Neml Suresi 36. Ayet — Elfaz
(Elçilerin sözcüsü) Süleyman'ın huzuruna gelince, Süleyman ona şöyle dedi: "Siz beni mal ile desteklemek (ve böylece etkilemek) mi istiyorsunuz? Oysa Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır. Fakat hediyenizle ancak siz sevinirsiniz."
1فَلَمَّاfe lemmāne zaman kiİsti'nafiye Edatı+Zaman Zarfı
2جَاءَcā'egelinceMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak
3سُلَيْمٰنَsuleymāneSüleyman'aÖzel İsim
4قَالَḳālededi kiMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
5اَتُمِدُّونَنِe tumiddūnenibana yardım mı etmek istiyorsunuz?Soru Eki+Muzari Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatab · İf'âl Bâbıم د دçekmek, germek, uzatmak, uzun tutmak, ertelemek, yardım etmek, ilerletmek, artırmak, mürekkep doldurmak, gübrelemek
7فَمَاfe māoysa ne kiİsti'nafiye Edatı+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
8اٰتٰينِيَātāniyebana vermiştirMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmek
9اللّٰهُ(a)llahuAllahLafza-i Celal
10خَيْرٌḣayrun(o) daha hayırlıdırSıfatخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.
11مِمَّاmimmā-ndenHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
12اٰتٰيكُمْātākumsize verdiği-Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmek
13بَلْbelbilakisİdrab (Vazgeçme) Edatı
14اَنْتُمْentumsizZamir
15بِهَدِيَّتِكُمْbi hediyyetikumhediyenizleHarf-i Cer+İsim+Zamirه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.
16تَفْرَحُونَtefraHūnesevinirsinizMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabف ر حMemnun/mutlu/sevinçli/neşeli olmak, sevinmek, coşmak, coşan/sevinen kişi, canlı.