Daha önce Allah'tan başka taptığı şeyler ona engel olmuştu. Çünkü o inkar eden bir kavimden idi.

وَصَدَّهَا مَا كَانَتْ تَعْبُدُ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنَّهَا كَانَتْ مِنْ قَوْمٍ كَافِرِينَ

ve Saddehā mā kānet teǎ'budu min dūni (a)llahi innehā kānet min ḳavmin kāfirīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَصَدَّهَاve Saddehāص د دUzaklaştırmak, saptırmak, engellemek, önlemek. Sadiidan - bir şeyden kaçınmak, geri çekilmek, yükseltmek, gürültü yapmak, bağırmak, yüksek sesle haykırmak. Saddun - engelleme, saptırma veya uzaklaştırma eylemi. Sadiid - itici olan herhangi bir şey, sıcak veya kaynar su.ve onu alıkoymuştu
2مَاşeyler
3كَانَتْkānetك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolduğu
4تَعْبُدُteǎ'buduع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmektapmış
5مِنْmin
6دُونِdūniد و نaşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altındabaşka
7اللّٰهِ(a)llahiAllah'tan
8اِنَّهَاinnehāçünkü kendisi
9كَانَتْkānetك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinidi
10مِنْmin-den
11قَوْمٍḳavminق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir kavim-
12كَافِرِينَkāfirīneك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar eden

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah'ı bırakıp da kulluk ettiği şeyler, onu yoldan çıkarmıştı; şüphe yok ki o, kâfirler topluluğundandı.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allahʼı bırakıp da kulluk ettiği şeyler, onu yoldan çıkarmıştı; şüphe yok ki o, kâfirler topluluğundandı.

Adem Uğur

Onu, Allah'tan başka taptığı şeyler (o zamana kadar tevhid dinine girmekten) alıkoymuştu. Çünkü kendisi inkârcı bir kavimdendi.

Ahmed Hulusi

(Bundan önce Melikeyi) Allah dununda tapındığı şeyler alıkoymuştu. . . Muhakkak ki O hakikat bilgisini inkar eden bir toplumdandı.

Ahmet Tekin

O’nu, Allah’ı bırakıp yarattıkları içinden taptığı şeyler müslüman olmaktan alıkoymuştu. Çünkü o kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfir bir kavimdendi.

Ahmet Varol

Onun Allah'tan başka taptığı şey(ler) kendisini (Allah'ın ibadetinden) alıkoymuştu. Çünkü o inkârcı bir kavimdendi.

Ali Bulaç

Allah'tan başka tapmakta olduğu şeyler onu (müslüman olmaktan) alıkoymuştu. Gerçekte o, inkar eden bir kavimdendi.

Ali Fikri Yavuz

(Daha evvel Belkıs’ın) Allah’dan başka tapmış olduğu şey, müslüman olmasına engel olmuştu (yahut Süleyman, onu, daha önce Allah’dan başka taptığı şeyden alıkoydu, güneşe taptırmadı). Çünkü o, kâfirler kavminden idi.

Ali Rıza Safa

Allah'tan başka bir de ayrıca hizmet ettikleri şeyler onu engellemişti. Çünkü o, nankörlük eden bir toplumdandı.

Bayraktar Bayraklı

Melikeyi Allah'tan başka taptığı şeyler tevhid inancından alıkoymuştu. Çünkü kendisi inkarcı bir kavimdendi.

Bekir Sadak

Melikeyi o zamana kadar alikoyan, Allah'tan baska taptigi seylerdi; cunku kendisi inkarci bir millettendi.

Celal Yıldırım

Melike'yi (bu teslimiyetten) alıkoyan, Allah'tan başka taptığı şeydi; çünkü o inkarcı bir milletten idi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onu, daha önce Allah’tan başka taptığı şeyler saptırmıştı. Çünkü o inkârcı bir kavimdendi.

Diyanet İşleri

Daha önce Allah'tan başka taptığı şeyler ona engel olmuştu. Çünkü o inkar eden bir kavimden idi.

Diyanet İşleri (eski)

Melikeyi o zamana kadar alıkoyan, Allah'tan başka taptığı şeylerdi; çünkü kendisi inkarcı bir millettendi.

Diyanet Vakfi

Onu, Allah'tan başka taptığı şeyler (o zamana kadar tevhid dinine girmekten) alıkoymuştu. Çünkü kendisi inkârcı bir kavimdendi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O'nu, Allah'tan başka taptığı şeyler alıkoymuştu. Çünkü kendisi inkârcı bir kavimdendi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Daha önce Allah'tan başka taptığı şeyler, on(un müslüman olmasın)a engel olmuştu; çünkü inkarcı bir kavimden idi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Mukaddema Allahdan başka taptığı şeyler ona mani' olmuştu çünkü kafir bir kavmden idi

Erhan Aktaş

Allah'ın yanı sıra kulluk ettiği şeyler, onu alıkoymuştu. Çünkü o Kafir bir halktandı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın yanı sıra kulluk ettiği şeyler, onu alıkoymuştu. Çünkü o Kafir bir halktandı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'tan başka kulluk ettiği şeyler, onu alıkoymuştu. Çünkü o gerçeği yalanlayan nankör bir toplumdandı.

Fizilal-il Kuran

O'nu, Allah'ı bir yana bırakarak taptığı putlar doğru yola girmekten alıkoymuştu. Çünkü kafir toplumun bir üyesi idi.

Gültekin Onan

Tanrı'dan başka tapmakta olduğu şeyler onu (müslüman olmaktan) alıkoymuştu. Gerçekte o, kafir bir kavimdendi.

Hamdi Döndüren

Oysa onu, Allah’tan başka taptığı şeyler alıkoymuştu. Çünkü o, inkâr eden bir kavimden idi.

Hasan Basri Çantay

(Hayır) Onun Allahı bırakıb tapmakda devam etdiği şey kendisi (nin İslam) ına mani' olmuşdu. Hakıykatde o, kafirler güruhundandı.

Hasib Asutay

Onu, Allah'tan başka taptığı şeyler (bu zamana kadar tevhid dinine girmekten) alıkoymuştu. Çünkü o inkârcı bir kavimden idi.

Hayrat Neşriyat

Zâten onu Allah’dan başka tapmakta olduğu şeyler, (o zamâna kadar Müslüman olmaktan) alıkoymuştu. Çünki o, kâfir bir kavimdendi.

İbni Kesir

Onun Allah'ı bırakıp da tapmaya devam ettiği şey, kendisine mani olmuştu. Ve gerçekten o, küfreden bir kavimdendi.

Mehmet Okuyan

Onu (Belkıs’ı), Allah’ın peşi sıra taptığı şeyler (gerçeklerden) alıkoymuştu. Şüphesiz ki o da inkârcı bir toplumdandı.

Muhammed Esed

(ve daha önce) Allah'ı bırakıp da tapınageldiği şeylerin kendisini (doğru yoldan) uzaklaştırmış olduğu, üstelik, hakkı inkar eden bir toplumun üyesi olduğu halde, (sonunda doğru yolu bulduğunu görüyoruz)" dedi.

Mustafa İslamoğlu

ona ise Allah'ı bırakıp da tapınageldiği şeyler engel oldu; çünkü o zaten hakikati ısrarla inkar eden bir toplumun mensubuydu."

Ömer Nasuhi Bilmen

(42-43) Vaktâ ki (o hükümdar kadın) geldi, denildi ki, «Senin tahtın böyle midir?» Dedi ki: «Bu, sanki o. Maamafih bize ondan evvel bilgi verilmiş idi ve bizler müslümânlar olduk.» Onu Allah'ın gayrı tapar olduğu şey (İslâmiyet'ten) men etmiş idi. Şüphe yok ki o, kâfirler olan bir kavimden idi.

Ömer Öngüt

Onu, Allah'tan başka taptığı şeyler alıkoymuştu. Çünkü kendisi kâfir bir kavimdendi.

Suat Yıldırım

Öteden beri Allah’tan başka taptığı putlar, tevhid dinine girmesini engellemişti. Çünkü o kâfir bir millete mensup idi.

Süleyman Ateş

Onu, Allah'tan başka taptığı şeyler, (bu zamana dek tevhid dinine girmekten) alıkoymuştu. Çünkü kendisi, inkar eden bir kavimden idi.

Süleymaniye Vakfı

Allah ile kendi arasına koyarak kulluk ettiği şey, (Süleyman'a teslim olmasını) engellemişti. Çünkü o, kafirler topluluğundandı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onu Süleyman'a katılmaktan engelleyen, Allah ile kendi arasına koyarak taptığı şeylerdi. Çünkü o, kendini gerçeklere kapatan bir toplumdandı.

Şaban Piriş

Onu Allah'tan başka taptıkları alıkoymuştu. Çünkü o, kafir bir toplumdandı.

Tefhim-ul Kuran

Allah'tan başka tapmakta olduğu şeyler onu (müslüman olmaktan) alıkoymuştu. Gerçekte o, küfre sapan bir kavimdendir.

Ümit Şimşek

Aslında onu daha önce Allah'tan başka taptığı şey haktan alıkoymuştu. Çünkü o kâfir bir kavimden idi.

Yaşar Nuri Öztürk

Daha önce Allah dışında ibadet ettikleri, onu engellemişti. Çünkü o, küfre sapmış bir topluluktandı.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allahdan başqa tapındığı şeylər o qadını tövhiddən yayındırmışdır. Çünki o, kafir bir tayfadan idi.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Süleyman) ona Allahdan başqasına (günəşə, aya) ibadət etməyi qadağan etdi. (Yaxud Allahdan başqasına tapınması o qadına Allaha ibadət etməyə mane olmuşdu). Çünki o, kafir bir tayfadan idi.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Was sie vom rechten Glauben abgehalten hatte, das war der Dienst, den sie den Götzen anstatt Gott erwies. Sie gehörte zu einem Volk von Ungläubigen.

Almanca — Der Edle Quran

Aber abgehalten (vom Glauben) hat sie das, dem sie anstatt Allahs diente, denn sie gehörte zu ungläubigen Leuten.

Almanca — M. A. Rassoul

Und es hielt sie von dem ab, was sie statt Allah zu verehren pflegte; denn sie gehörte zu einem ungläubigen Volk.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und das, dem sie anstelle von ALLAH zu dienen pflegte, hielt sie zurück. Gewiß, sie gehörte zu Kafir-Leuten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

What dissuaded her against paying reverence and veneration for Allah and induced her to revere other objects -such as the sun- instead, was intimately connected with her birthright; she was born and reared in an atmosphere of paganism.

Abdul Haleem

she was prevented by what she worshipped instead of God, for she came from a disbelieving people.’

Abdullah Yusuf Ali

And he diverted her from the worship of others besides Allah: for she was (sprung) of a people that had no faith.

Abul A'la Maududi

What prevented her (from accepting the True Faith) was her worshipping deities other than Allah, for she belonged to an unbelieving people.

Aisha Bewley

but what she worshipped besides Allah impeded her. She was from an unbelieving people.’

Al-Hilali & Khan

And that which she used to worship besides Allâh has prevented her (from Islâm), for she was of a disbelieving people.

Ali Quli Qarai

She had been barred [from the way of Allah] by what she used to worship besides Allah, for she belonged to a faithless people.

Amatul Rahman Omar

And (Solomon) held her back from the things she used to worship apart from Allâh, for she belonged to an unbelieving people.

Arthur John Arberry

but that she served, apart from God, barred her, for she was of a people of unbelievers. '

Bijan Moeinian

She was [not a stubborn person and she was] worshipping other deities in account of her [upbringing and] being among the unbelieving people.

E. Henry Palmer

But that which she served beside God turned her away; verily, she was of the unbelieving people.

Edip-Layth

She was prevented by what she served besides God. She was of the people who were ingrates.

George Sale

But that which she worshipped, besides God, had turned her aside from the truth; for she was of an unbelieving people.

Hamid S. Aziz

And when she came it was said unto her, "Is this your throne?" She said, "It was just like this (it could be the one). " and Solomon said, "We were given knowledge before her, and we had Surrendered (to Allah).

Mahmoud Ghali

And what she used to worship, apart from Allah, barred her (from belief); (for) surely she was of a disbelieving people.

Marmaduke Pickthall

And (all) that she was wont to worship instead of Allah hindered her, for she came of disbelieving folk.

Mohamed Ahmed - Samira

She was (in fact) turned away by what she worshipped other than God, for she came of an unbelieving people.

Muhammad Asad

[And she has recognized the truth] although that which she has been wont to worship instead of God had kept her away [from the right path]: for, behold, she is descended of people who deny the truth!"

Mustafa Khattab

But she had been hindered by what she used to worship instead of Allah, for she was indeed from a disbelieving people.

Progressive Muslims

And she was prevented by that which she served besides God. She was of the people who were rejecters.

Sahih International

And that which she was worshipping other than Allah had averted her [from submission to Him]. Indeed, she was from a disbelieving people."

Sam Gerrans

“And what she served, besides God, diverted her; she was of a people of false claimers of guidance.”

Shabbir Ahmed

King Solomon redirected her from worshiping others than Allah. She had been one of the disbelieving folk, before. (Solomon advised her that obeying the Laws of Allah could bring not only the best provision in the world but insure eternal success. Queen Sheba embraced the Message and stopped worshiping the sun, and other creations of Allah).

Syed Vickar Ahamed

And she came away from the worship of others besides Allah: For she was from a people who had no faith.

Taqi Usmani

And she was prevented (from submitting before this) by that which she used to worship instead of Allah. Indeed she was from a disbelieving people.

The Monotheist Group

And she was prevented by that which she served besides God. She was of the people who were rejecters.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Or, ce quʹelle adorait en dehors dʹAllah lʹempêchait (dʹêtre croyante) car elle faisait partie dʹun peuple mécréant.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Perestina ji bilî Xwedê ew ji baweriya tewhîdê dabû paş. Bêguman ew ji qewmekî kafir bû.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar wat zij in plaats van God dienden had haar (van het goede pad) afgehouden. Zij behoorde tot ongelovige mensen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar datgene wat zij buiten God aanbad, heeft haar van de waarheid afgeleid; want zij behoorde tot een ongeloovig volk.

Hollandaca — Siregar

En zij werd verhinderd door wat zij naast Allah aanbad. Voorwaar, zij behoorde tot het ongelovige volk.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Ее удерживало [от поклонения Аллаху] то, чему она поклонялась вместо Аллаха, ибо она принадлежала к народу неверному.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men (hon har själv kommit fram till sanningen), trots att hon hindrades av det som hon tidigare dyrkade i stället för Gud; hon tillhör ju ett ogudaktigt folk.ʺ