Andolsun! Biz Davud'a ve Süleyman'a ilim verdik. Onlar, "Hamd, bizi mü'min kullarının birçoğundan üstün kılan Allah'a mahsustur" dediler.

وَلَقَدْ اٰتَيْنَا دَاوُ۫دَ وَسُلَيْمٰنَ عِلْمًا وَقَالَا الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذِي فَضَّلَنَا عَلٰى كَثِيرٍ مِنْ عِبَادِهِ الْمُؤْمِنِينَ

ve leḳad āteynā dāvūde ve suleymāne ǐlmen ve ḳālā l-Hamdu li (a)llahi elleƶī feDDelenā ǎlā keṧīrin min ǐbādihi l-mu'minīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَقَدْve leḳadve andolsun
2اٰتَيْنَاāteynāا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekbiz verdik
3دَاوُ۫دَdāvūdeداودDavud'a
4وَسُلَيْمٰنَve suleymāneوسليمنve Süleyman'a
5عِلْمًاǐlmenع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebir ilim
6وَقَالَاve ḳālāق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve dediler
7الْحَمْدُl-Hamduح م دBirini övmek veya yüceltmek veya takdir etmek, birisinden olumlu olarak bahsetmek, bir şeyi onaylamak, birine hakkını ödemek/vermek, övgüye değer veya takdire şayan olmak.hamdolsun
8لِلّٰهِli (a)llahiAllah'a
9الَّذِيelleƶīki
10فَضَّلَنَاfeDDelenāف ض لüstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmekbizi üstün kıldı
11عَلٰىǎlāüzerine
12كَثِيرٍkeṧīrinك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.birçoğu
13مِنْmin-ndan
14عِبَادِهِǐbādihiع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekkulları-
15الْمُؤْمِنِينَl-mu'minīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve andolsun ki biz, Dâvûd'a ve Süleyman'a bilgi verdik ve hamdolsun Allah'a ki dediler, bizi inanan kullarının çoğundan üstün etti.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve andolsun ki biz, Dâvûdʼa ve Süleymanʼa bilgi verdik ve hamdolsun Allahʼa ki dediler, bizi inanan kullarının çoğundan üstün etti.

Adem Uğur

Andolsun ki biz, Davud'a ve Süleyman'a ilim verdik. Onlar: Bizi, mümin kullarının birçoğundan üstün kılan Allah'a hamd olsun, dediler.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki Davud'a ve Süleyman'a bir ilim verdik. . . (O ikisi): "Bizi iman eden kullarından pek çoğuna üstün kılan Allah'a aittir Hamd" dediler.

Ahmet Tekin

Andolsun biz Dâvûd’a ve Süleyman’a ilim verdik. Onlar: 'Lütufta bulunarak bizi mü’min kullarının birçoğundan üstün kılan Allah’a hamdolsun' dediler.

Ahmet Varol

Andolsun biz Davud'a ve Süleyman'a bir ilim verdik. Onlar da: 'Bizi mü'min kullarının çoğuna üstün kılan Allah'a hamdolsun' dediler.

Ali Bulaç

Andolsun, Davud'a ve Süleyman'a bir ilim verdik: "Bizi inanmış kullarından birçoğuna göre üstün kılan Allah'a hamdolsun." dediler.

Ali Fikri Yavuz

Gerçekten biz, Davûd’a ve Süleyman’a bir ilim verdik de onlar şöyle dediler: “-Hamd olsun O Allah’a ki, bizi mümin kullarından çoğu üzerine üstün kıldı.”

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, Davut'a ve Süleyman'a bilgi verdik. Şöyle dediler: "Bizi, inanan kullarının birçoğundan üstün kılan Allah'a övgüler olsun!"

Bayraktar Bayraklı

Andolsun biz, Davud'a da Süleyman'a da ilim verdik. Onlar şöyle dediler: "Bizi, mümin kullarının birçoğundan üstün kılan Allah'a hamd olsun!"

Bekir Sadak

And olsun ki, Davud'a ve Suleyman'a ilim verdik. Ikisi «Bizi mumin kullarinin cogundan ustun kilan Allah'a hamdolsun» dediler.

Celal Yıldırım

And olsun ki Davud'a ve Süleyman'a ilim verdik. Onlar da «bizi mü'min kullarından bir çoğuna üstün kılan o Allah'a hamd olsun» dediler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Şüphesiz biz Dâvûd’a ve Süleyman’a da bir ilim verdik. “Bizi mümin kullarının birçoğundan üstün kılan Allah’a hamdolsun!” dediler.

Diyanet İşleri

Andolsun! Biz Davud'a ve Süleyman'a ilim verdik. Onlar, "Hamd, bizi mü'min kullarının birçoğundan üstün kılan Allah'a mahsustur" dediler.

Diyanet İşleri (eski)

And olsun ki, Davud'a ve Süleyman'a ilim verdik. İkisi 'Bizi mümin kullarının çoğundan üstün kılan Allah'a hamdolsun' dediler.

Diyanet Vakfi

Andolsun ki biz, Davud'a ve Süleyman'a ilim verdik. Onlar: Bizi, mümin kullarının birçoğundan üstün kılan Allah'a hamd olsun, dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Andolsun ki biz, Davud'a ve Süleyman'a bir ilim verdik. Onlar: «Bizi mümin kullarının birçoğundan üstün kılan Allah'a hamd olsun» dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, Davut'a ve Süleyman'a bir ilim verdik. İkisi de: "Bizi mü'min kullarının bir çoğundan üstün kılan Allah'a hamdolsun." dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şanım hakkı için Davuda ve Süleymana bir ılim verdik, ikisi de hamd o Allaha ki, dediler: bizi mü'min kullarından bir çoğunun üzerine tafdıyl buyurdu

Erhan Aktaş

Ant olsun ki Davud'a ve Süleyman'a bir ilim verdik. İkisi de: "Tüm övgüler, bizi, iman eden kullarının birçoğuna üstün kılan Allah'adır." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki Davud'a ve Süleyman'a bir ilim verdik. İkisi de: "Tüm övgüler, bizi, inanan kullarının birçoğuna üstün kılan Allah'adır." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki Davud'a ve Süleyman'a bir ilim verdik. İkisi de: "Tüm övgüler, bizi, inanan kullarının birçoğuna üstün kılan Allah'adır." dediler.

Fizilal-il Kuran

Biz Davud'a ve Süleyman'a ilim verdik. Onlar da «Bizi birçok müslüman kulundan daha üstün kılan Allah'a hamd olsun» dediler.

Gültekin Onan

Andolsun, Davud'a ve Süleyman'a bir ilim verdik: "Bizi inançlı kullarından birçoğuna göre üstün kılan Tanrı'ya hamdolsun" dediler.

Hamdi Döndüren

Andolsun biz, Davud’a ve Süleyman’a ilim verdik. Onlar, “Bizi mümin kullarının birçoğundan üstün kılan Allah’a hamdolsun!” dediler.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki biz Davuda ve Süleymana ilim vermişizdir. (Bundan dolayı) onlar: "Bizi mü'min kullarının bir çoğundan üstün kılan. Allaha hamd olsun" dediler.

Hasib Asutay

Andolsun ki biz Süleyman'a (4) ve Davud'a bir ilim verdik de onlar: 'Bizi mümin kullarının birçoğundan üstün kılan Allah'a hamdolsun' dediler. (4. Hz. Davud'un oğlu.)

Hayrat Neşriyat

(Habîbim, yâ Muhammed!) And olsun ki (biz) Dâvûd’a ve Süleymân’a bir ilim verdik de: 'Bizi mü’min kullarının birçoğundan üstün kılan Allah’a hamd olsun!' dediler.

İbni Kesir

Andolsun ki; Biz, Davud'a ve Süleyman'a iıim verdik. İkisi de: Bizi mü'min kullarının çoğundan üstün kılan Allah'a hamdolsun, dediler.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki biz Davud’a ve Süleyman’a bir ilim vermiştik; (onlar) “Bizi mümin kullarından birçoğuna üstün kılan Allah’a hamd (övgü) olsun.” demişlerdi.

Muhammed Esed

Ve gerçek şu ki, Biz Davud'a da, Süleyman'a da ilim verdik; bunun için, onların ikisi de "Bütün övgüler, bizi inanan kullarının birçoğundan üstün kılan Allah'a aittir!" derlerdi.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu, Davud'a ve Süleyman'a da ilim vermiştik; o ikisi "Bütün hamd, bizi mü'min kullarının birçoğundan üstün kılan Allah'a mahsustur!" demişlerdi.

Ömer Nasuhi Bilmen

Kasem olsun ki, Dâvud'a ve Süleyman'a bir ilim verdik ve dediler ki: «Hamd O Allah'a olsun ki, bizi mü'min kullarından birçoğu üzerine tafdil buyurmuştur.»

Ömer Öngüt

Andolsun ki biz Davut'a ve Süleyman'a ilim verdik. Onlar: “Bizi mümin kullarının çoğundan üstün kılan Allah'a hamdolsun. ” dediler.

Suat Yıldırım

Biz Davud’a ve Süleyman’a ilim verdik. Onlar da: "Bizi mümin kullarının çoğuna üstün kılan Allah’a hamd olsun." dediler.

Süleyman Ateş

Andolsun biz, Davud'a ve Süleyman'a bir ilim verdik de onlar: "Bizi inanan kullarından birçoğuna üstün kılan Allah'a hamdolsun." dediler.

Süleymaniye Vakfı

Biz, Davud'a ve Süleyman'a bir ilim verdik. Onlar şöyle dediler: "Her şeyi mükemmel yapmak bizi, mümin kullarının çoğundan üstün kılan Allah'a özgüdür."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Davud'a ve Süleyman'a gerçekten bir ilim vermiştik. Onlar da "Bizi mümin kullarının birçoğundan üstün kılan Allah'a hamdolsun" dediler.

Şaban Piriş

Davud'a ve Süleyman'a da ilim vermiştik. Onlar da: -Bizi, mümin kullarından çoğuna üstün kılan Allah'a hamdolsun, demişlerdi.

Tefhim-ul Kuran

Andolsun, biz Davud'a ve Süleyman'a bir ilim verdik: «Bizi inanmış kullarından birçoğuna göre üstün kılan Allah'a hamdolsun» dediler.

Ümit Şimşek

Biz Davud'a ve Süleyman'a da ilim verdik; ve onlar, 'Bizi mü'min kullarının birçoğundan üstün kılan Allah'a hamd olsun' dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, biz, Davud'a da Süleyman'a da bir ilim verdik. Onlar şöyle dediler: "Bizi, mümin kullarının bir çoğundan üstün kılan Allah'a hamd olsun."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz Davuda və Süleymana elm verdik. Onlar dedilər: “Bizi Öz mömin qullarının çoxundan üstün tutan Allaha həmd olsun!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz Davuda və Süleymana elm (insanlar arasında mübahisəli məsələləri həll edib ədalətli hökm çıxartmaq, quşların dilini bilmək və i. a.) verdik. Onlar dedilər: ″Bizi öz möʼmin bəndələrinin çoxundan üstün tutan Allaha həmd olsun!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben David und Salomo Wissen gewährt. Sie sagten: ʺGott sei gepriesen, Der uns vielen Seiner gläubigen Diener vorgezogen hat.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und Wir gaben bereits Dawud und Sulaiman Wissen. Und sie sagten: ʺ(Alles) Lob gehört Allah, der uns vor vielen Seiner gläubigen Diener bevorzugt hat!ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und wahrlich, Wir gaben David und Salomo Wissen, und beide sagten: ʺ Alles Lob gebührt Allah, Der uns erhöht hat über viele Seiner gläubigen Diener.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gewiß, bereits ließen WIR Dawud und Sulaiman Wissen zuteil werden. Und beide sagten: ʺAlhamdulillah: Alles Lob gebührt ALLAH, Der uns vor vielen Seiner Diener begünstigt hat.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And We bestowed on Dawud (David) and Sulayman (Solomon) divine knowledge for which they were grateful and they expressed their gratitude in words, thus: "Our bosoms", they said, "surge forth answering thanks to Allah Who has privileged us with what is beyond the common advantages of others of His votaries whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues.

Abdul Haleem

We gave knowledge to David and Solomon, and they both said, ‘Praise be to God, who has favoured us over many of His believing servants.’

Abdullah Yusuf Ali

We gave (in the past) knowledge to David and Solomon: And they both said: "Praise be to Allah, Who has favoured us above many of his servants who believe!"

Abul A'la Maududi

(On the other hand), We granted knowledge to David and Solomon and they said: "All praise be to Allah Who has exalted us above many of His believing servants!"

Aisha Bewley

We gave knowledge to Dawud and Sulayman who said, ‘Praise be to Allah who has favoured us over many of His slaves who are muminun. ’

Al-Hilali & Khan

And indeed We gave knowledge to Dâwûd (David) and Sulaimân (Solomon), and they both said: "All the praises and thanks be to Allâh, Who has preferred us above many of His believing slaves!"

Ali Quli Qarai

Certainly We gave David and Solomon knowledge, and they said, ‘All praise belongs to Allah, who granted us an advantage over many of His faithful servants. ’

Amatul Rahman Omar

And We granted knowledge to David and Solomon, and they said, `All true and perfect praise belongs to Allâh alone Who has exalted us over many of His believing servants. '

Arthur John Arberry

And We gave David and Solomon knowledge and they said, 'Praise belongs to God who has preferred us over many of His believing servants. '

Bijan Moeinian

As to David and Solomon, I granted them the knowledge as a gift. They both were grateful and said: "Thank to the Lord Who treated us better than the most of his believing servants."

E. Henry Palmer

And we gave David and Solomon knowledge; and they both said, 'Praise belongs to God, who hath preferred us over many of His servants who believe!'

Edip-Layth

We bestowed upon David and Solomon knowledge, and they both said, "Praise be to God who preferred us over many of His acknowledging servants."

George Sale

We heretofore bestowed knowledge on David and Solomon; and they said, praise be unto God, who hath made us more excellent than many of his faithful servants!

Hamid S. Aziz

And they denied them, though their souls acknowledged them, for spite and arrogance; but behold the nature of the consequences for the evildoers (transgressors)!

Mahmoud Ghali

And indeed We already brought Dawûd (David) and Sulayman (Solomon) knowledge, and they (both) said, "Praise be to Allah, Who has graced us over many of His believing bondmen. "

Marmaduke Pickthall

And We verily gave knowledge unto David and Solomon, and they said: Praise be to Allah, Who hath preferred us above many of His believing slaves!

Mohamed Ahmed - Samira

We gave David and Solomon knowledge; and they said: "All praise be to God who has favoured us over many of His creatures who believe. "

Muhammad Asad

AND, INDEED, We granted [true] knowledge unto David and Solomon [as well]; and both were wont to say: All praise is due to God, who has [thus] favoured us above many of His believing servants!"

Mustafa Khattab

Indeed, We granted knowledge to David and Solomon. And they said ˹in acknowledgment˺, "All praise is for Allah Who has privileged us over many of His faithful servants."[1]

Progressive Muslims

And We bestowed upon David and Solomon knowledge, and they both said: "Praise be to God who preferred us over many of His believing servants. "

Sahih International

And We had certainly given to David and Solomon knowledge, and they said, "Praise [is due] to Allah, who has favored us over many of His believing servants. "

Sam Gerrans

And We gave to David and Solomon knowledge; and they said: “Praise belongs to God who has preferred us above many of His believing servants.”

Shabbir Ahmed

And indeed, We bestowed upon David and Solomon knowledge and they used to say, "Praise be to Allah Who has blessed us more than a great many of His believing servants. "

Syed Vickar Ahamed

And indeed, We gave knowledge to Dawood (David) and to Sulaiman (Solomon): And they both said: "All the Praises (and thanks) be to Allah, Who has chosen us above many of His servants who believe!"

Taqi Usmani

Surely We gave knowledge to Dāwūd and Sulaimān, and they said, "Praise belongs to Allah who made us excel many of His believing servants.

The Monotheist Group

And We bestowed upon David and Solomon knowledge, and they both said: "Praise be to God who preferred us over many of His believing servants."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous avons effectivement donné à David et à Salomon une science; et ils dirent: ʺLouange à Allah qui nous a favorisés à beaucoup de Ses serviteurs croyantsʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sond be, me zanîn daye Dawud û Suleyman. Herduyan got: Hemd ji Xwedê re be ku em di ser gelek bendeyên xwe yên bawermend re girtine.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij hebben aan Dawoed en Soelaimaan kennis gegeven en zij zeiden: ʺLof zij God die ons boven velen van Zijn gelovige dienaren heeft verkozen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij schonken vroeger verstand aan David en Salomo, en zij zeiden: Geloofd zij God, die ons boven zoo menige zijner geloovige dienaren heeft doen uitmunten!

Hollandaca — Siregar

En voorzeker, Wij gaven kennis aan Dâwôed en Soelaimân, en beiden zeiden zij: ʺAlle lof zij Allah, Degene Die ons heeft bevoorrecht boven velen van Zijn gelovige dienaren.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (Я клянусь, что) уже даровали Мы (пророкам) Дауду и Сулайману знание. И сказали они оба: «Хвала Аллаху, Который дал нам преимущество пред многими из Его рабов верующих!»

Rusça — Osmanov

Мы даровали знание Давуду и Сулайману, и они сказали: ʺХвала Аллаху, который возвысил нас над многими из Своих уверовавших рабовʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

OCH VI gav David och Salomo kunskap (om många ting). Och de sade: ʺLåt oss lova och prisa Gud, som har skänkt oss Sin nåd i rikare mått än andra troende (Guds) tjänare!ʺ