecektir. O, çok iyi işiten, çok iyi bilendir.

Hasan Basri Çantay

Kim Allaha kavuşmayı umarsa şübhe yok ki Allahın ta'yin etdiği (o) vakit her halde gelecekdir. O, hakkıyle işiden, kemaliyle bilendir.

Hasan Tahsin Feyizli

Kim Allah'a kavuşmayı umarsa, şüphe yok ki (bunun için) Allah'ın tayin ettiği vakit elbette gelecektir. O, (herşeyi) işitendir, bilendir.

Hasib Asutay

Kim Allah'a kavuşmayı umuyorsa, hiç şüphesiz Allah'ın (belirlediği) süresi elbette gelecektir. O, her şeyi işitendir, bilendir.

Hayrat Neşriyat

Kim Allah’a kavuşmayı umuyorsa, artık şübhesiz ki, (bunun için) Allah’ın ta'yîn ettiği vakit mutlaka gelicidir. Çünki O, Semî' (hakkıyla işiten)dir, Alîm (herşeyi bilen)dir.

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

Allah'la karşılaşmayı uman bilsin ki, Allah'ın bunun için belirttiği vakit gelecektir. O, işitir ve bilir.

Hüseyin Kaleli

“Kim Allâh’a kavuşmayı umuyorsa, şüphesiz Allâh’ın eceli elbette gelmektedir. Hem de O, işiten, bilendir.”

İbni Kesir

Kim Allah'a kavuşmayı umarsa; muhakkak ki Allah'ın belirttiği vakit mutlaka gelecektir. O; Semi'dir. Alim'dir.

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

Kim Allah'a kavuşmayı ümid ederse, Allah'ın vaad ettiği o an mutlaka gelecektir. O herşeyi hakkıyla işiten, herşeyi hakkıyla bilendir.

Mehmet Okuyan

Kim Allah’a kavuşmayı umuyorsa, bilsin ki Allah’ın (belirlediği) zaman elbette gelecektir. O duyandır, bilendir.

Muhammed Esed

Kim (Kıyamet Günü) Allah'a kavuşmayı (ümit ve korku ile) beklerse (o Gün'e hazırlıklı olsun): çünkü Allah'ın (her insan ömrü için) takdir ettiği vade mutlaka gelip çatacaktır ve O her şeyi bilen, her şeyi işitendir!

Mustafa İslamoğlu

Zaten kim Allah'ın huzuruna çıkmayı bekliyorsa, iyi bilsin ki Allah'ın takdir ettiği süre bir gün mutlaka gelip çatacaktır: üstelik O her şeyi bilip işitendir.

Nedim Yılmaz

Kim Allah ile buluşacağını umuyorsa, bilsin ki, Allah’ın belirlediği süre elbette gelecektir. O herşeyi işiten ve bilendir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Her kim Allah'a kavuşmayı ümit ederse elbette Allah'ın tayin ettiği müddet, herhalde gelicidir ve o bihakkın işitendir, bilendir.

Ömer Öngüt

Kim Allah'a kavuşmayı umuyorsa, bilsin ki Allah'ın tayin ettiği o vakit elbette gelecektir. O işitendir, bilendir.

Ömer Rıza Doğrul

Her kim Allah'a kavuşmayı umarsa (bilsin ki) Allah'ın tayin ettiği va’de muhakkak gelecektir. Her şeyi işiten hakkıyla bilen O’dur.

Suat Yıldırım

Kim Allah’a kavuşmayı ümid ediyorsa bilsin ki Allah’ın tayin ettiği vâde mutlaka gelecektir. O her şeyi hakkıyla işitir ve bilir.

Süleyman Ateş

Kim Allah ile buluşmayı umarsa; Allah'ın (buluşma) süresi gelmektedir. O, işitendir, bilendir.

Süleymaniye Vakfı

Kim Allah'ın huzuruna çıkmayı bekliyorsa (bilsin ki) Allah'ın belirlediği vakit elbette gelecektir. O daima dinleyen ve bilendir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kim Allah ile karşılaşmayı umuyorsa bilsin ki, Allah'ın belirlediği vakit elbette gelecektir. O işitendir, bilendir.

Şaban Piriş

Kim Allah'a kavuşmayı umarsa, şüphesiz Allah'ın belirlediği süre gelecektir. O işitendir bilendir.

Talat Koçyiğit

Kim Allah'a kavuşmayı ümid ediyorsa, bunun için Allah'ın belirlediği süre işte gelmektedir. Allah, herşeyi hakkıyle işitendir, hakkıyle bilendir.

Tefhim-ul Kuran

Kim Allah'a kavuşmayı umuyorsa hiç şüphesiz Allah'ın (tesbit ettiği) süresi yaklaşarak gelmektedir. O, işitendir, bilendir.

Ümit Şimşek

Kim Allah'a kavuşmayı ümit ediyorsa, bilsin ki, Allah'ın belirlediği vakit mutlaka gelecektir. O herşeyi işitir, herşeyi bilir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'a kavuşmayı umanlara gelince, şu bir gerçek ki, Allah'ın belirlediği vakit mutlaka gelecektir. O, Semi'dir, Alim'dir.

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

Kim Allah'a kavuşmayı arzu ederse, şüphesiz Allah'ın tayin buyurduğu vakit gelecektir. O Semî'dir, Alîm'dir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Kim Allahla qarşılaşacağına ümid bəsləyirsə, qoy bilsin ki, Allahın müəyyənləşdirdiyi zaman hökmən gələcəkdir. O, Eşidəndir, Biləndir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Hər kəs Allahla qarşılaşacağına (qiyamət günü dirilib Allahın hüzurunda duracağına) ümid edirsə, (ona hazırlaşsın və bilsin ki) Allahın (haqq-hesab üçün) müəyyən etdiyi vaxt mütləq gələcəkdir. Allah (hər şeyi) eşidəndir, biləndir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wer die Begegnung mit seinem Herrn wünscht, ist sich dessen sicher, daß der Jüngste Tag mit der besten Belohnung kommen wird. Gott hört und weiß alles.

Almanca — Der Edle Quran

Wer die Begegnung mit Allah erwartet-, so wird Allahs Frist sicher kommen. Und Er ist der Allhörende und Allwissende.

Almanca — M. A. Rassoul

Wer mit Allahs Begegnung rechnet, (der soll wissen, daß) Allahs angesetzte Frist sicher abläuft. Und Er ist der Allhörende, der Allwissende.

Almanca — Muhammad Zaidan

Wer auf die Begegnung ALLAHs hofft, so wird die Frist von ALLAH doch eintreffen! Und ER ist Der Allhörende, Der Allwissende.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

He in whose breast hope springs eternal for meeting with Allah in Day of Judgement and who expects His mercy and blessings and dreads His retributive punishment must realize that that Day is indeed inevitable and He -Allah- is AL- Sami' (Omnipresent with unlimited audition), AL-Alim (Omniscient).

Abdul Haleem

But as for those who strive for their meeting with God, God’s appointed time is bound to come; He is the All Hearing, the All Knowing.

Abdullah Yusuf Ali

For those whose hopes are in the meeting with Allah (in the Hereafter, let them strive); for the term (appointed) by Allah is surely coming and He hears and knows (all things).

Abul A'la Maududi

Let him who looks forward to meeting Allah know that Allah's appointed term will surely come to pass. He is All-Hearing, All-Knowing.

Aisha Bewley

As for those who look forward to meeting Allah, Allah’s appointed time is certainly coming. He is the All-Hearing, the All-Knowing.

Al-Hilali & Khan

Whoever hopes for the Meeting[1] with Allâh, then Allâh’s Term is surely coming and He is the All-Hearer, the All-Knower.

Ali Quli Qarai

Whoever expects to encounter Allah [should know that] Allah’s [appointed] time will indeed come, and He is the All-hearing, the All-knowing.

Amatul Rahman Omar

He that looks forward to meet Allâh (let him be prepared for it) for the time appointed by Allâh is bound to come. He is the All-Hearing, the All-Knowing.

Arthur John Arberry

Whoso looks to encounter God, God's term is coming; He is the All-hearing, the All-knowing.

Bijan Moeinian

Whoever is looking forward to meet his Lord, will meet Him [sooner than he thinks] in a day which is pre-determined by God. Indeed God [before Whom you appear for the judgment is not uninformed. He] is the One Who Hears and Who Knows everything.

E. Henry Palmer

He who hopes for the meeting of God, - verily, God's appointed time will come; and He both hears and knows!

Edip-Layth

Whosoever looks forward to meeting God, then God's meeting will come. He is the Hearer, the Knowledgeable.

George Sale

Whoso hopeth to meet God, verily God's appointed time will certainly come; and He both heareth and knoweth.

Hamid S. Aziz

Do those who do evil reckon that they can outstrip Us? Evil is it that which they judge.

Mahmoud Ghali

Whoever hopes for the meeting with Allah, then surely the term of Allah is indeed coming up; and He is The Ever-Hearing, the Ever-Knowing.

Marmaduke Pickthall

Whoso looketh forward to the meeting with Allah (let him know that) Allah's reckoning is surely nigh, and He is the Hearer, the Knower.

Mohamed Ahmed - Samira

He who hopes to meet God (should know) that God's appointed time will surely come. He is all-hearing and all-knowing.

Muhammad Asad

Whoever looks forward [with hope and awe] to meeting God [on Resurrection Day, let him be ready for it]: for, behold, the end set by God [for every­one’s life] is bound to come - and He alone is all-hearing, all-knowing!

Mustafa Khattab

Whoever hopes for the meeting with Allah, ˹let them know that˺ Allah’s appointed time is sure to come. He is the All-Hearing, All-Knowing.

Progressive Muslims

Whosoever looks forward to meeting God, then God's meeting will come. And He is the Hearer, the Knowledgeable.

Sahih International

Whoever should hope for the meeting with Allah - indeed, the term decreed by Allah is coming. And He is the Hearing, the Knowing.

Sam Gerrans

Whoso looks to the meeting with God: the term of God is coming; and He is the Hearing, the Knowing.

Shabbir Ahmed

One who looks forward to meeting with Allah, should have conviction that the end is bound to come - and He is the Hearer, the Knower.

Syed Vickar Ahamed

Whosoever hope (and wish) for meeting with Allah (let them work hard); Because the Time (fixed) by Allah is surely coming: And He is the All Hearing (As-Sami’), All Knowing (Al-Aleem).

Taqi Usmani

Whoever hopes to meet Allah (must be sure that) Allah’s appointed time has to come, and He is the All-Hearing, the All-Knowing.

The Monotheist Group

Whoever looks forward to meeting God, then the meeting of God will come. And He is the Hearer, the Knowledgeable.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Celui qui espère rencontrer Allah, le terme fixé par Allah va certainement venir. Et cʹest Lui lʹAudient, lʹOmniscient.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew kesê çûyîna huzûra Xwedê hêvî bike, vêca birastî ew civanê ku Xwedê (jê re) diyar kiriye muheqeq dê were. Xwedê bihîzer e, zana ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Als iemand de ontmoeting met God verwacht? Gods termijn komt echt en Hij is de horende, de wetende.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Voor hen, die hopen God te ontmoeten, zal Gods bepaalde tijd zekerlijk komen, en hij hoort en weet alles.

Hollandaca — Siregar

Wie hoopt op de ontmoeting met Allah: voorwaar, het door Allah vastgestelde tijdstip komt zeker en Hij is de Alhorende, de Alwetende.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Кто надеется на встречу с Аллахом, – то ведь поистине срок (установленный) Аллахом (для воскрешения творений), непременно, наступит. И Он – Всеслышащий (и) Всезнающий!

Rusça — Osmanov

Если кто-либо надеется предстать перед Аллахом, то пусть знает, что предопределенный Аллахом срок непременно наступит. Он - слышащий, ведающий.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Den som med hopp ser fram emot mötet med Gud (kan vara förvissad om) att den av Gud utsatta (dagen för räkenskap) skall komma. - Han är Den som hör allt, vet allt!