Musa, onlara delillerimizi apaçık olarak getirince onlar, "Bu, ancak uydurulmuş bir sihirdir. Biz geçmiş atalarımızın zamanında böyle bir şeyin varlığını duymadık" dediler.

فَلَمَّا جَاءَهُمْ مُوسٰى بِاٰيَاتِنَا بَيِّنَاتٍ قَالُوا مَا هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُفْتَرًى وَمَا سَمِعْنَا بِهٰذَا فِي اٰبَٓائِنَا الْاَوَّلِينَ

fe lemmā cā'ehum mūsā bi āyātinā beyyinātin ḳālū mā hāƶā illā siHrun mufteran ve mā semiǎ'nā bi hāƶā fī ābāinā l-evvelīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَلَمَّاfe lemmāne zaman ki
2جَاءَهُمْcā'ehumج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakonlara gelince
3مُوسٰىmūsāموسىMusa
4بِاٰيَاتِنَاbi āyātināا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerimizle
5بَيِّنَاتٍbeyyinātinب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinaçık açık
6قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler
7مَاdeğildir
8هٰذَٓاhāƶābu
9اِلَّاillābaşka bir şey
10سِحْرٌsiHrunس ح رBüyü yapmak, sihir yapmak, büyülemek, aldatmak, göz boyamak, hipnotize etmek, etkilemek, baştan çıkarmak, kandırmak, şafak vakti, tan vakti, seher vaktibir büyüden
11مُفْتَرًىmufteranف ر يKesmek/bölmek/yarmak, iftira atmak, (yalan) uydurmak.uydurulmuş
12وَمَاve māve
13سَمِعْنَاsemiǎ'nāس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakişitmedik
14بِهٰذَاbi hāƶāböyle bir şey
15فِيarasında
16اٰبَٓائِنَاābāināا ب وbaba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmekatalarımız
17الْاَوَّلِينَl-evvelīneا و لilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıçilk

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Mûsâ, apaçık delillerimizle onlara gelince bu, uydurma bir büyüden başka bir şey değil, gelip geçmiş atalarımız zamanında böyle bir şey duymadık biz dediler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Mûsâ, apaçık delillerimizle onlara gelince bu, uydurma bir büyüden başka bir şey değil, gelip geçmiş atalarımız zamanında böyle bir şey duymadık biz dediler.

Adem Uğur

Musa onlara apaçık âyetlerimizi getirince: Bu, olsa olsa uydurulmuş bir sihirdir. Biz önceki atalarımızdan böylesini işitmemiştik, dediler.

Ahmed Hulusi

Musa onlara apaçık delillerimiz olarak gelince, dediler ki: "Bu uydurulmuş bir sihir! Önceki atalarımızdan böyle bir şey işitmedik. "

Ahmet Tekin

Mûsâ onlara apaçık mûcizelerimizi getirince: 'Bunlar olsa olsa, aklı etki altına alan uydurulmuş sihirdir. Biz, önceki atalarımız arasında böyle şeylerin olduğunu işitmemiştik.' dediler.

Ahmet Varol

Musa onlara apaçık ayetlerimizi getirince: 'Bu uydurulmuş bir büyüden başka bir şey değildir. Biz bunu önceki atalarımızdan duymadık' [3] dediler.

Ali Bulaç

Musa, onlara apaçık olan ayetlerimizle geldiği zaman: "Bu, düzüp uydurulmuş bir büyüden başkası değildir. Biz geçmiş atalarımızdan bunu işitmedik" dediler.

Ali Fikri Yavuz

Vakta ki Mûsa, açık mucizelerimizle onlara vardı, dediler ki: “- Bu, ancak uydurulmuş bir sihirdir; biz evvelki atalarımızdan dahi, bunu (bu peygamberlik davasını yahut sihri) işitmedik.”

Ali Rıza Safa

Musa, açık kanıtlı ayetlerimizi onlara getirince, şöyle dediler: "Uydurulmuş bir büyüden başka bir şey değil bu; önceki atalarımızdan da bunu duymadık!"

Bayraktar Bayraklı

Musa, onlara apaçık mucizelerimizle gelince, "Bu, sadece uydurma bir sihirdir. Önceki atalarımızdan, böylesini işitmemiştik" dediler.

Bekir Sadak

Musa onlara, apacik olarak, mucizelerimizle gelince: «Bu sadece uydurma bir sihirdir. Onceki atalarimizdan boylesini isitmemistik» dediler.

Celal Yıldırım

Musâ, açık-seçik belge ve mu'cizelerle onlara gelince, «bu ancak uydurulmuş bir sihirdir. Önce gelen atalarımızdan böyle bir şey işitmedik» dediler.

Diyanet İşleri

Musa, onlara delillerimizi apaçık olarak getirince onlar, "Bu, ancak uydurulmuş bir sihirdir. Biz geçmiş atalarımızın zamanında böyle bir şeyin varlığını duymadık" dediler.

Diyanet İşleri (eski)

Musa onlara, apaçık olarak, mucizelerimizle gelince: 'Bu sadece uydurma bir sihirdir. Önceki atalarımızdan böylesini işitmemiştik' dediler.

Diyanet Vakfi

Musa onlara apaçık âyetlerimizi getirince: Bu, olsa olsa uydurulmuş bir sihirdir. Biz önceki atalarımızdan böylesini işitmemiştik, dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Musa onlara apaçık âyetlerimizi getirince, «Bu, olsa olsa uydurulmuş bir sihirdir. Biz önceki atalarımızdan böylesini işitmemiştik» dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Musa bunun üzerine açık açık ayetlerimizle onlara varınca: "Bu uydurma bir büyüden başka birşey değildir; biz bunu önceki atalarımızdan da işitmedik." dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Vakta ki Musa bunun üzerine açık açık ayetlerimizle onlara vardı bu, dediler: sırf uydurma bir sihir, biz bunu evvelki atalarımızda dahi işitmedik

Erhan Aktaş

Musa onlara apaçık ayetlerimizi iletince: "Bu, uydurulmuş bir sihirden başka bir şey değildir. Biz önceki atalarımızdan böyle bir şey duymadık." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Musa onlara apaçık ayetlerimizi iletince: "Bu, uydurulmuş bir sihirden başka bir şey değildir. Biz önceki atalarımızdan böyle bir şey duymadık." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Musa onlara apaçık ayetlerimizi iletince: "Bu, uydurulmuş bir sihirden başka bir şey değildir. Biz önceki atalarımızdan böyle bir şey duymadık." dediler.

Fizilal-il Kuran

Musa onlara apaçık ayetlerimizle gelince uydurulmuş büyüden başka bir şey değildir. Bizden önceki atalarımızdan böylesini işitmedik dediler.

Gültekin Onan

Musa, onlara apaçık olan ayetlerimizle geldiği zaman: "Bu, düzüp uydurulmuş bir büyüden başkası değildir. Biz geçmiş atalarımızdan bunu işitmedik" dediler.

Hamdi Döndüren

Musa onlara, apaçık âyetlerimizle gelince, “Bu, uydurulmuş büyüden başka bir şey değildir. Biz önceki atalarımızdan böyle bir şey işitmedik.” dediler.

Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine (Musa) onlara açık açık ayetlerimizi getirince dediler ki: "Bu, uydurulmuş bir büyüden başka bir şey değildir. Biz evvelki atalarımızdan bunu işitmedik".

Hasib Asutay

Musa onlara apaçık delillerimizle gelince, 'Bu uydurulmuş bir büyüden başka bir şey değildir. İlk atalarımız arasında böyle bir şey olduğunu işitmedik' dediler. (17) (17. Bize onların zamanında böyle bir şey olduğu nakledilmedi.)

Hayrat Neşriyat

Nihâyet, Mûsâ apaçık mu'cizelerimizle onlara gelince: 'Bu, uydurulmuş bir sihirden başka bir şey değildir; hem önceki atalarımızdan bunu işitmedik' dediler.

İbni Kesir

Musa onlara apaçık ayetlerimizle gelince: bu, uydurulmuş bir sihirden başka bir şey değildir. Biz, önceki atalarımızdan böylesini işitmemiştik, dediler.

Mehmet Okuyan

(Musa), onlara apaçık delillerimizi getirdiğinde “Bu, sadece uydurulmuş bir büyüdür; önceki atalarımızdan böyle bir şey de duymadık!” demişlerdi.

Muhammed Esed

Fakat Musa apaçık mesajlarımızla (Firavun'un ve onun seçkinler çevresinin) karşısına çıkınca, berikiler hemen: "Bu (bir ölümlü beşer tarafından) uydurulmuş parlak bir büyüden başka bir şey değil; biz atalarımızdan böyle bir şey işitmemiştik!" dediler.

Mustafa İslamoğlu

Musa onların karşısına hakikatin apaçık belgeleri olan ayetlerimizle çıkanca "Bu tasarlanıp ortaya atılmış bir büyüden başkası değildir; zira biz önden giden atalarımızın geleneğinde böyle bir şey olduğunu işitmedik!" dediler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki, Mûsa onlara bizim gayet açık açık âyetlerimizle geldi, dediler ki: «Bu başka değil, ancak uydurulmuş bir sihirdir ve biz bunu evvelki atalarımızdan işitmedik.»

Ömer Öngüt

Musa onlara apaçık âyetlerimizle gelince: “Bu uydurulmuş bir sihirden başka bir şey değildir. Biz önceki atalarımızdan böyle bir şey işitmemiştik. ” dediler.

Suat Yıldırım

Mûsa o açık belgelerimizle, mûcizelerimizle onlara geldiğinde: "Bu," dediler, "sırf uydurma bir sihir! Hem böylesi bir iddianın, peygamberlik dâvasının veya sihrin, önce yaşamış atalarımız zamanında bulunduğunu da işitmedik!"

Süleyman Ateş

Musa, onlara açık açık ayetlerimizle gelince: "Bu uydurulmuş bir büyüden başka bir şey değildir. İlk atalarımız arasında böyle bir şey (olduğunu) işitmedik." dediler.

Süleymaniye Vakfı

Musa her şeyi ortaya koyan mucizelerimizle onlara gelince: "Bu sadece uydurulmuş bir sihirdir. Böylesini eski atalarımızdan da duymadık." dediler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa apaçık belgelerimizi onlara gösterince "Bunlar uydurulmuş büyüden başka bir şey değildir. Böylesini eski atalarımızdan da duymadık."

Şaban Piriş

Musa onlara apaçık ayetlerimizle gittiği zaman; -Bu, uydurma sihirden başka bir şey değildir. Biz, bunu önceki atalarımızda da işitmedik, dediler.

Tefhim-ul Kuran

Musa, onlara apaçık olan ayetlerimizle geldiği zaman: «Bu, düzüp uydurulmuş bir büyüden başkası değildir. Biz geçmiş atalarımızdan da bunu işitmedik» dediler.

Ümit Şimşek

Musa onlara apaçık âyetlerimizle geldiğinde, 'Bu uydurma bir büyüden başka nedir ki?' dediler. 'Evvelce gelip geçmiş atalarımızdan biz böyle birşey işitmedik.'

Yaşar Nuri Öztürk

Bunun ardından Musa onlara açık seçik ayetlerimizi getirdiğinde onlar şöyle dediler: "Uydurulmuş bir büyüden başkası değil bu. İlk atalarımız arasında bunu hiç duymadık."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Musa onların yanına açıq-aydın dəlillərimizlə gəldikdə onlar: “Bu ancaq uydurulmuş bir sehrdir. Biz ulu babalarımızdan belə bir şey eşitməmişik”– dedilər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Musa açıq-aşkar ayələrimizlə (Firʼon əhlinin) yanına gəldikdə onlar: ″Bu (sənin tərəfindən) uydurulmuş sehrdən başqa bir şey deyildir. Biz öz ulu babalarımızdan bu barədə (sizin təbliğ etdiyiniz din, risalət haqqında) heç bir şey eşitməmişik!″ – dedilər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Als Moses ihnen Unsere klaren Beweiszeichen vorbrachte, sagten sie: ʺDas ist nichts anderes als Zauberei, die zur Täuschung führt. Wir haben niemals gehört, daß unsere Vorfahren darum wußten.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Als nun Musa mit Unseren Zeichen als klare Beweise kam, sagten sie: ʺDas ist nur ersonnene Zauberei. Und wir haben so etwas bei unseren Vorvätern nicht gehört.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Als dann Moses zu ihnen mit Unseren deutlichen Zeichen kam, da sagten sie: ʺDas ist nichts als ein Zaubertrug, und wir haben von unseren Vorvätern nie dergleichen gehört.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und als Musa zu ihnen mit Unseren erklärenden Ayat kam, sagten sie: ʺDies ist nichts als erfundene Magie, und wir hörten nie so etwas bei unseren ersten Vorfahren:ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when Mussa presented to them Our convincing divine signs with distinct apprehension of all that they involve, they said: "This is indeed nothing but witchcraft fabricated for deception. We never heard of such things discussed by our fathers".

Abdul Haleem

But when Moses came to them with Our clear signs, they said, ‘These are mere conjuring tricks; we never heard this from our forefathers.’

Abdullah Yusuf Ali

When Moses came to them with Our clear signs, they said: "This is nothing but sorcery faked up: never did we hear the like among our fathers of old!"

Abul A'la Maududi

But when Moses came to them with Our Clear Signs, they said: "This is nothing but a magic that has been contrived. We never heard anything like it from our ancestors of yore."

Aisha Bewley

But when Musa brought them Our Clear Signs they said, ‘This is nothing but trumped-up magic. We never heard anything like this among our earlier forefathers.’

Al-Hilali & Khan

Then when Mûsâ (Moses) came to them with Our Clear Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.), they said: "This is nothing but invented magic. Never did we hear of this among our fathers of old."

Ali Quli Qarai

When Moses brought them Our manifest signs, they said, ‘This is nothing but concocted magic. We never heard of such a thing among our forefathers.’

Amatul Rahman Omar

So when Moses came to them (- the people of Pharaoh) with Our clear signs they said, `This is but a forged and unprecedented fraud. We never heard such a thing in the time of our forefathers.'

Arthur John Arberry

So when Moses came to them with Our signs, clear signs, they said, 'This is nothing but a forged sorcery. We never heard of this among our fathers, the ancients.'

Bijan Moeinian

When Moses came to them with My undeniable miracles, they said: "These performances are nothing but illusive magic; we have never heard such none senses [the oneness of God, Day of Judgment, Heaven and Hell, etc. ] from our forefathers.

E. Henry Palmer

And when Moses came to them with our manifest signs, they said, 'This is only sorcery devised; and we have not heard of this amongst our fathers of yore. '

Edip-Layth

So when Moses went to them with Our clear signs, they said, "This is nothing but fabricated magic; nor did we hear of this from our fathers of old!"

George Sale

And when Moses came unto them with our evident signs, they said, this is no other than a deceitful piece of sorcery: Neither have we heard of any thing like this among our fore-fathers.

Hamid S. Aziz

He said, "We will strengthen your arm with your brother; and We give you both authority (or power), and they shall not reach (touch) you for Our signs (they will make you triumphant). You two and those who follow you shall gain the upper hand."

Mahmoud Ghali

So as soon as Mûsa (Moses) came to them with Our supremely evident signs, they said, "In no way is this anything except a fabricated sorcery; and in no way have we heard of this among our earliest fathers. "

Marmaduke Pickthall

But when Moses came unto them with Our clear tokens, they said: This is naught but invented magic. We never heard of this among our fathers of old.

Mohamed Ahmed - Samira

But when Moses came to them with Our clear signs they said: "This is nothing but magic he has contrived, for we have not heard of this from our fathers of old. "

Muhammad Asad

But as soon as Moses came unto them with Our clear messages [Pharaoh and his great ones] said: "All this is nothing but spellbinding eloquence devised [by man]: and never did we hear [the like of] this, [nor has it ever been heard of] in the time of our forebears of old!"

Mustafa Khattab

But when Moses came to them with Our clear signs, they said ˹arrogantly˺, "This is nothing but conjured magic ˹tricks˺. We have never heard of this in ˹the history of˺ our forefathers."

Progressive Muslims

So when Moses went to them with Our clear signs, they said: "This is nothing but fabricated magic; nor did we hear of this from our fathers of old!"

Sahih International

But when Moses came to them with Our signs as clear evidences, they said, "This is not except invented magic, and we have not heard of this [religion] among our forefathers. "

Sam Gerrans

And when Moses came to them with Our clear proofs, they said: “This is only invented sorcery. And we heard not of this among our fathers of old.”

Shabbir Ahmed

But as soon as Moses came to them with Our clear Messages, they said, "This is a mysteriously fabricated lie. We have never heard such sermon from our ancestors."

Syed Vickar Ahamed

Then when Musa (Moses) came to them with Our Clear Signs (verses), they said: "This is nothing but magic made up (for us): We never heard (anything) like this from our fathers of the past!"

Taqi Usmani

So when Mūsā came to them with Our clear signs, they said, "This is nothing but a forged magic, and we have never heard of such a thing happening in the days of our forefathers."

The Monotheist Group

So when Moses went to them with Our clear signs, they said: "This is nothing but fabricated magic; nor did we hear of this from our fathers of old!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Puis, quand Moïse vint à eux avec Nos prodiges évidents, ils dirent: ʺCe nʹest là que magie inventée. Jamais nous nʹavons entendu parler de cela chez nos premiers ancêtresʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca dema Mûsa bi ayetên me yên aşkera ji wan re hat, gotin: Ev, ji sêreke çêkirî pê ve ne tiştekî din e. Me tiştekî wiha ji bav û bapîrên xwe yên pêşîn nebihîstiye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen Moesa met Onze duidelijke tekenen tot hen kwam zeiden zij: ʺDit is slechts toverij die verzonnen is. Zo iets hebben wij niet gehoord bij onze vaderen die er eertijds waren.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En toen Mozes met onze duidelijke teekenen tot hen kwam, zeiden zij: Dit is niets dan een bedriegelijk goochelstuk; nimmer hebben wij onder onze voorvaderen van iets dergelijks gehoord.

Hollandaca — Siregar

En toen Môesa tot hen kwam met Onze duidelijke Tekenen, zeiden zei: ʺDit is slechts verzonnen tovenarij, wij hebben dit niet gehoord van onze voorvaderen.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И когда пришел к ним [к Фараону и его знати] (пророк) Муса с Нашими ясными знамениями (которые свидетельствовали об истинности того, с чем он был послан к ним от своего Господа), они сказали: «Это [то с чем ты пришел] – только лишь вымышленное колдовство! И мы не слышали про это [про то, к чему ты нас призываешь] у отцов наших первых [от наших предков]».

Rusça — Osmanov

Когда Муса явился к ним с Нашими ясными знамениями, они заявили: ʺЭто - всего лишь измышленное колдовство, и мы не слышали об этом [в рассказах] о наших праотцахʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

MEN NÄR Moses kom till Farao och hans stormän med Våra tecken, tydliga bevis, sade de: ʺDetta är trolldom och bländande vältalighet - (vad de säger) är fritt uppdiktat. Vi har aldrig hört om något liknande på våra förfäders tid.ʺ