O ve askerleri yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve gerçekten bize döndürülmeyeceklerini sandılar.
وَاسْتَكْبَرَ هُوَ وَجُنُودُهُ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَظَنُّوا اَنَّهُمْ اِلَيْنَا لَا يُرْجَعُونَ
ve stekbera huve ve cunūduhu fī l-erDi bi ğayri l-Haḳḳi ve Zennū ennehum ileynā lā yurceǔne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (79 / 79 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
O da, askerleri de yeryüzünde haksız yere ululanmaya kalkıştılar ve şüphe yok ki dönüp tapımıza gelmeyecekler sandılar kendilerini.
Adem Uğur
O ve askerleri, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve gerçekten bize döndürülmeyeceklerini sandılar.
Ahmed Hulusi
O ve onun orduları, Hak'sız olarak yeryüzünde büyüklenmek istediler ve sandılar ki bize döndürülmeyecekler!
Ahmet Tekin
O ve kurmayları, ülkelerinde hak etmedikleri halde büyüklük taslayıp serkeşlik, zorbalık ve diktatörlük ederek iktidarda kaldılar. Bizim huzurumuza getirilerek hesaba çekilmeyeceklerini zannettiler.
Ahmet Varol
O ve askerleri yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve bize döndürülmeyeceklerini sandılar.
Ali Bulaç
O ve askerleri, yeryüzünde haksız yere büyüklendiler ve gerçekten bize döndürülmeyeceklerini sandılar.
Ali Fikri Yavuz
O Firavun ve askerleri, yeryüzünde (Mısır’da) hakları olmıyarak büyüklük tasladılar ve zannettiler ki, bize döndürülmiyecekler.
Ali Rıza Safa
O ve orduları, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar. Aslında, Bize döndürülmeyeceklerini sandılar.
Bayraktar Bayraklı
Firavun ve askerleri, ülkede haksız yere büyüklük tasladılar. Gerçekten bize döndürülmeyeceklerini sandılar.
Bekir Sadak
O ve askerleri, memlekette, haksiz yere buyukluk tasladilar. Gercekten Bize dondurulmeyeceklerini sandilar.
Celal Yıldırım
O ve askerleri yeryüzünde haksız olarak gurura kapılıp büyüklük tasladılar ve zannettiler ki bize hiç döndürülmeyecekler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Firavun ve askerleri, bize döndürülmeyeceklerini sanarak yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar.
Diyanet İşleri
O ve askerleri yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve gerçekten bize döndürülmeyeceklerini sandılar.
Diyanet İşleri (eski)
O ve askerleri, memlekette, haksız yere büyüklük tasladılar. Gerçekten Bize döndürülmeyeceklerini sandılar.
Diyanet Vakfi
O ve askerleri, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve gerçekten bize döndürülmeyeceklerini sandılar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
O ve askerleri, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve gerçekten bize döndürülmeyeceklerini sandılar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O ve askerleri, yeryüzünde haksızlıkla kibirlenmek istediler ve Bize döndürülmeyeceklerini sandılar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem de o ve askerleri yeryüzünde haksızlıkla kibirlenmek istediler ve zannettiler ki onlar bize iade olunmıyacaklar
Erhan Aktaş
O ve ordusu yeryüzünde haksız yere büyüklendiler ve gerçekten de Biz'e döndürülmeyeceklerini sandılar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
O ve ordusu yeryüzünde haksız yere büyüklendiler ve gerçekten de Bize döndürülmeyeceklerini sandılar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
O ve ordusu yeryüzünde haksız yere büyüklendiler ve gerçekten de Bize döndürülmeyeceklerine inandılar.
Fizilal-il Kuran
Firavun ve askerleri yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve gerçekte Bize döndürülmeyeceklerini sandılar.
Gültekin Onan
O ve askerleri, yeryüzünde haksız yere büyüklendiler ve gerçekten bize döndürülmeyeceklerini sandılar.
Hamdi Döndüren
Firavun ve askerleri, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve gerçekten bize döndürülmeyeceklerini sandılar.
Hasan Basri Çantay
Kendisi de, askerleri de o yerde haksız yere büyüklük tasladılar) ve hakıykaten bize döndürülemeyeceklerini sandılar.
Hasib Asutay
O ve askerleri, yeryüzünde (19) haksız yere büyüklük tasladılar ve gerçekten bize döndürülmeyeceklerini sandılar. (19. Mısır'da.)
Hayrat Neşriyat
Böylece o (Fir'avun) ve askerleri o memlekette haksız yere büyüklük tasladı ve gerçekten kendilerinin bize döndürülmeyeceklerini sandılar.
İbni Kesir
O da, askerleri de memlekette haksız yere büyüklük tasladılar ve gerçekten Bize döndürülmeyeceklerini sandılar.
Mehmet Okuyan
O (Firavun) ve askerleri, yeryüzünde haksız olarak kibirlenmiş ve bize döndürülmeyeceklerine inanmışlardı.
Muhammed Esed
İşte böylece, o ve onun buyruğunda olanlar, hiçbir haklılık kaygısı taşımaksızın (yargı için) Bize dönmeyeceklerinden eminmişçesine yeryüzünde büyüklük tasladılar!
Mustafa İslamoğlu
İşte o ve onun askerleri yeryüzünde haksız yere büyüklendiler; ve sandılar ki kendileri Bizim huzurumuza hiç çıkmayacaklar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve o da (Fir'avun da) askerleri de yeryüzünde haksız yere kibirlendiler ve sandılar ki, onlar Bize döndürülmeyeceklerdir.
Ömer Öngüt
O da, askerleri de memlekette haksız yere büyüklük tasladılar ve gerçekten bize döndürülmeyeceklerini sandılar.
Suat Yıldırım
Böylece o ve orduları, haksız yere ülkede büyüklük tasladılar ve huzurumuza dönüp hesap vermeyeceklerini zannettiler.
Süleyman Ateş
O (Fir'avn) ve askerleri yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve kendilerinin bize döndürülmeyeceklerini sandılar.
Süleymaniye Vakfı
Firavun ve emrinde olanlar, o topraklarda haksız yere büyüklendiler; çünkü huzurumuza çıkarılmayacaklarını sanıyorlardı.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Hem Firavun, hem de orduları, hak etmedikleri halde o topraklarda büyüklük taslıyor, huzurumuza döneceklerini asla beklemiyorlardı.
Şaban Piriş
O ve orduları, haksız yere yeryüzünde büyüklenmiş ve bize döndürülmeyeceklerini sanmışlardı.
Tefhim-ul Kuran
O ve askerleri yeryüzünde haksız yere büyüklendiler ve gerçekten bize döndürülmeyeceklerini sandılar.
Ümit Şimşek
O da, askerleri de memlekette haksız yere büyüklük taslıyor ve bir daha huzurumuza dönmeyeceklerini sanıyorlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
O ve orduları yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve sandılar ki, bize döndürülmeyecekler.
Azerice (1)
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Firʼon) və əsgərləri yer üzündə nahaq yerə təkəbbür göstərdilər və elə güman etdilər ki, (öləndən sonra bir də dirlib) hüzurumuza qaytarılmaycaqlar!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Er war, wie auch seine Streiter, überheblich. Sie waren ohne Recht Gewalttäter auf Erden und meinten, sie würden nicht zu Uns zurückgebracht werden.
Almanca — Der Edle Quran
Er und seine Heerscharen verhielten sich ohne Recht hochmütig auf der Erde und glaubten, daß sie (dereinst) nicht zu Uns zurückgebracht würden.
Almanca — M. A. Rassoul
Und er und seine Heerscharen verhielten sich hochmütig im Lande, ohne die Rechtfertigung dazu. Und sie meinten, nie zu Uns zurückgebracht zu werden.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und er erhob sich mit seinen Soldaten in Arroganz im Lande zu Unrecht, und sie dachten, daß sie zu Uns keineswegs zurückgebracht werden.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And there did Pharaoh and his hosts turn indignant and unjustly displayed in the land inordinate self-esteem and extravagance in their accounts of themselves and had a notion in their minds that never shall they be brought back to Us.
Abdul Haleem
Pharaoh and his armies behaved arrogantly in the land with no right- they thought they would not be brought back to Us-
Abdullah Yusuf Ali
And he was arrogant and insolent in the land, beyond reason,- He and his hosts: they thought that they would not have to return to Us!
Abul A'la Maududi
And he and his hosts waxed arrogant in the land without any right, believing that they will never have to return to Us!
Aisha Bewley
He and his troops were arrogant in the land without any right. They thought that they would not return to Us.
Al-Hilali & Khan
And he and his hosts were arrogant in the land, without right, and they thought that they would never return to Us.
Ali Quli Qarai
He and his hosts acted arrogantly in the land unduly, and thought they would not be brought back to Us.
Amatul Rahman Omar
And he (- Pharaoh) and his hosts behaved arrogantly in the land without any justification and as if they thought that they would never be brought back to Us.
Arthur John Arberry
And he waxed proud in the land, he and his hosts, wrongfully; and they thought they should not be returned to Us.
Bijan Moeinian
Thus Pharaoh and his troops continued to be arrogant without any right or justification; they never dreamt to stand up in front of Me for Judgment.
E. Henry Palmer
And he grew big with pride, he and his armies in the land, without right; and they thought that they to us should not return.
Edip-Layth
He and his soldiers were arrogant in the land without any right, and they thought that they would not be returned to Us.
George Sale
And both he and his forces behaved themselves insolently and unjustly in the earth; and imagined that they should not be brought before Us to be judged.
Hamid S. Aziz
And Pharaoh said, "O you chiefs! I know of no God for you except me; then set me a Fire, O Haman! To bake some clay and make for me a tower, so that I may mount up to the God of Moses; for, verily, I think he is of those who lie!"
Mahmoud Ghali
And he, always he, and his hosts waxed proud in the land, untruthfully (Literally: with other than the truth) and they surmised that they would not be returned to Us.
Marmaduke Pickthall
And he and his hosts were haughty in the land without right, and deemed that they would never be brought back to Us.
Mohamed Ahmed - Samira
He and his soldiers had become arrogant in the land for no reason, and did not think that they have to come back to Us in the end.
Muhammad Asad
Thus arrogantly, without the least good sense, did he and his hosts behave on earth - just as if they thought that they would never have to appear before Us [for judgment]!
Mustafa Khattab
And so he and his soldiers behaved arrogantly in the land with no right, thinking they would never be returned to Us.
Progressive Muslims
And he and his soldiers were arrogant in the land without any right, and they thought that they would not be returned to Us.
Sahih International
And he was arrogant, he and his soldiers, in the land, without right, and they thought that they would not be returned to Us.
Sam Gerrans
And he had waxed proud — he and his forces — in the land, without cause; and they thought that they would not be returned to Us.
Shabbir Ahmed
Thus Pharaoh and his forces continued to behave with unjust pride in the land - just as they thought that they would never have to appear before Us.
Syed Vickar Ahamed
And he and his armies were arrogant and rude in the land, beyond limit— without (being) right, they thought that they would not have to come back to Us!
Taqi Usmani
(Thus) he and his hosts showed arrogance in the land with no justification and thought that they would not be returned to Us.
The Monotheist Group
And he and his soldiers were arrogant in the land without any right, and they thought that they would not be returned to Us.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et il sʹenfla dʹorgueil sur terre ainsi que ses soldats, sans aucun droit. Et ils pensèrent quʹils ne seraient pas ramenés vers Nous.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Firewn û leşkerên xwe bi neheqî xwe li ser axa Misrê mezin dêrane û ji wan we ye ku ew ê li me venegerin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En hij en zijn troepen waren onterecht hoogmoedig op de aarde en zij dachten dat zij niet tot Ons teruggebracht zouden worden.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En hij, zoowel als zijn leger, gedroegen zich onbeschaamd en onrechtvaardig op de aarde, en verbeeldden zich, dat zij niet voor ons zouden worden gebracht, om gericht te worden.
Hollandaca — Siregar
En hij en zijn troepen warm hoogmoedig op aarde, zonder het recht te hebben, en zij veronderstelden dat zij niet tot Ons zouden worden teruggekeerd.
Rusça (1)
Rusça — Osmanov
И возгордился Фирʹаун и его войско на земле безо всякого права [на то], полагая, что не предстанут перед Нами.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Han och hans män uppträdde med oberättigat högmod på denna jord; de trodde inte att de skulle föras åter till Oss (för räkenskap och dom).