Şüphesiz biz, bu memleket halkı üzerine, fasıklık ettiklerinden dolayı gökten bir azap indireceğiz.

اِنَّا مُنْزِلُونَ عَلٰٓى اَهْلِ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ رِجْزًا مِنَ السَّمَاءِ بِمَا كَانُوا يَفْسُقُونَ

innā munzilūne ǎlā ehli hāƶihi l-ḳaryeti riczen mine s-semāi bimā kānū yefsuḳūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّاinnāşüphesiz biz
2مُنْزِلُونَmunzilūneن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indireceğiz
3عَلٰٓىǎlāüstüne
4اَهْلِehliا ه لsahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlarhalkının
5هٰذِهِhāƶihişu
6الْقَرْيَةِl-ḳaryetiق ر يBir misafiri ağırlamak, bir misafirin ağırlandığı şey. Toplamak, içine/içeri koşmak. Keşfetmek; araştırmak; çok ve özenli bir aramayla şehri/kasabayı incelemek.ülke
7رِجْزًاriczenر ج زGürlemek, patırtı yapmak. Kirlilik/pislik, felaket, kötü bir ceza türü, gazap, kirlilik, veba, bela, salgın hastalık, iğrençlik, günah, kötülük, putperestlik, develerin arka kısmında görülen hastalık, cezayı hak eden eylem.iğrenç bir azab
8مِنَmine-ten
9السَّمَاءِs-semāiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)gök-
10بِمَاbimāsebebiyle
11كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolmaları
12يَفْسُقُونَyefsuḳūneف س قİtaatsizlik yapmak, yoldan çıkmak, emre karşı gelmek, ahlaksızca yaşamak, düzensizlik içinde olmak, kötü olmak, ahlaksız olmak, ahlaksızlık yapmak, sapkın olmak, dinsiz olmak, kötülük yapmak.fasıklık yapıyor(lar)

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki bu şehir halkının üstüne, buyruktan çıkarak yapageldikleri işler yüzünden, gökten bir azâp indireceğiz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki bu şehir halkının üstüne, buyruktan çıkarak yapageldikleri işler yüzünden, gökten bir azâp indireceğiz.

Adem Uğur

Biz, şüphesiz, bu memleket halkının üzerine, yoldan çıkmalarına karşılık gökten (feci) bir azap indireceğiz.

Ahmed Hulusi

"Muhakkak ki biz şu bölge halkına, bozuk inançları dolayısıyla semadan bir azap inzal edeceğiz. "

Ahmet Tekin

'Boylarınca günaha, isyana, küfre batmaları, doğru ve mantıklı düşünmeyi terkleri sebebiyle, bu ülkenin halkının üzerine gökten feci bir azap, yağmur gibi taş indireceğiz.'

Ahmet Varol

Biz fasıklık etmelerinden dolayı bu kasabının halkının üzerine gökten şiddetli bir azap indireceğiz.'

Ali Bulaç

"Şüphesiz biz, fasıklık yapmalarından dolayı, bu ülke halkının üstüne gökten iğrenç bir azab indireceğiz."

Ali Fikri Yavuz

Doğrus biz, bu memleket halkının yaptıkları fenalıklar (küfür ve isyan) yüzünden, üzerlerine gökten bir azab indireceğiz.”

Ali Rıza Safa

"Aslında, yoldan çıktıkları için, bu kentin halkına gökten bir yıkım indireceğiz!"

Bayraktar Bayraklı

Biz bu ülke halkının üzerine, yoldan çıkmalarına karşılık, gökten bir azap indireceğiz.

Bekir Sadak

(33-34) Elcilerimiz Lut'a gelince, onun fenasina gitti; cok sikildi. Ona, «Korkma ve uzulme, dogrusu biz seni ve geride kalacaklardan olan karinin disinda, aileni kurtaracagiz. Bu kasaba halkina yaptiklari yolsuzluklardan oturu gokten, elbette bir azap indirecegiz» dediler.

Celal Yıldırım

«Şüphen olmasın ki, biz bu kasaba halkı üzerine, yaptıkları çok çirkin ahlâksızlıktan dolayı gökten azâb indireceğiz.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

“Biz, yoldan çıkmalarının cezası olarak bu memleket halkının üzerine gökten alçaltıcı bir belâ indireceğiz!”

Diyanet İşleri

Şüphesiz biz, bu memleket halkı üzerine, fasıklık ettiklerinden dolayı gökten bir azap indireceğiz.

Diyanet İşleri (eski)

(33-34) Elçilerimiz Lut'a gelince, onun fenasına gitti; çok sıkıldı. Ona, 'Korkma ve üzülme, doğrusu biz seni ve geride kalacaklardan olan karının dışında, aileni kurtaracağız. Bu kent halkına yaptıkları yolsuzluklardan ötürü gökten, elbette bir azap indireceğiz' dediler.

Diyanet Vakfi

«Biz, şüphesiz, bu memleket halkının üzerine, yoldan çıkmalarına karşılık gökten (feci) bir azap indireceğiz.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Biz şüphesiz bu memleket halkının üzerine, yoldan çıkmalarına karşılık (feci) bir azab indireceğiz.» (dediler).

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Haberin olsun, biz bu memleket halkının yapmakta oldukları çirkince günahları yüzünden üzerlerine gökten korkunç bir azap indireceğiz." dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Haberin olsun bu karye ehalisinin yapageldikleri fiskları yüzünden üzerlerine semadan bir feci azab indireceğiz

Erhan Aktaş

Biz, bu belde halkının üzerine, yoldan çıkmaları nedeniyle gökten bir azap indireceğiz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, bu belde halkının üzerine, yoldan çıkmaları nedeniyle gökten bir azap indireceğiz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, bu belde halkının üzerine, yoldan çıkmaları nedeniyle gökten bir azap indireceğiz.

Fizilal-il Kuran

Biz bu kent halkının iğrenç sapıklığı yüzünden başlarına gökten ağır bir azap yağdıracağız.

Gültekin Onan

"Şüphesiz biz f(a)sık(lık yapma)larından dolayı bu ülke ehlinin üstüne gökten iğrenç bir azab indireceğiz."

Hamdi Döndüren

“Biz yoldan çıkan şu kent halkının üstüne gökten bir azap indireceğiz.”

Hasan Basri Çantay

"Muhakkak bu memleket ahalisinin üstüne, yapmakda oldukları faasıklık yüzünden, gökden (feci) bir azab indireceğiz".

Hasib Asutay

Biz şüphesiz bu memleket halkının üzerine, yoldan çıkmalarına karşılık, gökten bir azap indireceğiz.

Hayrat Neşriyat

'Şübhesiz biz, isyân etmekte olduklarından dolayı, bu şehir halkının üzerine gökten dehşetli bir azâb indirici kimseleriz.'

İbni Kesir

Bu kasaba halkına da fasıklık yapar olduklarından dolayı gökten azab indireceğiz.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki biz yoldan çıkmalarına karşılık bu şehir halkının üzerine, gökten bir azap indireceğiz.

Muhammed Esed

Bu yörenin halkına, işledikleri bütün kötülüklerin karşılığı olarak gökten mutlaka bir bela indireceğiz!" dediler.

Mustafa İslamoğlu

İşte bu yüzden biz şu bölge halkına, işleye geldikleri fısku fücur yüzünden gökten yakıcı bir bela indireceğiz."

Ömer Nasuhi Bilmen

«Muhakkak ki biz, bu kasabanın ahalisi üzerine, yapmakta oldukları fıskları sebebiyle gökten müthiş bir azap indiricileriz.»

Ömer Öngüt

“Biz bu memleket halkının üzerine, yoldan çıkmaları sebebiyle gökten feci bir azap indireceğiz. ”

Suat Yıldırım

"Büsbütün yoldan çıkmaları sebebiyle, biz bu şehir halkının üzerine gökten bir azap indireceğiz."

Süleyman Ateş

"Biz yoldan çıkan şu ülke halkının üstüne gökten bir azab indireceğiz."

Süleymaniye Vakfı

Yoldan çıkmalarına karşılık biz, bu şehrin halkı üzerine gökten bir afet indireceğiz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Yoldan çıkmalarına karşılık biz, bu şehrin halkı üzerine bir pislik indireceğiz."

Şaban Piriş

Biz, bu belde halkına, yoldan saptıkları için gökten bir azap indirecek olanlarız.

Tefhim-ul Kuran

«Şüphesiz biz, fasıklık yapmalarından dolayı, bu ülke halkının üstüne gökten iğrenç bir azab indireceğiz.»

Ümit Şimşek

'Yoldan çıkmakta direttikleri için, bu belde ahalisinin üzerine gökten azap indireceğiz.'

Yaşar Nuri Öztürk

"Şu kent halkı üstüne, yaptıkları fenalıklardan ötürü gökten bir felaket indireceğiz."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz günah əməllər törətdiklərinə görə bu şəhərin sakinlərinin üstünə göydən bir əzab endirəcəyik”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz etdikləri pozğunluğa (günahlara) görə bu məmləkət əhlinin başı üstünə göydən bir əzab endirəcəyik!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir werden auf die Bewohner dieser Stadt eine peinvolle Strafe vom Himmel herabkommen lassen, weil sie Frevler sind.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Wir werden auf die Bewohner dieser Stadt eine unheilvolle Strafe vom Himmel herabkommen lassen dafür, daß sie gefrevelt haben,ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Wir werden über die Bewohner dieser Stadt eine Strafe vom Himmel niedergehen lassen, weil sie gefrevelt haben.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Ja! Wir werden auf die Bewohner dieser Ortschaft eine Peinigung vom Himmel hinabsenden für das, was sie an Fisq zu begehen pflegten.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"We are bringing down from heaven, "they said, "upon the inhabitants of this town a torturing punishment with a forcible impact in requital of their wickedness and the evil way they conduct themselves in life. "

Abdul Haleem

and we shall send a punishment from heaven down on the people of this town because they violate [God’s order].’

Abdullah Yusuf Ali

"For we are going to bring down on the people of this township a Punishment from heaven, because they have been wickedly rebellious."

Abul A'la Maududi

We shall bring down upon the people of this city a scourge from the heaven because of their evildoing."

Aisha Bewley

We will bring down on the inhabitants of this city a devastating punishment from heaven because of their deviance. ’

Al-Hilali & Khan

"Verily, we are about to bring down on the people of this town a great torment from the sky, because they have been rebellious (against Allâh’s Command)."

Ali Quli Qarai

We are indeed going to bring down upon the people of this town a punishment from the sky because of the transgressions they used to commit. ’

Amatul Rahman Omar

`(As for) the inhabitants of this township; We are going to bring down upon them an unavoidable calamity, for they have been behaving disobediently. "'

Arthur John Arberry

We shall send down upon the people of this city wrath out of heaven for their ungodliness. '

Bijan Moeinian

"We are in charge of pouring disaster upon these wicked people from the sky in account of their evil deeds. "

E. Henry Palmer

Verily, we are about to send down upon the people of this city a horror from heaven, for that they have sinned;

Edip-Layth

"We will send down upon the people of this town an affliction from the sky, as a consequence of their wickedness."

George Sale

We will surely bring down upon the inhabitants of this city vengeance from heaven, for that they have been wicked doers:

Hamid S. Aziz

And when Our messengers came to Lot, he was troubled on account of them, and felt powerless to protect them. But they said, "Fear not, neither grieve; we are about to save you and your people, except your wife, who is of those who lag behind.

Mahmoud Ghali

Surely we will send down upon the population of this town a chastisement from the heaven for that they have been acting immorally. "

Marmaduke Pickthall

Lo! We are about to bring down upon the folk of this township a fury from the sky because they are evil-livers.

Mohamed Ahmed - Samira

We have to bring a scourge from the heavens on the people of this city as they are depraved. "

Muhammad Asad

Verily, we shall bring down upon the people of this land a horror from heaven in requital of all their iniquitous doings!"

Mustafa Khattab

We are certainly bringing down a punishment from heaven upon the people of this city for their rebelliousness."

Progressive Muslims

"We will send down upon the people of this town an affliction from the sky, as a consequence of their wickedness. "

Sahih International

Indeed, we will bring down on the people of this city punishment from the sky because they have been defiantly disobedient. "

Sam Gerrans

“We will send upon the people of this city a scourge from the sky because they were perfidious.”

Shabbir Ahmed

Verily, we are about to herald the heavenly Requital upon the people of this town because of their drifting away from Divine Values. "

Syed Vickar Ahamed

"Verily, now we are going to bring upon the people of this township, a punishment from heaven, for their wickedness and rebellion. "

Taqi Usmani

We are going to bring down on the people of this town a punishment from the sky, because they used to act sinfully."

The Monotheist Group

"We will send down upon the people of this town an affliction from the heaven for what wickedness they were in."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous ferons tomber du ciel un châtiment sur les habitants de cette cité, pour leur perversitéʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman em ê bi ser xelkê vî welatî de, ji ber jirêderketina wan ezabekî (dijwar) ji esmên bînin xwarê.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij zullen over de bewoners van deze stad een plaag uit de hemel laten neerdalen omdat zij verdorven waren.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij zullen zekerlijk de wraak des hemels over de bewoners dezer stad brengen, omdat zij zondaren waren

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, wij zullen een zware bestraffing uit de hemel neerzenden op de bewoners van deze stad omdat zij zware zonden begingen.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, мы низведем на жителей этого селения наказание с неба за то, что они проявляли непокорность (пред Аллахом)».

Rusça — Osmanov

Воистину, мы низвергнем [по велению Аллаха] на жителей этого поселения бедствие с небес за то, что они распутничалиʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Vi är utsända (för att låta) ett straff från ovan (drabba) folket i detta land på grund av deras synd och deras trots.ʺ