"Bana (mazeretini gösteren) apaçık bir delil getirmedikçe kesinlikle onu ağır bir şekilde cezalandıracağım, ya da kafasını keseceğim."

لَاُعَذِّبَنَّهُ عَذَابًا شَدِيدًا اَوْ لَا۬اَذْبَحَنَّهُٓ اَوْ لَيَأْتِيَنِّي بِسُلْطَانٍ مُبِينٍ

le uǎƶƶibennehu ǎƶāben şedīden ev le eƶbeHannehu ev le ye'tīennī bi sulTānin mubīnin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لَاُعَذِّبَنَّهُle uǎƶƶibennehuع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12ona azabedeceğim
2عَذَابًاǎƶābenع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12bir azapla
3شَدِيدًاşedīdenش د دsıkıca bağlamak, sıkıştırmak, sağlamca güçlendirmek, koşmak, kurmak, sağlamlaştırmak, sert yapmak, güçlü yapmak, (gün) ilerlemiş olmak, yoğun olmak. ushdud - sertleştirmek, güçlendirmek. shadiid (çoğul: shidaad & ashidda'u) - büyük, sağlam, katı, şiddetli, güçlü, zorlu, sert, kudretli, korkunç, ciddi, üzücü, cimri, pintilik. (fa'iil ve fiaal formlarındaki sıfatlar hem eril hem dişil için aynı şekilde kullanılır): ashuddun: tam güç yaşı, olgunluk. ishtadda (fiil 8) - şiddetle davranmak, sertleşmek.çetin
4اَوْevya da
5لَا۬اَذْبَحَنَّهُٓle eƶbeHannehuذ ب حBölmek/yırtmak, boğazını kesmek, kalmak, kurban etmek, açıp yırtmak, hendek, katletmek/katliam yapmak, çok sayıda öldürmek, kurban edilen şey, kurban, kesilen kişi.onu keseceğim
6اَوْevyahut da
7لَيَأْتِيَنِّيle ye'tīennīا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekbana getirecek
8بِسُلْطَانٍbi sulTāninس ل طHüküm sürmek, egemen olmak, baskı yapmak, musallat olmak, üstesinden gelmek, yetki vermek, güç vermek, kuvvet vermek, hakim olmak, iktidar olmakbir delil
9مُبِينٍmubīninب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinaçık

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ona şiddetli bir sûrette azâp edeceğim, yahut onu kestireceğim, yahut da bana, neden bulunmadığının sebebini açıklayan bir delil gösterir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ona şiddetli bir sûrette azâp edeceğim, yahut onu kestireceğim, yahut da bana, neden bulunmadığının sebebini açıklayan bir delil gösterir.

Adem Uğur

Ya bana (mazeretini gösteren) apaçık bir delil getirecek ya da onun canını iyice yakacağım yahut onu boğazlayacağım!

Ahmed Hulusi

"(Ya) bana kayboluşunun güçlü bir gerekçesini gösterecek ya da ben ona azap çektireceğim veya öldüreceğim. "

Ahmet Tekin

'Onu ağır bir ceza ile tüylerini yolarak cezalandıracağım veya onu mutlaka keseceğim yahut da hükümranlığımı güçlendirecek çok önemli bir hizmet yaparak yanıma gelmiş olacak.'

Ahmet Varol

Ona ya şiddetle azap edeceğim veya keseceğim ya da bana (gecikme sebebi olarak) apaçık bir delil getirecek.'

Ali Bulaç

"Onu gerçekten şiddetli bir azabla azablandıracağım, ya da onu boğazlayacağım veya o, bana apaçık olan bir delil getirmelidir."

Ali Fikri Yavuz

Muhakkak surette ona şiddetli bir azab yapacağım veya boynunu keseceğim, yahud özrünü gösterecek açık bir delil bana getirir.”

Ali Rıza Safa

"Bana apaçık bir kanıt getirmezse, yaman bir cezayla kesinlikle onu cezalandıracağım veya kafasını keseceğim!"

Bayraktar Bayraklı

"Ona acımasızca azap edeceğim, belki de onu boğazlayacağım; ya da bana mutlaka açık bir kanıt getirecek."

Bekir Sadak

(20-21) Suleyman, kuslari arastirarak: «Hudhud'u nicin goremiyorum? Yoksa kayiplarda mi? Bana apacik bir delil getirmelidir; yoksa onu ya siddetli bir azaba ugratirim yahut keserim» dedi.

Celal Yıldırım

O, ya bana açık kesin bir kanıt getirmelidir, ya da ona çok şiddetli bir azâb ile azâb ederim veya onu keserim» dedi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

“Ya bana açık bir gerekçe getirir veya onu şiddetle cezalandırırım ya da onu boğazlarım!”

Diyanet İşleri

"Bana (mazeretini gösteren) apaçık bir delil getirmedikçe kesinlikle onu ağır bir şekilde cezalandıracağım, ya da kafasını keseceğim."

Diyanet İşleri (eski)

(20-21) Süleyman, kuşları araştırarak: 'Hüdhüd'ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplarda mı? Bana apaçık bir delil getirmelidir; yoksa onu ya şiddetli bir azaba uğratırım yahut keserim' dedi.

Diyanet Vakfi

Ya bana (mazeretini gösteren) apaçık bir delil getirecek ya da onun canını iyice yakacağım yahut onu boğazlayacağım!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Ya bana (mazeretini gösteren) apaçık bir delil getirecek, ya da onu şiddetli bir azaba uğratacağım, yahut boğazlıyacağım!»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onu mutlaka ağır bir cezaya çarptırırım veya boynunu keserim ya da bana muhakkak mazeretini gösteren açık, kesin bir gerekçe getirir." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Elbette ona şiddetli bir azab ederim veya boynunu keserim, yahud da bana her halde açık, kuvvetli bir bürhan getirir

Erhan Aktaş

"Kesinlikle ona şiddetli bir ceza vereceğim. Ya da onu boğazlayacağım. Ya da bana mazereti ile ilgili açık bir belge getirecek."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Kesinlikle ona şiddetli bir ceza vereceğim. Ya da onu boğazlayacağım. Ya da bana mazereti ile ilgili açık bir belge getirecek."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Kesinlikle ona bir ceza vereceğim. Ya da onu boğazlayacağım. Ya da bana mazereti ile ilgili bir belge getirecek."

Fizilal-il Kuran

Onu ya ağır bir cezaya çarptıracağım, ya keseceğim ya da bana mazeretini belgeleyen açık bir kanıt getirecek.

Gültekin Onan

"Onu gerçekten şiddetli bir azabla azablandıracağım, ya da onu boğazlayacağım veya o, bana apaçık olan bir delil getirmelidir."

Hamdi Döndüren

“Andolsun, onun canını iyice yakacağım veya onu boğazlayacağım yahut da bana (mazeretini) gösteren açık bir kanıt getirir!”

Hasan Basri Çantay

"Onu her halde çetin bir azaba uğratacağım. Yahud onu mutlakaa kesdireceğim, yahud bana açık ve kat'i bir bürhan getirir".

Hasib Asutay

'Ya gerçekten ona çetin bir azap edeceğim, ya da onu boğazlayacağım yahut bana (mazeretini gösteren) apaçık bir delil getirecek.'

Hayrat Neşriyat

'Onu elbette şiddetli bir azâb ile cezâlandıracağım veya onu hakikaten keseceğim yâhut kesinlikle bana (ma'zeretini gösteren) apaçık bir delil getirecek!'

İbni Kesir

Ya bana apaçık bir burhan getirecektir, ya da onu şiddetli bir azaba uğratırım veya keserim.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki ya onu şiddetli bir şekilde cezalandıracağım veya onu keseceğim ya da bana apaçık bir delil (mazeret) getirecek!” demişti.

Muhammed Esed

(Eğer böyleyse,) karşıma inandırıcı bir mazeretle çıkmadığı takdirde, onu ya şiddetli bir cezayla cezalandıracağım ya da boynunu uçuracağım!"

Mustafa İslamoğlu

Ya karşıma geçerli ve ikna edici bir mazaretle çıkar; ya da onu şiddetli bir şekilde cezalandırır, daha olmazsa kafasını kopartırım!"

Ömer Nasuhi Bilmen

«Herhalde onu şiddetli bir azap ile muazzep kılarım veya onu boğazlarım, yahut bana apaçık bir hüccet getirir.»

Ömer Öngüt

“Bana (mazeretini belirten) apaçık bir delil getirmelidir. Yoksa onu ya şiddetli bir azaba uğratırım, yahut da keserim. ”

Suat Yıldırım

"Kuvvetli ve geçerli bir mazeret ortaya koymadığı takdirde, onu şiddetli bir şekilde cezalandıracağım yahut boynunu keseceğim."

Süleyman Ateş

"Ona çetin bir azabedeceğim, ya da onu keseceğim. Yahut da bana (mazeretini belirten) açık bir delil getirecek."

Süleymaniye Vakfı

"Kesinlikle ona çetin bir azap vereceğim veya onu keseceğim. Ya da bana açık bir delille gelecek.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Ona ağır bir ceza vereceğim veya keseceğim. Ya da bana, haklılığını gösteren açık bir kanıt getirir!"

Şaban Piriş

Ya bana apaçık bir belge getirecek, ya da onu şiddetli bir cezaya çarptıracağım veya keseceğim.

Tefhim-ul Kuran

«Onu gerçekten şiddetli bir azabla azablandıracağım, ya da onu boğazlayacağım veya o, bana apaçık olan ispatlayıcı bir delil getirmelidir.»

Ümit Şimşek

'Ya bana açık bir mazeret getirir, ya da ben onu yaman bir azaba uğratır yahut keserim.'

Yaşar Nuri Öztürk

"Ona acımasızca azap edeceğim, belki de onu boğazlayacağım; yahut da bana mutlaka açık bir kanıt getirecek."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O, ya mənə aşkar bir dəlil gətirməlidir, ya da mən ona şiddətli bir əzab verməliyəm və yaxud da tutub boğazını üzməliyəm”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

And olsun ki, ona şiddətli bir əzab verər, ya da tutub kəsərəm (boğazını üzərəm). Yaxud da o (üzrlü səbəbə görə burada olmaması üçün) aşkar bir dəlil gətirsin!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ich werde ihn schwer bestrafen oder schlachten, es sei denn, er bringt mir einen unwiderlegbaren Beweis.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Ich werde ihn ganz gewiß strengstens strafen, oder ich werde ihn ganz gewiß hinrichten (lassen)ʹ, es sei denn, er bringt mir fürwahr eine deutliche Ermächtigung.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Ich werde ihn gewiß mit strenger Strafe bestrafen, oder ich werde ihn töten, es sei denn, er bringt mir einen triftigen Grund vor.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, ich werde ihn einer qualvollen Peinigung unterziehen oder ihn schlachten, oder er legt mir eine klare Entschuldigung vor.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"I will punish him severely", he said, "or I will slaughter him unless he gives me a convincing excuse!"

Abdul Haleem

I will punish him severely, or kill him, unless he brings me a convincing excuse for his absence.’

Abdullah Yusuf Ali

"I will certainly punish him with a severe penalty, or execute him, unless he bring me a clear reason (for absence)."

Abul A'la Maududi

I will inflict a severe punishment on him or maybe even slaughter him unless he comes forth with a convincing reason (for his absence)."

Aisha Bewley

I will certainly punish it most severely or slaughter it if it does not bring me clear authority. ’

Al-Hilali & Khan

"I will surely punish him with a severe torment, or slaughter him, unless he brings me a clear reason."

Ali Quli Qarai

‘I will surely punish him with a severe punishment, or I will surely behead him, unless he brings a clear-cut excuse. ’

Amatul Rahman Omar

`I will certainly punish him very severely, rather I will execute him or else he must give me some valid excuse (for remaining absent).

Arthur John Arberry

Assuredly I will chastise him with a terrible chastisement, or I will slaughter him, or he bring me a clear authority. '

Bijan Moeinian

[Solomon became angry at his absence and said:] "If he does not come up with a good excuse, I will punish him severely or even execute him. "

E. Henry Palmer

I will surely torment him with a severe torment; or I will surely slaughter him; or he shall bring me obvious authority. '

Edip-Layth

"I will punish him severely, or I will kill him, else he should have a clear excuse."

George Sale

Verily I will chastise her with a severe chastisement, or I will put her to death; unless she bring me a just excuse.

Hamid S. Aziz

And he reviewed the birds, and said, "How is it that I see not the hoopoe (perhaps used as a spy, messenger or observer or symbolizing one)? Is he then amongst the absent?

Mahmoud Ghali

Indeed I will definitely torment him with a strict torment or indeed I will definitely slay him, or indeed he should definitely come up to me with an evident, all-binding authority. "

Marmaduke Pickthall

I verily will punish him with hard punishment or I verily will slay him, or he verily shall bring me a plain excuse.

Mohamed Ahmed - Samira

I will punish him severely, or cut his throat, unless he bring a valid excuse. "

Muhammad Asad

[If so, ] I will punish him most severely or will kill him unless he bring me a convincing excuse!"

Mustafa Khattab

I will surely subject him to a severe punishment, or ˹even˺ slaughter him, unless he brings me a compelling excuse."

Progressive Muslims

"I will punish him severely, or I will kill him, else he should have an clear excuse. "

Sahih International

I will surely punish him with a severe punishment or slaughter him unless he brings me clear authorization. "

Sam Gerrans

“I will punish him with a severe punishment, or I will slaughter him, unless he brings me a clear authority.”

Shabbir Ahmed

(Absconding from the marching army was a breach of discipline. ) Solomon said, "Unless the commander presented a good reason I would punish him or demote him to a low rank."

Syed Vickar Ahamed

"I will really punish him with a harsh penalty, or (even) kill him, unless he brings to me a clear reason (for being absent). "

Taqi Usmani

I will punish him with a severe punishment or slaughter him unless he brings to me a clear plea."

The Monotheist Group

"I will punish him severely, or I will kill him, else he should have a clear excuse."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Je la châtierai sévèrement! ou je lʹégorgerai! ou bien elle mʹapportera un argument expliciteʺ.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Ik zal hem streng bestraffen of ik zal hem slachten of hij moet mij een duidelijke machtiging brengen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, ik zal hem straffen met eene strenge kastijding, of ik zal hem dooden, tenzij hij mij eene gegronde verontschuldiging make.

Hollandaca — Siregar

Ik zal hem zeker een strenge bestraffing opleggen of ik zal hem zeker slachten, of hij zal bij mij moeten komen met een duidelijke reden.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(И когда ему стало ясно, что удод отсутствует, пророк Сулайман сказал): «Непременно, я накажу его [удода] сильным наказанием (выщипав перья), или зарежу его, или же он придет ко мне с явным доводом (в оправдание своего отсутствия)».

Rusça — Osmanov

Я непременно накажу его сурово или отрежу ему голову, если он не приведет убедительного оправданияʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Jag skall minsann straffa den strängt, nej, jag skall döda den, om den inte kan ge mig ett gott skäl (för sin frånvaro)!ʺ