Nitekim ayetlerimiz kendilerine gerçeği gösterecek biçimde gelince, "Bu apaçık bir sihirdir" dediler.
فَلَمَّا جَاءَتْهُمْ اٰيَاتُنَا مُبْصِرَةً قَالُوا هٰذَا سِحْرٌ مُبِينٌ
fe lemmā cā'ethum āyātunā mubSiraten ḳālū hāƶā siHrun mubīnun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Delillerimiz, gözle görünür bir sûrette onlara gösterilince bu, apaçık bir büyü dediler.
Abdulkadir Gölpınarlı
Delillerimiz, gözle görünür bir sûrette onlara gösterilince bu, apaçık bir büyü dediler.
Adem Uğur
Mucizelerimiz onların gözleri önüne serilince: "Bu, apaçık bir büyüdür" dediler.
Ahmed Hulusi
Mucizelerimiz apaçık onlara geldiğinde: "Bu apaçık bir sihirdir" dediler.
Ahmet Tekin
Mûcizelerimiz, onların gözleri önüne serilince: 'Bu aklı etki altına alan apaçık bir sihirdir' dediler.
Ahmet Varol
Onlara ayetlerimiz açık olarak gelince: 'Bu apaçık bir büyüdür' dediler.
Ali Bulaç
Ayetlerimiz onlara, gözler önünde sergilenmiş olarak gelince dediler ki: "Bu, apaçık olan bir büyüdür."
Ali Fikri Yavuz
Vaktaki mucizelerimiz açık olarak onlara geldi: “- Bu meydanda bir sihirdir.” dediler.
Ali Rıza Safa
Gözleriyle gördükleri ayetlerimiz onlara geldiğinde, şöyle dediler: "Apaçık bir büyü bu!"
Bayraktar Bayraklı
Mucizelerimiz onların gözleri önüne serilince: "Bu, apaçık bir sihirdir" dediler.
Bekir Sadak
Ayetlerimiz gozlerinin onune serilince: «Bu apacik bir sihirdir» dediler.
Celal Yıldırım
Mu'cize ve belgelerimiz onların gözleri önüne acık biçimde sergilenerek gelince, «bu açık bir sihirdir» dediler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Mûcizelerimiz onların gözleri önüne serilince, “Bu, düpedüz bir sihirdir” dediler.
Diyanet İşleri
Nitekim ayetlerimiz kendilerine gerçeği gösterecek biçimde gelince, "Bu apaçık bir sihirdir" dediler.
Diyanet İşleri (eski)
Ayetlerimiz gözlerinin önüne serilince: 'Bu apaçık bir sihirdir' dediler.
Diyanet Vakfi
Mucizelerimiz onların gözleri önüne serilince: «Bu, apaçık bir büyüdür» dediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Bu şekilde âyetlerimiz onların gözleri önüne serilince, «Bu apaçık bir sihirdir» dediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bu şekilde ayetlerimiz, hakikatı gözlerine sokarak onlara vardığı vakit: "Bu apaçık bir büyüdür!" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bu suretle ayetlerimiz hakıkati gözlerine sokarak vardığı vakıt onlara bu apaçık bir sihir dediler
Erhan Aktaş
Onlara, gerçeği ortaya koyan ayetlerimiz gelince, "Bu apaçık sihirdir." dediler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlara, gerçeği ortaya koyan ayetlerimiz gelince, "Bu apaçık sihirdir." dediler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlara, gerçeği ortaya koyan ayetlerimiz gelince, "Bu apaçık sihirdir." dediler.
Fizilal-il Kuran
Mucizelerimiz onların gözleri önüne serilince «Bu apaçık bir büyüdür» dediler.
Gültekin Onan
Ayetlerimiz onlara gözler önünde sergilenmiş olarak gelince dediler ki: "Bu apaçık olan bir büyüdür."
Hamdi Döndüren
Onlara açıkça görünen ayetlerimiz gelince, “Bu, apaçık bir büyüdür!” dediler.
Hasan Basri Çantay
Vaktaki ayetlerimiz böyle parlak (ve vazıh) olarak onlara geldi, "Bu, apaçık bir büyüdür" dediler.
Hasib Asutay
Onlara mucizelerimiz açık seçik geldiğinde, 'Bu apaçık bir büyüdür' dediler.
Hayrat Neşriyat
İşte mu'cizelerimiz onlara (hakikati) açıkça gösterir bir şekilde gelince: 'Bu apaçık bir sihirdir' dediler.
İbni Kesir
Ayetlerimiz böyle vazıh olarak onlara gelince; bu, apaçık bir büyüdür, dediler.
Mehmet Okuyan
Gerçeği ortaya koyucu delillerimiz kendilerine gelince ‘Bu, apaçık bir büyüdür!’ demişlerdi.
Muhammed Esed
Fakat onlara gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan mesajlarımız gelince: "Bu apaçık bir büyü!" dediler;
Mustafa İslamoğlu
Fakat onlara göz açıcı nitelikteki (mucizevi) ayetlerimiz gelince: "Bu apaçık bir büyüdür" dediler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Vaktâ ki, onlara âyetlerimizi, vazihen, (tarik-i hidâyeti gösterir bir halde) geldi. Dediler ki: «Bu apaçık bir sihirden ibarettir.»
Ömer Öngüt
Açıkça görünen âyetlerimiz onlara gelince: “Bu apaçık bir sihirdir. ” dediler.
Suat Yıldırım
Mûcize ve belgelerimiz bütün aydınlığıyla apaçık olarak onlara geldiğinde: "Bu besbelli bir büyü!" dediler.
Süleyman Ateş
Onlara açıkça görünen ayetlerimiz gelince: "Bu, apaçık bir büyüdür" dediler.
Süleymaniye Vakfı
Ayetlerimiz /mucizelerimiz onlara, gerçeği gösterecek şekilde gelince: "Bunlar apaçık sihirdir." dediler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Her şeyi açıkça gösteren belgelerimiz onlara gelince: "Bunlar açık büyüdür" dediler.
Şaban Piriş
Nitekim ayetlerimiz, gözleriyle görecekleri şekilde, kendilerine gelince: - Bu, apaçık bir sihirdir! dediler.
Tefhim-ul Kuran
Ayetlerimiz onlara, gözler önünde sergilenmiş olarak gelince dediler ki: «Bu, apaçık olan bir büyüdür.»
Ümit Şimşek
Fakat gözleriyle gördükleri âyetlerimiz kendilerine geldiğinde, onlar yine 'Bu apaçık bir büyü' dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte bu şekilde ayetlerimiz göz ve gönül açar bir biçimde onlara geldiğinde şunu deyiverdiler: "Açık bir büyüdür bu..."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Möcüzələrimiz onlara aşkar şəkildə göstərildikdə: “Bu, açıq-aydın bir sehrdir!”– dedilər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Möʼcüzələrimiz aşkar şəkildə gəlib onlara çatdıqda: ″Bu, açıq-aydın bir sehrdir!″ – dedilər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Als Unsere deutlichen Zeichen zu ihnen kamen, sagten sie: ʺDas ist offenkundiger Zauber.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Als dann Unsere Zeichen offenkundig sichtbar zu ihnen kamen, sagten sie: ʺDas ist deutliche Zauberei.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
Doch als Unsere sichtbaren Zeichen zu ihnen kamen, sagten sie: ʺDas ist offenkundige Zauberei.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Und als zu ihnen Unsere Einblick gewährenden Ayat kamen, sagten sie: ʺDies ist eine eindeutige Magie.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And when Our divine convincing signs were presented to them they blinded their minds' eyes and labeled them as magic with over-mastering influence.
Abdul Haleem
But when Our enlightening signs came to them, they said, ‘This is clearly [just] sorcery!’
Abdullah Yusuf Ali
But when Our Signs came to them, that should have opened their eyes, they said: "This is sorcery manifest!"
Abul A'la Maududi
But when Our Clear Signs came to them, they said: "This is plain magic."
Aisha Bewley
When Our Signs came to them in all their clarity, they said, ‘This is downright magic,’
Al-Hilali & Khan
But when Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) came to them, clear to see, they said: "This is a manifest magic."
Ali Quli Qarai
But when Our signs came to them, as eye-openers, they said, ‘This is plain magic. ’
Amatul Rahman Omar
But when Our eye-opening signs were shown to them (- Pharaoh and his people) they said, `This is plain witchcraft (to cause disruption among the people). '
Arthur John Arberry
But when Our signs came to them visibly, they said, 'This is a manifest sorcery';
Bijan Moeinian
[What a shame that when] Moses presented My undeniable miracles they simply said: "These are nothing but plain magic. "
E. Henry Palmer
And when our signs came to them visibly, they said, 'This is obvious sorcery!'
Edip-Layth
So when Our signs came to them for all to see, they said, "This is clearly magic!"
George Sale
And when our visible signs had come unto them, they said, this is manifest sorcery.
Hamid S. Aziz
"Put your hand in they bosom, it shall come forth white without stain (or hurt); one of nine signs to Pharaoh and his people; verily, they are a rebellious, transgressing people. "
Mahmoud Ghali
Then as soon as Our signs came to them, a beholding, (i. e., as a proof from Allah) they said, "This is evident sorcery."
Marmaduke Pickthall
But when Our tokens came unto them, plain to see, they said: This is mere magic,
Mohamed Ahmed - Samira
And when Our signs came as distinct proofs, they said: "This is only magic. "
Muhammad Asad
But when Our light-giving messages came unto them, they said, "This is clearly [but] spellbinding deception!"
Mustafa Khattab
But when Our enlightening signs came to them, they said, "This is pure magic."
Progressive Muslims
So when Our signs came to them for all to see, they said: "This is clearly magic!"
Sahih International
But when there came to them Our visible signs, they said, "This is obvious magic. "
Sam Gerrans
And when Our visible proofs came to them, they said: “This is obvious sorcery”;
Shabbir Ahmed
But when they received Our Light-giving Messages, they said, "This is clearly a spellbinding deception. "
Syed Vickar Ahamed
But when Our Signs came to them that should have (really) opened their eyes, they said: "This is clearly magic!"
Taqi Usmani
So when Our signs came to them as eye-openers, they said, "This is a clear magic."
The Monotheist Group
So when Our signs came to them for all to see, they said: "This is clearly magic!"
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et lorsque Nos prodiges leur parvinrent, clairs et explicites, ils dirent: ʺCʹest là une magie évidente!ʺ
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Çi dema ku mucîzeyên me aşkera hatin pêşberî çavên wan, gotin: Ev sêreke aşkera ye.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Toen dan Onze tekenen duidelijk zichtbaar tot hen kwamen zeiden zij: ʺDit is duidelijk toverij.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
En toen onze zichtbare teekenen tot hen waren gekomen, zeiden zij: Dit is duidelijke tooverij.
Hollandaca — Siregar
Toen Onze Tekenen ter verduidelijking tot hen kwamen, zeiden zij: ʺDit is duidelijke tovenarij.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Когда же пришли к ним [к Фараону и его людям] Наши знамения ясно видимыми [такие, глядя на которые, сразу ясно на что они указывают], они сказали: «Это – явное волшебство!»
Rusça — Osmanov
Когда же Наши явные знамения были представлены перед ними, они заявили: ʺЭто - очевидное колдовствоʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Men när de fick se Våra tecken, som (borde ha) öppnat deras ögon, sade de: ʺDetta är uppenbar trolldom!ʺ