Belkıs gelince, "Senin tahtın böyle mi?" denildi. O da, "Sanki o! Fakat zaten daha önce bize bilgi verilmişti ve biz teslimiyet göstermiştik" dedi.
فَلَمَّا جَاءَتْ قِيلَ اَهٰكَذَا عَرْشُكِ قَالَتْ كَاَنَّهُ هُوَ وَاُو۫تِينَا الْعِلْمَ مِنْ قَبْلِهَا وَكُنَّا مُسْلِمِينَ
fe lemmā cā'et ḳīle e hākeƶā ǎrşuki ḳālet keennehu huve ve ūtīnā l-ǐlme min ḳablihā ve kunnā muslimīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Hükümdâr gelince, tahtın bu muydu dendi, o da ona pek benziyor zâten daha önce de Süleyman'ın peygamberliğini bilmiş, anlamıştık ve teslîm olmuştuk dedi.
Abdulkadir Gölpınarlı
Hükümdâr gelince, tahtın bu muydu dendi, o da ona pek benziyor zâten daha önce de Süleymanʼın peygamberliğini bilmiş, anlamıştık ve teslîm olmuştuk dedi.
Adem Uğur
Melike gelince: Senin tahtın da böyle mi? dendi. O şöyle cevap verdi: Tıpkı o! (Süleyman şöyle dedi): Bize daha önce (Allah'tan) bilgi verilmiş ve biz müslüman olmuştuk.
Ahmed Hulusi
(Saba Melikesi) geldiğinde şöyle denildi: "Senin tahtın işte böyle midir?". . . (Melike de) dedi ki: "Sanki o. . . Bundan önce (zaten) bize ilim verilmişti ve müslimler olmuştuk. "
Ahmet Tekin
Kraliçe gelince: 'Senin tahtın da böyle mi?' denildi. Kraliçe: 'Bu, tıpkı o' dedi, tahtını tanıdı. Süleyman: 'Zaten, o gelmeden önce, onun bileceği ile ilgili bilgi bize verilmişti. Biz, Allah’ın emrini, hükmünü, vahyini kabul eden müslümanlarız.' dedi.
Ahmet Varol
(Sebe hükümdarı) gelince: 'Senin tahtın böyle miydi?' denildi. 'Tıpkı odur. Bize ondan önce ilim verilmiş ve biz Müslüman olmuştuk' dedi.
Ali Bulaç
Böylece (Belkıs) geldiği zaman ona: "Senin tahtın böyle mi?" denildi. Dedi ki: "Tıpkı kendisi. Bize ondan önce ilim verilmişti ve biz müslüman olmuştuk."
Ali Fikri Yavuz
Vakta ki (Belkıs) geldi, ona denildi ki: “- Böyle mi senin tahtın?” (Belkıs şöyle) dedi: “- Sanki odur. Bununla beraber bize bu taht mucizesinden önce (peygamberliğine delâlet eden Hüdhüd mucizesi ile) ilim verildi ve müslüman olduk.”
Ali Rıza Safa
Sonunda geldiği zaman, şöyle denildi: "Senin tahtın böyle mi?" Dedi ki: "Tıpkısı!" "Daha önce bize bilgi verilmişti ve teslim olmuştuk!"
Bayraktar Bayraklı
Melike gelince, "Senin tahtın da böyle mi?" dendi. "Tıpkı o" dedi. "Zaten bize daha önce bilgi verilmişti ve biz teslim olmuştuk."
Bekir Sadak
Melike geldiginde «Senin tahtin boyle miydi?» denildi. O da «Sanki odur, daha once bize bilgi verilmisti ve teslim olmustuk» dedi.
Celal Yıldırım
Melike gelince, «tahtın böyle mi idi ?» denildi. O da «onun gibi bir şey; bundan daha önce bize bilgi verilmişti; bizler de teslîm olmuş idik,» dedi.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Kraliçe geldiğinde, “Senin tahtın da böyle mi?” diye soruldu. “Tıpkı o!” dedi ve ekledi: “Biz bundan önce hakkınızda bilgi sahibi olmuş ve çağrınıza boyun eğmiştik.”
Diyanet İşleri
Belkıs gelince, "Senin tahtın böyle mi?" denildi. O da, "Sanki o! Fakat zaten daha önce bize bilgi verilmişti ve biz teslimiyet göstermiştik" dedi.
Diyanet İşleri (eski)
Melike geldiğinde 'Senin tahtın böyle miydi?' denildi. O da 'Sanki odur, daha önce bize bilgi verilmişti ve teslim olmuştuk' dedi.
Diyanet Vakfi
Melike gelince: Senin tahtın da böyle mi? dendi. O şöyle cevap verdi: Tıpkı o! (Süleyman şöyle dedi): Bize daha önce (Allah'tan) bilgi verilmiş ve biz müslüman olmuştuk.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Melike gelince, «Senin tahtın da böyle mi?» dendi. O şöyle cevap verdi: «Tıpkı o! Zaten bize daha önce bilgi verilmiş ve biz teslimiyet göstermiştik.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bunun üzerine (Melike) gelince: "Böyle mi senin tahtın?" denildi. (O da): "Sanki o! Zaten bize daha önce bilgi verildi ve biz müslüman olduk! dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Binaenaleyh geldiğinde böyle mi senin tahtın? denildi, sanki o, maamafih bize ondan önce ılim verildi müsliman olduk dedi
Erhan Aktaş
Melike geldiğinde ona: "Senin tahtın böyle miydi?" denildi. "Sanki onun gibi." dedi. Ve "Bize daha önce bilgi verildi ve biz teslimiyet gösterdik!"
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Melike geldiğinde ona: "Senin tahtın böyle miydi?" denildi. "Sanki onun gibi." dedi. Ve "Bize daha önce bilgi verildi ve biz teslimiyet gösterdik!"
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Melike geldiğinde ona: "Senin tahtın böyle miydi?" denildi. "Tıpkı o." dedi. Ve "Bize daha önce bilgi verildi ve biz teslimiyet gösterdik!"
Fizilal-il Kuran
Kraliçe gelince kendisine: «Bu senin tahtın mıdır? diye soruldu. O da dedi ki; «Sanki odur. Zaten bu mucizeden önce bize bilgi verilmiş ve biz senin çağrına boyun eğmeye hazırlanmıştık.»
Gültekin Onan
Böylece (Belkıs) geldiği zaman ona: "Senin tahtın böyle mi?" denildi. Dedi ki: "Tıpkı kendisi. Bize ondan önce ilim verilmişti ve biz müslüman olmuştuk."
Hamdi Döndüren
Kraliçe gelince, “Senin tahtın da böyle miydi?” diye soruldu. O da, “Sanki oymuş gibi! Bize zaten daha önce bilgi verilmiş ve biz müslüman olmuştuk.” dedi.
Hasan Basri Çantay
Artık (kadın) gelince ona (şöyle) denildi: "Senin tahtın böyle mi idi"? (Kadın) dedi: "Sanki bu, odur. Ondan evvel de bize ilim verilmişdi ve biz müslüman olmuşduk".
Hasib Asutay
(Melike) gelince (ona), 'Senin tahtın da böyle mi?' denildi. (Melike) dedi ki: 'Tıpkı o! Bize daha önce bilgi verilmiş ve biz Müslüman olmuştuk.'
Hayrat Neşriyat
Nihâyet (melîke) gelince (ona): 'Senin tahtın böyle miydi?' denildi. (O da:)'Sanki bu, odur! Zâten bize ondan (tahtımın hârika bir sûrette getirilişinden) önce (senin nübüvvetine dâir) bilgi verilmişti ve (biz) Müslüman kimseler olmuştuk' dedi.
İbni Kesir
Böylece geldiğinde: Senin tahtın böyle miydi? denildi. O da: Sanki bu, odur. Ondan önce de bize bilgi verilmişti ve biz müslüman olmuştuk, dedi
Mehmet Okuyan
(Belkıs oraya) gelince, kendisine “Senin tahtın da böyle mi?” denmiş, o da “Sanki o! Bu olaydan önce bize bilgi verilmiş ve biz müslümanlar olmuştuk.” demişti.
Muhammed Esed
Ve böylece, (Süleyman'ın yanına gelince) ona: "Senin tahtın böyle miydi?" diye soruldu. (Sebe Melikesi:) "Sanki bunun gibiydi!" dedi. (Süleyman, bunun üzerine, yanındakilere:) "(İlahi) bilgi ondan önce bize verilmiş olduğu ve bizim de (başından beri) Allah'a yürekten boyun eğen kimseler olduğumuz halde, (Melike'nin, bizim kendisine bu yolda herhangi bir yardımımız olmadan, kendiliğinden hakka ulaştığını)
Mustafa İslamoğlu
(Sebe kraliçesi) gelince, ona "Senin tahtın da böyle miydi?" denildi; o da "Sanki bu tıpkı o!" dedi.Ve (Süleyman şöyle dedi): "Hakikatin bilgisi ondan önce bize verilmişti, bu yüzden de biz müslüman olduk;
Ömer Nasuhi Bilmen
(42-43) Vaktâ ki (o hükümdar kadın) geldi, denildi ki, «Senin tahtın böyle midir?» Dedi ki: «Bu, sanki o. Maamafih bize ondan evvel bilgi verilmiş idi ve bizler müslümânlar olduk.» Onu Allah'ın gayrı tapar olduğu şey (İslâmiyet'ten) men etmiş idi. Şüphe yok ki o, kâfirler olan bir kavimden idi.
Ömer Öngüt
(Belkıs) gelince: “Senin tahtın böyle miydi?” denildi. O da: “Tıpkı o! Zaten bize daha önce bilgi verilmişti ve biz teslimiyet göstermiştik. ” dedi.
Suat Yıldırım
Süleyman’ın huzuruna girince ona: "Senin tahtın da böyle midir?" diye soruldu. "Sanki o!" dedi, "zaten bu mucizeden önce bize bilgi verildiği için sana itaat edenlerden olduk."
Süleyman Ateş
(Kraliçe) Gelince (ona): "Senin tahtın da böyle mi?" dendi, "Tıpkı o, dedi, zaten bize daha önce bilgi verilmişti. (Allah'ın kudretini ve senin peygamber olduğunu anlamış) ve biz müslüman olmuştuk."
Süleymaniye Vakfı
Kraliçe gelince "Senin tahtın böyle mi?" diye soruldu. "Sanki bu, o! Sizdeki bu ilim daha önce bize anlatılmıştı. Biz de teslim olduk." dedi.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Belkıs gelince; "Senin arşın da böyle mi?" diye soruldu. "Sanki ta kendisi! Sizdeki bu bilgiyi daha önce duyduk da onun için teslim olarak size geldik" dedi.
Şaban Piriş
Kraliçe geldiği zaman: -Senin tahtın böyle miydi? denildi. O da: -Sanki bu o! Daha önce bize bilgi verildi ve müslüman olduk, dedi.
Tefhim-ul Kuran
Böylece (Belkıs) geldiği zaman ona: «Senin tahtın böyle mi?» denildi. Dedi ki: «Tıpkı kendisi. Bize ondan önce ilim verilmişti ve biz müslüman olmuştuk.»
Ümit Şimşek
Belkıs geldiğinde, ona 'Senin tahtın buna benziyor mu?' dendi. Belkıs 'Sanki kendisi,' dedi. 'Zaten bize daha önce bilgi ulaşmış ve biz hakka teslim olmuştuk.'
Yaşar Nuri Öztürk
Melike gelince şöyle denildi: "Senin tahtın da böyle mi?" Dedi: "Bu sanki o. Zaten daha önce bize bilgi verilmişti ve biz müslüman olmuştuk."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Qadın gəldikdə ona: “Taxtın bu cürdürmü?”– deyildi. O dedi: “Deyəsən odur!” Süleyman dedi: “Bizə ondan əvvəl elm verilmiş və biz müsəlman olmuşuq!”
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Bəlqis) gəldikdə ona: ″Taxtın bu cürdürmü?″ – deyildi. O da: ″Sanki odur!″ – deyə cavab verdi. (Süleyman qadının dərin zəka sahibi olduğunu görüncə dedi:) ″Bizə ondan daha öncə (tövhid haqqında) elm verilmiş və biz (ondan daha qabaq Allaha) mütʼi (müsəlman) olmuşuq!″
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Als sie gekommen war, wurde ihr gesagt: ʺIst dein Thron so ähnlich?ʺ Sie antwortete: ʺDas könnte er fast sein.ʺ Salomo sprach: ʺUns ist das Wissen um Gott lange vor ihr gegeben worden; wir haben uns Ihm aber ergeben.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Als sie kam, wurde (zu ihr) gesagt: ʺIst dein Thron so (wie dieser hier)?ʺ Sie sagte: ʺEs ist so, als ob er es sei.8ʺ (Sulaiman sagte:) ʺUnd uns wurde schon davor das Wissen gegeben, und wir waren (Allah) ergeben.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
Als sie kam, da wurde gesprochen: ʺIst dein Thron wie dieser?ʺ Sie sagte: ʺEs ist, als wäre er ein und derselbe.ʺ Und uns wurde (davon) Wissen, schon vor ihr, verliehen; und wir hatten uns bereits (Allah) ergeben.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und als sie kam, wurde ihr gesagt: ʺÄhnelt dein Thron diesem?ʺ Sie sagte: ʺAls ob er der Gleiche wäre!ʺ Und uns wurde vor ihr das Wissen zuteil und wir waren Muslime.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And when she arrived -and was welcomed by Sulayman- she was asked: "Does your throne look like this!" "It certainly looks, " she said, "as if it were it" "And with Allah's mercy and grace", said Sulayman to his retinue, "we were given the divine knowledge which is the spirit of truth guiding us into all truth long before her and by consequence we conformed to Allah's system of faith and worship, we conformed to Islam"
Abdul Haleem
When she arrived, she was asked, ‘Is this your throne?’ She replied, ‘It looks like it.’ [Solomon said], ‘We were given knowledge before her, and we devoted ourselves to God;
Abdullah Yusuf Ali
So when she arrived, she was asked, "Is this thy throne?" She said, "It was just like this; and knowledge was bestowed on us in advance of this, and we have submitted to Allah (in Islam)."
Abul A'la Maududi
When the Queen arrived, she was asked: "Is your throne like this one?" She said: "It seems as if it is the same. We had already come to know this and we had submitted ourselves."
Aisha Bewley
Then when she came, she was asked, ‘Is your throne like this?’ She said, ‘It is exactly like it. ’ ‘We were given knowledge before her and were already Muslims,
Al-Hilali & Khan
So when she came, it was said (to her): "Is your throne like this?" She said: "(It is) as though it were the very same." And [Sulaimân (Solomon) said]: "Knowledge was bestowed on us before her, and we were submitted to Allâh (in Islâm as Muslims before her)."
Ali Quli Qarai
So when she came, it was said [to her], ‘Is your throne like this one?’ She said, ‘It seems to be the same, and we were informed before it, and we had submitted. ’
Amatul Rahman Omar
When she came (to Solomon) it was said to her, `Is your throne like this?' She said, `It is as though it were much the same. We had been given the knowledge (about your excellence and perfection) before this and we have already surrendered in submission (to you).'
Arthur John Arberry
So, when she came, it was said, 'Is thy throne like this?' She said, 'It seems the same. ' 'And we were given the knowledge before her, and we were in surrender,
Bijan Moeinian
When the Queen arrived, Solomon asked: "Does this [throne] look like yours?" She said: “It is just the same. ” I had already known this [that Solomon is a Prophet of God and not a simple king] and had tendency to surrender myself [to the will of God and became a believer.]
E. Henry Palmer
And when she came it was said, 'Was thy throne like this?' She said, 'It might be it;' and we were given knowledge before her, but we were resigned.
Edip-Layth
So when she came, it was said, "Is your throne like this?" She said, "It appears to be similar." We were given knowledge before her, and we had peacefully surrendered.
George Sale
And when she was come unto Solomon, it was said unto her, is thy throne like this? She answered, as though it were the same. And we have had knowledge bestowed on us before this, and have been resigned unto God.
Hamid S. Aziz
Said he, "Disguise for her throne; let us see whether she is guided, or whether she is of those who receive no guidance. "
Mahmoud Ghali
So, as soon as she came, it was said, "Is your throne just like this?" She said, " (It is) as though it were the (very) one. " And (Sulayman) (Solomon) said, "We were brought the knowledge before her, and we were Muslims." (i.e., we surrendered "to Allah").
Marmaduke Pickthall
So, when she came, it was said (unto her): Is thy throne like this? She said: (It is) as though it were the very one. And (Solomon said): We were given the knowledge before her and we had surrendered (to Allah).
Mohamed Ahmed - Samira
When she arrived, they asked her: "Is your throne like this?" She said: "As though this is it. We had come to have knowledge and already submitted."
Muhammad Asad
And so, as soon as she arrived, she was asked: "Is thy throne like this?" She answered: “It is as though it were the same!” [And Solomon said to his nobles: “She has arrived at the truth without any help from us,] although it is we who have been given [divine] knowledge before her, and have [long ago] surrendered ourselves unto God!
Mustafa Khattab
So when she arrived, it was said ˹to her˺, "Is your throne like this?" She replied, “It looks to be the same. We have ˹already˺ received knowledge ˹of Solomon’s prophethood˺[1] before this ˹miracle˺,[2] and have submitted ˹to Allah˺.”
Progressive Muslims
So when she came, it was said: "Is your throne like this" She said: "It appears to be similar. " And we were given knowledge before her, and we had surrendered.
Sahih International
So when she arrived, it was said [to her], "Is your throne like this?" She said, "[It is] as though it was it. " [Solomon said], "And we were given knowledge before her, and we have been Muslims [in submission to Allah ].
Sam Gerrans
And when she came, it was said: “Is thy throne like this?” She said: “As though the same.”) “And we were given knowledge before her; and we were submitting.
Shabbir Ahmed
So, when she came, she was asked, "Is your throne like this?" She said, "It seems that this is it! We already knew that the Truth is on your side and my chiefs and I have surrendered to it. " (The previous knowledge about Solomon's character and Kingdom, the distinguished letters he wrote to her and reports by her envoys, and now his superb court had convinced the intelligent and open-minded Queen).
Syed Vickar Ahamed
So when she arrived, she was asked, "Is your throne like this?" She said; "(It is) as if it was just the same;" He said: "Knowledge was bestowed to us before her, and we have submitted to Allah (in Islam). "
Taqi Usmani
So when she came, it was said (to her), "Is your throne like this?" She said, “It seems to be the same. We have been made to recognize the truth even before this, and we have already submitted.”
The Monotheist Group
So when she came, it was said: "Is your throne like this?" She said: "It appears to be similar." "And we were given knowledge before her, and we had submitted."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Quand elle fut venue on lui dit: ʺEst-ce que ton trône est ainsi?ʺ Elle dit: ʺCʹest comme sʹil lʹétaitʺ. - (Salomon dit): ʺLe savoir nous a été donné avant elle; et nous étions déjà soumisʺ.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Vêca (Belqîs) dema hat jê re gotin: Ma textê te jî wiha ye? Got: Her wekî ew bi xwe ye! Jixwe beriya vê (mucîzeyê der barê pêxembertiya te de) zanîn ji me re hatiye dayîn û em ji te re teslîm bûn.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Toen zij dan kwam zei men tot haar: ʺIs dit jouw troon?ʺ Zij zei: ʺHet is alsof het hem is.ʺ (Soelaimaan zei:) ʺAan ons was voor haar tijd al kennis gegeven en wij hadden ons (aan God) overgegeven.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
En toen zij tot Salomo was gekomen, zeide men tot haar: Is uw troon gelijk aan dezen? Zij antwoordde: Men zou zeggen dat hij dezelfde was. En ons werd vóór haar de kennis geschonken, en wij waren aan God onderworpen.
Hollandaca — Siregar
Toen zij aankwam, werd haar gezegd: ʺEs dit jouw troon?ʺ Zij zei: ʺHet is alsof hij het is.ʺ (Soelaimân zei:) ʺAan ons is vóór haar al kennis gegeven en wij gaven ons (aan Allah) over.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
А когда она [царица сабейская] пришла (к пророку Сулайману), ей сказали: «Таков ли твой трон?» Она сказала: «Похоже, что он». (И этим она поняла могущество Аллаха и истинность пророчества Сулаймана). И (пророк Сулайман сказал): «Нам было даровано знание (об Аллахе и Его могуществе) до нее, и мы являемся предавшимися (Аллаху)».
Rusça — Osmanov
Когда [царица Сабы] прибыла, ее спросили: ʺТаков ли твой трон, как этот?ʺ Она ответила: ʺДа, будто он самый и есть ʺ, [И сказал Сулайман:] ʺНам дано было знание до этого испытания, и мы были предавшимися [Аллаху]ʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och när hon kom, tillfrågades hon: ʺÄr det så din tron ser ut?ʺ Hon svarade: ʺDen (jag ser här) är mycket lik den.ʺ Och (Salomo sade:) ʺVi har fått kunskap före henne och vi har underkastat oss Guds vilja.